Siyasi iktidarın çocuk katliamları...

Yalçın YUSUFOĞLU

8 Şubat 2015
Siyasi iktidarın çocuk katliamları...

''2011’de Roboski’de öldürülen 34 kişiden 22’si çocuktur. Bu açıdan Roboski Katliamı, aynı zamanda bir çocuk katliamıdır. 2012 yılında 10, 2013’te 1 ve 2014’te 3 çocuk öldürülmüştür. 2015’in ilk ayında Cizre’de yaşanan olaylarda hayatını kaybeden 6 kişiden 4’ü çocuktur.”

“...Kadın da olsa, çocuk da olsa gözlerinin yaşına bakılmayacaktır...”

Sizce yukardaki sözlerin sahibi kim?

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu mu? Yoksa Uluslararası Ceza Mahkemesince hakkında soykırım suçundan tutuklama kararı çıkartılmış olan Sudan Devlet Başkanı Omer Al Başir mi?

-Hayır, ikisi de değil.

28 Mart 2006’da Diyarbakır’da yapılan gösteriler sırasında hayatını yitiren üç kişinin 30 Mart günkü cenaze töreninde kolluk kuvvetlerinin öldürdüğü 10 kişiden 5’inin çocuk olduğunun söylenmesine karşı, dönemin başbakanı “Kadın da olsa, çocuk da olsa gözlerinin yaşına bakılmayacaktır” buyurmuştu.

Aradan sekiz yıl geçti, başbakanın tutumu değişmedi: Haziran 2014’te Lice’de bayrak indiren kişinin çocuk olduğu iddiası karşısında “Kutsalımıza dokunan çocuk olsa bile bedel ödeyecek. Söyleyebileceğim en şiddetli şey neyse onu duymuş olun” demişti.

Şimdi, ister istemez aynı politikacının İsrail’in Filistinli çocukları öldürdüğünü sık sık yinelemesi karşısında o sözleri hatırlamamak elde değil.

Doğrudur. Siyonist devlet çocuk öldürmektedir. Ama bu suçlamayı yapmak için insanın eli temiz olmalıdır. Örneğin sınırdaki –yarısı çocuk-- Roboski ve Bujeh köylülerini bombalama emrinden münezzeh olmalıdır.

Aksi halde, ona halk dilinde “Dinime tan eyleyen bari Müsselman olsa” derler.

12’SİNDEKİ UĞUR KAYMAZ’DAN 12’SİNDEKİ NİHAT KAZANHAAN’A

CHP milletvekilleri Rıza Türmen ve Sezgin Tanrıkulu Meclis’te düzenledikleri basın toplantısında, son 12 yılda AKP iktidarında 95 çocuğun öldürüldüğünü açıkladılar. [Rıza Türmen, ayrıca son 11 yılda TİHV’in rakamlarına göre 241, diğer STK’ların verilerine göre 477 çocuğun devlet tarafından öldürüldüğüne dikkat çekti.*

Tanrıkulu, 2004 yılından itibaren devlet eliyle öldürülen 95 çocuğun adını ve yaşlarını gösteren listeyi basın mensuplarına dağıttı. Listede, Diyarbakır’da 2006 yılındaki polisin orantısız gücü yüzünden hayatını kaybeden 6 aylık Şilan Demir ile Roboski’de hayatını kaybeden 22 çocuk da var. 

Diyarbakır Barosu eski başkanı, halen CHP Gen. Bşk. Yrd. Sezgin Tanrıkulu 2004’te ayağında terlikleriyle evinin önünde öldürülen 12 yaşındaki Uğur Kaymaz ile Gezi olayları sırasında ekmek almaya çıkan 14 yaşındaki Berkin Elvan’ın vurulup öldürülmesi arasında geçen sürede AKP’nin çocuk avı politikasında hiçbir değişiklik olmamıştır. Uğur Kaymaz davası başta olmak üzere çocuk cinayetlerinin hemen hepsi ya cezasız bırakılmış veya ödül gibi cezalarla sonuçlandırılmıştır…”

“…Öldürülen çocukların çoğunun katili ya bulunmamış, bulunmak istenmemiş veya cezasız kalmıştır. 2006 yılında 18, 2007’de 3, 2008’de 1, 2009’da 12, 2010’da 14, 2011’de yine 31 çocuk katledilmiştir. 2011’de Roboski’de öldürülen 34 kişiden 22’si çocuktur. Bu açıdan Roboski Katliamı, aynı zamanda bir çocuk katliamıdır. 2012 yılında 10, 2013’te 1 ve 2014’te 3 çocuk öldürülmüştür. 2015’in ilk ayında Cizre’de yaşanan olaylarda hayatını kaybeden 6 kişiden 4’ü çocuktur.”

Çocuk öldürmenin son örneği Cizre oldu. Olaylarda öldürülen 6 kişiden 4’ü çocuktu...

Bu çocuklardan dördüncüsü olan 12 yaşındaki Nihat Kazanhan başından vurularak öldürüldü. Bu olay üzerine Ahmet Davutoğlu şu beyanda bulundu: "Burada net olarak ifade etmek istiyorum; bunun, herhangi bir şekilde emniyet görevlilerimizin kurşunlarıyla öldürülmesi söz konusu değil. Orada ne fiili bir müdahale ne de gaz kullanımı söz konusu oldu."

Onun bakanı Efkan Ala ise şöyle konuştu:

"Birtakım sitelerde 'polisin silahıyla veya gaz bombasının parçasıyla vefat ettiği' söyleniyor. Bu kesinlikle doğru değil. Zaman zaman orada polise karşı silah kullanılıyor, polis silahla karşılık veriyor. Terör bölgesi, terörün olduğu yerde bu tür çatışmalar da olabiliyor. Toplumsal olaylar oluyor gaz kullanılıyor. Ama bugün bu yok. Bugün herhangi bir polis müdahalesi, silahla ya da gazla olmamış. Buna rağmen bununla birlikte bu çocuğumuz orada vefat etmiş " dedi.

Ama kısa zamanda ortaya çıkan görüntüler her ikisini de tekzip etti. Nihat’ı Cizre’ye gönderilmiş özel harekâtçılardan birinin kurşunla öldürdüğü anlaşıldı ve o polis tutuklandı.

CİZRE’DE SUÇ KİMİN?

Cizre olayları iki Hüda-Par’lının Yurtsever Devrimci Gençlik çadırındakilere saldırmasıyla başlamıştı. Yani geçmişte Özel Harp Dairesi’ne hizmet etmiş Kürt Hizbullah’ı bugün AKP’nin maşasıdır.

Televizyonumda yatıp kalkıp PKK hareketine sövmektedir.

Kobane’de, İslam Devletiiyle birlikte Kürtlere karşı harbeden cihatçılardan Kürt olanlar Hizbullah’ın adamlarıdır.

Aynı Hizbullahçılar Kobani’de ve Rojava genelinde tamamen Ankara’nın izdüşümü olmuşlardır.

Siyasi iktidar Cizre için önce Cemaati suçlamayı denemiş, sonra vazgeçip PKK hareketini hedef almıştır. Bir seneyi aşkın zamandır en fazla Cemaate çatan Tayyip Erdoğan bile olaylardan onları sorumlu tutmazken, Hatip Dicle’nin olayları “paralel yapı”ya yüklemesi hem “AKP’ ağzını kullanması bakımından, hem de ithamı isabetsiz olduğundan hayretle karşılanmıştır.

Nitekim Dicle’ye yanıt Altan Tan’dan gelmiş ve Tan o sözleri “işi sulandırmak” diye nitelemiştir.

Hatip Dicle gibi mücadelenin çok çilesini çekmiş, devleti tanımış, ayrıca ayrıntılı yerel enformasyona sahip bir siyasi şahsiyetin, hiç de kudret sahibi olmayan (daha önceki gücünü de ancak Tayyip Erdoğan iktidarından almış olan) bir camiayı olaylardan sorumlu tutması olsa olsa “çözüm sürecinin yüzü suyu hürmetine” olabilir.

Öte yandan, bazı aklı evvel yorumcular olayları Ergenekon’a hamlederek amacın “çözüm sürecini baltalamak” olduğunu ileri sürüp AKP’yi aklamak istemişlerdir.

Hadiselerin sorumlusu doğrudan doğruya siyasi iktidardır ve onun entrikalarıdır.

Bazı vakıaların altını çizmemizde yarar var:

a) Cizre Emniyet Müdürünü görevden alıp yerine Ercan Demir’î atayan siyasi iktidarın kendisidir. Atanma tarihi 4 Ocak 2015’tir, yani Demir cemaatçi değildir, olsaydı çoktan tasfiye edilirdi.

Ercan Demir Hrant Dink suikasti sırasında Trabzon Em. Md. İstihbarat Dairesi amiriydi ve Devlet Denetleme Kurulu olayla ilgili raporunda “Yasin Hayal grubunu önlemediği” için Demir için suçlamada bulunmuştu.

Nitekim İstanbul C. Savcılığı Demir hakkında soruşturma açmış ve nöbetçi mahkeme geçtiğimiz Ocak ayında kendisini tutuklamıştır.

b) Hüda-Par’ı “mağdur ve mazlum” ilan eden hükümet sözcüsü Bülent Arınç’tır.

c) Cizre’ye özel harekât timlerini, binlerce takviye polis gücünü, panzerleri, tomaları yığarak güç gösterisi yapmak, Cizre halkını ezmek isteyen de siyasi iktidardır.

Kısacası “çözüm süreci, çözüm süreci” diye zikir getirirken, o yönde tek adım atmayan, tersine kalekollarla, Cizre saldırısı türü politikalarla çözüme niyetli olmadığını gösteren, oyalama güden gene odur.

Daha da önemlisi, MİT yasasını çıkarmış olan, İç Güvenlik Yasası adı altında faşist devlete doğru giden de odur. Bu yasa taslağı, bütün Türkiye’de muhalif güçleri, ama en fazla da Kürt halkının özgürlük mücadelesini hedef almaktadır.

Unutmayalım ki, aynı siyasi iktidar 11 Haziran 2011 seçimleri öncesinde “Oslo”da bir mutabakat metni paraf etmiş, 15 Haziran’da müzakereleri başlatacağını söylemiş, ama verdiği sözü seçimden sonra tutmamıştı.

Şimdi eğer 7 Haziran 2015 öncesinde aynı oyunu oynuyorsa, oyun oynamıyor, ateşle oynuyor demektir..

*Listenin tamamı için bak. Sesonline.net, 25 Ocak 2015. » CHP açıkladı: 'AKP devleti 241 çocuğu katletti...'

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. 1 Kasım 2015 manzaraları...
    Rejimin 7 Haziran 2015 sonrasında başvurduğu seçimleri tekrarlamak icadı Türkiye’de riya, sahtekârlık, demagojiyle… ve kanla dolu tarihsel bir dönem oldu. Mesela Ahmet Davutoğlu’nun “Ankara’daki terör saldırısından sonra oylarımız yükselme trendine…
  2. Kanlı ortam kime yarıyor?..
    ''Tayyip Erdoğan rejiminin hesaplarını kolaylaştıran başlıca etmen KCK Yürütme Konseyinin şiddeti tekrar başlatması oldu.'' Saray 7 Haziran 2015’te yediği şamarın şokunu atlatacak manevralarla ilk günden beri arzuladığı yeniden seçime gidilmesini…
  3. Asıl suçlu canileri beslemiş, büyütmüş olanlardır!
    Son katliam, ihtirası uğruna her şeyi yapacak, her türlü melanete başvuracak tıynette olan politikacının ülkeyi hangi badirelere sürükleyebileceğinin, memleketi nasıl da kan gölüne çevirebileceğinin yadsınamaz bir kanıtını oluşturdu. 20 Temmuz…
  4. Savaş tamtamları da AKP’yi kurtarmaz!..
    Erdoğan, 2003’te ABD’nin peşinde Irak’a girme hazırlıkları yaparken de pervasızdı. Hatırlayınız: Irak sınırına katar katar asker taşınıyordu. CHP ile bir kısım AKP’linin Meclis’teki karşı oyları sayesinde savaş emelleri suya düştü.…
  5. Seçim 2015: Hiçbir seçim böyle kanlı olmamıştı...
    ASLA UNUTULMAYACAK BİR SEÇİM --Erken seçim, yeniden seçim vesaire konuşulurken üzerinde asıl durulacak nokta 7 Haziran 2015 öncesindeki kanlı tertipler olmalı. Zira seçim bitti diye, o kanlı olaylar bitmez. Seçimlerin üzerinden…
  6. Bir demokrasi suçlusu: Süleyman Demirel
    'Bana milliyetçiler cinayet işliyor dedirtemezsiniz'' deyişiyle ünlü, 1975-1977 döneminde bir çok siyasi cinayet ve katliamdan sorumlu faşist Milliyetçi Cephe hükümetlerinin başbakanı, 28 Şubat'ın cumhurbaşkanı Süleyman Demirel öldü.. Egemen basın ve…
  7. Oy gaspı ve namus...
    Oy gaspı ve namus...
    3 Haziran 2015
    HDP’nin barajı geçmesinin asıl önemi Tayyip Erdoğan’ın parlamento çoğunluğunu yitirme ya da zayıf bir çoğunluk elde etme olasılığıdır. Ancak o zaman işbaşındaki rejimi sona erdirme olanağı gözükecektir. AKP yöneticisi bakanlar…
  8. 12 Eylül 2010 Anayasasıyla kurulan Yargı düzeneği
    “Paraları sıfırladın mı noktasından savcıları sıfırlama noktasına geldiler” --Mevcut rejim Yargının altını üstüne getirdi, bütün kuralları ve kurumları eğdi, büktü, kendine benzetti. 12 Eylül 2010 Referandumunu yapmakla eline geçirdiği olanakları tepe…
  9. Soykırım zihniyeti 100 yıldır sürüyor
    Bütün o yüz yıl boyunca Türk milleti o kadar şartlandırıldı ki, herkes birbirini azdıra azdıra 1915 ve sonrası bir tabu haline geldi. İnanınız ki, inkâr bugün dünkünden çok daha şiddetli.…
  10. Bu kez de siyasi nitelikli hayvan katliamı...
    Siyasi iktidarın insan katliamıyla, ağaç katliamıyla kabarmış siyasi suçlar siciline şimdi aynı nitelikli hayvan katliamı da eklenmiştir. Belediye görevlilerinin sokaklarda tüfekle köpek öldürdüklerine, zavallı hayvanların çığlıklar içinde kendi etraflarında döne…
  11. Hırsızın hiç mi kabahati yok?
    İslam bu değildir, şudur, barış dinidir gibi laflar söylenmesi gereken, fakat herkesin kös dinlediği (nafile yere söylenen) sözlerdir. İnsan ister istemez “Hırsızın hiç mi kabahati yok?” diyesi geliyor. Çünkü daha…
  12. Papa Türkiye'de: Konuk, eski bir darbeci...
    Avrupa'dan tecrit olmuş Erdoğan bula bula sicilli bir darbeciyi buldu.. Bugün fakir-fukara babası geçinen yeni Papa kirli savaşın prototiplerindedir. İnsanlık suçuna ortak olmuştur, maiyetindeki din adamlarını işkencecilere teslim etmiştir. Türkiye’yi ziyaret…
  13. Bir demokrasi suçlusu: Süleyman Demirel
    Kendisini devirmiş olan 12 Mart 1971 darbesinin Cuntasının emrindeki askeri mahkeme tarafından ölüm cezasına mahkûm edilmiş Deniz-Hüseyin–Yusuf’un cezaları Meclis’te oylanırken Adalet Partisi (AP) Genel Başkanı ve Isparta Milletvekili olarak büyük…
  14. Rüşvete, yolsuzluğa takipsizlik..
    RÜŞVET ŞEREFSİZLİĞİ KİŞİNİN PEŞİNİ BIRAKMAZ --Erdoğan oğluna müteaddit defalar telefon ediyor ve evdeki paraları başka yerlere nakletmesini istiyor, buna rağmen oğlu evde hâlâ 30 milyon Avro’nun kaldığını söylüyordu. Tayyip Erdoğan’ın…
  15. Erdoğan rejiminin asıl hedefi IŞİD değil, Rojava’nın işgalidir...
    TAYYİP ERDOĞAN’IN MASKESİ DÜŞÜYOR --Anadilde kısaca Rojava olarak adlandırılan Batı Kürdistan’a Tayyip Erdoğan önderliğinde Türk militarizmi -Işid’le savaşmak görünümü altında—müdahale etme emelinde, hatta kararlığında. Bu niyete şimdiye dek sadece Kılıçdaroğlu…
  16. Işid şeriklerinin saltanat ve sadaret merasimi...
    Sultanı ayakta alkışlayanlar arasında HDP’lilerin de bulunması beni yaralamıştır. --Tayyip Erdoğan’la yamağı Ahmet Davutoğlu’nun besleyip büyüttüğü, kamyon kamyon silah taşıdığı, silah ve mühimmat araçları aranmasın diye Meclis’ten dokunulmazlık kanunu çıkardığı İslamcı katil güruhlarından…
  17. Erdoğan'ın 'taht'a çıkmasına yardım edenler
    Şayet seçim 2. tura kalacak olursa, oylama Tayyip Erdoğan ile Ekmeleddin İhsanoğlu arasında geçeceği için, ulusalcılar CHP seçmenini sandıktan uzak tutmaya, tatil beldelerinde bulunan potansiyel CHP seçmenlerinin oy kullanmak için…
  18. Tayyip Erdoğan’ın cülus töreni
    Daha seçilmeden seçilmiş gibi konuşacak. Başkanlık sistemine ilişkin hiçbir anayasal, yasal düzenleme yokken, sistem gelmiş gibi davranacak. Yani mevcut yasalar dışına çıkacağını, “icracı C. Başkanı” olacağını peşinen ilan edecek. Onu…
  19. Fıtratında aşağıya doğru sürüklenme de var!
    "KATİL SERIYE BAGLADI" --Okmeydan'ında iki kişinin daha öldürülmesini en veciz biçimde anlatan gazete başlığı Özgür Gündem'inkiydı. Gazete Uğur Kurt ve Ayhan Yılmaz'ın öldürülmeleri için "Katil seriye bağladı" diyordu. Özne üçüncü…
  20. HDP ve sınıf mücadelesi
    "Türk solundan bir şey çıkmaz" diye düşünenler, Gezi kalkışmasında şaşırıp kaldılar, ama ondan da hoşlanmadılar, zira Gezi'nin Tayyip Erdoğan'ı hedef almasından tedirgin oldular, olaylara "çözüm sürecini baltalamak için Kemalistlerin, Ergenekoncuların…
  21. Hepimiz Hrant'ız, Hepimiz Ermeni'yiz
    19 Ocak, 13.30'da Taksim'den Agos'a --Hrant Dink'in öldürülmesinden bu yana yedi yıl geçti. Bu süre içinde suikastin iç yüzünün aydınlatılması, tetikçilere talimat verenlerin ortaya çıkartılması yolunda bir milim yol alınmadı.…
  22. Harem Ağası..
    Harem Ağası..
    7 Kasım 2013
    Tayyip Erdoğan "aileler çocuklarını bize emanet ettiler" diyor. 18 yaşını doldurmuş bir insan ne sana, ne hükümetine, ne de polisine emanet edilmiştir. Reşit olan insan yasa önünde serbest bir bireydir,…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…