Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’

Mehmet Özgen

11 Ocak 2016
Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’

Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle özdeşleşip Hitlerci bir diktatörlüğe yönelimi suyüzüne çıktıktan, yani gizil durum fiilileştikten sonra ''bilemezdik'' diye yakınmak değildir.

Nuray Mert’in 8 Ocak Cuma günü Cumhuriyet’teki köşesinde yayınladığı ‘iktidarın en büyük düşmanı’ başlıklı yazı, bir çok doğru tespiti içermekle birlikte aydın dürüstlüğü açısından eleştiriyi hak ediyor.

Mert askeri vesayete karşı çıkmak adına AKP iktidarının politikalarını desteklemiş, bununla birlikte, Kürt sorununun demokratik çözümü için vicdanlı ve demokrat bir tutum sergilemiş bir yazar.

Son yıllarda, bir çok liberal yazar gibi, o da AKP’ye ve İslamcı harekete eleştirilerinin dozunu yükseltti.. Zaman zaman iktidarla, hatta Erdoğan’la da çatışma içine girdi..

Gerçeği görüp doğru yola giren, safını netleştiren insanlara diyecek lafımız yok..

Ancak yanılgılarını da hiç kıvırmadan, mertçe kabul etmeli..

Ne var ki, Mert’tin söz konusu yazısında bu 'mertliği göremiyoruz..

Şöyle diyor Mert:

Mağduriyetin isyanı” sandığımız meğer öfkeye dönmüş bir aşağılık kompleksi, “haysiyetli bir itiraz” sandığımız meğer pespaye bir intikam duygusu imiş. Marazi sandığımız esas, esas sandığımız “riya” imiş. Bilemezdik, insana değer veren kimse bilemezdi. “İnanmasaydınız” diye kimse üste çıkmaya çalışmasın, onların da ne olduğunu biliyoruz.’’ (1)

**

On beş yıl önce, Nuray Mert’le, Tektaş Ağaoğlu ve Hüseyin Hasançebi ile beraber bir yemekte buluştuk.. Trabzonlu hemşehrisi Mehmet Gümüş bu buluşmayı sağlamıştı. Bizler Kızılcık sosyalist derginin yazarları idik..Kendisinin de bu dergiyi beğenerek izlediğini ifade etmişti. Sohbet içinde kendisinin Müslüman marksist olduğunu söyledi. Ben kendi adıma, markszimin yöntemi olan tarihsel materyalizmle bu tanımlama arasında bir aykırılık görmedim. Diğer arkadaşların da bir tepkisi olmadı..

Ancak Nuray Mert’in hala aynı kaynaktan beslendiğini söylemek zor. Köprülerin altından çok sular geçti. Çoğu liberal solcuda görüldüğü gibi, toplumsal gerçeklikten kopuk siyaset anlayışı onu da demokratizme sürükledi. Bu anlayış doğrultusunda, Hristiyanlık gibi reformasyona tabi olmamış, aksine, bilimi ve felsefeyi kafirlik sayan; ümmeti soru soran, eleştiren, itiraz eden bir kütle değil, itaat eden bir topluluk olarak tanımlıyan Gazali çizgisinin bin yıldır yönledirdiği bir islamın siyasal alanda da yer almasını, siyasetin dini referanslara dayanabilieceğini savundu. Modern (burjuva) devletin otoriterliğine karşı çıkmak adına, daha koyu bir otoriterizmi içinde barındıran islamci bir hareketi ve iktidarını destekledi..

**

Yukardaki sözlerinin, bırakalım Müslüman marksist olmayı, en azından marksizmi bilen bir üniversite hocasının terennüm edeceği sözler olmadığı kesin. Hele ki bu kişi, siyaset bilimi ve tarihi üzerine lisans eğitimi ve doktora yapmış biri ise.. Elbette ki, aydın kişinin illede marksist olması gerekmiyor. Toplumun vicdanıdır aydın. Vicdanı olarak, bizi nasıl bir gelecek beklediğini öngörme yeteneğine sahip olmalıdır.. İçinde bulunduğu somut şartlara bakarak, o şartlar içinde zuhur eden eğilimlerin bir adım sonra neye dönüşeceğini kestirebilmelidir.. Aydının uyarıları, eleştirileri buradan anlam kazanır.

'İnsana değer veren, kendi sözüne sahip çıkmakta ne kadar titizlenirse, başkalarının da sözünü de o denli önemser, ciddiye alır, bu saflık değil, ilkesel, ahlaki bir seçimdir. Gerisi, sözünü, kişiliğini ciddiye aldığınız “muhatabınızın”, siyasi değil ahlaki sorunudur.''

Yanılgılarını ahlaki ilkeye dayanarak böyle savunuyor Mert. Oysaki, başka bir yazısında reddettiği, ‘niyet okuması’ da yapar aydın. (2). Siyasal analiz yaptığınızda ne yapmış oluyorsunuz ki. Bir hareketin sözcülerinin ve liderlerinin beyanlarıyla, o hareketin pratiği arasında tutarszılık ve çelişki gördüğünüzde ne yapacaksınız, o beyanların ardındaki saklı gerçeği (niyeti) ortaya çıkarmayacak mısınız? Sorgulayıcı olmak bunu gerektirmez mi? Kuşku, Descartes (Dekart)’tan beri, biligiye ve gerçeğe ulaşmanın bir yolu değil midir?

'Ahlaki değerleri savunabilirsiniz, ama ahlakçılığı sosyal ve siyasal olayları anlamakta bir yöntem olarak kullandığınızda, yani muhattabınızın beyanlarını tek kriter aldığınızda, sorgulayıcı aklı da terk etmiş olursunuz. Sonuçta ahlakçılık sizi sadece sonuçların, oldu bittilerin eleştirisi ile sınırlamış olur.  Oysa aydın kabullenilmiş gerçeklerin ve bundan kaynaklanan davranışların tümünü sorgulama iddiasında olan biridir.

Mert’in gerçeklik kavrayışının siğlığı ortada. Yalnızca olup-bittilerle, varlığın fiilileşmiş haliye ilgileniiyor. Kuvveden fiile çıkmak diye bir deyim vardır. Kuvve, gizil olan yada potansiyel halde bulunan, henüz fiilileşmemiş, ama fiilileşme imkanı bulunan varlık anlamına gelir. Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, işte bu henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir.  Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle özdeşleşip Hitlerci bir diktatörlüğe yönelimi suyüzüne çıktıktan, yani gizil durum fiilileştikten sonra ''bilemezdik'' diye yakınmak değildir.

Hadi sınıf çelişkilerini bir yana koydunuz. Olaya sadece politik ve ideolojik düzeyden baksanız bile, toplumsal tarih bilen bir entelektüel olarak, İslami hareketin yükselişindeki temel belirleyenlerin ya da rol oynayan temel faktörlerin Mağduriyetin isyanı, haysiyetli bir itiraz olamıyacağını görürdünüz..  

Siysal tarihten örnek verelim..

1909-31 Mart Vakası’nda, Abduhamit’in kışkırttığı gerici-yobaz takımı Istanbul sokaklarında 3 bin kişiyi boğazladı. (Bknz. İsyan Günlerinde Aşk-Ahmet Altan) Nereden çıkmışlardı? Taksim’deki Topçu Kışlasından.. Selanik'ten gelen Hareket ordusu isyanı bastırdı, Topçu kışlasını da yerle bir etti. Viraneye dönüşen bina Cumhuriyet döneminde park yapıldı. Peki, Gezi isyanının patlak vermesine yol açan sebep neydi? Erdoğan’nın o topçu kışlasını Gezi parkına yeniden dikmek istemesi.. Yıl 2013'tü..

Peki, 2016'da bu lafları eden Nuray Mert'e göre, Erdoğan'nın bu tutumu bir mağduriyet isyanının ya da haysiyetli bir itirazın dışavurumu muydu?

1994’de yerel iktidarı ele geçiren Refah partisinin genel başkanı Erbakan’ın çok net bir ifadeyle dile geetirdiği ‘refah partisi adil düzen getirecek, bu kesin şart, geçiş dönemi yumuşak mı olacak sert mi olacak, tatlı mı olacak kanlı mı olacak’’ sorusunu nereye koydunuz?

Aynı geleneğin takipçisi olan Erdoğan ve arkadaşlarının Erbakanla tek farklarının, emperyalizmle işbirliği etmeden İslami bir rejimin kurulamıyacağını görmüş olmaları, gömlek değiştirdik yalanı da bu olgunun örtüsü değil miydi? Bu yüzden, Büyük Ortadoğu Projesinin eşbaşkanı olarak kendisini ilan etmedi mi? ABD’nin ılımlı islam projesini önerdiği islamcı çevrelerin gizli toplantılarında Erdoğan’ın ‘Bir müddet Amerika’nın dediklerini yaparız, sonra millete hizmet ederiz. Mani olurlarsa dirsek vurur, gideriz.” dediğini ifşa eden açıklamalarıı da mı duymadınız?

Liste uzatılabilir..

Ve siz hala kalkmış ‘’Bilemezdik’’ diyorsunuz… ‘’İnsana değer veren kimse bilemezdi’’. Madem bilemezmişiniz, madem bu kadar safmışsınız, bu saflığınızla mı ona buna ve bu arada sola ayar vermeye çalışıyorsunuz? 

Bu yetmedi .. “İnanmasaydınız” diye kimse üste çıkmaya çalışmasın, onların da ne olduğunu biliyoruz.’’

Kimdir onlar? Açıklaması yok. Ama başka bir yazısından anlıyoruz ki, siyasal İslamla demokrasinin bağdaşmayacağını söyleyen, bu temelde AKP'ye karşı çıkan, Atatürkçü Düşünce Derneklerinden sosyalistlere kadar 'yetmez ama evet' demiş olmayan herkesi, aralarındaki ideolojik farklılıklara, Kürt sorununun çözümündeki karşıtlıklara rağmen 'kemalist'likle etiketlemiş.. 

Oysa demokrat bir aydın olmak, eleştiri cesareti kadar, özeleştiri cesaretini de içerir. Ahlaki ilke mi dediniz. İşte bu, ne yazık ki, ister liberal ister sosyalist olsun, aydın geçinenlerimizin bir türlü özümseyemedikleri en temel ahlaki ilkedir.  Bu ilkenin bir gereği de zamanında uyaranların hakkını teslim etmektir. Sosyalistlerin eleştiri ve uyarılarını, en azından 2010 referandumundaki net tavırlarını 'kemalist' etiketi altına sokup görünmez kılmak dürüst bir tavır değildir.

O günlerde ‘referandumun diktatörlük için bir kaldıraç olacağını, içine 12 Eylülcülere yargılanma yolunu açacak maddeler yerleştirilmesinin bir aldatmaca olduğunu, ‘yetmez ama evet’in TUDEH* körlüğü olduğunu yazdık.. (3)

‘Onların da ne olduğunu biliyoruz.’ diyor ya . Biz buyduk yani.

2009 yılında yazdığım Post-modern darbeden postmodern faşizme başlıklı yazının giriş spotunu hatırlatarak sözü bağlamak istiyorum:

‘’Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları ödünç aldığı liberallere de ihtiyacı kalmayacaktır!’’ (4)

Aynen böyle oldu.. AKP diktatörlüğünün liberal söylemlere de onları aldığı liberallere de ihtiyacı kalmadı. Altan kardeşlerden Murat Belge'ye, Belge'den Nuray Mert'e, ‘halk iktidarı’ payesi vererek, askeri vesayet yıkılıyor demokrasi gelişiyor yakıştırması yaparak meşruiyet ürettikleri, soldan yükselen eleştirilere karşı korudukları AKP iktidarı, onları köşelerinden etti..

Şimdi yanıldık, hata ettik diye özeleştiri vereceklerine, ‘’bilemezdik’’ ‘’aldatıldık’’ diyorlar..

Buna ‘faydalı salaklık’** denir mi? Siz karar verin..

--------------------------------------------------------

1. http://www.cumhuriyet.com.tr/koseyazisi/460388/iktidarin_en_buyuk_dusmani_.html

2. http://www.solpaylasim.com/k3193--evet-kandirildik-ama-iyi-ki-kandik-nuray-mert.html

3. https://guncelgercek.wordpress.com/2010/08/30/referandum-diktatorluk-icin-kaldirac/

4. http://www.politez.com/detail/mehmet-ozgen/246/post-modern-darbeden-postmodern-fasizme

 * TUDEH, SBK (Sovyetler Biriliği Komünist Partisi) çizgisinde olan İran Komunist partisi. 1981 yılında neredeyse tüm sol gruplar İslami güçlere karşıyken Tudeh lider kadrosu yeni rejimde yer alma ve mollalarla işbirliğine gitme kararı aldı.Marksist halkın Fedaileri örgütünün tasfiyesine sessiz kalmış, Hümeyni'yi desteklemiş, ancak kendisi de tasfiyeden kurtulamamıştı. 1982'den sonra parti yasaklandi, üyeleri tutuklandı. Partinin merkez komite üyelerinden bazılar  hapisanede öldürüldü. Sağ kalanlar, itirafçı oldu. Humeyni rejimine methiyeler düzdüler. Genel sekreteri, Humeyni rejimi tarafından idam edildi. Partinin ana teorisyeni ve kurucu üyesi İhsan Taberi televizyona çıktı . 50 yıllık solcu olan Taberi izleyicilere, 1982 tutuklamalarından sonra girdiği cezaevinde "büyük İslami düşünür" Ayetullah Mutaharri'yi okuduğunu ve son 40 yıldır yazdığı her şeyi red etme noktasına geldiğini söyledi.. 

** Nuray Mert'in kendi sözüdür..(Bknz. dipnot:2)

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    16 Ağustos 2011'de aramızdan ayrılan Mihri Belli'yi, devrimci eylemin önde gelen simalarından ve önderlerinden biri olarak anıyoruz.. Aşağıdaki yazı O'nun yoldaşlarından Mehmet Özgen'e ait. Özgen, bu yazıyı Mihri Belli'nin ardından 2012…
  2. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürleşmeye en çok ihtiyacı olanlar, elbetteki emekçi sınıf ve katmanlardır, kadınlardır.. Bu nedenle, Emek ve Kadın Cephesi, anti-faşist mücadelenin, kürt halkının da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  3. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  4. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  5. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  6. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  7. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  8. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  9. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  10. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  11. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  12. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  13. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  14. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  15. 14 Haziran 2016
  16. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  17. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  18. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  19. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  20. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  21. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  22. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  23. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  24. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  25. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  26. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  27. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  28. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  29. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  30. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  31. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  32. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  33. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  34. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  35. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  36. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  37. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  38. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  39. 25 Haziran 2013
  40. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  41. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  42. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  43. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  44. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  45. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  46. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  47. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  48. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  49. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  50. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  51. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  52. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  53. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  54. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  55. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  56. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  57. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  58. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  59. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  60. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  61. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  62. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…