Türkiye Dönüm Noktasında

Mehmet Özgen

31 Mayıs 2011

Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette olduğu gizli tanıkların rol aldığı soruşturmaların karakterinden belli. İktidarın gizli bir gündemi, fiilen İslami bir rejim kurmakta olduğu artık yaygın bir kanı. Siyasal islamın devleti esas olarak ele geçirmiş olduğu zımnen kabul edilmiş durumda.

İktidarın “Kürt açılımı: ile Kürt hareketini, “Alevi açılımı”yla Alevleri islamileştirmek (Sünnileştirmek) amacında olduğu artık netlik kazandı. RTE “Türkiye’de Kürt sorunu vardır” noktasından “Kürt vatandaşlarımızın sorunları vardır” noktasına geldi. Halklarin kardeşliğini degil, “İslam kardeşliğini” öne sürüyor. Sorunu, ozgürlük hareketini tasfiye edip gericiliğe yaslanarak çözme eğiliminde.

Ergenekon operasyonlarında özellikle Alevi kökenli subayların tasfiye edildiği bir olgu. Yüksek yargıda bu daha da belirgin. Başbakan, “alevi dedelerinin” hakim-savcı atamalarına müdahil olduğunu, yüksek yargıda bir Alevi-mezhep örgütlenmesinin varolduğunu iddia etmişti. Tabii bu iddia, Alevileri “devletin ideolojik ajani” ilan eden yandaş medyada, düşmanımın düşmanı dostumdur mantığından hareket eden Murat Belge gibileri dahil bilumum dinci ve liberal yazıcının zihinsel üretiminden besleniyordu. Bu zevat, Diyanetin kuruluşundan beri tek mezhepli yapısına gözlerini kaparken, Belge, Nusayri Alevilerin kontrolündeki Suriye ile paralelik kurarak yargıda bir Alevi “mezhep” örgütlenmesinden ve zaten bunların da kemalist olduğundan baisle tasfiyeye onay çıkartıyordu.

*

Ergenekon davasının işlevi de netlik kazanıyor. Polis fezlekelerinin aynen savcılık iddianemelerine geçirildiği dikkate alındığında, özel yetkili savcıların ve yargıçların genel olarak cemaatin ilişki ağı içinde olduğunu söyleyebiliriz. Bu davanın Türkiyenin yakın tarihinde, kontr-gerillanın, özellikle sol hareketi ve 80’li-90’li yıllarda Kürt hareketini hedef alan siyasi cinayet ve suikastlerini ortaya çıkarmak, darbecileri teşhis edip yargılamak olmadığı artık bir varsayım olmaktan çıktı.

Ordunun komuta kademesinden yükselen NOTO karşıtı beyanlar, ABD’nin Irak işgaline karşı tutumlar, Rusya, Çin ve İran’la ittifak arayışları bu davanın perde arkasındaki temel bir gerekçesini oluşturur. Büyük Ortadoğu Projesinin stratejik doğrultusuyla çelişen bu eğilim tasfiye edilmeliydi. ABD’nin ırak işgaline karşı çıkan Ecevit Hükümetinin Kemal Derviş marifetiyle ipinin çekilmesi, AKP’nin iktidara getirilmesi ve nihayet 1 Mart tezkeresinin Meclis’de reddinin ardından ABD Savunma Bakan Yardımcısı Paul Wolfowitz’in TSK’nın sürece iyi liderlik yapamadığı eleştirisi TSK’ne yeni bir dizayn verilmesi gereğinin işaretiydi. Artık bu projenin temel bir parametresi olan demokrasi soslu ılımlı islamın siyasal bir düzen olarak önü açılmalıydı. 2007 cumhurbaşkanlığı seçimlerinin krize yol açması, 27 Nisan muhtırası ve ardından muhtıracı Genelkurmay başkanı Y. Büyükanıt’la Dolmabahçe Mutabakatı sonun başlangıcı oldu. Bu mutabakat uyarınca açılan Ergenekon soruşturmalarının, bir yandan kontr-gerillanın deşifre olmuş unsurlarından arındırılıp aklandırılmasına, öte yandan siyasal islamın devletin fethine direnecek unsurları sivil ve askeri bürokrasiden temzlemeye hizmet ettiği açık..

*

Bir yanda Ergenekon davası, öte yanda Kürt aydınlarını ve belediye yöneticilerini kapsayan KCK davası, diğer yanda, gerçekte sosyalistlere yönelik bir komplo olan Devrimci Karargah davası var. Emniyet, yargı ve ordu içinde Gülen cemaatinin paralel örgütlenmeleri olduğunu yazdığı kitapta öne süren ve milliyetçi-muhafazakar görüşleriyle bilinen Eskişehir emniyet müdürü H. Avcı’nın bu örgütün üyesi olmak iddiasıyla tutuklanması, davanın ne kadar düzmece olduğunun bir gostergesidir. Ortak noktasi islami bir rejime muhalif olmak olan ve her biri farklı siyasal odakları temsil eden bu davaların çeperlerinin seçimden sonra genişletilme ihtimali çok yüksek.

Bu sürecin ABD ve AB tarafından desteklendiği, ‘İlımlı İslam modeli’ adı altında empoze edildiği artık bir sır değil. ABD’de yaşayan Fetullah Gülen’in bu amaçla desteklendiği de. Dün 1. Yeşil Kuşak Projesinde radikal islamcı Bin Laden’in oynadığı rolü, bugün Obama yönetiminin 2. Yeşil Kuşak Projesinde ılımlı İslam için oynayan Gülen, Anayasa referandumunda açıkça ‘evet ‘ çağrısı yaparak doğrudan siyasete müdahale etmişti. Bazı partilerin, özellikle MHP’nin tabanını etkilediği kamuoyunun ortak yargısı. Şimdi de MHP’yi barajın altına düşürmek için pornografik bir “siyaset” tarzı sürdürüyorlar. Tehdit ve şantajla 16 kişilik MHP üst yönetiminin 10’nunu tasfiye etmeyi başardılar.

ABD’nin Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın Ergenekon sanığı olarak tutuklanmalarının ardından basın üzerindeki baskıları eleştirmesi inandırcı değil. Çünkü aynı ABD yönetimi Mısır’daki halk devrimini yok etmek için Müslüman Kardeşleri destekliyor ve orada Pakistan modeli geliştirmekle meşgul. Yani ABD’nin Turkiye’deki gidişattan kaygı duyması sözkonusu değil, bu bir paradoks olurdu.

*

Bir başka önemli gelişme, İslami kurallara uygun işletmelerin teşvik edilmesi, üretimin denetlenmesi ve anlaşmazlıkların İslam Hukuku'na göre çözülmesini öngören "Özel Sektörün Geliştirilmesi İslami Kurumu Kurucu Anlaşması" nin 30 Nisan’da TBMM'de kabul edilmesdir. Anlaşmaya göre, İslami Kalkınma Bankası'ndan finansal ve teknik yönden destek alacak olan şirketleri, merkezi Suudi Arabistan'da bulunan "İslam Hukuku Komitesi" denetleyecek. Komite üç din görevlisinden oluşacak ve yatırımların şeriata uygun olup olmadığına karar verecek. İslami Kalkınma Bankası, destek talep eden firmalara "İslami üretim" prosedürünü tamamlamaları ve Komite'nin onay vermesi durumunda kaynak aktaracak. Anlaşma onaylanırken “Anayasamız ve kanunlarımızdaki hükümler saklı kalmak şartıyla” diye bir kayıt koyulmuş. Bu belli ki göstermelik bir anlam ifade ediyor. Kanunların arkasından dolaşmayı iyi beceren AKP iktidarı, laiklik ilkesini anlamsızlastırmakta da başarı sağlayacağından kimsenin kuşkusu olmasın.

Türkiyenin bölgede piyasa mantığına en uygun özelliklere sahip ülke olması dolayısiyle AKP’nin bu anlaşmaları imzalayarak Ortadoğu'da daha fazla yer edinmek istediği söylenebilir ve doğrudur da. Ancak bundan daha önemlisi, bu partinin ideolojik amacına uygun bir rota izlemesidir. Yani kapitalist sermaye birikim modelini de islami değerlerle biçimlendirmek istemesidir. "İslam hukukuna uygunluk"’ genel olarak işçi sınıfının daha köleci şartlara sürüklenmesi demek değil, kadınların çalışma koşullarından başlayarak toplumsal ilişkilere de doğrudan etki edecektir.  

*

İşaret ettiğimiz bütün bu olgu ve gelişmeler, kuvveden fiile çıkmaya hazırlanan siyasal ve toplumsal bir düzenin (“ılımlı” islamın) önkoşullarını oluşturuyor. AKP’nin seçimden sonra gündeme getireceği Anayasa ise bu düzenin yasallığını güvence altına alacak. RTE’nin Anayasayı tek başına yapabilecek oy oranına ulaşma çabasının nedeni budur. Bütün darbe karşıtlığı, askeri vesayete itiraz, sivilleşme ve “ileri demokrasi” söylemleri bu amaç için kullanılan demagojik soylemlerdir. Nitekim, Erdoğan’nın ve AKP temsicilerinin seçim sath-ı mahalindeki tehdit ve şantaj içerikli saldırgan söylemleri, referandumdan farklı olarak, 12 Eylül faşizminin ‘Turk-İslam’ çerçevesine oturuyor.

Bu nedenle, 12 Haziran seçimleri, siyasal ve toplumsal düzenin geleceği açısından 12 Eylül 2010 referandumundan sonra ikinci bir dönüm noktası olacak. Temelden farklı bir ‘’akla’ dayalı yeni toplum ve devlet düzeninin risk-güvence ölçeğini belirleyecek. Geri dönülmezlik eşiğinin aşılıp aşılmadığı anlaşılacak. Somut olarak ifade edersek, AKP eliyle devletin ve toplumun yeniden İslami surette biçimlendirilmesi operasyonu 3. cü aşamasına geçerken muhalefetin karşı koyma gücü (risk) ne şiddette olacak ve bu gücün bileşimi nasıl olacak? Keza iktidarın devletin yeni bicimini güvencede (“istikrar”) tutma kararlılığının şiddeti ne olacak?

Seçimlerin ortaya çıkaracağı olgu budur. Eğer CHP %30-33 aralığında bir oy oranını yakalarsa ve BDP 28-32 milletvekili çıkarmayı başarırsa, bu Turkiye’de güçlü bir toplumsal ve ideoljik muhalefet dinamiğini ivmelendirecektir. Böylece AKP’nin yeniden iktidar olması onun için bir Pirus zaferi olabilir. Çünkü bu, Anayasal çoğunluk olan 330 milletvekiline ulaşamaması demektir. Tabii MHP’nin baraj altında kalmaması koşuluyla. Haziran seçimlerinin böyle bir sonucu çıkarma olasığı bana göre yüksektir.

Öte yandan CHP’nin Kürt halkının özgürlük taleplerine ilişkin olumlu yöndeki politika değişikliği görmezden gelinemez. Kürt sorununu hazmeden bir CHP tabanının sola açılımı da mümkün olacaktır. Çünkü bu değişim, resmi ideolojinin küçük-burjuva zümreler üzerindeki etkisinin kırıldığını ve bu zümrelerin Kürt gerçekliğini ozümsediklerini gösteriyor. Bu da, solun önündeki bir çok handikapın aşılması demektir. Türkiye’nin Doğusu ve Batısı, sosyalistlerin katalizörlügü ile özgürlük ve sosyal kurtuluş mücadelesini birleştirirse, bu birleşimin sesi parlamento kürsüsünden sokaklara taşınabilinirse, 68 baharını yeniden yaşamak imkansız değildir. Tarih, böylesi dönüm noktalarında tehlikeyi kristalize ettiği kadar siyasal ve toplumsal dönüşüm için imkan da sunar.. Beklenen ise bu imkanı seslendirecek Minervanin baykuşu’dur.

Tersine AKP’nin 330’un üzerinde milletvekili çıkarması, Anayasayı tekbasına değiştirme gücünü elde etmesi anlamına gelecek ve böylece islami bir devlet ve toplum mimarisine hizmet eden demokrasi iskelesinin sökülüp atılması, belki de insanlık anıtı heykelinin parça parça yıkılması operasyonundan daha hızlı ve pervasız işleyecektir. Bir başka muhtemel ihtimal ise şudur: Bu iktidarın sorumlu olduğu KPSS ve YGS sınavlarında yandaşlara şifre skandalları.. Yüksek Seçim Kurulunun, halkın muazzam tepkisiyle geri almak zorunda kaldığı Emek-Özgürlük ve Demokrasi Bloku’nun 12 adayını veto edişi.. ODP’ni secime sokmamasi.. Aynı YSK’nun ısrarla, dava açılmasına rağmen referandum sandık sonuçlarını vermemesi.. 2002-2007 arasında seçmen artışı 5 milyonken, 2007 seçiminden bu yana seçmen sayısındaki artışın tam 10 milyon olduğu iddiaları gibi önemli güvensizlik nedenleri 12 Haziran seçimlerinde de hileyi mümkün kılmaktadır. Buna, sandık basına fazladan 95 oy pusulasının basıldığını da ilave edelim.

*

Ağustos 2010’da Birgün Gazetesi’nde yayınlanan Referandum, Diktatörlük için bir Kaldıraç başlıklı yazıda yinelediğim 2009 Mayıs’ındaki görüşlerimi bir kez daha hatırlatmak istiyorum: “Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları ödünç aldığı liberallere de ihtiyacı kalmayacaktır!” “Ortada, bir tarafın hegemonyasını kaybetme refleksi ile varolduğu, diğer tarafın rövanşist bir mantıkla sürdürdüğü bir sınıf mücadelesi var. Ve bu mücadelede, Marksizmin kaynaklarını ve işçi sınıfının kültürel kazanımlarını da içeren çağdaş ve ilerici ve bilimsel olan ne varsa onun tasfiyesi, post-modern faşizmle ikame edilmesi ve nihayet islamcı bir toplum yaratma sözkonusudur.” (Kızılcık, Mayıs 2009)

Umarım bu görüşleri Ergenekonculukla bağdaştıran dostlar bu yolda epey adım atıldığını bugün gorebiliyorlardir. RTE’nin başkanlık sistemine geçişi mümkün kılacak bir oy oranını elde etmek uğruna, bir yandan MHP’yi baraj altına bırakmak için, milliyetçilik bayrağına sarılıp ateşkesi ihlal eden sınırdışı operasyonlara öte yandan kaset skandallarına ihtiyaç duyması, keza Kılıçdaroğlunu hedef alan her konuşmasında onun Aleviligine vurgu yaparak böylece başbakan sıfatıyla siyaseti mezhep ayrımcılığına kadar vardirmasi hedefe ne denli gözü kara kilitlendiğini gösteriyor.

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  2. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  3. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  4. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  5. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  6. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  7. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  8. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  9. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  10. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  11. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  12. 14 Haziran 2016
  13. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  14. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  15. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  16. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  17. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  18. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  19. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  20. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  21. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  22. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  23. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  24. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  25. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  26. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  27. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  28. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  29. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  30. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  31. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  32. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  33. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  34. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  35. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  36. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  37. 25 Haziran 2013
  38. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  39. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  40. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  41. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  42. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  43. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  44. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  45. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  46. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  47. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  48. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  49. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  52. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  53. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  54. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  55. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  56. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  57. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  58. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  59. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…