'Herkesin söyleyecek bir sözü vardır; Susmayalım!'

28 Ağustos 2020
'Herkesin söyleyecek bir sözü vardır; Susmayalım!'

Avukat Ebru Timtik, ''Adil yargılanma” talebiyle başladığı ölüm orucunun 238. gününde Bakırköy Sadi Konuk Hastanesi'nde yaşamını yitirdi.

Anayasa Mahkemesi, 14 Ağustos’ta ölüm orucundaki avukatlar Aytaç Ünsal ile Ebru Timtik’in tahliye talepli tedbir başvurusunu, “Maddi veya manevi bütünlüklerine yönelik ciddi bir tehlike yok”  gerekçesiyle reddetmişti.

Halkın Hukuk Bürosu, Twitter hesabı üzerinden Bakırköy Sadi Konuk Hastanesi'nde tutulan tutuklu avukat Ebru Timtik'in yaşamını yitirdiğini duyurdu. Büro hesabından yapılan paylaşımda şu ifadelere yer verildi: “Adil yargılanma talebiyle 238 gündür Ölüm orucunda olan büro avukatımız Ebru Timtik şehit düştü! Tüm meslektaşlarımızı ve halkımızı Bakırköy Dr. Sadi Konuk Hastanesi önüne çağırıyoruz!”

Çağdaş Hukukçular Derneği’nin açıklamasında da “Adil yargılanma talebi ile 238 gündür ölüm orucunda olan avukat arkadaşımız Ebru Timtik’i az önce kaybettik” ifadelerine yer verildi.

Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) ve Halkın Hukuk Bürosu üyesi avukatların yargılandığı davada, “terör örgütü üyeliği” suçlamasıyla Ebru Timtik’e 13 yıl 6 ay, Aytaç Ünsal’a 10 yıl 6 ay hapis cezası verilmişti.

Mahkeme kararı, dosyada somut deliller olmaması, suçlamanın itirafçı ifadelerine dayanması, savunma avukatlarının beyanlarda bulunamaması, mahkumiyet kararı verilirken savunma avukatlarının salonda bulunmaması gerekçeleriyle eleştirildi ve tepki çekti.

Ceza kararlarının ardından avukatlar, adil yargılanma talebiyle açlık grevine başladı. 3 Şubat’ta açlık grevine başlayan ÇHD Başkanı Selçuk Kozağaçlı ve avukatlar Aycan Çiçek, Engin Gökoğlu ve Ayşegül Çağatay, eyleme 10 Mart’ta ara verdi.

Açlık grevini ölüm orucuna çeviren Ebru Timtik ve Aytaç Ünsal için Adli Tıp Kurumu, cezaevinde kalamaz raporu verdi. Hapis cezası kararına yapılan itiraz üzerine dosya Yargıtay’a gönderildi.

Timtik ve Ünsal’ın sağlık durumlarının kötüleşmesi nedeniyle tahliye edilmeleri ve Yargıtay’ın itirazı karara bağlaması için çağrılar yapıldı. Tahliye talepleri reddedilen avukatlar, 30 Temmuz’da hastaneye sevk edildi. Ebru Timtik, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, Aytaç Ünsal da Kanuni Sultan Süleyman Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne götürülmüştü.

"SUSMAYALIM"

Ölüm orucunun 153. günü olan 3 haziran 2020'de  ailesi, Timtik'in 42 kiloya düştüğünü belirten ailesi kamuoyuna yazılı bir açıklama yapmıştı.

Timtik’in toplumun vicdani olduğu ve haksızlığa uğrayan herkes için mücadele verdiği ifade edilen açıklamada, görevden alınan akademisyenlerin hakkını savunurken ters kelepçe ile gözaltına alındığı hatırlatılmıştı. Ailelerin çocuklarını kolay okutmadığı belirtilen açıklamada, Timtik'in “İsterseniz işkence yapın, ters kelepçeleyin umurumda değil, dilimiz lal olsun eğer susarsak“ dediği; Ebru'nun, Berkin Elvan davası için ‘Bir çocuk öldürülüyor ve bunun faili bir polis. Böyle bir durumda çok daha hızlı harekete geçilmesi gerekir. Uluslararası normlara göre bile bu böyledir’ dediği ve bir hukukçu olarak eli kolu bağlandığında hiç çekinmeden o gün de Berkin'in sesini duyurabilmek adına açlık grevine girdiği” ifade eilmişti.

Timtik’in bedenini açlığa yatırırken, “Canımız halkımıza emanet” sözlerinin hatırlatıldığı açıklamanın devamında, “Ebru, 42 kiloya düşmüş, küçücük kalmış o bedeniyle, ağzında ve vücudunda çıkmış yaraları, çektiği kas ağrılarıyla simdi ölüme direniyor. Herkes için adil yargılamanın önü acilsin diye bedel ödemekten çekinmeyen bu güzel insanlar sizlerden destek bekliyor. Bir cümle dahi olsa herkesin onlar için söyleyecek bir sözü vardır; susmayalım! Adil yargılanma talebinin bedeli ölüm olmamalıdır” ifadelerine yer verilmişti.

Timtik'in cenazesi Gazi Mezarlığı’nda defnedilecek

img

Ölüm orucunun 238'inci gününde yaşamını yitiren tutuklu avukat Ebru Timtik'in cenazesinin kaldırıldığı ATK önündeki bekleyiş sürüyor. ÖHD’li avukatlar, cenazenin Cumartesi günü Gazi Mezarlığı’nda defnedileceğini aktardı. 
 
 "Adil yargılanma" talebiyle girdiği ölüm orucunun 238’inci gününde yaşamını yitiren tutuklu avukat Ebru Timtik’in cenazesi, otopsi için İstanbul Yenibosna’daki Adli Tıp Kurumu’nda (ATK) bekletiliyor. Timtik’in yakınları, meslektaşları ve çok sayıda yurttaşın polis ablukasındaki ATK önünde bekleyişi sürüyor. 
 
Özgürlük için Hukukçular Derneği (ÖHD) üyesi avukatlardan alınan bilgilere göre, Timtik'in cenazesi Gazi Cemevi’nde yapılacak törenin ardından vasiyeti üzerinde 29 Ağustos Cumartesi günü Gazi Mezarlığı’nda bulunan annesinin kabrinin yanına defnedilecek.
 
EMNİYET GÖRÜŞMESİ
 
Avukatlar, Timtik'in yakınlarının otopsi yapılmasının istemediği bilgisini paylaşarak, yaptıkları görüşmelere dair şu bilgileri paylaştı: “Aile ve meslektaşlarının kararı cenaze buradan alınıp Sultangazi ilçesinde bulunan Gazi Mahallesi Cemevi’ne götürülecek. Burada yapılacak dini vecibelerinin ardından Timtik'in vasiyeti üzerine annesinin bulunduğu Gazi Mezarlığına defnedilecek. Emniyet yetkilileri bize 'neden bu gece ya da yarın değil Cumartesi defnedeceksiniz' diye sordu. Biz de 'cenazemizin yakınları gelecek o yüzden Cumartesi defnedeceğiz' dedik. Bunun üzerine kendi aralarında görüşüp bize dönüş yapacaklar."
 
Cenazenin verilmemesi gibi bir durumun da gelişebileceğine dikkati çeken avukatlar, her türlü gelişmeye karşı ATK önünden ayrılmayacaklarını sözlerine ekledi. 

Avukatlar, milletvekilleri ve Ebru Timtik’in dostlarından oluşan kalabalık Adli Tıp Kurumu binasının önüne geldi. Timtik’in ailesi, otopsi istememelerine rağmen cenazenin içeride bekletilmesine tepki gösterdi. Ailenin ve avukatların taleplerini iletmek ve işleyiş hakkında bilgi almak için içeri girmek isteyen CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ve beraberindeki milletvekilleri uzun görüşmeler sonucu içeri alındı.

Gece boyu Adli Tıp Kurumu önünde bekleyen insanlara polis, “Burada oturmak yasaklandı" diyerek müdahale etti. Cenazeyi bekleyen 4 kişi gözaltına alındı. Adli Tıp Kurumu önü polis bariyerleri ile kapalı. Kitle, kaldırımda bekleyişini sürdürüyor. Otopsi işlemlerinin ise başladığı bilgisi verildi.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…