Radikal yazarı Oral Çalışlar’a göre ‘Yavuz Bingöl bahane’ymiş!

9 Aralık 2014
Radikal yazarı Oral Çalışlar’a göre ‘Yavuz Bingöl bahane’ymiş!

Radikal yazarı Oral Çalışlar, ‘başbakan ve cumhurbaşkanı’yla iyi ilişkiler kuranlar’ için bir ‘ipini çekme’ mekanizması kurulduğunu, ‘Yavuz Bingöl olayı’nda aynı mekanizmanın ‘olağanüstü bir hızla’ devreye sokulduğunu yazdı.

Bingöl, dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan’ın Gezi eylemlerinde öldürülen Berkin Elvan’ın annesini miting meydanında yuhalatmasını ‘insani bir şey’ diye niteleyince yoğun biçimde eleştirilmişti. Tepkiler sosyal medyadan başlamış, çığ gibi büyümüştü.

‘Olağanüstü bir hız’

Çalışlar bugünkü yazısında söz konusu ‘olay’da Bingöl’e Berkin Elvan’ın annesi başta olmak üzere ailesi ve diğer Gezi annelerinin yanısıra, kendi kardeşinin bile tavır aldığını, babasının ‘yüzlerce kez özür dilediğini’ es geçip şöyle yazdı: “Yavuz Bingöl; sosyal, yazılı ve görüntülü medya üzerinde bir kampanyanın hedefi haline geldi.”

‘Akil insan’lık da yapmış Çalışlar, yazısını şöyle sürdürdü: “Yavuz Bingöl olayında tepki gösterenler; onun ne demek istediğini anlamaya dönük değil, buna meraklı da değil. O nedenle de, ‘Madem Başbakan ve Cumhurbaşkanı’yla iyi ilişkiler kuruyor, o zaman onun ipini çekmeliyiz’ mekanizması, olağanüstü bir hızla, devreye sokulabiliyor.”

‘Dış mihrak’ iması

Çalışlar, Bingöl’e tepkileri Türkiye’de ‘yüz yıl boyunca egemenliği elinde bulundurmuş; hala kültürel, sosyal, psikolojik, ekonomik alanlardaki ağırlığını (hatta bazen hegemonyasını) büyük bir oranda hissettirebilen bir güç’e bağladı; söz konusu gücün ‘iktidarı bir ölçüde yitirmiş olmanın verdiği hayal kırıklığı ve tepki içinde’ bulunduğunu da öne sürdü.

Radikal yazarı dış mihrak imasında bulunmayı da ihmal etmedi: “Bu ‘güç bloğu'; Batı dünyasının geniş bir kesiminden de, hala yoğun destek alıyor. Türkiye içinde yitirilen güç, dışarısıyla takviye ediliyor.”

Çalışlar’ın yazısı şu ifadeyle son buldu: “Yavuz Bingöl bahane… Sorun derinlerde…”

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…