Akit yalanını kalasla savundu!

26 Temmuz 2012
Akit yalanını kalasla savundu!

Akit Gazetesi'nin Sivas katliamında hayatını kaybeden aydınlara dönük yaptığı haberler gazete önünde protesto edildi. CHP'lilerin oluşturduğu Duyarlı İnsan Platformu'nun protestosuna saldırı oldu. Kalaslarla grubu tehdit edenlerin yanı sıra Akit gazetesinin çalışanları bırakılmak istenen siyah çelengi dahi parçaladı.

Yeni Akit Gazetesi'nin Sivas Katliamı ile ilgili haberleri gazete önünde protesto edildi. "Sivas'ın ışığı sönmeyecek" yazılı pankartla gelen platform üyeleri, sloganlar attı. CHP eski İstanbul Milletvekili Çetin Soysal'ın öncülüğünü yaptığı grupta CHP Amasya Milletvekili Ramis Topa ve CHP eski ve yeni bazı il ve ilçe yöneticileri de yer aldı. Duyarlı İnsan Platformu üyeleri "Sivas katilleri ve işbirlikçilerini kınıyoruz" yazılı siyah çelengi kapı önüne bırakarak protesto etmek istedi. Ancak yaşamını yitirenlerin fotoğraflarını saygısızca yeniden yayınlamakta beis görmeyen gazetenin çalışanları çelengin bırakılmasına dahi izin vermedi.

Gerilim bununla da sınırlı kalmadı. Gazete binasının önünde toplanan ve Akit'i desteklediklerini söyleyen bir grup ellerindeki kalasları sallayarak açıklama yapan grubu tehdit etti. Kalasları açıklama yapan CHP'lilere sallayan grubun sözlü saldırıları üzerine gerginlik başladı. Bu sırada gazete önünde bulunan çevik kuvvet polisleri iki grubun arasına bariyer ördü, saldırıya izin vermedi.

IRKÇI GAZETEYİ PROTESTO EDİYORUZ

Gerilimin ardından açıklama yapan CHP eski Milletvekili Çetin Soysal, "Eldeki bütün veriler, bilgiler, adli tıp raporları, taraflı-tarafsız tanıklar, Madımak'ın

yakılması esnasında çekilen fotoğraflar, kamera görüntüleri ortadayken, Madımak yangınını başlatan ve körükleyenler, 35 canın yanmasına neden olanların katliamını kanıtlayan bütün belgeler ortadayken, olayın mağdurlarının birbirlerini vurdu iddiasının ortaya atılması büyük bir aymazlıktır. Ve bizler 2 Temmuz 1993 Madımak'ı asla unutmayacağız. Bu katliamı aklamaya çalışanlara karşı mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz. Madımak'ı yakan, yaktıran ve zaman aşımına uğratan, yakanları tahrik eden, ona destek veren, bu büyük hain saldırıyı masumlaştırmaya çalışan ırkçı gazeteyi protesto ediyoruz" diye konuştu.

"GAZETENİN ÇALIŞANI ÇELENGİ PARÇALADI"

Gazete önünde toplananlar, Soysal'ın açıklaması sırasında gruba doğru bağırmaya devam etti. CHP'lilerin açıklamanın ardından alkışlarla dağılması üzerine, arabanın yanına bırakılan siyah çelenk gazetenin bir çalışanı tarafından alınarak, parçalandı.

YALANA DEVAM ETTİLER

CHP'liler, ayrılınca bu defa da Yeni Akit Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Mustafa Karahasanoğlu bir açıklama yaptı. Karahasanoğlu , "Akit Gazetesi'nin yapmış olduğu haber, Sivas'ta 19 senedir, 37 can yandı diyorlar. Ben şerefimi ortaya koyarak diyorum ki, oradaki 37 kişi yanarak can vermedi. Bunlardan bir bölümü kurşunlanarak öldü. Dolayısıyla bizim yapmak istediğimiz hakikatin ortaya çıkmasıdır. Gerçekten orada insanlar yanmışsa, otopsi yapılsın diyoruz, bu gerçek ortaya çıksın. Ama yanmadı da kurşunla vurulduysa bunları kurşunla vuran kimdir, o ortaya çıksın diyoruz. Bundan niye gocunuyorlar? Çünkü biliyorlar ki, kendi ağababaları kurşunlayanlar arasında ortaya çıkacak" dedi.

AKİT'İN MUMU YATSIYA KADAR BİLE YANMADI

Yeni Akit'in "habercilik başarısı" olarak sunduğu ve 19 yıldır emniyette tutulduğunu iddia ettiği fotoğrafların kendi kitabı dahil pek çok sergide de sergilendiğini söyleyen fotoğrafçı Mehmet Özer, kurşun izi olduğu ileri sürülen görüntünün ise saç örgüsü olduğunu söylemişti. Yazılı açıklama yapan Özer, şu ifadelere yer vermişti: Bu fotoğrafları 19 yıl önce benim fotoğraflarımla birlikte 'Sesini Yitiren Şehir Sivas' adlı belgesel fotoğraf kitabımda yayınladım. Kitabım birinci Baskısı BİLAR'ın katkılarıyla çıktı. İkinci baskısı 1995 yılında Varyos Yayınları'ndan yayımlandı. Akit gazetesinin kurşunla öldüler adlı yazısına konu olan fotoğraflar bu kitapta yer aldı ve fotoğraflar C. Murat Özcan ve Ali Eke Yılmaz'a aittir. Kitabımın üçüncü baskısı Çankaya belediyesi tarafından basıldı. Ailelerin 'Çocuklarımızın morg fotoğrafları canımızı yakıyor onları koyma' ricası üzerine, morg fotoğrafları üçüncü baskıda yer almadı. Akit gazetesinin, gazetecilik başarısı diye sunduğu fotoğraflar saklanmadı 17 yıl önce yayınlandı. Sayısız sergi ve gösteri ve belgeselde yer aldı.

"AKİT EN İYİ BİLDİĞİ İŞİ YALAN SÖYLEMEYİ YAPIYOR"

Madımak otelinde 37 değil 35 kişinin yakılarak öldürüldüğünü hatırlatan Özer, "Ölenlerden ikisi otel görevlisi 33 kişi ise Pir Sultan Abdal etkinliklerine gelen aydın ve sanatçılardır. İki kişi ise güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucu otel önünde kurşunla öldürülen göstericidir. Bu iki kişi hakkında bugüne değin aileleri hiçbir girişimde bulunmadı. Ölen yakınları için bir talepte bulunmadılar. Gazete en iyi bildiği işi yapmaya, yalan söylemeye devam ediyor. Diyor ki: '2 Temmuz gecesi Numune Hastanesi Morgu'na getirilen genç kıza ait cesetteki kurşun yarası açıkça görülüyor. Hastane morgunun mermer zemininde yatan cesedin, sol göğüs bölgesinden, tam kalp hizasından vurulduğu, tişörtünde açılan delikten yukarı doğru şerit halinde kan boşaldığı belirtiliyor" dedi.

KURŞUN İZİ DEĞİL O SAÇ ÖRGÜSÜ

Özer gerçekleri şöyle aktardı: "Genç kız diye bahsedilen Belkıs Çakır'dır. Sol göğüs bölgesindeki tişörtündeki delik ve kan izi dediği Belkıs'ın saç örgüsüdür. Fotoğrafa yalan söyletilmeye çalışılmış, ama fotoğrafın gerçekliği bu yalan torbasına sığmamıştır"

Özer de "Akit gazetesi 19 yıl önce Madımak otelinin önünde toplanıp yakın yakın diye bağıran Mad

ımak katillerini aklamaya çalışıyor" tepkisini gösterdi.


KATİLLERİ SERBEST BIRAKMA ÇABASI

AKİT'İN haberine, katliamda yakınlarını kaybedenlerden de tepki yükseldi.

Sivas Katliamı'nda katledilen şair Metin Altıok'un kızı Zeynep Altıok: AKP üçüncü yargı paketiyle katilleri serbest bırakıyor. Ben bu haberi de Sivas katliamcılarını serbest bırakma çabasının bir ürünü olarak görüyorum. Her aile cenazesini kendisi teslim aldı, eğer kurşun lekesi olsaydı, kimse de geri zekâlı değil, herhalde bunu gündeme getirirdi. Ayrıca polis kameraları da, oradan yayın yapan habercilerin kayıtları da, şeriat istemiyle ayaklanmış 15 bin kişilik kalabalığı net bir şekilde gösteriyor. ‘Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkılacak!', seslerinin yükseldiği bir ortamda, haberde "Bunlar birbirlerini vurdular" deniyor. Böyle bir şeyin mantığı nedir? İnsanlar neden böyle bir ortamda bir otelde bir araya gelip birbirlerini vursun? Katliamdan sağ kurtulan

Ali Balkız: Yeniden delil bulmuş gibi çaba harcıyorlar. Davanın yeniden açılmasını, katillerin serbest bırakılmasını istiyorlar. Sivas'ta etkinlikleri organize eden, o etkinliğe katılan, otelden sağ kurtulanları da mahkûm ettirmek istiyorlar. Bu fotoğraflar 19 yıldır da dava dosyasında bulunuyor ama bugün kafa bulanıklığı yaratmak istiyorlar. Bulanıklık yaratma arayışı korkarım ki başarılı olacak. AKP AKP hükümeti her türlü konuda çıkanları yeni kanunlar ile katillere hizmet etmeye çalışıyor.

SARIHAN: FOTOĞRAFLAR BENİM KİTABIMDA VAR

SİVAS katliamında katledilenlerin avukatı Şenal Sarıhan, Yurt'a yaptığı açıklamada, Akit'in ‘19 yıldır saklanan fotoğraflar' diye sunduğu fotoğrafların ‘Madımak Yangını Sivas Davası' adlı kitabında bulunduğunu söyledi ve şöyle devam etti: "Bu kitap 2002'de yayımlandı. Kitabın üçüncü baskısı 2011'de yapıldı. Bu baskı Akit'te haberi yapan Murat Alan'ın elinde de var.

97, 100 ve 102'nci sayfalarında bu fotoğraflar zaten yer alıyor. Ayrıca benim kitabımdan çok önce yayımlanan çeşitli kitaplarda ve belgesellerde de bu görüntüler var zaten. Bu fotoğrafların ilk defa ele geçtiği iddiası tamamen gerçekdışı..."

'KURŞUN İZİ YOK'

"Fotoğrafların kurşun izine işaret ettiği iddiası da gerçekdışı" diyen Sarıhan şunları söyledi: "Dikkatl bakın, bir genç kızın göğsü işaret ediliyor ama o bu bir boncuk dizini... Ayrıca bazı kan sızmaları var onlar da boğularak ölmeye bağlı olarak ağız, burun, kulaktan gelen kanlar, bunlar otopsi raporlarında ye alıyor.

‘İKİ SALDIRGAN SİLAHLA VURULDU'

Sarıhan, olaylarda iki kişinin silahla vurulduğunun bilindiğini ama bunların otelin içinde değil dışında vurulduğunu vurguladı ve "Bunlar, göstericilerden olduğunu ve otelin yanmasının ardından valiliğe yapılan saldırıda, güvenlik güçlerinin açtığı ateş sonucunda vuruldular" dedi.

'NEFRET SUÇU İŞLENİYOR'

Akit'in bunu sistemli bir şekilde yaptığını vurgulayan Sarıhan sözlerini şöyle sonlandırdı: "Akit nefret suçu işliyor. Halkta bize karşı kin ve nefret uyandırmaya çalışıyorlar. Ben gerçekten acı duyuyorum ben böyleyken, aileler ne durumdadır siz düşünün.(yurt gazetesınden derleme)


 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…