İyi çocuklar, kötü çocuklar, tezgâhlar..

30 Nisan 2012
İyi çocuklar, kötü çocuklar, tezgâhlar..

Bu yazı, ülkede nasıl bir düzen kurulmakta olduğunu, başka bir pencereden gösteriyor. Bin operasyon yapan bir cetenin liderine bir yil yatacagi ozel bir hapisane duzenlenirken ulkenin aydın insanlarının gizli tanıklara dayanan düzmece iddianamelerle nasıl zindanlara atıldığını anlatıyor. 

Ahmed Arif'in Adiloş Bebe adlı şiirini hatırlarsınız belki.. Bir bölümü şöyledir: 

 

Bunlar,

Engerekler ve çıyanlardır,

Bunlar,

Aşımıza, ekmeğimize

Göz koyanlardır,

Tanı bunları,

Tanı da büyü...

Yetişkinlerin göz göre göre kapkara bir bulut gibi yaklaşan felaketi görmesi ve "tanıması" için daha ne söylemek gerekiyor?

Endiseli.org

****

İyi çocuklar, kötü çocuklar, tezgâhlar..

Hakan Gülseven

Gözümüz aydın, "1000 operasyon" gerçekleştirmiş, "çete reisi" Mehmet Ağar, ailesine yakın olsun diye, kendisi için özel olarak tadilata sokulan hapishaneye girecek yakında. Bir sene yatacak, sonra "iyi hal" münasebetiyle bir sene de "denetimli serbestlik" yasasından yararlanacak...
Abdullah Çatlı başta olmak üzere namlı katillerle beraber onca insanın kanına girmenin "yatarı" bir sene yani!..
Bu arada Susurluk'taki meşhur Mercedes'ten canlı çıkan Sedat Bucak da 1,5 sene hapis cezası almış, "iyi hali" göz önünde bulundurularak cezası ertelenmişti...
Tanırız, hepsi iyi çocuktur!..
***
Bir de "kötü çocuklar" var tabii. Haklarında doğru dürüst tek delil olmadan senelerce F-Tipi hücrelerde tecritte tutulan, her türlü eziyete maruz bırakılan devrimciler...
Tecrit koşullarını anlamak için, o F-Tiplerini görmeniz lazım. Mahpusların insanlığını yok etmek üzere tasarlanmış utanç abideleri. Binlerce siyasi tutsak, insanlık dışı koşullarda tutuluyor oralarda. Bize mektup yazıyorlar, o mektupları bile engelleniyor. "Resmi beton"u altında tuttuğu insanların mektuplarından korkan bir devletimiz var. Ne diyeyim, Allah zeval vermesin...

"F-Tipi" gerçeğini her ay yaşıyorum, "görüşçü" kontenjanından...
Malumunuz, son dönemin "popüler" davası "Devrimci Karargâh"... Bir sürü farklı kesimden sosyalist aynı torbaya doldurulup o davadan yargılanmaya başladı ya, RED Dergisi'nden Hakan Soytemiz de o davadan tutuklu, görüşüne gidiyorum her ay. Tabii saçma sapan bir nedenden dolayı görüş yasağı verilmemişse!
Ve sırf yazı işleri müdürlüğü yaptığım derginin yazarına görüşe gidiyorum diye MİT raporlarıyla fişleniyorum, varın içeridekinin halini siz düşünün!
Herkes Silivri'deki davalarda paşaların iddianamelerindeki "yaratılmış" delillerden söz ediyor ama işkenceci Hanefi Avcı'nın bile Fethullahçı örgütlenme ile ilgili yazdığı kitaptan sonra dâhil edildiği "Devrimci Karargâh" davasındaki saçmalıklar medyanın pek ilgisini çekmiyor.
İddianame dökülüyor!.. Bir meczup çıkıyor, Hakan Soytemiz'le "örgüt için" Beşiktaş'ta görüştüğünü belirten ifade veriyor, oysa Soytemiz görüşme tarihi olarak belirtilen tarihte başka bir sol davadan hapishanede! İfadeyi veren de zaten mahkemede o ifadeyi polisin tehditleriyle verdiğini açıklıyor...
***
Bu münasebetle, MİT raporunda yer almayan bir "bağlantı"yı daha "ihbar etmek" isterim. Davanın bir başka tutuklusu, Bilim ve Gelecek Dergisi Editörü Baha Okar ile de "bağlantılıyım". ODTÜ'de beraber okumuştuk, arkadaşımdır.
Baha'nın hali, kusuruma bakmasın, tam Kemal Sunal filmi gibi. Bir "gizli tanık" çıkıyor, bir PKK kampında, karanlıkta, uzaktan gördüğü bir grup içinden birinin "Baha olabileceğini" söylüyor. Baha'yı kampta gördüğünü söylediği tarihlerde Baha hepimizin gözü önünde, işyerine gidip geliyor, telefonla konuşuyoruz, faturalarını ödüyor, çay ocağında oturup çay içiyoruz, onlarca kişi Baha'nın İstanbul'da olduğuna tanıklık ediyor...
Ama Baha bir buçuk seneyi aşkın süredir hapiste!..
Toplumsal Özgürlük Platformu'ndan Tuncay Yılmaz ve Semih Aydın da...
Peki, onların hâlâ hapis yatmasına sebep olan gizli tanığın "kod adı" ne, biliyor musunuz? "Son Tezgah"!
***
Hakikaten ortada bir "tezgâh" var. Fethullah örgütlenmesinin medya ayağı, takdir edersiniz ki, infazları çoktan yaptı. Zaman, Taraf, falan filan "Ergenekon" ile "Devrimci Karargâh" arasındaki bağı kuruverdi. Eh, bunların hepsi KCK ile bağlantılı... Zaten MİT de bu işin başında!..
Anlayacağınız, bizim devlet diye bildiğimiz, aslında tuhaf bir illegal "müsamere" örgütlenmesiymiş!
Tek temiz kesim ise, nedense polis ve yargı içinde gizli örgüt faaliyeti yürüttüğü artık ilkokul talebelerinin bile malumu olan Fethullahçılar! Kendi "karargâh"larını ABD'ye kurmuşlar, tezgâh üzerine tezgâh açıyorlar...
Amerikalılar bile onlardan uyuz kapmaya başladı, aleyhlerinde yazı yayımlayan International Herald Tribune ile kavgaya başladılar bu sefer! Kim bilir, şu "Ergenekon", "Karargâh" işleri falan Herald'a kadar uzanıyordur!
***
Önümüzdeki pazartesi yine "Devrimci Karargâh" duruşması var. 1,5 yılı aşkın süredir bir "tezgâh" sonucu mahpus yatan dostlarımız için, "tezgâh"ı bozmak için Beşiktaş Adliyesi'nde olacağız...

Yurt Gazetesi / 26 Nisan

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…