'Haftanin’de büyük bir savaş var, gerçekler gizleniyor'

14 Ağustos 2020
'Haftanin’de büyük bir savaş var, gerçekler gizleniyor'

Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 17 Haziran’da Irak Kürdistan Bölgesi sınırları içerisinde yer alan Şırnak’ın karşısında bulunan Haftanin bölgesine yönelik başlattığı hava ve kara operasyonu sürüyor. Bölgede güvenlik güçleri ile PKK arasında çatışmalar yaşanırken, gelişmelerle ilgili medyada pek bilgi yer almıyor. Türk medyasında daha çok Milli Savunma Bakanlığı’nın, Kürt medyasında ise PKK’nin çatışmalarıyla ilgili açıklamaları yer alıyor. Muhalif pozisyonda yer alan medya ise bu konudaki suskunluğunu koruyor. 

Kürt hareketini yakından takip eden ve bilen gazeteci Erdal Er’e göre, Haftanin’nde büyük bir savaş var ve orada yaşanan gerçeklerden medya tarafından bilinçli bir şekilde gizleniyor. 

Er, Türk devletinin Kürdistan’ı işgal ettiğini, amacının ise tüm Kürtlerin kazanımlarını yok etmek olduğunu söylüyor. 

Gazeteci Er’e göre, çözüm süreci de her zaman olasılık dahilinde. Ancak bunun için İmralı’da tutuklu bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın üzerindeki tecridin kaldırılması gerektiğini dile getiren Erdal Er, “Türkiye’de barışın, çözümün yolunu İmralı açar. İmralı’da kapı açılırsa bu ülkeye, barış, huzur gelir” diyor. 

Erdal Er, Haftanin’de yaşananlarla ilgili şunları söyledi:

“Muhalif medya orada yaşananlarla ilgili bilgi saklamayı, kapatılırız, erişim yasağı gelir gerekçesine dayandırıyor. Hükümet yanlısı medya da bunu bilinçli yapıyor. Medya psikolojik savaş yürütüyor. 

Kürt medyasında orada olanlarla ilgili haberler var. Ama bu görünmüyor. Ankara açısından mesele şu: Bir düşman yaratmış, savaş yerleşim yerlerinden uzak dağa hapsedilmiş, orada neler olduğu bittiğini bilinmesin istemiyor. ‘Biz PKK’ye saldırıyoruz, vatan ve güvenliğiniz için yapıyoruz’ diyorlar. Bu da toplum için yeterli oluyor. Haftanin'e büyük bir savaş var, Türk ordusunu büyük kayıplar veriyor. Bu kayıpları da gizliyor. Orada yaşananlar kamuoyu tarafından doğru şekilde bilinmiş olsa olay başka olacak. ‘Sürekli başarılı olan hükümet, başarılı olan bir Türk ordusu var…’ Ama gerçekler böyle değil…

Çakılıp kaldılar ve çok sayıda kayıp verdiler. Yer yer 15 km 30 km girdiği yerler var. Ama tüm alanı kontrol ediyor diyemeyiz. Gerilla, Haftanin’den atılmış, temizlenmiş değil, iç içe geçmişler. Bölgeyi günlerce bombalayıp , özel tim indiriyor, tepeleri korumak için de yanında güvenlik tepeleri oluşturuluyor. Tamamiyle alana hakim diye bir şey sözkonusu değil. Girdikleri yeri gerilla vurup terkediyor, gerilla vurup çekiliyor.”

Türk devletinin amacının Afrin’den Doğu Kürdistan’a kadar bir “güvenli bölge” oluşturmak olduğuna dikkat çeken Er şunları söyledi:

“Buralara El Kaide, DAİŞ türevi gruplar yerleştirmek istiyorlar. Erdoğan bunların hamiliğini yapıyorlar. Bunları da Haftani’nde de kullandıklarına dair bilgiler geliyor. Birçok yerde savaştıkları gibi bu çeteleri Haftanin’e de götürdüler. Amaçları net: PKK bahane edilerek Kürtlerin tüm kazanımlarını ortadan kaldırmak istiyorlar. Güney Kürdistan'da kalıcı üstler kuruluyor, MİT yol kontrolleri yapıyor, GBT’ye bakabiliyor. MOBESE’lerle bölge kontrol altına alınmış, pek çok köy boşaltılmış, insanlar göçe zorlanmış durumda. Mesele bir PKK meselesi değil, bir Kürt meselesidir. Nihai hedefi Musul’a inmek ve Kerkük’ü işgal etmektir. Kuzey’de Kürtlere düşmanlık yapan Türkiye cumhuriyeti devleti, Kerkük ya da Hewler’deki (Erbil) Kürde dost mu olacak? Hayır olmayacak.”  

10 Ağustos gecesi Soran ilçesi sınırlarında PKK ile Irak Sınır Muhafızları arasında kısa süreli çatışma yaşanmıştı. Tansiyonu düşürmek için bölgeye giden Irak Sınır Muhafızları komutanları, PKK’lilerle görüştükleri sırada, TSK’ye ait SİHA’lar tarafından bombalanmıştı.

Bombardımanda Irak Sınır Muhafızları (IBP) 2’inci Sınır Tümen Komutanı Muhammed Reşid Süleyman ile 2’inci Sınır Tümen Komutanlığına bağlı 3’üncü Birlik Komutanı Yarbay Zübeyir Hali Taceddin hayatını kaybetmişti. Bu olay Bağdat ile Ankara arasında krize neden oldu.

Erdal Er, TSK’nin Iraklı komutanları gayet bilinçi ve planlı şekilde bombaladığını belirtti ve “Türkiye özür dileme gereği bile duymadı. Vurdukları aracı Irak bayrakları taşıdığını gayet iyi biliyorlardı. Sadece Türkiye değil, ABD de, KDP de belki de Irak’ın bir kısmı da biliyor” dedi. 

Kürtlere karşı bir soykırım yaşandığını dile getiren Er, “Bu konuda susan bu savaşın tarafıdır. Kürtlerin meselesi Erdoğan ile başlamıyor, çözüm de Erdoğan düşmanlığı üzerinden olmayacak. Sorun Türkiye cumhuriyet devletinin kuruluşuyla ilgili, tekçi yapısıyla ilgilidir. Erdoğan, Kemalizmin bir ürünüdür. Aynı fabrikanın farklı tonlardaki versiyonudur, hiçkimse bu bahaneye sığınmasın. Sanki Türkiye 80’lerde, 90’larda, 2000’lerde çok iyiydi. Yok öyle bir şey. Bugün Kürtler güncellenmiş bir soykırımla karşı karşıya. Bugün Erdoğan yapıyor, yarın Erdoğan gider, başkası gelir” diye konuştu. 

Son günlerde çözüm sürecine dönüş de dilendiriliyor. Bu konudaki tartışmalara Er, şunları söyledi: 

“Bu her zaman mümkün. her zaman bir seçenektir. dün de bundan sonra da öyledir. Nihayetinde işin varacağı nokta orasıdır. Bunun için birkaç şey olması lazım. Barış, çözüm Türkiye cumhuriyeti devletinin, Erdoğan’ın Bahçeli’nin insafına bırakmamak lazım. Mücadeleyle, bunu talep etmekle olur. Sayın Öcalan’ın üzerindeki tecridin kırılması için, savaşın bitmesi için mücadele gerekiyor. Türkiye’de barışın, çözümün yolunu İmralı açar. İmralı’da kapı açılırsa bu ülkeye, barış, huzur gelir. Herkes düşen barış, çözüm, demokrasi, özgürlük için mücadele etmesi gerekiyor.”

Gazeteci Erdal Er, Kürt medyası ve Ahval dışında muhalif kanatta yer alan medyanın Kürt tarafının açıklamalarına yer vermediğini de hatırlattı ve “Söylediklerinin bir haber değeri yok mu, Ahval paylaşınca ayağı görüşü mü paylaşmış; oluyor, hayır böyle bir şey yok. Doğru tutum önemli. Kimin zoruna gidiyorsa gitsin” ifadelerini kullandı. / Ahval

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…