Libya stratejisinin getirisi: Libya, Merkez Bankasina 8 milyar dolar yatırdı

4 Temmuz 2020
Libya stratejisinin getirisi: Libya, Merkez Bankasina 8 milyar dolar yatırdı

Libya’da Birleşmiş Milletler (BM) tarafından meşru sayılan Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (UMH) yanında yer alan Türkiye, bu stratejinin ekonomi alanındaki getirisini toplamaya hazırlanıyor.

En son Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın ve Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı Hakan Fidan’ın 17 Haziran Çarşamba günü Trablus'a düzenlediği sürpriz ziyarette Ulusal Mutabakat Hükümeti ile başta elektrik olmak üzere enerji, bankacılık ve inşaat alanlarında işbirliğini görüştü.

UMH, Türkiye ve Katar tarafından desteklenirken Hafter birlikleri Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Rusya'nın desteğine sahip. Türkiye'nin UMH'ya askeri desteğini artırması sonucu General Halife Hafter 14 aydır başkent Trablus'u ele geçirmek için başlattığı taarruzda elindeki stratejik açıdan önemli çok sayıda bölgeyi kaybederek geri çekilmek zorunda kalmıştı.

Libya’nın ilk düşünce kuruluşu Sadeq Enstitüsü Direktörü Anas El Gomati DW’ye yaptığı açıklamada "Bu UMH’ye en zayıf olduğu anda güç verdi ve birçok UMH üyesi bu iyiliğin karşılığını vermek istiyor," dedi ve ekledi "Libya, UMH Türkiye’ye sadece siyasi ve ticari bir ilişki kurmanın ötesinde bakıyor, onlar stratejilk bir ilişki istiyor."

Türk şirketleri liste başı

Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Mithat Yenigün'ün verdiği bilgiye göre, Libya’da 1972 yılından beri çalışan Türk şirketleri o zamandan bu yana toplam 40 milyar dolarlık sözleşme imzaladı. DW'ye konuşan Yenigün, Libya'da önümüzdeki dönemde hastane, okul, liman, konut, havalimanı gibi birçok projeye ihtiyaç olduğunu belirtti.

"Bu saatten sonra çok büyük iş çıkacak çünkü harap oldu maalesef Libya... Tahmin ediyorum en az 50 milyar dolar olur" diyen Yenigün "Biz hazırız Libya’ya gitmeye. Hem gönüllü gideriz, hem de istekli gideriz ve iyi de çalışırız.  En iyi biz biliyoruz orayı" ifadelerini kullandı.

Türk şirketlerinin ülkedeki geçmişinin yeniden inşa sürecinde avantaj sağlayacağını söyleyen Atlantik Konseyi'nin kıdemli uzmanlarından Dr. Karim Mezran da, Türk inşaat şirketlerinin iç savaşın başladığı 2011 yılından önce Libya’da "son derece saygın" bir konumda olduğunu kaydetti.

"Libya’da herkes Türk şirketleri ile çalışmaya hazır. Ancak bir tekel olmasını istemiyorlar. Libyalılar bunu netleştirmeye çalışıyor, Türk tarafı da bunun farkında ve kabul ediyor" dedi.

Mezran, bankacılık sektöründe gündeme gelen işbirliğinin ise Libya Bankacılık Kanunu’nun yabancı bankaların ülkede "serbest ve etkili" bir şekilde faaliyet göstermelerini engellemesi nedeniyle zor olduğunun altını çizdi.

Darboğazdaki Türkiye ekonomisi

Libya’daki kazanımların koronavirüsün ekonomik faaliyetleri yavaşlatması nedeniyle 10 yıldan fazla süredir bu yıl ilk kez daralması beklenen Türkiye ekonomisine destek olması bekleniyor.

Türkiye ekonomisi çift haneli enflasyon, yüksek işsizlik oranı ve dolara karşı tarihinin en düşük seviyelerinde seyreden Türk Lirası nedeniyle zor bir dönemden geçiyor.

Ekonomi ilk çeyrekte yüzde 4,5 büyüme kaydetse de Mart ayından itibaren koronavirüsün etkisiyle yavaşlayan ekonomik faaliyetler, ihracat ve turizmin salgın kısıtlamalarından darbe alması nedeniyle ikinci çeyrekte daralma bekleniyor.

Merkez Bankası rezervleri eriyen Türkiye bu süreçte tekrar bir döviz krizi yaşamamak için yabancı müttefiklerinin desteğini arıyor, swap anlaşması imzalamak için görüşmeler yürütüyor. Finansal piyasalardaki takas işlemlerini tanımlamak için kullanılan swap, iki tarafın bir varlık veya yükümlülüğe bağlı olan nakit akışını aralarında değiştirmelerine deniyor. Taraflar bu işlemlerle faiz oranları ve döviz kurlarındaki değişimler nedeniyle ortaya çıkan riskleri en aza indirmeyi hedefliyor.

Türkiye swap anlaşmaları ile döviz ihtiyacına çare ararken Libya'dan bir destek haberi geldi. El-Arabiya Net Libya Merkez Bankası Başkanı El-Siddiq El-Kabir'in Türkiye Merkez Bankası’na Türk lirasını desteklemek için 4 yıllığına 8 milyar dolar yatırdığını bildirdi.

Libya’nın yeniden inşası başladığında da Türkiye ekonomisinin bundan büyük fayda göreceğini söyleyen Türkiye Müteahhitler Birliği Başkanı Yenigün "İş aldığımız zaman burdan malzeme ihraç etme imkanımız doğacak. Müteahhitlerden önce müşavir firmalarımız gidip proje yapacaklar. Türk malzemesi kullanma imkanımız doğar. Türk insanı götürüp hizmet ihracatı yapacağız. Asağı yukarı 25 bin çalışan vardı, onları tahliye ettik. Onun için çok faydası olur. Büyük oranda döviz geliri sağlar" ifadelerini kullandı.

Ateşkes ve güvenliğin  sağlanmasını beklediklerini kaydeden Yenigün, Libya tarafının son 1 ay içerisinde 5 bin tane prefabrik konut yapımı için Türk firmalarına sipariş verildiğini söyledi. Yenigün Libya’nın enerji ihtiyacından dolayı enerji firmalarının önden gideceğini belirtti.

Enerjide işbirliği

Türk delegasyonu tarafından Trablus'a düzenlenen üst düzey ziyaretin ardından Türk şirketleri enerji işbirliği için kolları sıvadı. Karadeniz Holding ülkeye yüzer elektrik santrali (powership) göndermek için görüşmeler yürüttüğünü açıkladı.

"Libya, yatırım ve projeleriyle uluslararası alanda rüştünü defalarca ispatlamış Türk iş dünyasını yanlarında görmek istiyor. Enerji üretimi tarafında başlayan süreç son derece sevindiricidir” ifadelerini kullanan Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu  (DEİK) Türkiye-Libya İş Konseyi Başkanı Murtaza Karanfil "Türk şirketlerinin enerji açığını kapatarak Libya’daki enerji krizini çözmesi, iki ülkenin birlikte iş yapma kültürüne ciddi bir katkı sağlayacaktır" dedi.

Türk medyasında yer alan haberlerde Ticaret Bakanlığı'nın Karadeniz Holding Karpowership'in yanı sıra Çalık Enerji ve Aksa Enerji'den de Libya'daki mevcut elektrik sorununun çözümü için proje önerileri sunmasını istediği bildirilmişti.

Öte yandan Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez, geçen Pazar günü Anadolu Ajansı’na yaptığı açıklamada Türkiye'nin Libya'daki petrol arama faaliyetlerinin devam edeceğini belirtti. Dönmez, "Biz oradaki çalışmalarımızı Libya milli petrol şirketiyle birlikte yapmayı planlıyoruz. Geçmişte de bu şekilde ilerlemiş. Bu arada birlikte hareket edebileceğimiz uluslararası petrol şirketleri de olabilir" dedi.

Türkiye'nin Libya ile petrol konusunda işbiriğini değerlendiren Sadeq Enstitüsü’nden Anas el Gomati ise Libya’da petrol arama ve imtiyaz anlaşmalarıyla ilgili olarak "Bir seviyede siyasi bir çaba olacaktır. Ancak bu Ulusal Petrol Şirketi’nin (NOC) tasarrufundadır. Şirket, kararlarını genellikle siyasi kayırmacılık düzleminde değil, teknik bilgi ve ticari uygulanabilirlik temelinde alıyor" değerlendirmesini yaptı. Gomati üretim ve servis alanında Türkiye’nin avantajlı olabileceğini kaydetti.

Uluslararası anlaşmalar uyarınca Libya petrolünü ihraç etme yetkisi BM'nin tanıdığı UMH'de bulunuyor. Petrol sadece NOC üzerinden ihraç edilebiliyor ve gelirlerinin yine Trablus merkezli Libya Merkez Bankasına yatırılması gerekiyor. Hafter birliklerinin üretime yeniden başlanmasını engellemesi ülkeye milyarlarca euroluk petrol gelirine mal oldu.

Libya'daki en önemli petrol rafinerilerinin bulunduğu doğu bölgelerinde kontrolü elinde bulunduran Halife Hafter liderliğindeki Libya Ulusal Ordusu, petrol üretimine yeniden başlanmasını Ocak ayından beri bloke ediyor. 

Seda Sezer Bilen / DW

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…