Türkiye yol Ayrımında

Mehmet Özgen

2 Mayıs 2018
Türkiye yol Ayrımında

Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten bir ortam doğuracak..

İslamcı-türkçü ittifakın 24 haziran seçimlerini, ister az bir farkla kaybetmesi, ister hile ve zorla -ama bir Pirus zaferi olarak- kazanması ikinci yolu koşullayacaktır.

Bu nedenle, yaşanan siyasal-toplumsal süreci, şu veya bu partinin, muhalefetin veya iktidarın güncel ya da konjonktürel söylem ve tutumlarına göre analiz etmek, buradan bir sonuca varmak bizi sığlıktan kurtarmaz.. Böyle kritik bir eşikte, hergün değişkenlik gösteren ittifak tartışmalarına girmeden,  sürecin anlamını ve doğrultusunu teorik olarak ifade etmek, sağlıklı düşünmemize yarıyacaktır.

16 Nisan referandumu devletin biçimini değiştirmek ve yönetme biçiminin ne olacağna karar vermek için dayatılmıştı. 24 haziran seçimleri ise verilen kararı hayata geçirmek anlamı taşıyor..

Yani konumuz devlet..

DEVLET-DEMOKRASİ VE DİKTATÖRLÜK

Devletin görece özerkliği, devleti elinde bulunduran egemen sınıfla, bu sınıfın egemenlik altına aldığı emekçi sınıflar arasındaki nispi dengeden türetilen bir kavramdır. Bu özerkilik, demokrasi mücadelesinin genişlediği, bir kitle demokrasisi şeklinde göründüğü koşullarda artar. Devlet sanki sınıflar üstü, her kesime eşit mesafede duran bir yapı gibi görünür; bu nedenle de burjuva ideologlarınca ‘’yansız hakem’’ olarak nitelenir. Aslında egemen sınıfın hakimiyetinin, sömürü oranının görece sınırlanması, bölüşüm ilişkilerinin daha adil olması ile görünürlükten uzaklaşmasıdır sözkonusu olan. Bir başka deyişle, burjuva devletinde, yürütme erki ne kadar sınırlandırılmış ve geniş bir denetim ağıyla sarılmış olursa, halkın, emekçilerin hak ve özgürlükleri de o denli genişler. Bu da devletin sınıf aidiyetini flulaştırır..

Burjuva demokrasisi dediğimiz şey işte bu özerklik koşulu ile mümkün olabiliyor. Ve kuvvetler ayrılığı ilkesi de bu özerkiliğin ve dolayısıyla demokrasinin koşuludur.*

Demokrasiden diktatörlüğe doğru giden süreçte, yürütme erki bütün sınırlamalardan ve denetim ağlarından kurtulmakla kalmaz; devlet, burjuva sınıfının veya sermaye sınıfının bütün fraksiyonlarının kollektif yönetme, hakim olma aygıtı olma vasıfını da yitirmiş olur. Belirli bir zümrenin, oligarşik bir çetenin elinde yogunlaşır. Bu yoğunlaşma sürecinde sermaye de ekonomi-dışı zor yöntemleri ile devlet aygıtlarını kullanarak el değiştirir. (TMSF'nin elinde  bulunan devletin el koyduğu firmaların aktiflerinin toplamı 16 milyar dolardır)

Sonuçta devletin aynı zamanda, ordu-polis-yargı-hapishanede somutlaşan şiddet tekeli bütünüyle bu oligarşik çetenin eline geçer.

Bugün Türkiye’de yaşanan sürecin teorik ifadesi budur. Sürecin şimdiki aşaması, bu oligarşik zümreye ulusal ve uluslararası düzeyde yasallık kazandırmaktır. Bu yüzden biçimsel (parlamenter) demokrasinin bütün gelenek ve ilkelerini yıkan bir süreçtir. Onlar için seçimler iktidarın olağan değişmesinin bir aracı olarak değil, her ne pahasına olursa olsun iktidarda kalmanın ve diktatörlüğü resmileştirmenin bir aracıdır. Süreç adeta Hitler ve nazi partisinin iktidarı gaspetme süreci gibi ilerliyor.

İlave etmek gerekir ki, egemen sınıfların güç dengeleri, sınıflar mücadelesinin ve halkın bilinç düzeyi yanısıra devletin kapsadığı coğrafyanın jeopolitik yapısı da devlet biçiminin (yönetim tarzının) belirlenmesinde rol oynar. Bu itibarla, sermayenin hakim fraksiyonunun ve onun siyasal temsilcilerinin (AKP-MHP ittifakı) Ortadoğu’da süregiden bölgesel rekabette rol kapma ve Afrika’da hegemonya ve nüfüz alanı elde etme, özellikle Suriye ve Irak’ta sömürgeci emellerini gerçekleştirme pratikleri şu anda devletin biçiminin dönüştürülmesinde rol oynamaktadır. İşaretleri beliren iktisadi krizin de süreci hızlandırıcı bir rol oynadığı ‘’baskın seçim’’ kararıyla görülüyor.

Öte yandan devletin yönetim tarzının değişmesi, iki yüzyıllık bir geçmişe dayanan modernleşme trendinin kırlması anlamına gelmektedir. Aydınlanmacı dünya görüşünden koparak yeniden Osmanlı’nın ümmet-millet anlayışına dönülmektedir.

24 haziran seçimleri ya bu kopuşun miladı olacak, ya da ..

ESKİ REJİM VE DEMOKRATİK CUMHURİYET

Bu sürecin mantığı açısından şu anda hiç bir parti, önceki koşullarda olduğu gibi değildir. Devletin oligarşik zümrenin elinde tekelleşmesi, sermayenin yine bu zümrenin dayandığı fraksiyonun elinde yoğunlaşması, bir dışlanma sürecidir aynı zamanda. Kapitalist düzene temelden itirazı olmayan partiler, bu dışlanmışlığı görece siyasi konum ve mücadelelerine yansıtır. Genel olarak muhalefet partileri burjuva demokrasisinden yana bir tutum içinde konumlandılar. Bir islamcı parti olan Saadet bile politik tutumunu kuvvetler ayrılığı ilkesi üzerinden belirliyor. Ama CHP dahil hepsi eski biçimiyle parlamenter demokrasinin iadesini esas alan bir siyasal tutum içindeler.

Oysa bu demokrasi esasında topal bir demokrasiydi. Krize girmesinin ve bugünkü siyasal rejimin (ve siyasal islamın) bu krizden nemalanarak gelişmesinin nedeni de buydu. Çünkü ulusların kaderini tayin etme hakkı bir burjuva demokrat haktır ve eski düzen bu hakkın inkarına dayanıyordu. 1961 anayasası ile kurulan parlamenter demokrasi, 1924 anayasası ile tekçi bir ulus-devlet olarak şekillenen 1. Cumhuriyetin mirasını aynen devralmıştı.. Öte yandan, yine de Türkiye siyasal tarihinde en demokratik anayasa olan 61 anayasası da 12 eylül faşizmi tarafından ilga edilmişti. Örneğin iki meclisli yapının senato ayağı lağvedilmşti. Kısacası, muhalefetin dilindeki parlamenter sistem, darbeler tarafından budanmış, otoriter bir demokrasi..

Bu nedenle, kürt hareketinin ve sosyalistlerin üzerinde zimnen anlaştıkları demokratik cumhuriyet talebi bu aşamada daha yakıcı hale gelmiştir. Özellikle Afrin işgalinden sonra, bölge çapında kürt sorununun demokratik çözümü, Türkiye’de demokratik bir cumhuriyetin varlığını gerektirdiği ortaya çıkmıştır. Bu itibarla, HDP’nin 2014 Cumhurbaşkanlığı ve 7 haziran 2015 seçimlerinde yürüttüğü türkiyelilileşme politikası şimdi daha da önemli hale gelmiştir.

O halde, sosyalistler ve kürt hareketi, ittifaklara bu noktadan bakmak (çubuğu bu yöne bükmek) durumundadır. Çünkü, eğer seçimlerde faşist cephe yenilgiye uğratılırsa, en azından Türkiyenin siyasal düzeninin yeniden kuruluşu gündeme gelecektir.. Sosyalistler eğer düzen sınırlarını aşmayan bir mualif güç olarak kalmayacaklarsa, bu yeniden kuruluş için kendi alternatiflerini geliştirmek zorundarılar.

Ama bu eski rejimin iadesini isteyenlerle fiili ya da zımni bir ittifak içine girmekten kaçınmayı gerektirmiyor. Sonuçta en kötü biçimiyle de olsa demokrasiden yanadırlar. Dolaysıyla, siyasi kadroların geçmişi (özellikle İyi Parti söz konusu olduğunda) bu an için öncelikli bir kriter değildir.

Kriter faşizmi geriletmek ve yok etmektir..

SEÇİMLER VE OLASILIKLAR

Peki, bu çerçevede izlenecek yol nedir?

Bunun için seçimin ortaya koyacağı olasılıkları düşünelim.

1. Otokratik bir yönetim, yani açık bir faşist diktatörlük kurmakta kararlı bir oligarşik çete, her ne pahasına olursa olsun bu seçimleri almak amacındadır. Bütün taktik manevraları buna yöneliktir. Sandıkta kaybedeceklerini anladıklarında iç-savaşı göze alabilirler. bu durumda iç savaş ihtimaline karşı muhalefet blokunun alarme edilmesi, keza örgütlenmesi gerekir. Bu çerçevede, CHP’nin önerdiği ‘seçim güvenliği ittifakı’nın üzerine gitmek gerekir.. Böylesi ittifaklar, başka süreçlerin de hazırlayıcısı olabilir.

2.İç savaşı göze alamadılar ve her türlü hileye rağmen bu seçimlerin muhalefet blokunca kazanıldığını varsayalım ki, bu mümkündür. Bu durumda da çatışmalı süreç devam edecektir. İç savaşı kendileri açısından elverişli kılma taktiklerini gündeme getireceklerdir. En başta iktidarı terk etmek istememe durumu sözkonusu olabilir. Erdoğan'ın buna hiç niyeti yok. Bıraktığı taktirde yargılanacağının bilincindedir. Sadece Erdoğan değil, iktidar kadroları ve bürokrasi de, mafyatik ilişkiler içinde gırtlaklarına kadar suça batmıştır. Dolayısıyla, referandumda nasıl son anda hileye başvurdularsa, yine YSK’yı kullanarak seçimleri iptal ettirebilirler. CHP’nin mühürsüz oyları gerekçe göstererek iptal girişimi gibi, bu kez kendi emirlerindeki YSK’dan, olmadı AYM’den böyle bir karar çıkartabilirler. Yani yeniligilerini önleyemediklerini anladıkları noktada seçimleri iptal edebilirler..

3.Seçimleri hileyle kazandılar diyelim. Güçlü olasılıklardan biri budur. Mühürsüz oylar kabul edilecektir. Yani hile baştan ilan edilmiş vaziyette. Çünkü alacakları oy bellidir. Bir sıçrama olmayacaktır. Olmayacaksa oran yüzde 47-48’i geçmez. Yani 16 nisan referandumunun bir benzeri.. Bu durumda da çetin bir mücadele söz konusudur.

4.En zayıf ihtimal seçimleri olaysız muhalefet blokunun kazanmasıdır..

İşte bütün bu ihtimalleri dikkate alan bir yol haritası çizmek zorundayız.

PAT DURUMU ve ALTERNTİFSİZLİK

Bu 4 olasılık bir başka durumu ortaya koyuyor. Bir pat durumunu.. Yani muhalefet bloku ile cumhur ittifakının oyları birbirine yakın.. Neredeyse toplumun bir yarısı öteki yarısına karşı konsolide olmuş durumda. Aileden devlete, eğitimden siyasete yaşamın bütün alanlarında tam bir kopuşma ve yol ayrımı var. Önümüzdeki seçimler bir hesaplaşma anının ilk etabı gibi görünüyor. Hesaplaşma barışçıl yöntemlerle mi yoksa zor ve şiddet yöntemleriyle mi olacak. Seçimler bu eğilimleri netleştirecek.

Pat durumunun bozulmamasının en büyük nedeni sağı ve solu ile, muhalefetin içinden bir alternatifin çıkmaması.. Yani bir türlü şah çekememesi. Sağın bu pat durumunu kıracak bir potansiyeli yok. Bu pat durumu, ancak soldan yükselen yeni bir siyasal program ve strateji ile kitlelerin seferber edilmesi ile kırılabilir.

Toplumu ileriye doğru geliştirmek ancak diğer alternatiflerle etkileşim içinde olabilecek, böylece kendini-yeniden üretebildiği ölçüde hegemonya kazanan bir model olarak sistem-dışı (anti-kapitalist karakterde) bir alternatif geliştirerek olur. Kısacası geçiş programına dayalı bir halk devrimi stratejisi geliştirerek. Bu çok yönlü bir mücadele ki, özellikle sosyalist solun içinde bulunduğu kendisini aynen-yeniden-üreten statükonun yıkılmasını da elzem kılıyor.

HDP ve SOL

Birinci soru şu.. Sosyalistler, demokratlar, ilericiler nerede nasıl mevzilenecekler? Buna verilecek cevap seçim boyutuyla, tartışmasız ve tereddütsüz HDP olmalıdır.. Tek tek nedenleri burada saymamıza gerek yok. HDP’nin barajı geçmesi garanti edilmelidir. HDP, içindeki siyasal öznelerden bağımsız olarak, ezilenlerin ve demokrasinin en ileri mevzisidir.

Seçimler iki boyutuyla da çok önemli. Hükümeti cumhurbaşkanı kuracak, yani başkanın belirleyici rolü var..Cumhurbaşkanlığı seçiminin birinci turunda elbetteki HDP’nin adayı desteklenmelidir. Öte yandan parlamentoda muhalefetin çoğunluk sağlaması da önemli. HDP barajı geçemediği taktirde faşist cephe partisi AKP kürt illerindeki ikinci parti olarak fazladan 40 vekil çıkarır ve parlamentoda çoğunluğu sağlar. Ayrıca HDP’nin meclis içindeki muhalefeti yönlendirme ve etkileme rolü de çok önemli. Bu nedenle, HDP’nin milletvekili adaylarını belirlerken bir cephe siyaseti izleme zorunluluğu da kendiliğinden ortaya çıkıyor. En azından solun daha geniş kesimlerini kapsamalıdır.

Ama örgütlenme boyutuyla sosyalistler HDP’yi de kapsayan bir anti faşist cephe örgütlemelidir. Mahallelerden ulusal düzeye.. Bunun için mevcut örgütlenmeler var. HDK, Haziran Hareketi, Halk Evleri, ÖDP, EMEP, TİP.. Bunlar bir çatı kurmalıdır. Bu çatı yerel izdüşümlerini yaratmalıdır. Seçim güvenliği söz konusu olduğu için hemen harekete geçilmelidir. Mahalle meclisleri, ulusal meclis. Emek cephesi..

KURUCU MECLİS

Seçimlerin, parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinde asgari demokrasi ilkeleri üzerinde ortaklaşma sağlama koşuluyla muhalefet bloku tarafından kazanılması durumunda kurulacak koalisyon hükümeti ve parlamento çoğunluğu acil önlemler programı ile kendi görevini tanımlamalı bunları gerçekleştirdikten sonra demokratik bir seçime gitmelidir. Çünkü gerçek demokrasiyi inşa etmenin yolu, seçim barajlarının ortadan kaldrılması, oyu yüzde bir olan parti ve hareketlerin mecliste temsil edilmesi, siyasi partiler yasasının değiştirilerek lider sultasına son verilmesi, medya ve örgütlenme özgürlüğünün önündeki engellerin kaldırılması, TRT’nin özerk bir kamu kuruluşuna dönüştürülmesi gibi en azından seçimlerin halkın iradesini yansıtacak tedbirlerin alınması ile açılabilir. Ancak bu koşullarda gerçekleştirilecek seçimle gelen meclis, kurucu bir irade olabilir.

Bu Kurucu Meclis, Türkiyenin yeni siyasal düzeninin temel sütünlarını dikebilir.. Yeni bir toplum sözleşmesini yapacak bir irade ve temsiliyete sahip olabilir. Yani eşitlikçi-demokratik bir cumhuriyetin temeli olarak demokratik bir anayasa yapabilir. Farklı bir yol da şudur: 24 haziran da seçilecek parlamento, demokratik bir anayasayı yapmak için, çözüm sürecindekine benzer bir yol izleyerek, akil insanlardan oluşan bir kurulun seçimini sağlayabilir. Bu, kurucu meclis niteliğinde bir senato olabilir. Ve ilerde belli aralıklarla seçimi tekrarlanabilir.

Elbetteki bu yolla Türkiye sadece 1961 Anayasası ile kurulan iki meclisli parlamenter demokrasiye dönmüş olur! Demokratik-sosyal bir cumhuriyet, emekçilerin ve ezilenlerin özgürlükllerini garanti altına alacak gerçek demokrasi, bütün Avrupa tarihinin gösterdiği gibi, geçiş programı ve kitlelerin seferberliğne dayalı bir halk devrimi ile mümkündür. Postmodern bir karşı-devrim süreciyle, ayarları, dengeleri, genetiği bozulmuş bir toplum ancak politik bir devrimle sağlığına kavuşabilir.

--------------------------------- 

* Görece özerkliğin bir başka nedeni ve koşulu, kapitalist üretim tarzının henüz gelişmekte olduğu, dolayısıyla kapitalist sınıf ve proletaryanın cılız olduğu bir toplumsal formasyondur. Bu koşullarda genellikle bürokrasi yönetici sınıf rolünü oynar.. Cumhuriyetin dönemindeki kemalist iktidar gibi..

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  2. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  3. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  4. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  5. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  6. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  7. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  8. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  9. 15 Aralık 2016
  10. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  11. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  12. 14 Haziran 2016
  13. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  14. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  15. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  16. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  17. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  18. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  19. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  20. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  21. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  22. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  23. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  24. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  25. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  26. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  27. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  28. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  29. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  30. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  31. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  32. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  33. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  34. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  35. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  36. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  37. 25 Haziran 2013
  38. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  39. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  40. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  41. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  42. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  43. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  44. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  45. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  46. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  47. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  48. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  49. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  52. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  53. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  54. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  55. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  56. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  57. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  58. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  59. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  60. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…