CHP kurultayı, faşizm ve savaş | Haber | Siyaset Haberleri

CHP kurultayı, faşizm ve savaş

Mehmet Özgen

6 Şubat 2018
CHP kurultayı, faşizm ve savaş

Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak..

Bu ülkede Cumhuriyeti kuran parti CHP’nin kurultayı yaşandı..

‘Bu ülke’ dediğimiz Türkiye’nin durumu ne? Akıl ve bilimi referans alan insanlar için, bu referanslarla düşünüp de aklını Saraya kiralamayanlar için- ortada.. AKP-MHP ittifakı ülkeyi faşist bir diktatörlüğe götürüyor. OHAL rejimi ile bu diktatörlüğü kalıcılaştırmaya çalışıyor. Tıpkı nazi iktidari gibi islamcı faşizmi ülkede ve bölgede güçlendirmek için savaşa başvuruyor.

Kılıçdaroğlu’nun gelip dayandığımız dediği Duvar bu..

Sovyetler Birliğinin çöküşünden, dolayısıyla, ’komünizm tehlikesi’ ortadan kalktıktan sonra önemini yitirmiş gibi görünen Türkiye’nin jeopolitik konumu son on yılda daha çok önem arzetemeye başladı. Çünkü Sovyetlerin içinden çıkan Rusya yeniden toparlanıp kapitalist sistemin süper güçlerinden biri olmayı başardı. İki süper gücün, ABD ve Rusya’nın Ortadoğu’da, ama özellikle Suriye üzerinde kristalize olan hegemonya mücadelesi, bölgesel güçlere, İran ve Türkiye’ye, bu iki güçten görece özerk davranma imkanı veriyor. İşte Saray diktatörlüğü bunu her iki tarafa karşı kullanma siyaseti izliyor. Kendi alt (vassal)-emperyalist (yeni-Osmanlıcı) emelleriyle ülkeyi savaşa sürüklüyor.

İçerde ‘yurtta barış’, özellikle kürt sorununun çözümünde demokratik siyasetin terk edilerek MHP’nin ırkçı-şoven ideolojisine göre şekillenen güvenlikçi-militarist yöntemlerle yok edildi. OHAL rejimiyle, bütün sivil toplum örgütüleri, sendikalar, dernekler, odalar ve siyasi partiler, gazeteciler, yazarlar, sanatçılar baskı altında. Barış istemek suç haline geldi. İtiraz eden tutuklanıyor..

Faşist rejimin, Suriye’de cihatçılarla ittifak halinde, Fırat Kalkanı ve ‘Zeytin Dalı ‘harekatlarıyla islamcı cihatçılara kol kanat germesi, bölgede barışın hayat bulmasını engelliyor. Başta ABD emperyalizminin liderliği altında Katar ve S.Arabistan ile birlikte örgütleyip donattıkları İslamcı cihatçılarla Suriye’yi işgal ederlerken, Rusya’nın müdahalesiyle durum tersine döndü. ABD, 1500 insanın can verdiği Guta katliamının asıl sorumlularının Erdoğan rejiminin desteklediği radikal islamcılar ‘ (El Nusra) olduğunu anlayınca, hem Suriye’ye askeri müdahaleden vazgeçti hem de cihadçılarla işbirliğine son verdi. Böylece, El Nusra’ya muhimmat sağladığı anlaşılan Erdoğan rejimi ile de araya adım adım mesafe koydu.

Bu kez, Türkiye ile ilişkilerini NATO'yu zayıflatma stratejsi içinde götüren Rusya ile flört ederek, PYD/YPG’nin, PKK’nin uzantısı olduğu tezinden hareketle Kuzey Suriye ferderasyonunun cihadçı teröristlerle savaşarak korudukları topraklarını, Müslüman Kardeşler ve kafa kesen cihadçı terörisitlerin bileşkesinden, IŞİD’in kalıntılarından oluşan ÖSO ile, ‘vatan sınırlarını terörizme karşı savunma’yalanıyla işgale girişiyor.. İşgal El Bab'la başladı, Afrin’le sürüyor. Türkiye toplumuna ‘PKK/KCK/PYD/YPG ve DEAŞ’ terörüne karşı savaşmak zorunda oldukları yalanını pompalıyorlar. Sanırsınız ki, DEAŞ yani IŞİD, yani kürtleri çoluk çocuk katleden bu cihadçı örgüt de saydıkları diğer kürt örgütleriyle kolkala!

Amaç bellidir.. Suriye’nin kuzeyinde cihadçı bir uydu devleti kurmak, kurdurmak.. Tutar mı tutmaz mı ayrı mesele..

Kısacası, bu iç ve dış siyasetle yeni bir devlet-toplum sistemi kuruluyor. Bu sistemin kurucu ideolojisi, Rabia ve 9 ışık doktrininin evliliği ile Osmanlı ümmetçiliği ve cumhuriyet milliyetçiliğini bağdaştıran bir yapıya dayanıyor. Tamda ittifakın müttefiklerini birleştiren bir ideoloji. 9 ışık’ı, şoven-ulusalcılığı, ergenekoncuları, yani Perinçek’i, Kocasakal’ı, Başbuğ’u rabia’ya bağlıyor. Bu ideolojiye uygun yeni resmi tarih yazımı ders kitaplarına da sokuluyor; anlatı olarak, Diriliş-Ertuğrul, 1453, Payitaht Abdülhamit, Kut-ül Amare gibi Tv dizilerinde, filmlerde.. Toplumun bilinci şekillendiriliyor. ‘Atatürk’ü CHP’ye bırakmayacağız’ şiarı ile, seküler/ laik bir toplum kurmak birincil amacı ve pratiği olan Mustafa Kemal’i, Meclis açılışını dua ile açan, dindar Mustafa Kemal olarak temellük ediyorlar..

**

Bu ahval ve şerait karşısında dönelim CHP’ye..

Açıktır ki, CHP’nin savunageldiği, Atatürk’ün ‘yurtta barış dünyada barış’ ilkesi yok artık.. Okul kitaplarından onun barışla ilgili sözleri de çıkartıldı..

CHP,  laf olsun diye barış demeyecekse, öncelikle, Erdoğan’ın ‘yurtta baskıcı dünyada savaşçı’ ilkesiyle başlattığı Afrin harekatını desteklemekten vazgeçmelidir. Liderlik anlayışını, siyaset yapma tarzını, tutumunu cesaretle ve kararlılıkla değiştirmelidir. Halka güven vermek cesaretle başlar. Cesaret öncelikle hataların kabul edilmesinde, özeleştiride kendini gösterir.. O zaman halk kitleleri sana inanır.. O zaman o duvar’ı yıkmakta ana bir dinamik olabilirsin..

Dokunulmazlıkların kaldırılmasına destek vermek hataların en başında geliyor. HDP’inin eş başkanlarının, vekillerinin tutuklanması, belediye yönetimlerinin gaspedilmesi ile ülke bölünmeden mi kurtuldu? Demokrasiyi savunmak adına gık demeyince, senin belediyelerine sıra gelmedi mi?

Kürt sorununun demokratik yoldan çözümünü üstlenmemek, hem demokrasi hem de toplumsal barışın yokedilmesine dolaylı ya da dolaysız olarak hizmet etmiş olduğu aşikardır.. Şovenizm toplumun kılcal damarlarına kadar şırınga edilmiş, bu da demokrasi ve özgürlüklerin kök salabileceği zemini yok ediyor.

Bugün bu anlayış Afrin işgaline, ''zorunluydu'' diyerek arka çıkmakla sürdürülüyor..

Elbetteki bu hatanın tarihsel kökenleri var. O yüzden, CHP sadece bu hatasını değil, bunu doğuran 90 yıllık inkar zihniyetinden de kopmalıdır.. Yeri geldiğinde Cumhuriyeti kuran parti olma sıfatını hatırlatan bir parti yönetimi, 90 yıllık hatayı (inkar ve asimlasyonu) sürdürüyorsa, kendi ilkelerini, altı oktan biri olan ‘devrimcilik’ ilkesini de inkar ediyor demektir. Statükocudur. Üstelik, demokrasi, özgürlük ve adalet söylemleri, Kürt sorununun çözümünü kapsamadıkça boş laftır.

Bugün kurultayda ‘kürt sorununu demokrasi ve özgürlükle çözceğiz' mesajını vermek, sonuç bildirgesine koymak, bu savaş ortamında, anti-kürt propagandanın, şovenizmin zirve yaptığı koşullarda elbetteki kıymetlidir. Ancak Kürt halkının özgürlük taleplerini karşılayacak somut bir program olmadıkça ‘o duvarı’ aşacak gücü de yaratamazsınız.

Erdoğan sürekli CHP’yi ''PKK’nın meclisteki temsilcileriyle kolkolasın'' diye suçlayarak, siyasal islama, faşist diktaya cepheden saldıran bir programın ortaya çıkmasından duyduğu korkuyu ortaya koyuyor. Korkusunu korkutarak dile getiriyor. Ama belliki CHP yönetimi, onun bu korkusunun ya farkında değil, ya da işine öyle geliyor. Tıpkı 16 Nisan referandumunun tartışmalı sonuçlarına itiraz eden kitlelerin önünü keserek AKP’nin “YSK hilesi”ne göz yumması gibi..

**

Tarihsel gerçek kısaca şudur..

Kurtuluş savaşı Kürtlerle birlikte verilen bir savaştır. Erzurum kongresi, Sivas Kongresi, Amasya prokolleri, 1.Meclsin gizli tutanakları buna tanıklık eder. Mustafa Kemal, net bir şekilde Kürtlere (‘kürt nüfusun ekseriyet olduğu yerlerde’) muhtariyeten (özerklik) söz eder..

Lozan antlaşmasından sonra, yani Türkiye’nin sınırları bir yönüyle emperyalizmle bilek güreşinin akabinde çizilince politika değişti.. Emperyalizmin Kürt coğrafyasını dört parçaya bölmesi, kemalistleri Türkiye sınırları içindeki kürtleri asimile etme politikasına yöneltti., Büyük ölçüde feodal ilişiklerin ve gericiliğin boyunduruğunda olmalarını da bahane ederek, tekçi (tek etnisiteye dayalı) bir ulus-devlet inşa ettiler..

Daha sonra, kemalizmin ilerici bir yorumunu yapan ve bu yüzden kemalist sol’un ideologu olarak bilinen Doğan Avcıoğlu, 1966’da bu asimilasyon politikasını eleştirdi. Bunu Mustafa Kemal’in devrim ve reformalarını, sahiplenerek, ama Kürtlerin inkarına karşı çıkarak yaptı.. Avcıoğlu, Yön dergisinde Kürt Meselesi başlıklı yazısında şöyle diyordu: ’’Hayli sert metotlarla uygulanan bu politika, mutlak bir entegrasyonu amaç edinmişti. Bir etnik grubun, dili ve kültürü unutturularak, hakim etnik grupla kaynaştırılması söz konusu idi. Ne var ki 40 yıldır uygulanan bu entegrasyon politikasının başarılı olduğunu, herhalde kimse iddia edemeyecektir. ‘’*

Bugün kemalist geçinenlerin neredeyse hiç biri kemalizmi, 1930-40’larda Avrupa’da egemen olan faşizmden esinlenen Milli-Şef modelinden hareketle değil, kurtuluş savaşındaki ortak bilincin prizmasından ele alan 60 yıl önceki yorumuna dahi yaklaşamadı. Aksine çoğu, genel başkan aday adayı Ümit Kocasakal gibi, 1930’larda CHP Katib-i Umumisi Recep Peker’in** izinden giderek ırkçı-şoven politikaların şampiyonluğuna soyundular. Ulusalcılıklarını belirleyen tek şey var, hastalıklı bir şekilde anti-kürt olmak..

‘Cumhuriyet için gerekirse demokrasi ve özgürlükler feda edilir’ aklına dayalı bu anlayış, gerçekte kemalizme atfedilen devrimler ve reformlar ya da cumhuriyetin kazanımlarının tasfiyesinin gerekçesi oldu. İslami hareket ve iktidarıyla bu kafayla mücadele edenler, keskin laikçiler şimdi onun destekçileri oldular. Hem Cumhuriyet hem de varolan demokrasi ve laiklik tasfiye edildi. 1960’larda kurulan Parlamenter demokrasi, 12 mart ve 12 eylül darbeleriyle budandı, dayandığıı anayasa ilga edildi; 20 Temmuz sivil darbesiyle de tabutuna çivi çakıldı.

Böyle giderse, başta CHP olmak üzere bütün muhalif partilerin yok edileceği kesindir.

**

Sonuç olarak, normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarıyan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak bunun da, daha önceden parti içinde yeni bir hareketin zuhur etmesine bağlı olduğunu kaydetmek gerekir. ‘Sol cesaret’ bildirgesi iyi güzel de, son dakika hamlesi.. Muharrem İnce'ye gelince.. Kurultaydaki konuşması, dokunulmazlıkların kaldırılması ile ilgili parti yönetimini eleştirmesi ve bu çerçevde -çok yüzeysel de olsa- kürt sorununa değinmesi elbette kayda değer. Ancak genel başkanlığa ikinci kez aday olacağını son günlerde açıkladı. Politik perspektifini de kamuoyu ile paylaşmadı.. Sayek ve Cihaner gibi, hiç değilse bir bildirge yayımyalabilirdi.. Yani anamuhalefetin, kendi iç muhalefetinde de yetersizlik var..

İşte bu nedenle CHP’deki sosyal demokratların, solcuların büyük bir sorumluluğu var. Mücadeleyi sadece parti içinde, parti meclisinde değil, kitlelerle, toplumsal dinamiklerle birlikte daha etkin bir şekilde sürdürmek.. Yönetimi tutarlı, cesur ve radikal bir muhalefet çizgisine zorlamak..

CHP, ya demokratik ve eşitlikçi bir cumhuriyetin kurulmasında öncü bir rol oynamayı vaad eden bir politik strateji geliştirecek ya da faşist diktatörlüğün işini kolaylaştıran şimdiki belirsiz, kaypak ve ürkek çizgisiyle kendi sonunu da getirecektir.

Tehlike ve imkanın belirginleştiği bir eşikte başka yol yoktur.

Ya cumhuriyeti yıkıp siyasal islama teslim eden şovenist, yayılmacı, işgalci faşist cepheye teslim olacak, ya da kurtuluş savaşındaki gibi, bir ittifak politikasını hayata geçirerek demokratik halk cumhuriyetinin inşasına katılacaktır.. Çünkü, hem ülkede demokrasiyi kuracak, hem de bölgede barışın yolunu açacak bu ittifaktır.

———————————————

*Yön, Sayı 194, 16 Aralık 1966, bknz: http://www.politez.com/detail/endiseli-/947/kurt-meselesi-dogan-avcioglu

**CHP Genel Sekreteri (Katib-i Umumi). İtalya'daki Benito Mussolini ve Almanya'daki Adolf Hitler rejimlerine yakın bir siyaseti savundu. 1936'da Faşizmi incelemek üzere Başvekil İsmet İnönü tarafından İtalya'ya gönderildi.  Dönüşünde yazdığı TBMM üzerinde bir "Faşist Konsey" kurulmasını öngören raporu onaylayıp imzalaması üzerine cumhurbaşkanı Atatürk "Başvekil hazretleri anlaşılan yorgunluktan, önüne gelen raporları okumadan imzalıyor!" dedi ve kararı reddetti. İnönü bu değerlendirmeye "Koskoca memleket rakı sofrasından mı idare edilecek?" diye yanıt verince aralarında gerginlik çıktı. Recep Peker, hemen ertesi gün CHP'nin "Katib-i Umumi"lik görevinden azledildi. 

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  2. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  3. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  4. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  5. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  6. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  7. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  8. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  9. 15 Aralık 2016
  10. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  11. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  12. 14 Haziran 2016
  13. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  14. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  15. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  16. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  17. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  18. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  19. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  20. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  21. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  22. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  23. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  24. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  25. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  26. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  27. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  28. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  29. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  30. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  31. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  32. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  33. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  34. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  35. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  36. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  37. 25 Haziran 2013
  38. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  39. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  40. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  41. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  42. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  43. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  44. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  45. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  46. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  47. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  48. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  49. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  51. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  52. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  53. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  54. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  55. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  56. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  57. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  58. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  59. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  60. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…