Korona ile Mücadelede iktidara güvenmeli miyiz?

Rahmi Yıldırım

25 Mart 2020
Korona ile Mücadelede iktidara güvenmeli miyiz?

İktidarın sınıfsal ayrımcılığına, güvenilmezliğine karşın, salgını en az kayıpla atlatmak için yurttaş olarak üzerimize düşeni yapmaktan, kendi göbeğimizi kendimiz kesmekten başka çaremiz yok.

Koronavirüsün ülkemize de geldiğinin resmen kabul edilmesinin üzerinden hayli zaman geçti. Teşhis konan hasta ve ölü sayısı geometrik hızla artıyor.

Salgınla mücadelede herkese görev düşüyor. Tek tek yurttaşlar, Sağlık Bakanlığı’nın ve sağlık meslek örgütlerinin önerilerine, kararlarına uymakla yükümlüler. Yaşlılar sokakta ısrarlılar, gençler asker uğurluyorlar, güneşli havayı değerlendirmek isteyenler oluyor, karantinadan kaçanlara rastlanıyor ama  açıklanan önlem ve önerilere ülke genelinde uyulduğu gözleniyor. Bazı Avrupa ülkelerindeki gibi yaygın bir panik havasının olmadığı söylenebilir. En azından marketlere hücum yok, tedarik amacıyla yapılan alışverişler absürt stokçuluk düzeyine varmıyor. Sokağa çıkma yasağı yok ama çalışmak zorunda olanlar dışında büyük çoğunluk gönüllü ev hapsine girdi. Evde kalmak istemeyen yaşlılara da sokağa çıkma yasağı geldi. Sosyal hayatımızın belki de en hassas noktasını oluşturan ibadete gecikerek de olsa kısıtlama getirilmesine dindar çoğunluğun itiraz etmemesi ayrıca kayda değer.

Salgınla mücadelede yurttaşlar üzerlerine düşeni yaparken, öncelikli görev ve sorumluluk elbette iktidara düşüyor. Ancak toplumun en az yarısının iktidara güvenmediği tahmin edilebilir. Çünkü iktidar, güveni hak edecek bir politika izlemiyor.

Korona sağcı-solcu, laik-dindar, zengin-yoksul ayırt etmiyor ama iktidar ayırt ediyor; böyle bir sorunda bile ayrımcı davranmaktan geri durmuyor. Örneğin, salgına karşı eylem planını kararlaştırmak üzere Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında eşgüdüm toplantısı yapılıyor. Toplantıya çağrılanlar arasında sağlık meslek kuruluşlarından kimse yok. AKP yöneticileri de katılıyor ama başka hiçbir partiden temsilci yok. Açıklanan kararların özü de, emeği ve halk sağlığını değil, sermayenin çıkarlarını önceliyor. Özetle toplantının bileşimi ve alınan kararlar ülkenin ve halkın tamamını temsil etmiyor. Bu durumda, diğer ortak sorunlardaki kutuplaşmaya paralel olarak, toplumun en az yarısının iktidara güvenmemesi ve tepki duyması son derece doğal ve haklı!

***

AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın toplantıda alınan kararları açıklarken kullandığı üslup da hayli sorunlu. Erdoğan aynen şöyle dedi: “Virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler, yalan haberlerle milletimizin moralini bozmaya, kaos çıkarmaya çalışanlar da çıktı.

İnsanın inanası gelmiyor böyle hasta ruhlu kişilerin var olabileceğine ama Erdoğan var olduğunu söylüyor. Erdoğan devlet başkanı, üstelik Müslüman adam, yalan söyleyecek değil herhalde. Gerçi doğruluğu kuşkulu, apaçık hilafı hakikat çok şey söyledi. Örneğin, seçimler öncesinde 28 Nisan 2018’de İzmir’de “Yahu bundan 15 sene önce şu koskoca İzmir’in doğru dürüst bir havalimanı var mıydı?” diye sordu ve kendisi yanıtladı: “Ya biz geldik, Adnan Menderes Havalimanı’nı yaptık.” Oysa yapımına 1984 yılında başlanan Adnan Menderes Havalimanı 1987 yılında Turgut Özal tarafından açılmıştı.

Aynı seçim kampanyasında, 27 Mayıs 2018’de Isparta mitinginde, “Üniversiteyi Isparta’da kim kurdu? Biz kurduk” dedi Erdoğan. Oysa Isparta’daki Süleyman Demirel Üniversitesi 1992 yılında Süleyman Demirel tarafından açılmıştı.

Aynı seçim kampanyasında, 1 Haziran 2018’de “Adıyaman’da havalimanı var mıydı? Biz yaptık biz.” dedi Erdoğan. Oysa, Adıyaman Havalimanı 1998 yılında hizmete girdi; 2001 yılına kadar hizmet verdi. Ancak Türk Hava Yolları 2001’de Adıyaman’a seferleri durdurdu; 2005’ten sonra yeniden başladı. Erdoğan’ın “Biz yaptık biz” dediği havaalanı değil, yeni terminal binasıydı; 2013’te Erdoğan tarafından açıldı.

Erdoğan bir keresinde de ekranda 1980 öncesini anlatırken şöyle konuşmuştu: “Büyük kızım bana serzenişte bulundu. Serzeniş eve niye geç geldin anlamında değildi. Tabii bize hasret, ben de onlara hasretim ama verdiğimiz mücadele zaman ayırmaya fırsat vermiyor. Geceleri bir iki gibi geliyoruz eve. O zaman da mücadeleler şimdiki kadar rahat değil. Ve bir gece yatak odamızın kapısına büyük kızım Esra ufak bir pusula asmış. Babacığım bir geceni de bize ayır! Duygulandım tabii.” Erdoğan böyle dese de 1980 öncesinde Esra’nın böyle bir not asması olanaksız. Çünkü, Esra 1983 yılında doğmuş. Kendisinden büyük abilerinin o notu astıkları ve Erdoğan’ın yanlış anımsadığı düşünülebilir ama bu da olanaksız. 1979 yılında doğan Burak ile 1980 doğumlu Bilal, babalarına böyle serzenişte bulunup kapısına not asmış olamazlar herhalde.

Erdoğan’ın bunlara benzer çok söylemi var. Biri var ki, unutulacak gibi değil. O da, 2013 yılında Taksim Gezi Parkı Direnişi sırasında, Kabataş’ta başörtülü bir kadına 70-80 kişilik bir topluluğun tacizde bulunduğu iddiasıydı ki, hâlâ ısrarla yineliyor. İddia çok vahimdi ama AKP medyasının da iddiayı gerçekmiş gibi köpürtmesine karşın Allah’tan dindar çoğunluk iddiayı inandırıcı bulmadı. Yoksa ülke geneline yayılabilecek bir çatışmanın fitili ateşlenmiş olabilirdi. Soruşturma aylar sürdü. Binlerce saatlik kamera kayıtları titizlikle tarandı; iddiayı doğrulayacak bir görüntü bulunamadı. O saatte Kabataş’ta olan kişiler de telefon sinyal bilgilerinden saptanarak ifadeleri alındı, iddianın ilk sahibi kadınla yüzleştirildiler. Kadın kimseyi teşhis edemedi. Gezi Direnişi soruşturmasında neredeyse uçan kuşları bile suçlayan savcı, Kabataş iddiasını iddianameye koymadı…

***

Devlet yöneten bir siyasetçi hesabına hiç de hoş olmayan bunca deneyime karşın AKP Genel Başkanı Erdoğan bugün, “Virüs ülkemize gelmekte niye geç kaldı diye dizlerini dövenler” bulunduğunu söylüyor.

Dediğim gibi, bu gibi ruh hastalarının var olabileceğine insanın inanası gelmiyor. Devletin bütün istihbarat olanakları elinde olduğuna göre Erdoğan söylediklerini iddia olarak bırakmamalı, somut konuşmalı; bu ruh hastalarını toplum vicdanında hep birlikte lanetleyip mahkûm etmeliyiz değil mi? Ama sanmıyorum ki, Erdoğan ortaya attığı iddiayı kanıtlasın. Geçmişteki gibi Erdoğan iddiasını kanıtlamaz ama besleme kalemler köpürttükçe köpürtürler.

Besleme kalemlerin son birkaç gündür yazdıkları ortada. Örneğin, yazılarını lağım çukurunda çıkaran personel, muhalefetin tamamını “Ölü sayısı on binlere vursun ki hükümet yıkılsın...” beklentisi içinde olmakla suçluyor ve küfürlerini sıralıyor. Sonra muhalif yazarların “On binlerce ölü varmış ama gizli tutuluyormuş” diye yazdıklarını öne sürüyor ve ekliyor:  “Üzüntüleri, Niçin İtalya kadar olamadık? Olsa, onlar da mutlu olacaklar.

Bir başkası, Türk Tabipler Birliği’ni (TTB) hedef tahtasına koymuş, teröre destek verdiğini, ayaklanma çağrısı bile yaptığını ama tıpla ilgili hiçbir konuda gündem olamadığını öne sürüyor ve ekliyor: “En azından kendi mesleklerine saygılı olmalarını beklerdik. O da yok. Duyduklarına göre vaka sayısı on binlerce ve devlet bunu saklıyor.

Bir başkası TTB’yi dedikoduculukla suçluyor, doktorları tepki göstermeye çağırıyor: “Başta Sağlık Bakanı Fahrettin Koca olmak üzere sağlık camiası canını dişine takarak inanılmaz bir mücadele verirken, o camianın sivil toplum örgütü TTB dedikodu yapar gibi şöyle bir açıklama yapabiliyor: ‘Aldığımız duyumlara göre çok sayıda ölüm var...’ Dünya bu ülkenin aldığı önlemleri, sağlık alanındaki hazırlığını gıpta ile izlerken, doktorlarımızın buna sessiz kalmaması gerekir.

Sadece bu üçü değil, neredeyse tamamı, muhalefete ve biat etmeyen demokratik kitle örgütlerine aynı kin ve nefret duyguları içinde yazıyorlar. Bunlarda gazetecilik meslek ahlakını aramak boşuna, iftira atmaktan, yalan yazmaktan hiç utanmıyorlar.

Bu vesileyle belirtmiş olalım, TTB’nin korona ortaya çıktığından bu yana yaptığı çalışmaları ve önerileri, kendi web sayfasından ve sosyal medya hesaplarından öğrenilebilir. TTB, korona ile mücadele önlemlerini çok önceden önermiş; iktidar hep gecikerek davranmış. TTB, “Vaka sayısı on binlerce ama devlet gizliyor. Duyumlarımıza göre çok sayıda ölüm var.” diye bir açıklama yapmış değil. TTB her defasında kriz yönetiminde görev almayı önermiş ama iktidar kabul etmemiş; sadece TTB’nin değil, sağlık alanındaki hiçbir sivil örgütün sürece katılmasını istememiş.

Sağlık alanındaki en yetkili sivil örgüt konumundaki TTB’nin ve öteki sivil örgütlerin iktidar tarafından dışlanması ve hedef tahtasına konması nedensiz değil. AKP iktidarı denetlenmeye, eleştiriye, saydamlığa tahammülsüz; halk sağlığını ve sağlık emekçilerini değil, kendi sağlık nurjuvazisini önemsiyor. Kur’an-ı Kerim’de de şöyle buyuruluyor: “Onlar, yalanı çok dinleyen, haramı çok yiyenlerdir.” (Sofra/Maide, 42)

Peki bu sınıf ayrımcı politika, korona ile mücadelede bizi başarıya götürür mü? İktidarın oluşturduğu Bilim Kurulu’nun üyesi Prof. Dr. Alpay Azap’ın söyledikleri bu sorunun yanıtı niteliğinde: “Türkiye kritik olgu eşiği olan 100’ü geçti. Az test yaptığımızı, hastaların %20'sinin hastaneye gelip tanı aldığını düşünürsek, kritik eşiğe günler önce ulaşmış olmamız da olası. Hong Kong, Singapur olma şansımızı kaybettik. Bundan sonra tüm enerjimizi İtalya olmamaya harcamalıyız.”

İktidarın sınıfsal ayrımcılığına, güvenilmezliğine karşın, salgını en az kayıpla atlatmak için yurttaş olarak üzerimize düşeni yapmaktan, kendi göbeğimizi kendimiz kesmekten başka çaremiz yok. Kendi göbeğimizi kendimiz keserken iktidarın ayrımcı politikalarını teşhir etmekten de geri durmayacağız.

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Uğurlar Olsun Erbil Ağabey
    Ardları sıra ağlanası dostlar toprağa düşmek için birbirleriyle yarışıyorlar sanki.  Erbil Tuşalp de son nefesini verdi, beyaz atına binip gitti işte.  Üzgünüm, yaslıyım.  ***  Erbil ağabeyin 1945’te başladığı yaşam yolculuğunda ilk…
  2. Hangisi vatansever? Vahdettin mi, Atatürk mü?
    Bir 17 Kasım günü İngiliz zırhlısıyla ülkeyi terk eden Padişah Vahdettin'in hain olup olmadığı tartışmasını Bülent Ecevit başlattı. Vahdettin’le uzaktan akraba olduğunu söyleyen Ecevit’e göre, “Vahdettin, Kurtuluş Savaşı’na açıktan olmasa…
  3. Bağımsızlık, demokrasi, sosyalizm mücadelesinin simgeleri
    “Tam bağımsız ve demokratik Türkiye” mücadelesinde tutsak düşen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan ve Hüseyin İnan darağacında katledileli 48 yıl olmuş.  Ruhları şad olsun! *** Denizler’i asanlar “anarşist, komünist, eşkıya” demişlerdi;…
  4. Başkasının Acısına Bakmak
    Kimi Türk ve Kürt zenginlerinin soykırım ifadesine karşı çıkmalarının maddi bir gerekçesi vardır. Çünkü, ilk sermaye birikimini gayrımüslim halkların mülklerini gasp etmekle sağladılar. Ermeni tehciri/soykırımı konusunda resmi görüş dışındaki en…
  5. Siyaset Kırkpınarında Başaltı Güreşi
    Siyasette Tayyip Erdoğan’ın fedailiği dışında bir marifeti yok. Normal koşullarda yaşıyor olsak, bir sözcükle bile adını anmaya değmez ama ne yapalım ki, İçişleri Bakanı olarak hayatımızı etkiliyor. Birkaç cümleyle de…
  6. Nasıl Güzel Bir İnsan Yitirmişiz
    Corona felaketinde bile Muaviye torunları ayrımcılık yapıyorken, Meslek örgütleri Bilim Kurulu’na çağrılmayan doktorlarımız, sağlık çalışanlarımız hayat kurtarıyor, bedelini de canlarıyla ödüyorlar... Kendi canlarını ortaya koyarak, başkalarının canlarını kurtarmak için mücadele ederken…
  7. Galiba sürü bağışıklığı politikasının denekleriyiz
    “Gerekirse Suriyeliler için 40 milyar dolar daha harcarız, gerekirse Kanal İstanbul’u devlet yapar” diyordu; şimdi vatandaştan para dileniyor. AKP iktidarı kendi yandaşlarını bir şekilde korurken, adını koymadan sürü bağışıklığı politikası izliyor.…
  8. Corona ile mücadele bahane, felaketi fırsata çevirme şahane
    AKP Genel Başkanı, ekonomi düzleminde alınan kararları açıklarken de 1400 yıl önceki tavsiyelerden, hadislerden, beş vakit abdest almanın öneminden söz ediyor ve nihayetinde Allah’ın takdirinden kaçılamayacağını vurguluyordu. Coronavirüs olarak adlandırılan…
  9. 'Mehmetçik' gazeteciden 'Mümin' gazeteciye SETA andıcının analizi
    Biz gazetecilerin başında yeterince bela var. Kölece çalışma koşulları, sosyal güvence yokluğu, sendikasızlık, işsizlik, sansür, patron baskısı, iktidar zulmü, hapislik, örgütlü mücadele eksikliği… Ahlak coğrafyasındaki negatif koordinatıyla SETA (Siyaset Ekonomi…
  10. Kanlı Pazar'ın provokatörü Mehmet Şevket Eygi'nin ardından
    Kanlı Pazar’ın provokatörü Mehmet Şevki Eygi (MŞE) 86 yaşında toprağa girdi. Tabutunu AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan da omuzlamış. Erdoğan mesajında Eygi’ye “Ülkemizin yetiştirdiği en önemli mütefekkir ve münevverlerden…
  11. Deniz Gezmiş terörist miydi?
    Balıkesir adliyesinde çok ilginç bir dava görülüyor. Davanın konusu Deniz Gezmiş’i övmek. Sanık sandalyesinde 26’ncı dönem CHP Balıkesir Milletvekili Mehmet Tüm var. Tek sayfalık iddianameye göre Mehmet, partisinin Balıkesir Altıeylül…
  12. Esra ile Berat'ın düğünü
    Yunan filozofu Sokrates ve karısı Ksantippe bir türlü geçinemezlermiş. Tarihçiler geçimsizlikte asıl kabahatlinin Ksantippe olduğunu söylüyorlar. Ansiklopedilerde Ksantippe maddesinin karşısında aynen, “Sokrates’in şirretliği ve hırçınlığıyla ünlü karısı” diye yazıyor.  Karı…
  13. Erdoğan'ın arkasında 'eşşek' gibi saf tutmak
     Akit adında bir medya mecraı var. Medya ifadesi sözün gelişi. Akit, bilinen anlamda medya mecraı değil. Mütedeyyin, dindar kimlikle gazetecilik yapma iddiasına karşın Akit köktendinci siyasal İslam’a özgü ahlaksızlıkların ve pisliğin ortaya saçıldığı bir…
  14. Elitist faşizmden lümpen faşizme
    ''Sağlıklı toplum, bayrağı bayrak yapmak için kan değil, alın teri dökmenin daha akıl kârı olduğunu bilir…'' Bir 23 Nisan Çocuk Bayramı daha geride kaldı.  Çocukların sevinci, neşesi okul bahçeleri ve…
  15. Beka meselesi değil, Kürt meselesi
      Tam 62 yıl önceydi; yani 1957 yılıydı. İktidarda Demokrat Parti DP, muhalefette CHP vardı. Ekonomik ve siyasi kriz baş göstermiş, DP erken seçim kararı almıştı. DP liderleri Celal Bayar…
  16. Yeni Zelanda katliamı da mı Allah'ın lütfu?
    Sahi Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki Türkiye, Suudi Arabistan ile birlikte İslam Ordusu’nun kurucuları arasındadır değil mi? Son yirmi yılda Afganistan’da, Irak’ta, Suriye’de, Libya’da, Yemen’de İslam coğrafyasını çiğneyen Haçlı çizmelerinin ortağı,…
  17. Bangır bangır ezan terörizmi
    Kimse ezana saygısızlık etmemişken “ezanı ıslıkladılar” diye iftira atmak, “Ezana saygı göstermeyenlere milletimiz sandıkta gereken cevabı verecek” söylemiyle insanları ezan üzerinden ayrıştırmak ve cepheleştirmek de ilkelliktir, densizliktir, barbarlıktır!!! HAVALAR düzeldi…
  18. Tunç Soyer'in babası zalim, ya Erdoğan'ın ataları?
    ''Recep Tayyip babasını üzdüğü zaman inanılmaz bir şey yapardı, Reis Kaptan’ın ayakkabılarını öperdi. Bunu gören Reis Kaptan sakinleşir, gözlerinden yaşlar süzülür, bütün çocuklar da babalarıyla birlikte ağlardı.” Kim ne derse…
  19. Ekonomi Tıkırında!
    Ekonomi Tıkırında!
    21 Şubat 2019
    Kişisel görüşüm, AKP hükümetinin dramatik bir oy kaybına uğramayacağı yönünde. Öyle bir seçmen kitlesi ki, ekonomik krizden ve hayat pahalılığından bile iktidarı değil muhalefeti sorumlu tutmaktadır. Döviz kurları düşüşte, faiz oranları…
  20. Cumhuriyet ordusu'ndan NATO ordusuna
    1950-1987 arasında ABD Türk subaylarının Amerika’da eğitim ve talimleri için toplam 133 milyon dolar harcadı. ilk 16 kişilik kafilede, Daniş Karabelen ve Alparslan Türkeş de vardı. 1952’de NATO’ya katıldıktan sonra Tuğg.…
  21. Türk sağının ve İslam'ın Maduro aşkı
    Meğer, Türk sağcıları ve İslamcıları da Latin Amerika’ya ne kadar ilgiliymişler ne kadar da antiemperyalistmişler! Trump sanki Türkiye’yi hedef almış; ABD’ye ve Trump’a veryansın edip Maduro’ya sahip çıkıyorlar! Öyle ki,…
  22. 12 Eylül darbesini kimin çocukları yaptı?
    Amerika’ya aşk bahsinde askerler sivillerden geri kalmadılar; hatta askerlerin Amerika aşkı sivillerin Amerika aşkından daha derindi, daha tutkuluydu denilebilir. Örneğin Kenan Evren.. “Milli Şef” İsmet İnönü’nün imzaladığı ikili anlaşmalarla açılıp Amerika’ya…
  23. Büyük Ortadoğu Projesi'nin Eş başkanı Erdoğan
    Önceki yazılarda Adnan Menderes ve Fatin Rüştü Zorlu’nun, Necip Fazıl ve Said-i Nursi’nin, Süleyman Demirel, Turgut Özal ve Tansu Çiller’in Amerika’ya aşklarından dem vurmuştuk. Sıra geldi Recep Tayyip Erdoğan’a. “Milli…
  24. Beyaz Saray'da Görücüye Çıkan Sarışın Güzel Kadın
    Amerikalıla bile, Sarışın Güzel Kadın’ın Saksafoncu Clinton’ı etkileme olasılığından korkuyordu. --Daha önce uzun yıllar Amerika’da yaşayan Çiller, Başbakan sıfatıyla yapacağı ilk ABD ziyaretine büyük önem veriyordu..Ziyaret öncesinde medya camiasında Çiller’in…
  25. Türk Sağının ve İslam'ın Amerika Aşkı-2
    “Milli Şef” İsmet İnönü’nün imzaladığı ikil anlaşmalarla açılıp Amerika’ya uzanan dikenli aşk yollarında nice siyasal liderler ve İslamcı inanç önderlerinin gelip geçtiğinden söz ediyorduk. Önceki yazıda Adnan Menderes ve Fatin…
  26. Türk Sağının ve İslam'ın Amerika Aşkı
    Menderes, Bayar ve Zorlu’nun Amerikan uşaklığını vatanseverlik olarak propaganda ettikleri yıllar, kapitalist blok ile sosyalist blok arasında Soğuk Savaş yıllarıydı. İki blok arasındaki Psikolojik Savaş’ın en çetin ideolojik muharebesi dini inanç cephesinde…
  27. Maganda politik
    Maganda politik
    20 Eylül 2018
    Bir dünya şampiyonluğu haberiydi. Haber, gazete sayfalarında “Türkiye maganda liginde şampiyon”, “Türkiye 'dünya maganda ligi'nde zirvede” başlıklarıyla yankılanmıştı (4 Ocak 2006 tarihli gazeteler). Habere göre, ABD’de kurulu Ateşli Silahlardan Korunma Merkezi Ajansı bir…
  28. Oyum Tayyip'e!
    Oyum Tayyip'e!
    20 Haziran 2018
    Bu seçimde Recep Tayyip Erdoğan’a ve partisine oy vermek düşüncesindeyim. “Neden? Yeni mi aklın başına geldi?” diye sorarsanız. Evet! Çok şükür, nihayet aklım başıma geldi, Tayyip’e oy vermek istiyorum! Her…
  29. Seçimler, Sosyalistler ve HDP
    24 Haziran seçimleri, İslamcı faşist diktatörlüğü tökezletmek geriletmek yolunda yeni bir fırsat olduğu kadar sosyalistler için de en geniş kitle içinde çalışabilme, sosyalist hareketin zafiyetlerini gözlemleme zeminidir. Belirtmeye gerek yok,…
  30. Vicdan yoksulu siyaset ve yargı
    Siyaseten girmedik delik bırakmayan Doğu Perinçek, Türkiye’de yargının hiçbir zaman AKP dönemindeki kadar iyi işlemediğini söylemişti. Öyle çok uzak bir geçmişte değil, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Adalet Yürüyüşü’nü eleştirirken,“Türk…
  31. Türklük Sözleşmesinin güncel krizi
     Barış Akademisyenleri Bildirisi’ni imzaladığı için KHK ile üniversiteden atılan Yrd. Doç. Dr. Barış Ünlü, Türkiye’nin Gayrimüslimler ve Kürt sorunları odaklı son iki yüz yıllık tarihini ‘Osmanlılık’, ‘Osmanlılık Sözleşmesi’, ‘Müslümanlık’, ‘Müslümanlık…
  32. Kürt rüyası
    Kürt rüyası
    19 Mart 2018
    Kelt Rüyası’nı okurken bir an, Kürt coğrafyasında 90 yıldır terennüm edilen bir ağıtın dizeleri aklıma geldi: “Süngü uçlarında donakalmış, bebelerin son bakışları.” Yanı sıra, 30 yıl önce Halepçe katliamında elma kokulu bebeğine…
  33. Şehidimiz fakirdendi..
    Şehidimiz fakirdendi..
    14 Şubat 2018
    Savaş, mülk sahiplerinin hırsızlık ve talanla biriktirdikleri mülklerini korumak ve arttırmak için birbirlerinin gırtlağına sarılmaları ve bu uğurda mülksüzleri birbirlerini öldürmeye göndermelerinin ekonomisi ve siyasetidir. Saldırı karşısında evini, köyünü, kentini,…
  34. Afrin Afrin
    Afrin Afrin
    5 Şubat 2018
    “Yerli ve milli” savaş teknolojisi “akıllı mühimmatlar”, “terörist” ile sivil halkı kılı kırk yararcasına ayırt edecek derecede gelişmiş olmalı! Harekâtta yüzlerce sivilin katledildiğini söyleyen Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, “Terörist” diye…
  35. Diyanet'in çocuk gelinleri ve dinden özgürleşmek
    Diyanet’e göre, bulûğ, kişinin yetişkin insan statüsü kazanmasıdır; kızın adet görmesi, gebe kalabilme, erkeğin de baba olabilme çağına ulaşması demektir. İslâm hukukçularınca bulûğ çağının alt sınırı erkekler için 12, kızlar…
  36. İç Savaş fermanına karşı direnme hakkı
    İç savaş söylemi iktidar partisinin örgütüne öyle sinmiş ki, 16 Nisan 2017 referandumu öncesinde bir yerel parti yöneticisi örgütüne “referandum oylamasında başarısız olursak iç savaşa hazır olun!” diye talimat vermişti.…
  37. Tayyip Erdoğan'ın Filistin şovu
    Erdoğan ve İslam coğrafyasındaki yol arkadaşları şov yapmanın ötesinde kararlı şekilde Filistin’e sahip çıkmazlar. Kendi halklarına kötü örnek olmasın diye seküler Filistin hareketlerini zayıflatmak için Filistin’de İslamcı hareketleri teşvik ettiler. Bunun…
  38. Delilsiz Hükümlerle Asılanlar
    İbrahim Çiftçi, kontrgerillanın peşine düşen Savcı Doğan Öz’ü 1978 yılında öldürmekten yakalandı, soruşturma savcılarına verdiği ifadede suçunu itiraf etti. Suçu sabit görülmesine karşın asılmayan İbrahim Çiftçi cezaevinden çıkar çıkmaz öğretmen yardımlaşma…
  39. Hızlandırılmış zabit eğitimi reformu
    Gurur duydum, bir teğmenin bu kadar kısa sürede yetişmesini sağlayan eğitim inkılabını başarmış olmamızdan. En kalbi duygularla alkışladım Başkomutanımızı, bu mucizevi reformu hayata geçirmesinden dolayı. Kim bilir Amerikalısı Fransız’ı Rus’u…
  40. Fahişeler ve gazeteciler
    Fahişeler ve gazeteciler
    29 Kasım 2017
    Fahişelik denilince tarihteki ilk meslek olduğu söylenir ve akla hep belirli bir cinsiyet gelir. İnsan türünün sınıflara ayrışmasından bu yana baskı altında olan kadının cinsiyetinden üretilmiş bu kavram hiç de…
  41. Atatürkçü Tayyip'ten marksist Tayyip'e!
    Naçizane derim ki, Atatürk açılımı yaparken “söylemi Marksist” diyerek aşağılayan AKP Reisi bir gün bakarsınız Marksizm açılımı da yapıverir. Marksizm açılımına kanacak sosyalist sağlaklar da mutlaka çıkar; 2010 referandumunda çıktığı…
  42. Devrimlerin Devrimi
    Devrimlerin Devrimi
    9 Kasım 2017
    İnsanlık tarihindeki en büyük devrim, 7 Kasım 1917 (Jülyen takvimine göre 25 Ekim) günü Rusya’da gerçekleşti. En büyük devrimin 100’üncü yıl dönümüdür, anısı önünde saygıyla eğilme ve yeniden ayağa kalkma…
  43. İkinci 'İstiklal Harbi'nin başkomutanı Erdoğan!
    Son yılların revaçta yakıştırması, “İstiklal Harbi Başko­mutanı Tayyip Erdoğan”. Durduk yerde yakı­ştırılmadı. “Ne istediyse verdiği” yol arkadaşının 17­/25 Aralık yumruğuna maruz kalınca, kend­isi “İkinci İstiklal Harbi” başlattı. İstiklal Harbi(!) dört…
  44. Tayyip Erdoğan da metal yorgunudur
    Her kul gibi RTE de çok yoruldu hem de çok metal yoruldu. O yorgunlukla yaptığı hataların işlediği günahların sonu gelmiyor. Her biri diğerinden vahim hatalarının haddi hesabı yok.   Metal yorgunluğu,…
  45. Nuriye Semih ölmemeli!!!
    AK darbeciler dünya yıkılsa onları işlerine iade etmeyecek. Çünkü çok günah işlediler. 12 Eylül faşizminin işten atıp açlığa mahkum ettiği insan sayısı binlerle ifade ediliyordu, bugün yüz binlerce kişi sokağa atıldı.…
  46. Tayyip Erdoğan için endişeliyim: Keşke Amerika'ya gitmeseydi!
    ''Kur’ân-ı Kerî­m’de açıkça buyruldu­ğu üzere “Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır” (Âl-i İmrân 54, Ga­nimet 30), “Allah daha çabuk tuz­ak kurar” (Yûnus 21) da, yür­eğim rahat değil; Re­is’in başına bir hal…
  47. Seyahatname-i Rahmi Çelebi: Yosemite'nin Gözyaşları
    Doğa harikası Yosemite Vadisi’ni, soykırım ve işgal acısını yüreğimizde hissederek dolaştık. Gençliğimizde kitap dünyamızı işgal eden Amerikan çizgi romanlarında Kızılderili kabilelerinin vahşi olarak resmedilip şeytanlaştırıldığını anımsadık   Yosemite Parkı yüzlerce…
  48. Seyahatname-i rahmi çelebi, Amerikanın yeniden keşfi!
    Amerika’ya ilk yolculuğum 30 Mayıs 2013 günü başlamıştı. Üç hafta süreyle telefon kapalıydı, gazete televizyon sosyal medya boykotundaydım. Döndüğümde ne göreyim, Türkiye Gezi Direnişine sahne olmuş, memleket altüst olmuş. On…
  49. Haram para ile hac!!!
    Haram para ile hac!!!
    7 Ağustos 2017
    15 Temmuz saat 22.00’de Mehmet Görmez MİT Müsteşarı ile akşam yemeğinde. Darbe girişiminin parçası olarak MİT Müsteşarı’na saldırı bekleniyor. Nihayet, dönemin moda haline gelen tarzıyla Mehmet Görmez de darbe girişimini…
  50. Rojova Kürtleri düşmanımız değildir!
    ABD Başkanı Donald Trump, IŞİD’in başkenti Rakka’ya yönelik kara harekâtı için yerel müttefik olarak Türkiye’yi değil, Suriye sınırları içindeki Rojava Kürtlerini seçti. Trump’ın kararı Türkiye ile ABD arasında yeni bir…
  51. Ankara'da hakimler yokmuş!
    12 EYLÜL DARBE DAVASI TİYATROSUNDA PERDE KAPANDI ''Darbenin ruh ikizi ve mirasçısı parti, devlet eliyle zorunlu din dersini yaygınlaştırarak, darbecilerin dayattığı İslam-Türk sentezini daha da tahkim eden, sendikaları ve meslek…
  52. Aşık Peygamber'den aşık imama insanlık halleri
    Elbeyli Köyü İmamı Mustafa, talihsizdir. Asrı saadette yaşamış olsa, aşkından dolayı kınanmazdı herhalde. Buhari’nin naklettiği rivayete göre, o asır ki, Medineli ensar Mekke’den gelen muhacir kardeşine, “Bak, iki karım var,…
  53. 15 Temmuz kontrollü bir darbe miydi?
    15/16 Temmuz gecesi kâbus gecesiydi. Ülke iç savaşın eşiğine geldi, F tipi darbe girişimi bastırıldı, iç savaş savuşturuldu (belki de ertelendi), 248 insan canından oldu. O gece insanlar can verirken,…
  54. Peygamberler Günahsız masumlar mıdır?
    Hz. Muhammed, günah işlemiş olabilir mi? Yanıtı Kur’ân-ı Kerim’de --“Ey Muhammed! Sabret. Allah’ın va’di şüphesiz gerçektir. Günahının bağışlanmasını iste. Akşam-sabah Rabbini hamd ederek tespih et.”  Toprağı bol olsun, Georgi Dimitrov…
  55. 'Dileeeeek, Dilek... Oy Dilek!'
    Tarih 18 Ekim 2015. Polis eve baskın yapıyor. Evin kızı Dilek, polislere galoş giymelerini ihtar ediyor. Tüfekli bir polis Dilek’i vurup öldürüyor. İnternete yeni düşen kayıtta, kamerayı kullanan teknik polis…
  56. Erdoğan: Fetullah'ın din kardeşi Bahçeli'nin ülküdaşı!
    Tek adam diktatörlüğü için yürütülen referandum kampanyası, siyasal İslam’ın ne denli iki yüzlü, ahlak ve tutarlılık yoksulu olduğunun son örneği olarak şimdiden demagoji tarihine geçti. Bir kere daha görülüyor ki,…
  57. Hitler ve Mussolini'den Erdoğan'a
    Almanya’da Hitler, 1933 seçiminde yüzde 34 ile hükümet kurduktan sonra Başbakanlık ile Cumhurbaşkanlığını birleştirmiş ve 1934 yılında referanduma sunmuştu. Türkiye’de Erdoğan, 2002 seçiminde yüzde 34 ile hükümet kurdu, bugün Hitler…
  58.    Referandumdan evet çıkmazsa iç savaş mı çıkacak?
    Türkiye, “içlerindeki hırsı, kini, nefreti eksik etmeyen” sadece kendisine Müslüman sadece kendisi için “demokrat” dinci kadronun yönetiminde iç savaş olasılığının ciddiyet kazandığı bir eşiğe geldi ne yazık ki. Referandum tarihi…
  59. Genelkurmay Başkanı için çok üzülüyorum!
    Hulusi Paşa’nın 15 Temmuz gecesi başına gelenler askerlik tarihinde hangi genelkurmay başkanının başına gelmiştir acaba? Aklıma bir tek 27 Mayıs 1960 gecesi genç subaylar tarafından tartaklanan Genelkurmay Başkanı müteveffa Rüştü…
  60. Otobüste linç provası: Kuran Okumak
    ''Hadi diyelim, yanıt verdim. Bu defa başka biri tekbir getirdi, bir diğeri aynı şekilde Kur’an okumaya başladı, başka birileri ilahi terennüm ediyorlar... Kavga çıkıyor. Sürücü, otobüsü karakola çekiyor. Bir iki…
  61. Referandum Hayırlı olur mu?
    Erdoğan için nihai kader oylamasına dönüşen Nisan 2017 referandumu Erdoğan’ın yenilgisiyle sonuçlanabilir. Nitekim AKP medyası ve türlü çeşitli yöntemlerle baskı altına alınan merkez medya, başkanlık projesini coşkuyla sahiplenemiyor.  Cumhurbaşkanlığı sistemi…
  62. Anayasa değişikliği intihar cellatlığıdır!!!
    Anayasa değişikliği adı altında tezgahlanan ve 12 Eylül askeri faşist darbesi kadar vahim İslamcı faşist darbeye direnmek, hayır demek insanlık ve yurttaşlık görevidir! Türkiye AKP iktidarında intihar cellatlarıyla tanıştı. Son…
  63. Erdoğan diktasına direnmek yurttaşlık görevidir
    Bir kişinin tek başına tüm devlet erklerini eline aldığı, her alanda tek söz sahibi olduğu, buna karşılık kimseye hesap vermediği yönetim modeli siyaset biliminde istibdat olarak adlandırılmaktadır.  Türkiye, anayasa değişikliği…
  64. Kayseri katliamı
    Kayseri katliamı
    19 Aralık 2016
    Ve gün gelip Kürt dağlarında kentlerinde “şehit” olan, Şehit olamadıysa sınıf kardeşlerini “ölü” ele geçirenler de onlar. Çatışmadan bir çoban çeşmesi başında karşılaşsalar, Birbirlerini “şehit etmek”, “ölü ele geçirmek” yerine Ekmeklerini bölüşecek olanlar da…
  65. Tayyip istanbul katliamına sahiden üzülmüştür!
    İstanbul katliamında can veren polislere de üzülüyoruz. Ne ki, polis bizlerle aynı duygudaşlık içinde değil. Bizler, onların gözünde düşmanız. Onlar bizleri başları ezilmesi gereken anarşistler, komünistler, solcular, dinsizler, Aleviler, Kürtler, kâfirler vs. olarak…
  66. Kürdistan Özerk Cumhuriyeti!
    Bulgaristan’da, Kıbrıs’ta, Irak’ta Türkler için istenen haklar ve statü Türkiye’nin Kürtlerinden niçin esirgenir? Kafa göz yarmadan, kana susamadan, kan dökmeden düşünmek tartışmak gerekmez mi? Yetmedi mi 40 bin tabut? Medya, Başbakan Binali…
  67. Ergenekon'dan 15 Temmuz'a medya
    AK/Saray ve Reis, dünün Ergenekoncularıyla kol kola. Bu ittifak, Cemaat’e karşı görünse de özünde iş cinayetlerine kurban giden emekçilere, işsizlere, kadın cinayetlerinin kurbanlarına, anadilini konuşmak kimliğine kültürüne sahip çıkmak istediği…
  68. Türbanla özgürleşmek veya tembelliğin güzelliği
    İslam Peygamberi’nin hanımları bile evlerinde oturmaya memur edilmişler. Bu durumda, inancını yaşamak isteyen sıradan kadın evinden çıkmayarak çok daha fazla özgürleşebilir demektir! Böylece tembellik hakkını da kullanmış olur!!!  İnsan Hakları…
  69. Devlet yönetimi Erdoğan'a bırakılamaz!
    Kendisinden hesap sorulmayıp devleti yeniden kurmasına seyirci kalındığı takdirde, Erdoğan’ın kuracağı devlet FG Cemaati yerine başka cemaatlere yaslanacak demektir. Nitekim öyle oluyor, Türk Silahlı Kuvvetleri AK Silahlı Kuvvetlere evrilip hassa…
  70. Che Guevera'nın şehrinde hüzün
    Che Guevera, 1967 yılında Bolivya dağlarında CIA’nın eğittiği Bolivyalı askerler tarafından kurşuna dizilir; mezarı 30 yıl sonra bulundu. Ancak Camillo'nun cesedi hala bulunmuş değil.. Küba gezimizde coşkuyu Havana’da 1 Mayıs’ta…
  71. Küba'nın karasabanı
    Küba'nın karasabanı
    21 Haziran 2016
    'Neden karasaban sorusunun yanıtı olarak aklımıza hemen ambargo geldi. Sosyalist blokun dağılmasıyla ülke ekonomik krize girmiş. “özel dönem” başlamış. Özel dönem ekonomisinde değil traktör veya başka tarım aletleri ithal etmek,…
  72. Küba'nın yollarında..
    Küba'nın yollarında..
    17 Haziran 2016
    'Yakın zamana kadar Mustafa Kemal Atatürk imzalı sloganlar yazılıydı lazım yerlerde. Şimdi Hadis-i Şerifler. Nereden nereye! Fidel’den sonra Küba’da neler olur, kim bilir?' Küba gezimizde Havana’dan sonra ilk durağımız Varadero…
  73. Havana'nın keşfi
    Havana'nın keşfi
    8 Haziran 2016
    El Morro kalesi Batista döneminde hapishane olarak kullanılmış. Kalenin dışında hayli yüksek bir İsa heykeli dikkati çekiyor. Heykel, devrimcilere karşı kısmi bir zaferin ardından Batista tarafından dikilmiş. Ancak İsa, heykelini…
  74. Türkiye'nin memuru işini bilir de Küba'nın işçisi bilmez mi?
    'Erdoğan Küba’da kanser tedavisi görmüş mü?' --''İzlenimlerimiz sonunda coşkuyla “İşte sosyalist Küba” diyemiyoruz. İki ayrı para kullanılıyor. İki ayrı para iki ayrı ekonomi demektir. Bu durumda CUC kapitalist Küba’nın, CUP…
  75. Havana'da güne uyanmak
    Havana'da güne uyanmak
    25 Mayıs 2016
    “Sosyalizmin son kalesi” Küba’da gördüklerimizi, izlenimlerimizi dizi yazı olarak paylaşacağımızı söylemiştik. Genel bir değerlendirmeyi dizinin son yazısında yapacağız. Türkiye’den Küba’ya doğrudan uçuş yok. İspanya, Fransa, Hollanda, Almanya, İtalya, Kanada, Rusya,…
  76. Yoklar Ülkesi Küba!
    Yoklar Ülkesi Küba!
    15 Mayıs 2016
    ADAM-DER üyeleri olarak Küba’ya gittik --Küba, farklı bir rotadan Hindistan’a gitmeye çalışırken bilmeden Amerika’yı keşfeden Kristof Kolomb’un bu yolculukta karaya ilk ayak bastığı ada. Tropik iklim kuşağındaki adanın yüzölçümü 110…
  77. Kabataş Kıyametinden Ensar sükütuna
    “Belki biz bir ölüyoruz ama en az 10 da, 20 de, 30 da onlardan öldürüyoruz. Bu şekilde devam ediyor.” diye kelle hesabı yapabilen, “Kabataş’ta başörtülü bacımın üzerine işediler” yalanıyla kıyameti kopartmasına…
  78. Emine ve Tayyip'in Harem Hayatı
    ''Kim ne derse desin, Emine Hanım laiklik mücahidesidir. Belli etmek istemiyor ama aslında Recep Tayyip de Emine gibi laikliğin yılmaz savunucusu.'' Emine Hanım da kim diye sormayın artık. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip…
  79. Müslümanları niçin öldürmeliyiz?
    “Benim hırsızım, benim rüşvetçim, benim sübyancım, benim teröristim, benim ahlaksızım iyidir, çünkü Müslümandır, iman kardeşimdir. Açıkça büyük günahlar işlese de, madem ki imanlıdır, Müslümandır, kardeşimdir.” Kendisini Müslüman sayan ahalinin çok…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…