Kılıçdaroğlu ve Temelli ‘kayyum darbesi’ için bir araya geldi!

26 Ağustos 2019
Kılıçdaroğlu ve Temelli ‘kayyum darbesi’ için bir araya geldi!

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu; HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, TBMM Başkanvekili Mardin Milletvekili Mithat Sancar ve HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan ile Tunceli Milletvekili Alican Önlü’yü kabul etti. HDP’den görüşmeye ilişkin yapılan açıklamada, “CHP heyetiyle yapılan görüşmede başta kayyum darbesi olmak üzere demokrasi ittifakı, yeni anayasa ve yargı reformu gibi pek çok konu ele alınarak değerlendirilmiştir” denildi.

HDP heyeti, Meclis’te CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’yla görüştü. Görüşmede, ‘belediyelere kayyum atanması, demokrasi ittifakı ve yargı reformu’ gibi konuların ele alındığı açıklandı.

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, TBMM Başkanvekili Mardin Milletvekili Mithat Sancar ve HDP Grup Başkanvekili Fatma Kurtulan ile Tunceli Milletvekili Alican Önlü’yü kabul etti.

Görüşmeye Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ve Grup Başkanvekili Engin Özkoç eşlik etti.

HDP’DEN AÇIKLAMA

Görüşmeye ilişkin HDP’den şu açıklama yapıldı: “CHP heyetiyle yapılan görüşmede başta kayyum darbesi olmak üzere demokrasi ittifakı, yeni anayasa ve yargı reformu gibi pek çok konu ele alınarak değerlendirilmiştir.

Karşılıklı değerlendirmelerde, Diyarbakır, Van ve Mardin Büyükşehir belediyelerine kayyım atamalarının bir siyasi darbe olduğunda hemfikir olunmuştur. Demokratik ilke ve değerleri savunan kararlı bir ortak tutumun önemine vurgu yapılmıştır. Verimli geçen görüşmede, muhalefetin ülkenin bütün önemli meselelerinde istişare içinde olmasının ve birlikte çözüm arayışının değerli olduğu belirlenmiştir.”

CHP: MİLLET İRADESİ YOK SAYILDI

CHP Parti Sözcüsü Faik Öztrak da, görüşmenin bugün gerçekleştiğini söyledi. “Saray milletin iradesini yok saymıştır. Sarayın kibir abidesi 23 Haziran’dan ders almamıştır” diyen Öztrak “Daha başkanlara mazbataları verilmeden kayyum süreci başlatıldığı açıktır. Kayyum atayacaksınız neden seçime girmelerine izin verdiniz? Bu karar hukuki değil, siyasidir. İktidar sandıkta yenildiği siyasi rakiplerini elindeki devlet gücünü terörle mücadele gerekçesiyle istismar ederek yargı kararı olmadan tasfiye etmeye kalkarsa buna en hafifinden mızıkçılık denir” yorumunda bulundu.

DARBEYİ TATİLDEYKEN ÖĞRENEN CUMHURBAŞKANI MI OLUR?

Öztrak, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun kentteki sağanak yağış sırasında tatilde olmasına yönelik ithamlarına ise “Kendileri darbe girişiminde Marmaris’te çalışma kampında mıymış? Darbe girişimini tatildeyken öğrenen Cumhurbaşkanı olur mu?” karşılığını verdi.

KILIÇDAROĞLU'NUN 'SOKAĞA  ÇIKMAYIN' ÇAĞRISINA İLİŞKİN AÇIKLAMA

Birgün’den Derviş Cemal, CHP Genel Başkan Yardımcısı, Milletvekili Doç.Dr. Yunus Emre ile CHP’nin kayyım tavrı ve Kılıçdaroğlu’nun kayyım açıklamalarına ilişkin  'CHP’nin kayyım tavrı çok eleştiriliyor. Kayyım darbesine yeterli tepki verilmediği ifade ediliyor? Kılıçdaroğlu’nun sokağa çıkmayın sözleri de büyük tepki çekti. Ne dersiniz?' sorusuna şöyle yanıt verdi:

Öncelikle Kılıçdaroğlu’nun söylediği o sözler, bütünlüklü bir konuşmanın içinden cımbızlanmış ve ilgi göreceği için manşete çıkarılmış bir cümle. Konuşmasının bütününe baktığınızda Kılıçdaroğlu’nun kayyum uygulamasına oldukça sert bir tepki verdiğini; meselenin sadece HDP meselesi olmadığını, millet iradesinin yok sayıldığını ve demokrasinin son kırıntılarının da ortadan kalktığını, AKP’nin 12 Eylül Darbesi uygulamalarını bile geride bıraktığını söylediğini görebilirsiniz. Öte yandan 15 Temmuz sonrası ortamda, özellikle de referandum ile başlayan süreçte Kemal Kılıçdaroğlu’nun ve CHP’nin izlediği bir yol, bir strateji var. Bu bilinçli ve şu ana kadar meyvesini toplayan bir strateji. Nedir bu strateji? AKP-MHP iktidarının kavgacı ve kutuplaştırıcı siyaseti karşısında Kılıçdaroğlu ve CHP bu siyaseti etkisiz kılmak için uğraşıyor. Kayyum uygulaması da bir kez daha gösterdi ki iktidar, kavga ve kutuplaştırma siyasetinin yanı sıra olayı hukuk dışı bir boyuta çekmeye çalışıyor. Önceki kayyum atamalarında da, İstanbul seçimlerinin tekrarlanması sürecinde de bunları söylemiştik. Demokrasinin bütün unsurlarını alaşağı eden AKP iktidarı, artık seçim sandığına da, vatandaşın iradesine de saygı duymadığını ayan beyan gösteriyor. Fakat demokrasi ortak paydasında birleşen muhalefet olarak daha önce de yaptığımız gibi, İstanbul seçimlerinde olduğu gibi, demokrasi ve hukuk içerisinde kalarak -ve halkın gücüne dayanarak- AKP iktidarı karşısında bu mücadeleyi verip kazanacağız. Kılıçdaroğlu’nun da ifade ettiği şey buydu.

-Yerel seçimlerde ağır bir yenilgi alan ve gücü günbegün eriyen AKP iktidarı, elindeki diğer seçenekler tükendiği için baskıyla, cebirle, hukuksuzlukla, demokrasiyi hiçe sayarak bu hegemonyayı sürdürmeye çalışıyor. Bu bağlamda muhalefetin şu ana kadar elde ettiği başarı, tam da AKP’nin bu politika ve söylemine onların istediği şekilde karşılık vermemesi sayesinde oldu. Kavgacı ve kutuplaştırıcı bir iktidarın karşısında sert tepkiler vermek, -her ne kadar kısa vadede yüreğimizi soğutacaksa da- AKP ve MHP’nin siyasi tuzağına düşmek olur ve uzun vadede muhalefetin yürüttüğü başarılı stratejiyi baltalayacaktır.

-Bu HDP, CHP meselesi değil; demokrasi meselesi, hukuk meselesi, milletin iradesinin yok sayılması meselesi. İçinde bulunduğumuz durum demokrasinin ve hukukun en temel ve birincil ilkelerinin ayaklar altına alınmasıdır. Olay şu parti, bu parti meselesinden çoktan çıkmıştır. İstanbul ve Ankara’ya sıçrayacağı endişesinden değil, Mardin’de, Van’da, Diyarbakır’da halkın iradesi gasp edildiği için mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz.

-İktidar karşısında birleşmiş bir muhalefet olduğunda ve daha da önemlisi bu muhalefet iktidarın kavgacılık tuzağına düşmediğinde, bu kutuplaştırma stratejisinin işe yaramadığını son yerel seçimlerde gördük. AKP kendi tabanının erimeye başladığını açıkça gördüğü için şu anda panik halinde. Panikle girişilen bu işin AKP’ye Öcalan mektubu meselesinde olduğu gibi zarar verdiğini göreceğiz.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…