Körfez sermayesi Türkiye'yi neden terk ediyor?

9 Temmuz 2019
Körfez sermayesi Türkiye'yi neden terk ediyor?

Londra'da yayınlanan Şarkul Avsat gazetesi, son dönemde Körfez sermayesinin neden Türkiye'yi terk etmek istediği ya da Türk emlak, finans ve perakende sektöründe yapmak istedikleri yatırım fikrinden vazgeçmek istediklerine dair bir araştırma yazısı yayınladı. 

Gazeteye göre yatırımcılar için artık uygun bir ülke olmaktan çıkaran sebepler; siyasi istikrarsızlık, ekonomik yavaşlama, muhtemel ABD yaptırımları, yasal düzenlemelerin zayıflığı ile taahhütlerin yerine getirilmemesi, Arap turistlerin karşılaştığı problemler ve Körfez hükümetlerinin uyarıları. 

Gazeteye göre yatırımcılar, yatırım ortamı konusundaki bu belirsizliklerden dolayı Türkiye'ye yatırım yapmaktan çekiniyorlar. 

Gazeteye açıklamada bulunan isminin açıklanmasını istemeyen Suudi bir işadamı, son yıllarda Türkiye'deki yatırım ortamının hızla değiştiğini, gelecek yıllarla ilgili olarak önlerini göremediklerini, bundan dolayı da ülkeyi terk etmek zorunda kaldıklarını belirtiyor.

Suudi işadamı, farklı alanlarda yatırımları olan iş adamlarının artık istikrarlı yatırım alanları ve Körfez ülkeleri ile iyi ilişkilere sahip alternatif arayışına girdiklerini de söylüyor. 

Siyasal medya uzmanlarından Profesör Abdullah bin Abdulmuhsin el Assaf ise son iki yılda Türkiye'nin maruz kaldığı siyasi, ekonomik, güvenlik ve sosyal konularla ilgili şunları söylüyor: 

“Dâhili ve harici siyasi çatışmalardan dolayı Türkiye'deki siyasi ortam güven vermiyor. Dâhili olarak iktidar partisi son İstanbul Belediye Başkanlığı seçimini kaybetti. Muhalefet güç kazanırken, AK Parti düşüşte. Partinin politikaları ve narsist hayalleri partinin popülaritesini düşürdü, pek çok sebepten dolayı yatırımcıları da kaçırttı.”

Assaf'a göre yatırımcıların kaçmasının sebepleri şunlar:

Türk Lirası’nın değerindeki düşüş, artan işsizlik, Türk finansal kurumlarının olumsuz görüntüsüne ek olarak artan suç oranları, İstanbul'un güvensiz bir şehir haline gelmesi, yatırımcıların, özellikle emlak alanında maruz kaldığı dolandırıcılıklar...

Gazete Körfez işadamları ve ekonomistleri ile yaptığı görüşmelerden sonra yatırımcıların Türkiye'den kaçma gerekçesi olan beş maddeyi şu şekilde detaylandırıyor:

Diplomatik krizler

Doğu Akdeniz'de giderek artan gerilim, ABD ile yaşanan S-400 krizi, Türkiye'yi ciddi bir diplomatik krizin eşiğine getiriyor. Türkiye komşularla sıfır sorun politikasından, komşularla pek çok sorun yaşayan bir ülke konumuna gelmiştir. 

Ekonomik yavaşlama

Türkiye geçtiğimiz yıl Ağustos ayından itibaren büyük bir ekonomik durgunlukla karşı karşıya. Maliye Bakanı Berat Albayrak, Türkiye'nin 2009'dan itibaren ilk kez ekonomik durgunluğa girdiğini itiraf etti. Bir zamanlar uluslararası yatırımcıların yükselen yıldız olarak gördüğü Türkiye 2017'de yüzde 7 büyürken, geçtiğimiz yıl ABD ile yaşanan krizden sonra bu büyüme oranı yüzde 2.6'ya düştü. Şimdi de Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Merkez Bankası Başkanı Murat Çetinkaya'yı görevden aldı ve yerine de yardımcısı Murat Uysal'ı getirdi. Ayrıca Haziran ayında ihracat ve ithalat da sırasıyla yüzde 14,2 ve yüzde 22,6 azalırken, Moody's Türkiye'nin kredi notunu Ba3'ten B1'e düşürdü. 

Amerikan yaptırımları

Her ne kadar ABD Başkanı Donald Trump tersini söylese de Türkiye'nin S-400 füze sistemlerini alması durumunda yaptırımların gelmesi ihtimali var. Bunu Amerikalı yetkililer sıklıkla dile getiriyor. 

Yönetmeliklerin kötü kullanılması ve sözleşmelere uyulmaması

Riyad Ticaret Odası Başkanı Aclan el Aclan, Türkiye'deki Suudi yatırımcıların maruz kaldığı sorunlarla ilgili çok sayıda şikâyet aldıklarını belirtiyor. Bu şikâyetler arasında tehdit, şantaj, tacizin de bulunduğunu belirten el Aclan, Suudi yatırımcıların çıkarlarının tehlikede olduğunu da iddia ediyor. 

Körfez ülkelerinden gelen turistlerin karşılaştığı sorunlar

Türkiye'deki Suudi yetkililer, vatandaşlarını pasaport ve paralarının çalınması konusunda uyarıyor.

Çeviri: Ahval

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…