AKP’nin 23 Haziran için B planı mı var?

3 Haziran 2019
AKP’nin 23 Haziran için B planı mı var?

İstanbul Beyoğlu'nda Ceylan Sarı isimli okuma-yazma bilmeyen kadına "sandık kurulu seçmen üye" kâğıdı tebliğ edilmesi, çeteci olarak nitelenip Soruşturma geçiren ilçe seçim kurulu başkanlarının YSK'nın yeniden görevlendirmesi AKP'nin İBB seçimini yine kaybetmesi halinde yeni bir iptal hazırlığı olabilir mi?

İstanbul Beyoğlu‘nda ikamet eden Ceylan Sarı isimli kadına, “sandık kurulu seçmen üye” olarak atandığına dair bir tebligat yapıldı. Ancak Ceylan Sarı’nın okuma-yazma bilmediği ifade edildi.

Okuma-yazma bilmeyen Ceylan Sarı’nın tutanaklara nasıl imza atacağı, tutanaklardaki itirazları nasıl değerlendireceği, hangi seçmenin gelip, imza atıp oy kullandığını kayıt altına alacağı ve sandık başında nasıl yemin edeceği gibi konular bilinmiyor.

NASIL SANDIK KURULU ÜYESİ OLDU?

Okur yazarlığı olmayan Sarı’nın, hiçbir partiye de üye olmadığı da ifade edilirken, sandık kurulu seçmen üye olarak nasıl atandığı tartışmaya sebep oldu. Sarı ailesinin, kendisinden habersiz bir şekilde, bir siyasi partiye üye yaptırılıp, sandık kurulu için görev verildiği iddia ediliyor.

Ceylan Sarı’nın eşi Selahattin Sarı, Odatv’ye verdiği mülakatta eşinin ev hanımı olduğunu ve okuma yazma bilmediğini belirterek, bu işin sorgulanması gerektiğini aktardı. 

BEYOĞLU 1’İNCİ İLÇE SEÇİM KURULU’NDAN CEYLAN SARI’YA GELEN TEBLİGAT

“SABAHTAN BERİ EVLERİ DOLAŞIP BU KAĞITLARI TESLİM EDİYORUZ”

Selahattin Sarı, “Biz hiçbir siyasi partiye mensup değiliz. Hiçbir yerde kaydımız da yok. Herhangi bir okulda, bir düğünde, bir dernekte hiçbir kaydımız yok, sadece seçmeniz.” diye konuştu.

Sarı, alt komşularının engelli bir oğlu olmasına rağmen o isme de aynı görevin gittiğini ifade ederken, kendisine tebligatı ulaştıran polislerin de, bu duruma isyan ettiğini ve, “Sabahtan beri evleri dolaşıp bu kağıtları teslim ediyoruz.” dediğini aktardı.

Selahattin Sarı, şunları söyledi: “Konuştum gelen polisle… Polis de, ‘abi hiç sorma kaç yere uğradım, adamın teki de benim okuma yazmam yok dedi’ diye söyledi.. Polis de, ‘Sabahtan beri evleri dolaşıp bu kağıtları teslim ediyoruz’ diyerek isyan etti duruma.”

Sarı, “Bu katakulli bir iş mi, bilmiyorum, göreceğiz. Bir önceki seçimin iptal edilme sebebi bu tip işler değil miydi?” sorusunu yöneltti.

SANDIK KURULLARI 6 ASIL 6 YEDEK ÜYEDEN TEŞKİL EDİLİYOR

298 sayılı Seçim Kanunu’na göre sandık kurullları 1’i başkan 6 asıl üye ve 6 yedek üyeden oluşuyor.

İlçe seçim kurullarınca son genel seçimlerde en çok oyu almış 5 siyasi partiden o ilçeye ait her bir sandık için 1 asıl 1 yedek üye bildirmeleri isteniyor.

Elektronik ortamda alınan bu veriler Seçim Sistemi’ne (SEÇSİS) işleniyor ve sandık kurulunun 6 üyesinin 5 tanesi siyasi partiler tarafından belirlenmiş oluyor.

SORUŞTURMA GEÇİREN İLÇE SEÇİM KURULU BAŞKANLARINA GÖREV

Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart yerel seçimlerinde görev yapan, ancak seçimlerin iptal edilmesiyle birlikte haklarında soruşturma başlatılan İstanbul ilçe seçim kurulu başkanları, seçim müdürleri ve seçim personelinin 23 Haziran’da yenilenecek seçimlerde de görev yapmasına karar verdi.

YSK’nin kararı, Şişli ilçe seçim müdürü Hatice Çelebi’nin 30 Mayıs’ta gönderdiği ve “Soruşturma geçiren ilçe seçim müdürleriyle yeniden seçime gidilecek olmasının doğru olup olmadığı” konusunda görüş talep etmesi üzerine alındı.

‘ÇETECİ OLARAK NİTELENDİRİLEN PERSONELLE SEÇİM YAPILMAYA ÇALIŞILMAKTADIR’

Şişli İlçe Seçim Kurulu Başkanı Ahmet Vedat Güneş, Çelebi’nin başvurusunu bir üst yazıyla YSK’ye gönderdi. Yazıda 31 Mart ve 24 Haziran seçimlerinde uygulanan usullerin uygulanmış olmasına karşın seçim görevlileri hakkında “hırsız, suistimalci, çeteci” gibi ifadelerle saldırlar yapıldığı kaydedildi. Seçim görevlilerinin bunların hiçbirini hak etmediği belirtilen yazıda şöyle denildi:
“Seçimin yenilenmesine karar verilmesine rağmen, bütün siyasi camia tarafından hırsız, suistimalci ve çeteci olarak nitelendirilen personelle seçim yapılmaya çalışılmaktadır. Madem bu kadar ağır suç işlemişsek, zan altındaki aynı personelle seçime gidilmesi de akıl alır gibi değildir. Aynı yolu deneyip farklı sonuç beklemenin mümkün olmadığı herkesçe bilinmektedir. Hakiminden personeline kadar bu kadar kötü niyetli olan personelin aynı işe devam etmesi büyük risk değil midir?”

YSK bu başvuru üzerine 31 Mart’ta bir toplantı yaptı. Uzun tartışmalara yol açan toplantıda kurulların oluşumu yasalarla düzenlendiğinden, yapılacak işlem olmadığına hükmedildi. YSK’nin kararında seçim müdürlüklerinin işleyişine dair hazırlanmış olan genelgeye atıfta bulunuldu ve “İlçe seçim kurulu başkanlarının ve seçim müdürlerinin görev yetki ve sorumlulukları 298 sayılı Kanunun 15 ve devamı maddeleri ile Seçim Müdürlükleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Genelge’de belirlenmiş olup, 23 Haziran 2019 tarihinde yapılacak olan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimi için ilçe seçim kurulu başkanı, seçim müdürü ve seçim personelinin görev değişikliği hususunda bu aşamada yapılacak bir işlem bulunmadığına karar verildi” denildi.

CHP Parti sözcüsü Cumhuriyet'in yayınladığı haberi paylaşarak Twiter hesabıından şu açıklamayı yaptı:

İlçe Seçim Kurulu Başkan ve müdürlerinin kusuru varsa aynı Başkan ve müdürlerle seçimi yenilemek neden? Başkan ve müdürlerin bir kusuru yok ise seçimi yenilemek neden? 

YSK’deki parti temsilcilerinden edinilen bilgiye göre, YSK İstanbul İlçe Seçim kurulları Başkanları, seçim müdürleri ve üyeleri için önce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulundu. Daha sonra yapılan duyuru, işlemsiz olarak geri çekildi. Şimdi ise 2802 Sayılı Kanunun 86. maddesine dayanarak 10 Haziranda HSK’ya suç duyurusunda bulunulacak.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…