Seçimi kazanmak için kasayı boşalttılar: 1 Nisan’da tufan!

18 Şubat 2019
Seçimi kazanmak için kasayı boşalttılar: 1 Nisan’da tufan!

Bütçenin, Hazine’nin, devletin kasasının içi boşaltılıyor. Kâğıt üzerinde “bir defalık” acil avans paralarıyla “bütçe dengelendi, gelirler arttı, fazla verdi” müjdeleriyle “infografik şovlar” sergileniyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak. 15 Şubat’ta açıklanan 2019 Ocak ayı bütçe gerçekleşme verileri ardından, resmi hesabından yazdığı Twitter mesajında; “Ocak ayı, bütçe fazlasını, bütçe gelirlerini ve faiz dışı fazlayı önemli oranda artırdığımız bir ay oldu” diyerek, infografik tabloları paylaştı.

2018 yılı ocak ayında 1.7 milyar TL olan bütçe fazlasının, bu yıl 5.1 milyar TL’ye yükseldiğini vurgulayan Albayrak; bütçe gelirlerinin 2018 ocak ayına göre yüzde 66.6 artışla 97 milyar TL olduğunu, giderlerin ise yüzde 62.5 artışla 91.9 milyar TL düzeyinde gerçekleştiğini ifade etti.

Vergi gelirlerinin. 2018 Ocak ayına göre yüzde 7.1 oranında artarak 55.7 milyar TL düzeyinde gerçekleştiğini belirten Hazine ve Maliye Bakanı faiz hariç bütçe giderlerinin ise yüzde 67.5 artışla 84.6 milyar TL olduğunu dile getirdi.

Ahval yazarı Zülfikar Doğan tabloyu şöyle anlatıyor:

Ancak Berat Albayrak’ın müjdelediği tablonun ardındaki asıl gerçek, Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlüğü’nün (BÜMKO) resmi web sitesindeki detaylarda gizli.

Rakamlara bakıldığında, Erdoğan hükümetinin 31 Mart’taki yerel seçimler için adeta bütçeyi “AKP’nin kasası” gibi kullandığı açığa çıkıyor.

Merkez Bankası’nın bugüne kadar her yıl Nisan’da yapılan genel kurulunun dört ay öne çekilerek 18 Ocak’ta “olağanüstü” toplanması ve Hazine temsilcisi tarafından verilen önerge ile 37 milyar TL’lik 2018 yılı kârının yüzde 90’ının “acil avans” olarak hazineye (bütçeye) aktarılması “bütçe gelirlerini artırdık” müjdesiyle gizlenmeye çalışılan gerçek.

Albayrak’ın twitter mesajında söylemediği bütçede 2018 Ocak ayında sadece 1 milyar 39 milyon lira olan “Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri Payı” kaleminin, Merkez Bankası kârından aktarılan avans sayesinde 2019 Ocak ayında 35.1 milyar TL’ye yükselmiş olması. Bütçenin en önemli ve sağlam gelir kaynağı olması gereken vergi gelirleri geçen yılın ocak ayına kıyasla yüzde 7.1 artarken, Teşebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 35 kat artmış.

Merkez Bankası’nın yanı sıra kamu bankaları Ziraat, Halkbank, Türkiye Kalkınma Bankası, Türk Eximbank, İller Bankası ve diğer Kamu İktisadi Teşebbüsleri’nin (KİT) genel kurulları da öne çekilerek kâr paylarının “acil avans” şeklinde bütçeye aktarılması sayesinde, bugüne kadar ilk kez ocak ayında “bir defalık” gelir artışı patlaması yaşandı.

İki kata varan diğer gelir artışı ise “Faiz payları ve cezalar” kaleminde yaşandı.

Geçtiğimiz Aralık sonundan itibaren taksicilerin minibüs ve kamyoncuların en çok yakındığı konuların başında trafikte ceza kesme uygulamasının neredeyse adım başı yapılmasının yaygınlaşması geliyordu.

İçişleri Bakanlığı aldığı kararla trafik denetimi ve ceza yetkisini sadece trafik polislerine değil, diğer resmi ve sivil polislere. jandarmaya vb. yaygınlaştırdı. Bu uygulama sayesinde ocak ayında bütçenin ceza gelirleri 2018’de 2.9 milyar lira iken bu yılın ocak ayında 4 milyar 44 milyon liraya yükselmiş durumda.

Diğer deyişle ocak ayında 96.9 milyar TL olan bütçe gelirlerinin yarısına yakın kısmı Merkez Bankası olağanüstü genel kurulunda öne çekilen kâr payı avansı ile ceza gelirlerindeki artıştan kaynaklanmış.

Bu sayede 5 milyar lira bütçe fazlası verilirken “bir defalık” bu gelir artışı olmasaydı gerçekte ocak ayında yaklaşık 40 milyar TL açık verilecekti. 2019 yıl sonu için hedeflenen 80.6 milyar liralık bütçe açığının yarısı, neredeyse daha yılın ilk ayında gerçekleşmiş olacaktı.

Erdoğan hükümeti diğer yandan 8 milyar dolar olarak açıkladığı 2019 yılı dış borçlanma programına hız vererek uluslararası piyasalara ocak ayında dolar ve Euro tahvili, 15 Şubat’ta ise İslami Kira sertifikası (Sukuk) ihraç etti.  Dört haftada uluslararası piyasalardan toplam 5.4 milyar dolarlık (yaklaşık 30 milyar TL) borçlanma gerçekleştirilerek gelir hanesine yazıldı.

Şubat ayı da bu şekilde atlatıldıktan sonra, marta gelir vergisi beyannameleri verilecek ve ilk taksit ödemeleri yapılacak. 31 Mart seçimlerine kadar olan dönemi “Ali’nin külahını Veli’ye, Veli’nin külahını Ali’ye” giydirerek atlatma stratejisiyle bütçe ve Hazine kaynaklarını seçimi kazanmak için seferber eden AKP hükümetinin bu planı, bütçenin hızla katlanan harcama kalemlerine yansıyor.

2018’in ocak ayındaki 56.5 milyar TL’ye kıyasla bu yıl 35.3 milyar artarak, 91.8 milyar liraya yükselen bir aylık bütçe giderlerinin 84.5 milyar lirası faiz dışı harcamalardan oluşuyor.

Geçen yılın aynı ayındaki 50.5 milyar liraya göre, yüzde 67.5 artan faiz dışı harcamaların büyük bölümü, kamu bankaları üzerinden seçim öncesi dağıtılan krediler, geniş kesimlere yapılan sosyal yardımlar, hanelere ödenen yardımlara ayrılan kaynaklar.

Nitekim cari transferlerin 19 milyar liradan bu yıl 31 milyar liraya yükselmesi, kamu bankaları ve kuruluşlarının “görev zararları” aylık tutarının ikiye katlanarak 319 milyon liradan bu yılın ocak ayında 601 milyon liraya yükselmiş olması, bunu doğruluyor. Hükümetin “seçim ekonomisinin” yükünü sırtlayan Ziraat Bankası ve Halkbank’ın, bir aylık görev zararları sırasıyla 309 ve 123 milyon lira.

Seçim öncesi AKP’li belediyeler eliyle çadırlarda başlatılan zararına sebze tanzim satışlarıyla, görev zararı tutarının çok daha yükselmesi, Toprak Mahsulleri Ofisi, Tarım Kredi Kooperatifleri, Et ve Süt Kurumu, bedava kömür dağıtan Türkiye Kömür İşletmeleri, Türkiye Taş Kömürü Kurumu’nun, bedava kömürleri bedava taşıyan Devlet Demiryolları’nın da görev zararları kabaran kamu kuruluşları listesine eklenmesi kaçınılmaz.

Seçim öncesi asıl yüksek artışlardan birisi, sosyal yardım harcamalarında kendisini gösteriyor. 2018 Ocak ayında 8 milyar olan sosyal yardım giderleri, bu yılın ocak ayında iki kattan fazla artarak 17 milyar 32 milyon liraya çıkmış. Hane halkına yapılan yardımlar ise bir ayda 1 milyar 150 milyon lira düzeyine yükselmiş.

Muhtemelen şubat ve mart ayı bütçe gerçekleşmeleri açıklandığında, bu tutarların daha da hızlı şekilde katlanarak arttığını göreceğiz.

İflaslar ve konkordatolarla sarsılan şirketlerin ödediği Kurumlar Vergisi, ocak ayında 55 milyar liralık vergi gelirleri toplamı içinde sadece 1 milyar TL olurken; işçi-memur-ücretli çalışanların ödediği gelir vergisi ise 14 milyar TL!

Büyük bölümü alkollü içki ve sigara üzerinden tahsil edilen Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) 10.5 milyar lira olurken, bu kalemden sağlanan gelir, yılbaşında alkollü içkiye yapılan fahiş zam ve vergi artışından sonra, geçen yıla göre 1 milyar lira gerilemiş.

Özetle, öne çekilerek olağanüstüye dönüştürülen genel kurullarla, Merkez Bankası ve kamu bankalarından aktarılan kâr payları, önüne gelene kesilen cezalardan, 2025’e kadar vadeyle yapılan yüzde 5-7 faizli dolar-euro borçlanmalarından gelen paralar, AKP’nin bir buçuk sonraki seçimi kazanması için, kısa vadeli siyasi çıkarlar uğruna hesapsızca, bol keseden harcanıyor.

Bütçenin, Hazine’nin, devletin kasasının içi boşaltılıyor. Kâğıt üzerinde “bir defalık” acil avans paralarıyla “bütçe dengelendi, gelirler arttı, fazla verdi” müjdeleriyle “infografik şovlar” sergileniyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak bir yandan da “Seçim sonrası bugüne kadarki en kapsamlı vergi reformu paketini TBMM gündemine getireceğiz” diyerek, 1 Nisan sonrası yaşanacak tufanın, zam ve vergi artışı kasırgasının, IMF’yi aratmayacak “kemer sıkma” adımlarının devreye sokulacağını müjdeliyor (!)

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…