HDP: 3. Havalimanı, AKP’nin toplama kamplarına dönüşmüş sömürü şantiyeleri!

27 Eylül 2018
HDP: 3. Havalimanı, AKP’nin toplama kamplarına dönüşmüş sömürü şantiyeleri!

3. Havalimanı’na dair HDP tarafından hazırlanan raporda, havalimanı için “AKP’nin toplama kamplarına dönüşmüş sömürü şantiyelerinin bir prototipi” denildi. Raporda yine, devlet güçlerinin işçiler yerine hayati tehlike yaratan kötü iş koşullarına karşı patronları soruşturuyor olması ve tutuklaması gerektiği ifade edildi.

Halkların Demokratik Partisi (HDP), yapımı devam eden 3. Havalimanı’nda çalışan inşaat işçilerine ilişkin hazırladığı raporunu, HDP milletvekilleri Dilşat Canbaz, Murat Çepni, Oya Ersoy, Züleyha Gülüm, Serpil Kemalbay, Kemal Peköz ve Rıdvan Turan, Meclis’te düzenlenen bir basın toplantısı ile kamuoyu ile paylaştı. 
 
Türkiye’de 10 milyona yakın kişinin sigortasız, 3 milyonu aşkın kişinin de hiçbir ücret almadan çalıştırıldığına, 5.7 milyon kişinin ise işsiz olduğu belirtilen raporda, çalışma saatlerinin uzunluğu, yasal izinlerin ve fazla sürelerle çalışmanın bedelinin verilmemesi, kontrolsüzlük ve denetimsizliğin emek alanının en temel sorunları olduğu vurgulandı.
 
3. Havalimanı’nın “AKP’nin toplama kamplarına dönüşmüş sömürü şantiyelerinin bir prototipi” olduğu belirtilen raporda, “On binlerce işçinin mobilize edildiği, işçi cinayetlerinin sistematik bir şekilde yaşandığı, çalışma koşullarının 19. yüzyıl koşullarına geriletildiği bu sömürü merkezinde, işçilerin tamamen demokratik ve anayasal koruma altında bulunan hak talepleri, ‘yandaş medya ve kamu işbirliği’ ile ‘gasp edilmiştir’. İşçiler üretimden gelen güçlerini kullanarak iş bırakma eylemi yapmıştır. Olağan hukuk koşullarında suçduyurusu niteliğinde olan işçi talepleri, acil bir şekilde karşılanmak yerine reddedilmiştir” denildi.

 
EKOLOJİK ve EKONOMİK FELAKET
 
Raporda, 3. Havalimanı için “ekolojik ve ekonomik felaket” tanımlamasında da bulunuldu. Havalimanı inşaatında 1 milyondan fazla ağacın kesildiği, dönemin Çevre Bakanı’nın kesilen bu ağaçlar için ‘Yenisini dikeriz’ dediği hatırlatmasında bulunulan raporda, “Birçok bilim insanının çok temel uyarılarına rağmen İstanbul ve Türkiye için çok kıymetli olan bu doğal alan, vahşi bir şekilde AKP eliyle yağma alanına dönüştürülmüştür. Olağan bir hukuk döneminde olunsaydı, ne bu proje için ÇED raporu çıkarılabilir, ne de bu doğa katliamına izin verilirdi” vurgusunda bulunuldu.
 
3. Havalimanı’nda mülteci işçilerin kayıt dışı çalıştırıldığına dikkat çekilen raporda, inşaatın ülke ekonomisine ve işçilere verdiği zararlardan şöyle bahsedildi:
 
“Maliyet bedeli 10 milyar 247 milyon Euro ve ihale bedeli 22 milyar 152 milyon Euro olarak açıklan 3. Havalimanı kapsamında işçilerin direnişi, aslına bir tür vergi kaçakçılığını, sigorta primi kaçakçılığını, emekçilerle ilgili her türlü kayıt dışılığın nasıl örtbas edildiğini açığa çıkarmıştır. AKP vergi ve sigorta primi kaçakçılarının tarafındadır.”
 
EN AZ 37 İŞ CİNAYETİ
 
Rapora göre, tine havalimanı inşaatında binlerce işçinin iş sağlığı ve güvenliği şartlarının yerine getirilmediği ve bu nedenle çok fazla ölümle ve ağır yaralanmalarla karşılaşıldığı da kaydedildi. İşçilerin haklarına dönük ihlaller ise özetle şöyle: 
 
“- Günlük 12 saate varan çalışma saati ortalaması söz konusu. İşçilerin zaten 12 saat olan mesaisi ulaşımla birlikte 14 saate çıkabiliyor. İnsan doğasına aykırı olabilecek kadar hızla iş yaptırılıyor. 
 
- Çok fazla sayıda taşeron firma olduğu için iş koordinasyonu sağlanamıyor ve bu nedenlerle işçi haklarına ilişkin bir belirsizleştirme hali egemen. 
 
- Havalimanı inşaatında günde 3 bin kamyon faaliyet gösteriyor; harfiyat kamyonlarının iş yetiştirme baskısı sonucu yaptıkları kazalar sonucunda yaşamı yitirenler günden güne artıyor. 
 
- Yatakhaneler, işçilerin deyişiyle ‘koğuş’ gibi. 2 kişilik ‘koğuşta’4,  3 kişilik koğuşta ise 6 kişi kalıyor. Ayrıca tahtakurusu sorunu da var. İşçiler sağlık haklarından faydalanmak istediklerinde, muayene ve müdahale süreçlerinde aşağılanıyor.”

 

‘İŞÇİLER DEĞİL PATRONLAR TUTUKLANSIN’
 
Kötü çalışma şartlarına karşı eylem yapan 543 işçinin gece baskınıyla gözaltına alınması ve 24 işçinin tutuklanmasına da değinilen raporda, işçilerin direnişine dönük bu müdahale şeklinin “hukuku yok ettiği” vurgulandı.
 
“Mevcut yasalar çerçevesinde dahi, hayati tehlike yaratan kötü iş koşullarına karşı devlet güçlerinin patronları soruşturuyor olması ve tutuklaması gerekirdi” denilerek, tutuklu işçilerin serbest bırakılması, işçilerin taleplerinin karşılanması, vergi kaçıran patronların ve denetimle sorumlu kamu görevlilerinin soruşturulması talep edildi.
 
İŞÇİLERİN TALEPLERİ
 
Raporda, işçilerin şu taleplerine yer verildi:  “Eyleme katılan işçiler işten atılmayacak. Habersiz şekilde işten atılanlar işe iade edilecek. Servis sorunu çözülecek. Yatakhane, lavabo, banyo temizlikleri düzenli olarak yapılacak, tahtakurusu sorunu çözülecek. Revir personelinin işçilerle ilgilenmesi, gerekli sağlık malzemelerinin temin edilmesi sağlanacak, işçilere dönük aşağılayıcı muamele engellenecek. Maaşların tamamı hesaba yatırılacak, elden maaş ödemesi yapılmayacak. Geçmişe dönük ödenmeyen ücretler ödenecek. İşçi ve formenler aynı yemekhanede yemek yiyecek. Sorunlara sebep olan İGA yetkilileri görevden alınsın. Talepler basın karşısında okunacak. İş cinayetleri çözülecek. 6 aydır maaşları yatırılmayan işçilerin ödemelerinin yapılması sağlanacak. Bayram ikramiyesi verilmesi sağlanacak. Azerbaycanlı işçilerin bulunduğu ekibin başı Selim Öztürk’ün yarattığı mağduriyet dolayısıyla iş akdinin sonlandırılması sağlanacak. İşçi kıyafetlerinin verilmesi sağlanacak."
 
ÖNERGELER
 
Raporda ayrıca HDP’li vekiller ve grup başkanvekillerinin daha önce Meclis Başkanlığı’na verdiği yazılı soru ve araştırma önergelerine de yer verildi. HDP söz konusu önergelerinde, 3. Havalimanı inşaatının ekonomik, ekolojik, işçi sağlığı ve iş güvenliği açısında yarattığı tahribatın bütün boyutlarıyla incelenmesini talep etmişti.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…