Cumartesi Annelerinin eylemi Erdoğan ve Soylu’nun emriyle yasaklandı

25 Ağustos 2018
Cumartesi Annelerinin eylemi Erdoğan ve Soylu’nun emriyle yasaklandı

‘GEZİ’DEN SONRA İLK KEZ BÖYLE BİR EYLEM GÖRDÜM’ --Cumartesi Anneleri/İnsanları’nın 700. haftasına izin vermeyen polis Taksim Galatasaray Meydanı’nda toplanmak isteyen kalabalığa müdahale etti ancak açıklamaya engel olamadı. 

Kayıp yakınları için her hafta Taksim Galatasaray Meydanı’nda cumartesi günleri oturma eylemi yapan Cumartesi Anneleri/İnsanları 700. haftada da bu eylemlerini sürdürmek için İnsan Hakları Derneği’nden çıkarak yürüyüşle alana gelmek istedi. Ancak Beyoğlu Kaymakamlığı, her hafta yapılan bu eyleme bu kez izin vermeyeceğini açıklamıştı. Nitekim anneler ve katılımcılar geldiğinde Galatasaray Meydanı adeta polis işgali altındaydı. Eyleme, biber gazlı saldırı oldu. En az 100 kişi gözaltına alındı. Hak savunucuları, son dönemin en sert saldırısıyla karşılaştıklarını belirtirken, İçişleri Bakanı’nı arayan CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, eylemin bizzat Süleyman Soylu’nun emriyle yasaklandığını söyledi.

Türkiye’nin bu uzun soluklu eylemi, polis kuşatmasına alınmış ve sabah 10.30 saatlerinde ilk müdahale de başlamıştı. HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli; HDP milletvekilleri Garo Paylan ile Erkan Baş, Oya Ersoy ve Ahmet Şık’ın yanı sıra, CHP Milletvekilleri Ali Şeker, Sezgin Tanrıkulu, Onursal Adıgüzel’in aralarında bulunduğu çok sayıda katılımcının destek verdiği eylemde Maside Ocak ve Besna Tosun'un da bulunduğu 20'den fazla kişi ters kelepçe ile gözaltına alındı. Polis, alandakilere biber gazı ile müdahale etti. Ancak ne annelerin ne de katılımcıların alandan ayrılmak gibi bir düşüncesi vardı. Her hafta olduğu gibi bu açıklama yapılacaktı. 



‘BENİ BUL ANNE’ ÇALINIYOR, KALABALIK ‘FAŞİZME KARŞI OMUZ OMUZA’ DİYORDU

Gezi eylemlerinde tanık olduğumuz polis şiddeti, uzun aradan sonra Taksim’de gün yüzüne çıkmıştı. 4 TOMA, onlarca çevik kuvvet aracı ve plastik mermiler alanda müdahaleye hazırdı. İlk müdahaleden sonra kalabalık dağılmamış, CHP İstanbul İl Örgütü binasının önünde toplanmıştı. CHP binasından Ahmet Kaya’ya ait ‘Beni bul anne’ parçası Ceylan Ertem’in sesi eşliğinde Galatasaray Meydanı’nda bulunan kalabalık tarafından ‘Faşizme karşı omuz omuza’ sloganlarıyla karşılık buluyordu. 

ÇEVİK KUVVET MÜDAHALESİ KALABALIĞI DAĞITAMADI, GÖZALTINA YAPTI

Dakikalar geçtikçe polisle bekleyen kalabalık arasında gerilim büyüdü, kalabalığı daha fazla tutamayacağını düşünen çevik kuvvet, plastik mermiyle kitleyi Tünel’e doğru sürüklemeye çalıştıysa da her defasında bunda başarısız oldu. Dağılan kalabalık tekrar tekrar toplanarak Galatasaray Meydanı’nın etrafında birleşiyordu. Kalabalığı dağıtmayan polis, bu kez gözaltı yöntemine başvurdu. Sabah yapılan gözaltılarla birlikte 50’ye yakın insanın gözaltına alındı. 

Kayıp yakınlarından Maside Ocak, Besna Tosun, Ali Ocak, Hasan Karakoç, Sebla Arcan, Leman Yurtsever, 12 Eylül darbesinde kaybedilen abisinin akıbetini soran Cumhuriyet Gazetesi Sorumlu Yazıişleri Müdürü Faruk Eren ve Gamze Elvan da gözaltına alındı.

BULDAN: ANNELERİN SESSİZ ÇIĞLIĞINDAN KORKULUYOR

Galatasaray Lisesi önüne gelen HDP Eş Başkanı Pervin Buldan, gözaltılara tepki gösterdi. Buldan “Annelerin sesiz çığlığından korkan bir ülke yaratıldı. Bu kadar büyük bir ahlaksızlık yapılamaz. Bizler 700 haftadır çocuklarımızın kemiklerini arıyoruz. Çocuklarımızın kemiklerini bulana kadar mücadelemize devam edeceğiz. Bu gün tek başıma dahi olsam o meydanda oturacağım” dedi.

‘BUNUN HESABINI SORACAĞIZ’

Polisin sert müdahalesi zaman zaman ara sokaklarda, zaman zaman insanların sıklıkla oturduğu Hazzopulo Pasajı’nda devam etti. Pasaja yapılan müdahale sırasında anneler, polise tepki gösterince çevik kuvvet geri çekilmek zorunda kaldı. Alanda bulunan CHP İstanbul Milletvekilleri Ali Şeker ve Onursal Adıgüzel ile HDP’li Milletvekilleri Garo Paylan, Ahmet Şık ve Hüda Kaya da polis müdahalesine tepki göstermek amacıyla kalabalığın yanında durdu. Ahmet Şık, müdahaleye oturma eylemiyle yanıt verirken, bir ara kendisiyle tartışan emniyet amirine “Bunun hesabını soracağız” diyordu.

HDP’Lİ VE CHP’Lİ YÖNETİCİLER ENGELLENDİ

CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ise “700 Haftadır Galatasaray Meydanı’nda toplanan Cumartesi Annelerini ve onlara destek verenlerin gözaltına alınmasının tek gerekçesi korkuları.. Parti yöneticilerimiz de gözaltında” şeklinde mesaj paylaştı.

BU DEVRAN DÖNECEK

HDP İstanbul Milletvekili Garo Paylan’ın polis memuruyla yaşadığı tartışma da kameralara yansıdı. Garo Paylan’a polis, boğazını arkadan sıkarak saldırdı. Polis amiri Paylan’a “Benim polislerim ne gerekiyorsa onu yapacaklar” dedi. Paylan ise “Bu devran dönecek” diyerek yanıt verdi. Polisin, Garo Paylan’a saldırdığı anlar CHP Milletvekili Ali Şeker çektiği görüntülere yansıdı.

‘BURADA ON BİNLERİN ANNELERLE BULUŞMASINDAN KORKTULAR’

Eyleme neden izin verilmediğine ilişkin Artı Gerçek’e konuşan HDP Milletvekili Garo Paylan “Burada on binlerin 700. haftada annelerle birlikte olmasından korktular, bu sessiz çığlıktan korktular” sözleriyle büyük bir kalabalığın toplanmasına dönük engellemeye işaret ederken, CHP İstanbul Milletvekili Ali Şeker de yasağa rağmen eylemin yapıldığına vurgu yaparak şunları söyledi: İzin çıkmadı ama biz bir grup milletvekili ve kayıp yakınlarıyla birlikte açıklamamızı yaptık. Bu eylemi gerçekleştirdik.” Şeker eyleme yapılan müdahelenin OHAL’in kalkmadığına bir işaret olduğuna işaret ederek eylemin Cumhurbaşkanı ve İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun emriyle yasaklandığına dikkat çekiyordu.    

‘EY İNSANLIK YARIM KALAN YÜREĞİMİZE SES VER Kİ ÜŞÜMESİN’

Berfo Kırbayır’ın kardeşi Mustafa Kırbayır ise bir çağrıda bulunuyordu: “Bir mezar yerini bile bize çok gördüler. Dediğimiz, istediğimiz budur. Biz haklıyız. Sen suçlusun. Buradan insanlığa sesleniyorum. Ey insanlık ailesi! Bize omuz vermediğiniz sürece, bana dokunmayan yılan bin yaşasın dediğiniz sürece sizin akıbetiniz de böyle olacak. Gelin bizim içimizde fırtına kopan, üşüyen ve yarım kalan yüreğimize ses verin, üşümesin. Devlet de bununla yüzleşsin, vicdansız kalmasın.”

‘GEZİ’DEN SONRA İLK KEZ BÖYLE BİR EYLEM GÖRDÜM’

Eylemin bitirildiğine ilişkin açıklamadan sonra soluklanmak için oturduğumuz bir çaycı esnafın söylediği şu sözler ise eylemin özeti gibiydi: Gezi’den sonra ilk kez böyle bir eylem görüyorum.  

BU ANA SİZDEN İHALE İSTEMİYOR..

Bir yandan "Cennet anaların ayakları altındadır"ı dilinizden düşürmeyecek, diğer yandan yaşlı bir anaya bunları yapacaksınız. İki yüzlüsünüz! Kendi cehenneminize odun oluyorsunuz! Bu ana sizden ihale, para, makam istemiyor. Oğlunun cenazesini istiyor.

‘701. HAFTADA DA BURADAYIZ’

İHD Eş Başkanı Gülseren Yoleri, polis saldırısına tepki göstererek, “701. haftada da burada olacağız” dedi. Eyleme yönelik  saldırının ardından açıklama yapan İHD İstanbul Şubesi gözaltıların serbest bırakılması çağrısı yaptı. İHD tarafından yapılan açıklamada “Gözaltına alınan İHD İstanbul Şubesi yönetici ve üyeleri ile aktivistlerimiz derhal serbest bırakılsın,. Suç işleyen güvenlik güçleri hakkında soruşturma başlatılsın.” ifadeleri yer aldı.

MAZLUMDER’DEN TEPKİ

Cumartesi Anneleri’nin eyleminin yasaklanmasına MAZLUMDER Başkanı Ahmet Faruk Ünsal da tepki gösterdi. Ünsal, “Beyoğlu Kaymakamlığının 699 hafta Galatasaray Meydanı’nda yakınlarının akıbetini soran Cumartesi Anneleri’nin etkinliğini yasaklaması kabul edilemez! OHAL’i olağan yasalarla hayata geçirerek yasaklarını genişletmek istemelerinin bir örneği yaşanıyor” mesajı paylaştı.

ERDOĞAN 2011'DE CUMARTESİ ANNELERİ İLE BİR ARAYA GELMİŞTİ!

Dönemin Başbakanı Erdoğan, 2011 yılında Cumartesi Anneleri ile bir araya gelmişti. Erdoğan, 12 Eylül'de gözaltına alındıktan sonra bir daha kendisinden haber alınmayan Cemil Kırbayır'ın 103 yaşındaki annesi Berfo Kırbayır’a “8 yıldır faali meçhullerin önlendiğini, bu konuyla mücadelede hükümetin kararlı olduğunu, kayıp yakınlarının acılarını dindirmek için hükümet olarak her türlü çabayı göstereceklerini söylemişti. Ancak Erdoğan daha sonra bu toplantıda verdiği sözleri rafa kaldırmıştı.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…