Türk hükümeti hakkında uluslararası dava!

13 Temmuz 2018
Türk hükümeti hakkında uluslararası dava!

The Guardian'ın haberinde ''Recep tayyip Erdoğan rejimi firma varlıklarını yasal olmayan yollarla ele geçiriyor'' denildi. Mesele Dünya Bankasına taşındı..

Türk Hükümetine, bağımsız medya kurumlarını, yatırım anlaşmalarını ihlal ederek multimilyarlık kamulaştırmalarla zorla ele geçirmesi temeline dayanarak İngiltere ve diğer Avrupa birliği eyaletlerini içerecek şekilde iki uluslarası davada meydan okundu

İlgili iddianın 5 milyar dolar (£3.8)  fazla olduğu ve amaçlananın Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın rejimi aracılığıyla sözde politik müsaderelerle altüst edildiği hususları Dünya Bankasının Washington’da bulunan yatırım ve ihtilafların çözüm merkezine taşındı

Türk referandumunda ne oldu ve bu neden mesele haline getiriliyor?

İngiltere’de yaşayan ve Investment LTD adlı İngiliz Firmasını yöneten Hamdi Akın İpek, 2016 yılında zorla ele geçirilen holdinginin Türkiye’de Bugün gazetesi ve Kanal Türk Televizyonunu da içerecek şekilde Koza grup firmalarını yönettiğini belirtti

İpek, Türkiye’de haklarını elde edemeyeceğine inandığı için Erdoğan’ın tartışmalı rejiminin uluslararası yargı denetimine tabi olacağı bir forumda hareket başlattı.

Koza Grubu; madencilik, inşaat, havacılık, tarım, turizm ve medyayı içeren değişik sektörlerde birçok firmada sahipti. Bazı medya kuruluşları kapatılarak varlıklarının Türk hükümetine devredildiği iddia ediliyor

Koza gruba ait diğer firmalar Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından atanan bir kayyum tarafında yönetiliyor.

Türkiye ile İngiltere arasındaki karşılıklı yatırım anlaşmaları, yatırımcılara karşılaştıkları haksız işlemlerde bazı araçlarla haklarını aramaları hususunda destek sağlıyor  

İpek Yatırım şirketinin (IIL) iddialarına göre; Türkiye’nin ayrımcılık yapan tarzda kamulaştırma işlemlerine atfen yapılan gayri resmi eylemler ve bunun yanı sıra IIL’nin Türkiye’deki yatırımlarını korumayan eylemleri karşısında tazminat talep ediyor. Firmanın tahminleri 5 -6 milyar dolar aralığında.

O Dönemlerde Türkiye’nin finansal düzensizlikler yüzünden firmalara baskın düzenlediği iddia edildi.  Koza Grup, 2016 yılındaki sözde devrik darbenin ardındaki kişi olan İslami dini lider Fethullah Gülenle ilişkili olmakla suçlandı.

Yapılan bir araştırmaya göre; darbe girişimi ile  ile ilişkilendirilerek 1000’den fazla firmanın varlıkları tasarruf mevduatı sigorta fonuna devredildi. El konulan gazete ve televizyon kanallarındaki yazarlar tutuklandı, görevden alındı ya da hapsedildi.

İpek yatırım Limited Şirketinden bir sözcü, IIL’nin hissedarlarının multimilyar dolarlık bir iş hacminden oluştuğunu ve gruba yönelik yapılan eylemlerin kasten ve bilerek İpek grubun hedef alarak Erdoğan rejimi tarafından tasarlandığını ve grup varlıklarının zorla ele geçirildiğini, Türk hükümetinin gerek mülkiyet hakları, gerek insan hakları gerekse tüm siyasi ahlakı göz ardı ettiğini belirtti.

Londra hukuk firması Gibson, Dunn & Crutcher  dan  IIL grup adına  konuşan bir sözcü İpek Limited yatırımın yatırımı olan Koza grubuna Türkiye’nin  muamelesinin kamulaştırma hareketlerindeki adalet ihlalinin en sert örneği olduğunu söyledi

Koza grubun yöneticilerinden biri iki yılı aşkın bir süredir hiçbir yasal dayanağı olmaksızın adil yargılama umudundan da yoksun olarak tutuklu halde bulunmaktadır.

İlk Dava Washington’da ICSID de Erdoğan’ın rejimi sene başında ilan edilmeye başlandığında Belçika kökenli bir yatırım firması olan ve 2016 yılında ülkenin bağımsız gazetesi olan Zaman gazetesinin kapatılması sırasında varlıklarına el konulan Cascade yatırım tarafından medya müsadereleri üzerine açıldı.

Cascade’yi temsilen Londra kökenli hukuk firması Hogan Lovells’in ortaklarından Markus Burgstaller Gardiyana yaptığı açıklamada Türkiye’nin firmayı Gülen grubunun bir parçası olmakla itham ettiğini ve firmanın şu anda tasarruf mevduatı sigorta fonunun vekâletinde olduğunu belirterek müvekkilinin Zaman gazetesine direkt yatırımda bulunmayıp Zaman gazetesine hizmet sağladığını ekledi. Bu bilhassa medya alanındaki muhaliflerin varlıklarının kamulaştırılmasının bir parçasıydı, Davacılar Türkiye’nin dışında ikamet etmekle birlikte zararlarının en az  65.milyon Euro (€65m) olduğunu iddia ediyorlar

“Müvekkilim adli tazminat almaya hak kazanırsa Türkiye bunu ödemek zorunda kalacak. Bu yasal bir uygulamadır, fakat Türkiye ödeme yapmayı kabul etmezse bu durumda ICSID bünyesinde Amerika ve İngiltere’yi de kapsayacak şekilde uluslararası anlaşmalarla taraf olan tüm ülkeler nezdinde Türkiye’nin varlıklarına adli tahkim uygulanaacktır”

Konu üzerine Türk hükümeti an itibari ile bir yorumda bulunmazken Kesin hüküm verilene  kadar  davaların uzun yıllar süreceği tahmin ediliyor.

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…