Mücella Yapıcı: 'Mücadelede en önde olmak kadın olmanın gereğidir'

8 Mart 2016
Mücella Yapıcı: 'Mücadelede en önde olmak kadın olmanın gereğidir'

''Kadınlar asıl mağduriyetin en büyüğünü, bütün bu ayrımcılığın, şiddetin, savaş politikalarının, kent ve doğa üzerindeki yağma ve talanın en büyük mağduru oldukları için barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde meydanlarda, sokaklarda, derlerde, dağlarda bu mücadelelerde en öndedirler.''

Bugün 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü.. kadınlar dün olduğu gibi bügün de her türden baskı, şiddet ve sömürüye karşı mücadele etmeye devam ediyorlar. Diğer yandan ise, özgürlük ve barış için verilen toplumsal mücadelelerin ağır baskı koşullarında sürdüğü bugünlerde kadınların mücadlesi öne çıkıyor.

İleri Haber, başta kent ve çevre alanı olmak üzerebir çok mücadelede bir kadın olarak öne çıkan Mimarlar Odası yöneticisi Mücella Yapıcı iel 8 Mart'ı, kandınları ve mücadeleyi konuştu.

'MÜCADELEDE ÖNDE OLMAK, KADIN OLMANIN GEREĞİDİR'

Başta Kent ve Çevre başlıkları olma üzere her mücadelede kadınlar öne çıkıyor Bu durumu nasıl açıklayabilirisiniz?

Dünya tarihinde ataerkil sistem ile eklemlenmiş kaptitalizmin bugün geldiği noktada yüzyıllardır bu erkek egemen sistem ve kapitalizm kadının aklı, emeği ve bedeni üzerine şiddetle el koyma haliyle kendini idame ettiriyor. Bu noktada AKP iktidarı da bu politikaları en vahşi biçimde uygulayan bir iktidar, hem de gerici temelle. Ayrıca da bu neoliberal kentleşme politikalarının özelllikle kentler, doğal alanlar, kamusal alanların üzerinde ekonomik alanda yarattıığı yağma, talan ve baskının en çok zararını yüzyıllardır olduğu gibi yine kadınlar görüyor, en büyük mağduru yine kadınlar. Bu noktada dünyanın varoluşundan, uygarlığın ortaya çıkışından beri hakikaten insanlığın doğaya yaptıklarıyla, ya da kapitalist sistemin doğaya verdiği zararlarla eş biçimde gider kadın üzerindeki tahakküm. Bu nedenle ve hatta özellikle bu iktidar döneminde biliyoruz ki yüzde bin dörtyüz arttı kadın cinayetleri. Ayrıca iş gücü olarak, iş gücünü yaratan insanlar olarak, insan cinsi olarak bedenimiz üzerinde de çok ciddi bir tahakküm var. Btün bu tahakkümün ayrıca savaş ve şiddet politikalarının da yine en çok mağduru olanı kadınlar ve çocuklar. Bu nedenle çok doğaldır, bu konuda kadınların hem kent hem doğa hem de barış mücadelelerinde en önde olmaları. Çünkü asıl mağduriyetin en büyüğünü, bütün bu ayrımcılığın, şiddetin, savaş politikalarının, kent ve doğa üzerindeki yağma ve talanın en büyük mağduru oldukları için barış, eşitlik ve özgürlük mücadelesinde meydanlarda, sokaklarda, derlerde, dağlarda bu mücadelelerde en öndedirler. Kadın olmanının gereğidir bu.

'UYGARLIĞIN YARATICISIDIR KADIN'

Büyük bir baskı ortamında toplumun geneli ses çıkarmakta zorlanırken her yaştan kadınların yükselen mücadelesi topluma bir nefes aldırıyor. kadınların mücadelesi toplumun sesi mi oluyor?

Öyledir çünkü kadın doğa gibi yaratandır. Örgütleyendir. Uygarlığın yaratıcısıdır kadın. Onun için bu noktada yeşam alanlarını tehdit ve tehlkie altında gördüğü için kadının doğal davranışıdır bu. Kadınlar geri çekilmezler yaşam alanlarında. Üstelik bütün bu kararları, savaşları, kentsel rantları, yağmayı üreten erkek egemenliğine karşı evde sokakta her yerde ezilen cins olarak son derece doğal olarak geri çekilmez kadınlar. Dünyanın her yerinde bu böyledir. Kadın olmaktan gelen bir mücadeledir bu. Bugün dünyadaski çevre mücadelelerine baktığınızda en önde kadınları görürsünüz. Ataerkil sistem ile birleşen kapitalizm en büyük baskıyı doğa ve kadın üzerine uygular.

'MÜCADELE KADINLARIN GENLERİNE İŞLEMİŞTİR'

Kadınların cesareti nereden geliyor?

Tarihsel birikimlerden gelmektedir bu cesaret. Engizisyon mahkemelerinde yapılanlar, saçlarından dolayı cadı diyerek yakılan kadınlar, din baskısı altında devlet baskısı altında yüzyıllardır bütün bu mücadelenin birikimini üzerlerinde taşıyan cinstir kadınlar. Sadece siyasi bir baskı değil, yüzyıllardır kadın cinsi üzerinde her türlü baskı.. En son ne yazsık ki 2016 yılına geldiğimizde hala coğrafyanın bu kesiminde insan olup olmadığı tartışılanlar tarafından savaşlarda en çok tacize tecavüze uğrayan; bedeni, aklı ve emeği sürekli gasp edilen bir cins olduğu için mücadele genlerine işlemiştir kadın cinsinin.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…