Kılıçdaroğlu: 'Bu saldırı cumhuriyete, bu ülkenin masum çocuklarına karşı yapıldı'

15 Ekim 2015
Kılıçdaroğlu: 'Bu saldırı cumhuriyete, bu ülkenin masum çocuklarına karşı yapıldı'

Bir mafya babası kalkar da bu ülkede miting yaparsa siz nasıl bu ülke bir hukuk devletidir diyebilirsiniz.’ Üstelik ‘oluk oluk kan akacak’ diyor. Açıkça Cumhurbaşkanı’na destek veriyor. Cumhurbaşkanı da sessizliğini koruyarak buna destek veriyor. Sukut ikrardan gelir. 

Başbakan’ın Ankara saldırısının Ak Parti’nin tek başına iktidar olmasına karşı yapıldığına ilişkin sözlerine cevap veren Kılıçdaroğlu, “Bu saldırı size karşı değil, cumhuriyete karşı, bu ülkenin masum çocuklarına karşı yapıldı” dedi...

Başbakan Davutoğlu’nu Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın güdümünde hareket etmekle suçlayan Kılıçdaroğlu “Sen Başbakansın, biraz ondan kurtul, daha bağımsız hareket et. İki bakanı da derhal görevden al. Kendini bir kanıtla ya” diye konuştu...
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ankara’daki terör saldırısından sonra çıktığı Gaziantep gezisine eşlik ettik.

Katliamın ardından mitingler yerine sivil toplumla, halkla yüz yüze görüşme kararı alan CHP lideri, ilk durağı olan Gaziantep’te sorunları dinledi, projelerini anlattı.

Kılıçdaroğlu ile Gaziantep yolunda konuşma imkânı bulduk.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’yla yaptığı görüşmeden, katliamın arkasındaki güçlere, Suriye’de yaşananlardan 1 Kasım seçimine kadar birçok konuda tartışma yaratabilecek nitelikte açıklamalar yaptı.

CHP liderinin sorularımıza verdiği yanıtlar şöyle:

BAKANLARIN GÖREVDEN ALINMASI LAZIM: (Ankara Emniyet ve bürokratların açığa alınması konusunda) Yeterli değil. Siyasi sorumlunun istifa etmesi lazım. Demokrasilerden vazgeçtim, Suudi Arabistan’da bile böyledir. Hac izdihamında ilgili bakanı Kral görevden aldı. Letonya’da AVM çatısı çöktü diye bakanlar istifa etti. Bu bakanların da ayrılması lazım. Cumhuriyet tarihinin en büyük katliamı. ‘İzin verirseniz biz görevden ayrılalım’ deme nezaketini göstermeleri lazım. Sayın Davutoğlu’na söyledim, ‘kendileri ayrılmıyorlarsa siz azledin, böylece gelen kişiler önlem almazsam sonum olur diye düşünebilirler.’ Her katliamdan sonra herkes yerinde duruyor. Efendim her olayda istifa mı ettirilecek? Her olayda değil ama bu olayda etmeleri gerekiyor. Davutoğlu’nun açtığı soruşturma tamamen bürokrata yönelik bir soruşturma. Bakana bağlı biri bakanı denetleyemez. Davutoğlu işin farkında bile değil. Ben bunu telaffuz ettikten sonra Cumhurbaşkanı DDK’yı çalıştırıyor. Araştıracaklar da ne olacak? 97 kişi hayatını kaybetmiş, bakan diyor ki güvenlik zafiyeti yoktur. 97 kişi niye öldü? Zafiyet nasıl olmaz? Canlı bombayı yakalarsınız, o zaman güvenlik zafiyeti olmaz. Hiçbir önlemin alınmadığı gayet açık. Bu açıdan İçişleri Bakanı ve gülümseyen Adalet Bakanı’nın istifa etmeleri gerekiyor.

SORUMLULUK DAVUTOĞLU’NUN: (İki bombacının canlı bombacılar listesinde olduklarının açığa çıkması üzerine) Daha vahim. Artık bundan sonra istifa dışında hiçbir seçenekleri, gerekçeleri yok. Liste elinizde, adamlar belli. Ankara Emniyet müdürlüğüne 500 metre mesafeye kadar geliyorlar, bombaları bellerine bağlıyorlar ondan sonra bu felakete ortam hazırlıyorlar. 97 vatandaşımızı öldürüyorlar. Bildikleri halde önlem almadıkları halde, bunların nereden geldikleri belli. Bana birisi anlattı, Suriye sınırında o köyde bir araya gelmişler karar vermişler bu ikisi bombayı bağlasın diye.. Yani nereye geldikleri Ankara’ya nasıl geldiklerini izleyemiyorlarsa Davutoğlu’nun istifa etmeyeni derhal azletmesi lazım. Aksi halde bu sorumluk Davutoğlu’nun omuzlarında...

MÜFETTİŞLER NEYİ SORUŞTURACAK: Müfettişler neyi soruşturacak, yıllarını denetime ayırmış biri olarak söylüyorum. Emniyetin yapacağı soruşturma, canlı bombalar kimlerdir, bağlantıları nelerdir? Kusur var mı yok mu? Kusur var zaten. Bu insanların garda toplanacaklarını emniyet, kaymakam, vali, bakan biliyor, başbakan da biliyor, hepsi biliyor. Gelenler polis videosuna alınıyor. Zaten valiye dilekçe vermişler.

OSMANLI OCAKLARININ BAĞLANTISI ARAŞTIRILMALI: (Arkasında kimler var sorusuna karşılık) Türkiye’nin Ortadoğu politikasının tamamen değişmesi lazım. Yoksa bu tür olaylar her zaman olacaktır. Cilvegözü’nde, Reyhanlı’da, Suruç’ta, Niğde’de oldu. Şimdi de Ankara’da. Uyuyan hücrelerin olduğunu her zaman biliyoruz. Türkiye, Ortadoğu’da radikal gruplardan birinin kuyruğuna bastığı zaman sonucunu görüyoruz. IŞİD’e direk karşı çıkamıyor hükümet, korkuyor. Yeni eylemler olur mu diye. Türkiye’de yuvalandıkları iller biliniyor, internet siteleri belli. Osmanlı Ocakları ile acaba IŞİD benzeri yapılanmaların arasında bir bağlantı var mıdır yok mudur, onun da araştırılması lazım.

CUMHURBAŞKANI DESTEK VERDİ: (Sedat Peker için soruşturma açılması konusunda) Savcı, eğer benim uyarım üzerine soruşturma açtıysa benim o savcıyla ilgili düşüncem değişmedi. O savcı gerçek anlamda bir cumhuriyet savcısı değil. Valinin bilgisiyle yapılan bir miting. Valilerin AKP’den habersiz böyle bir izin vereceğini düşünmüyorum. AKP olunca vali de izin verir, kaymakam da izin verir. Hükümetin de haberi ve bilgisi vardı. Bu kalktı konuştu. Niye konuştun demediler. Ta ki biz konuşuncaya dek. Ya ‘oluk oluk kan akacak’ diyor böyle bir mafya. Şunu söyledim Sayın Davutoğlu’na, ‘Bir mafya babası kalkar da bu ülkede miting yaparsa siz nasıl bu ülke bir hukuk devletidir diyebilirsiniz.’ Üstelik ‘oluk oluk kan akacak’ diyor. Ve savcı harekete geçmiyor. Şimdi herkes ondan kaçmaya başladı ‘nasıl sıyrılabiliriz’ diye ama sıyrılamazlar. Açıkça Cumhurbaşkanı’na destek veriyor. Cumhurbaşkanı da sessizliğini koruyarak buna destek veriyor. Sukut ikrardan gelir. Sayın Başbakan bunları not aldı.

SİLAHLAR BİZİ VURUYOR: Cümle olarak doğru, eyleme gelelim. Başbakan’a ben olsam şu soruyu sorardım; siz Suriye’ye silahı hangi gerekçeyle gönderdiniz. Gönderdiğiniz o silahlar Türkiye’yi vurdu. Neden Ortadoğu’da, Irak’ta, Libya’da, Mısır’da pek çok soruna yol açtınız, Türkiye’yi bölgede itibarsız bir devlet konumuna getirdiniz. Biz söylediğimizde ‘uyumsuz bir lider, siyaset dili doğru olmayan bir lider’ olarak gösterildik. Ama biz doğruları söylüyoruz.

BAŞBAKAN’SIN, KENDİNİ KANITLA: Davutoğlu’nun iradesini kullanması lazım. Bakın son olayda bile Cumhurbaşkanı’na sorup, istişareden sonra hareket ettiğini söyledi. Yani benim iradem yok, bu o anlama gelir. Sen Başbakan’sın, biraz ondan kurtul daha bağımsız hareket et. İki bakanı da derhal görevden al. Kendini bir kanıtla ya. Ben bu ülkenin başbakanıyım de. Ben bunu söylüyorum. Türkiye’de anayasal zemini oturtmak istiyorum. Sorumlu olan Başbakan, Cumhurbaşkanı’nın sorumluluğu yok ki.

İLK KEZ KAYGI DUYUYORUZ: (Bu ortamda nasıl bir seçim bekliyorsunuz sorusuna karşılık) Alanı gezme şansım olmadı. Toplumda büyük bir moral bozukluğu olduğunu biliyorum. Seçimin kazasız belasız atlatılması en büyük dileğimiz. İlk kez seçim güvenliğinden kaygı duyar hale geldik toplum olarak.

AK PARTİ’YE DEĞİL MASUM ÇOCUKLARA YAPILDI: (Başbakan’ın saldırının Ak Parti’nin tek başına iktidar olmasına karşı yapıldığını söylemesi konusunda) Önleseydi, bu kadar basit. Kendisi Başbakan. Madem onlara yönelik yapılıyor, niye önlemedi? Hem sorumluluk almayacaksınız, hem sorumluluğu başka kesimlere yükleyeceksiniz. Klasik AKP tutumu. Başbakan asla samimi değil. Neden IŞİD için ‘yaramaz çocuk’ ifadesini kullandı? Reyhanlı, Suruç, Niğde’yi unuttu mu? Şimdi uyuyan hücrelerinden söz ediyor. Bunların internet siteleri var, toplantılar yapıyorlar, yayın organları var. Elimizde liste var diyor. Bir de mizah konusu olan açıklamalar var; ‘Eylem yapmadıkça tutuklayamıyoruz.’ Makul şüpheye göre gözaltına alıyorsun. Bunların hiçbiri görmüyorsun, niçin işinize gelmiyor? Bu saldırı size karşı değil, cumhuriyete karşı, bu ülkenin masum çocuklarına karşı yapıldı. Türkiye’de kaos isteyen ve geren siyasete destek için, biraz daha bu ülkeyi germek için yapıldı. Sakın kininizi unutmayın diye bu ülkenin çocuklarına mesaj veren kim?

‘Kazık atma anlayışı bizde yok’

(Başbakan’ın ‘koalisyon kursaydık da yürümezdi’ sözleri için) Bizi pek ilgilendiren bir konu değil. Görev onlardaydı. Ama bizim şöyle bir anlayışımız var. Koalisyon teklif eden siyasi partiye bütün samimiyetimizle doğrularımızı anlatmak zorundayız. Koalisyon kuralım sonra kazık atarız anlayışı bizde yok. Baştan 14 ilkeyi ortaya koyduk. 17/25 Aralık ile ilgili dosya gelirse, örtülü ödenekle ilgili kanun teklifi gelirse biz evet deriz dedik. Çünkü samimiyet bu işin ana omurgasını oluşturuyor.

BAŞBAKAN’IN SESİ BİLE ÇIKMADI: (Başbakan’ın yeni siyaset dili ve kültürü oluşturma çağrısı konusunda) Yeni bir siyaset dili için zaten genel başkan olduktan sonra hep mücadele ettim. Kavga olmayan bir siyaset dilini oluşturabiliriz. Ama maalesef rakiplerimiz tarafından kabul görmedi. Her türlü hakareti, hukuksuzluğu gördük. Bizim vekillerimiz devletin en yetkili organları tarafından takip ediliyor, telefonlarımız dinlendi, ailelerimize iftiralar atıldı. Bize görev verilmedi, Başbakan’ın sesi bile çıkmadı. Anayasa çiğnendi dönüp ‘Sayın Cumhurbaşkanı ben kuramadım. Sizin diğer partiye görev vermeniz gerekir’ demesi gerekirken ‘takdir Sayın Cumhurbaşkanı’nın’ dedi. Hangi siyaset dilinden bahsediyor Sayın Davutoğlu.

‘Silah yardımları Türkiye’ye dönebilir’

(PYD silah yardımı yapılması, PYD’nın ABD’nin Stinger füzesi istemesi konusunda) Ortadoğu’daki radikal gruplara silah yardımı yapılması Ortadoğu’yu karıştırır. Çevre ülkelerde de kan ve gözyaşına yol açar. ABD’nin yaptığı silah yardımlarının da Türkiye’ye döneceği konusunda hepimizin endişesi, kuşkusu var. (Başbakanı destekliyorsunuz o zaman sorusuna) Evet... Türkiye üzerinde büyük oyunlar oynanıyor, AKP farkında değil. AKP Türkiye’yi yönetmede etkisiz eleman konumuna düştü. AKP devletleşti. Bunun için de kendisine yönelik sanıyor, yoksa asıl hedef Türkiye. Hiçbir alanda şu anda hükümetin sözü geçerli değil.

‘Yuhalayan AKP mensupları’

(Milli maçta, saygı duruşu sırasında yaşanan yuhalamalar konusunda) Ayrışan Türkiye’nin fotoğrafı. Ayrışmayı 13 yılda aşama aşama AKP hayata geçirdi. Tribünlerde bu sloganları atanlar da protestoları yapanlar da AKP’nin mensupları. Davutoğlu karanfil bırakıyor ama onlar bir saygı duruşunda bile bulunmak istemiyorlar. Davutoğlu ne diyecek merak ediyorum. Onları eleştirecek mi, onlar kendi ülkesini sevmeyen insanlardır diyebilecek mi. Toplumu bu kadar ayrıştıranlar bizden değildir diyebilecek mi? Bunları derse o zaman Davutoğlu siyasette gerçekten farklı bir üslup getirmek istiyor derim.

Serpil Çevikcan / Milliyet

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…