Kılıçdaroğlu’ndan Cumhuriyetin 2. yüzyılı için çağrı

25 Temmuz 2020
Kılıçdaroğlu’ndan Cumhuriyetin 2. yüzyılı için çağrı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 37. Olağan Kurultay’da “2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi” açıkladı. 13 maddelik beyannameye göre demokratik parlamenter sisteme geçiş için yeni anayasa yapılacak. Toplumsal barış ve huzur sağlanacak. Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunlar demokrasi temelinde TBMM öncülüğünde çözülecek. Seçim barajı kalkacak, siyasi partilere yasayla kadın kotası getirilecek, kayyım uygulamalarına son verilecek, seçimle gelen belediye başkanlarının ancak seçimle gidecekleri güvence altına alınacak. İran, Irak, Suriye ve Türkiye'nin kurucusu olacağı Ortadoğu Barış İşbirliği Teşkilatı (OBİT) kurulacak.

 CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kurultay konuşmasında Millet İttifakı mesajı verdi, “Dostlarımızla birlikte iktidar olacağız” dedi. Cumhuriyetin ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin 100. yıldönümünü kutlayacağı 2023 sonrasını hedefleyen Kılıçdaroğlu, “2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi” açıkladı. Kılıçdaroğlu 13 maddelik beyannameyi delegelerin oyuna sundu. Beyanname oy birliği ile kabul edildi. Kılıçdaroğlu delegelere bu oylama ile bir söz vermiş olduklarını söyledi.

2. Yüzyıla Çağrı Beyannamesi:

MUTABAKATLA YENİ ANAYASA YAPILACAK

1- Yeni bir anayasa ile güçlendirilmiş demokratik parlamenter sisteme geçeceğiz. Öncelikle geniş bir toplumsal mutabakat sağlanacak her türlü vesayetten uzak, darbe hukukundan uzak yeni bir anayasa yapılacaktır. Partili ve yanlı cumhurbaşkanlığı uygulamasına son verilecektir. Cumhurun başkanı olacak ahlaklı dürüst olacak, kandırılmayacak. Namuslu, hür bu toprakların evladı olacak.
Kuvvetler ayrılığı esas alınacak gerekli denetim mekanizmaları kurulacak, yargı bağımsızlığı sağlanacak. Yasa tasarı ve teklifleri TBMM komisyonlarında görüşülürken ilgili meslek kuruluşları sivil toplum kuruluşları ve uzmanların görüşleri mutlaka alınacak. Kaptı kaçtı kanunu olmaz.

Düşünceyi ifade, örgütlenme ve basın özgürlüğü koşulsuz güvence altına alınacaktır. Meslek ve sivil toplum üzerindeki baskıya son verilecek. Medya özgürlüğü evrensel ölçülerde güvence altına alınacaktır. Bir devlet hukukun üstünlüğü ve adaletten vazgeçerse, o devlet bir süre sonra organize suç örgütü haline dönüşür. Bir kişinin baskısı ve talepleriyle bir devlet yönetilemez.

KÜRT SORUNU DEMOKRASİ TEMELİNDE, TBMM ÖNCÜLÜĞÜNDE ÇÖZÜLECEK

2- Toplumsal barış ve huzur sağlanacaktır. Başta Kürt sorunu olmak üzere tüm sorunlar demokrasi temelinde TBMM öncülüğünde çözülecek. Türkiye’nin tam bağımsızlığı, demokrasisi ve üniter yapısı güçlendirilecektir. Kürt sorununu egemen güçlerin manivela alanı olarak kullanmasına asla izin vermeyeceğiz.
Kadın erkek fırsat eşitliği sağlanacak, kadına yönelik şiddetin önlenmesi öncelikli devlet politikası haline getirilecektir. Toplumsal barışın kalıcı hale getirilmesi için tüm terör örgütleri ve yeraltı suç örgütleriyle mücadele ödün verilmeksizin sürdürülecek. Biz bu ülkeye sonuna kadar demokrasiyi getireceğiz.

GÜREŞÇİDEN BANKA YÖNETİCİSİ OLMAYACAK

3- Devlet yönetimi ve toplumsal sistemde liyakat sistemi esas alınacaktır. Bütün atamalarda liyakat esas alınacak, devlet hizmetinin çıkar amaçlı yapılmasına engel olunacak, hizmet yandaşa değil vatandaşa verilecek. İşi ehline vermek devlet politikası olacak. Bu anlayışla yola çıktığımızda güreşçiden banka yönetim kurulu üyesi olmayacak. Rüşvetçiden büyükelçi olmayacak.
4- Seçim yasası değişecek, milletin vekilini millet seçecek. Demokrasilerde esas olan millet iradesinin olduğu gibi parlamentoya yansımasıdır. 12 Eylül eseri olan seçim barajı kaldırılacak, millet iradesinin meclise tam yansıması sağlanacak.

Seçim yasası değişikliği ile cinsiyet kotası getirilecek, kadınların parlamentoda temsili yasal güvence altına alınacaktır. CHP’li kadın milletvekilleri imzalayarak bu teklifi Meclis’e verecek. Cinsiyet kotası yasal zorunluluk olarak getirilecek ve bütün partiler buna uymak zorunda kalacak, kadınlar parlamentoda hak ettiği yeri alacak.

KENDİSİ HACDAYKEN SAHTE PUSULA GÖNDERENDEN MİLLETVEKİLİ Mİ OLUR?

5- Siyasi ahlak yasası çıkarılacak, siyaset kirlilikten arındırılacak, vatandaş ile siyasetçi arasındaki güven yeniden inşa edilecektir. Milletin seçtiği vekillere ve meclise itibarı iade edilmiş olacak. Parayla iş takibi yapan, kul hakkı yiyenden, adaletsizliği ilke edinmiş adamdan milletvekili mi olur? Kendisi hacdayken sahte pusula gönderen adamdan milletvekili mi olur?
6- Kamu İhale Kurumu rekabet ve şeffaflığı sağlayacak şeklide yeniden düzenlenecek. Tüm kamu ihalelerinin şeffaf, kamuya açık, kayırmacılıktan uzak anlayışla yapılması sağlanacak.

KENDİSİNİ DENETLETMEKTEN KORKMAYAN BİR İKTİDAR OLACAK

7- Sayıştay gerçek işlevine kavuşturulacak. TBMM’de kesin hesap komisyonu kurulacak. Ulusal vergi konseyi kurulacak ve raporları her yıl resmi gazetede yayımlanacak. Kesin hesap komisyonunun başkanı muhalefetten olacak. Çünkü vatandaşa millete hesap vereceğiz. Kendini denetletmekten korkmayan bir iktidar olacak.
8- Güçlü bir stratejik planlama teşkilatı kurulacak. Üretim ve hakça paylaşım stratejik planlamanın ana hedefi olacak. Planlama örgütü tarımı stratejik sektör olarak görecek. Bu ülkenin vatandaşın karnını kendimiz, alınterimizle vatandaşın karnını doyuracğız.

YÖK KALDIRILACAK

9- Eğitim sistemi tüm bileşenlerin ortak çabasıyla yeniden yapılandırılacak. Eğitim politikalarının tek hedefi fikri hür, vicdanı hür nesil yetiştirmek olacak. Her türlü bilimsel çalışma yapılacak, darbecilerin getirdiği YÖK kaldırılacak. Tüm organizasyon sanayi bölgelerinde iş garantili yatılı teknoloji liseleri kurulacak ve sanayicinin ihtiyaç duyduğu işgücü yaratılacak.
10- Gelecek nesiller için ekosistem hakkı korunacak. Bunu da bir siyasi parti olarak ilk biz seslendiriyoruz. Bizim de kuş görme ağaç, orman deniz, güneş görme hakkımız var. Gelecek kuşaklara da bu hakkı devretmek bizim görevimizdir.
11- Aile destekleri sigortası kurulacak, bu topraklarda hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Vatandaş devlet yardımlarını hakkı olarak görecek.

KAYYIM UYGULAMALARINA SON VERİLECEK

12- Yeni bir merkez-yerel dengesi oluşturulacak. Yerel yönetimlerin gelirleri artırılacak. Kayyım uygulamalarına son verilecek, seçimle gelen belediye başkanlarının ancak seçimle gidecekleri güvence altına alınacak.

OBİT KURULACAK

13- Ortadoğu Barış ve İşbirliği Teşkilatı kurulacak. Akılcı, barışçıl gerçekçilikten sapmayan uluslararası hukuka ve meşruiyete önem veren bir dış politika izlenecek. Atatürk buna ‘yurtta barış dünyada barış’ diyordu. Kurucu üyelerini İran, Irak, Suriye ve Türkiye’nin olacağı bölgemize huzur barış istikrar oluşturmayı hedefleyen Ortadoğu Barış İşbirliği Teşkilatı Kurulacak (OBİT). Ortadoğu’yu huzur ve barış adasına dönüştüreceğiz.

İlhan Cihaner’den çok sert eleştiriler: Merkez sağa oturmuş yapıya dönüşecek!

CHP PM Üyesi ve CHP Genel Başkan adayı İlhan Cihaner, CHP'nin 37. Olağan Kurultay'ında yaptığı konuşmada çok sert açıklamalarda bulundu. 

Cihaner, “Rol çalmayacağım. Asıl konuşmamı genel başkan adayı olarak yapacağım” dedi.

Cihaner Genel Başkan ve yöneticilerin salondan ayrılmasıyla delegenin de ayrılmasını eleştirerek, “Şuradaki ciddiyetsizlik bile her şeyi gösteriyor. Genel Başkan gitmeseydi parti yöneticileri gitmeseydi bu salondan hiç kimse gitmezdi. Buradan selfie çekerek gittiler. Sözde tüzüğümüze göre demokrasimizin geleceği tartışılacaktı. Buradan bir karar çıkacaktı biz de geleceğimizi kuracaktık. Neredeler? Bu ciddiyetsizlikle nasıl iktidara gideceğiz. Bu bir tiyatro! En küçük ilçede bile divan başkanlığı üyesi için en güçsüz adaya bilgi verirdi” diye konuştu. 

Cihaner şöyle devam etti: 

“BABACAN VE DAVUTOĞLU MU YENİ İTTİFAK ORTAĞIMIZ?”

“Genel başkanın saydığı maddeler içerisindeki, ekonomiyi 'Yeni oluşacak demokrasi ittifakıyla düzelteceğiz' dedi. Şu andaki ekonomiyi batıran Ali Babacan ile mi yapacağız bunu arkadaşlar? Bir başlık da dış politikaydı. Stratejik derinliğin sorumlusu kim? Davutoğlu, yeni ittifak ortağımız. Babacan, yeni ittifak ortağımız.

“18 YILDA AKP'NİN HANGİ POLİTİKASINA ENGEL OLDUK?”

Genel başkan 13 madde saydı. Peki biz bunu nasıl gerçekleştireceğiz? AYM'ye giderek, tweet atarak, Meclis'te kapak yaparak. Ayasofya'da Atatürk'e lanet okundu. Ayasofya'da dün laikliğin ve cumhuriyetin cenaze namazı kılındı. Hepimiz arazi olduk. 18 yıldır muhalefetteyiz, 18 yıldır hangi politikasına engel olabildik AKP'nin? Kadın cinayetlerine mi, tank palete mi, Kaz Dağları'na mı, Enis Berberoğlu'nun dokunulmazlığının kaldırılmasına mı, neyine engel olduk? 

Türkiyenin rejim değişikliğinin müsebbibi milletvekillerinin dokunulmazlıklarının kaldırılmasına oy verenlerdir. 

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı olarak bir siyasal islamcı olan Ekmeleddin İhsanoğlu'nu aday göstermek mi marjinal , buna karşı çıkmak mı marjinal. İmza vermeyen 20 vekilden biri benim. Dokunulmazlık meselesine gelince 14 milletvekili dokunulmazlığa evet diyerek rejim değişikliğinin müsebbibi oldular. Hala marjinal benim.

"Savaş tezkerelerine evet dedik. Ben buna evet demedim. Sahte bir yerli ve millilik anlayışı ile Orta Doğu halklarının gözyaşlarına boğulmasına partimizin resmi görüşü simdi burayı terk edenler evet dediler. Bu divanda bir arkadaşımız Afrin'e atılan bir bombanın üzerine ismini yazarak imzasını attı. Sonra çıktı Deniz Gezmiş'i savundu. 

Beni asıl öfkelendiren şu oldu. Ben sızlanmam, yakınmam, ben mücadele ederim. Tek başına kalsam bile mücadele ederim. Bu imza toplamasında beni en çok rahatsız eden, sizlerin üzerinizdeki baskı. Siz imzayı kime verdiniz? Ekmeleddin'e verdiniz, dokunulmazlıklara verdiniz, savaş tezkeresine verdik. Bu politikaların sorunlarında sizin de payınız var. Burada vereceğiniz kararla bu gidişatın daha derinleşmesine mi karar vereceksiniz, yoksa sahiden potansiyelimizi kullanarak iktidara mı karar vereceksiniz?

Hepinizden imza alındı. 100'ün üzerinde imzayla son iki güne girdik. Ve birçok arkadaşımız bizim ofise gelirken yoldan çevrildi. Belediye başkanlarının, o arkadaşlarımızı aşıyla işiyle tehdit edildiğini gördük. O genel başkan yardımcılarını da biliyorum. Hepsinden hesap soracağız. Bir yoldaşını nasıl işiyle, aşıyla tehdit edersin sen? Bu alçaklıktır.

“ÇIKIŞIMIZ SOLDADIR”

Şu an genel başkan 80 imzayla önerilecek. Sizin imzalarınız ne oldu arkadaşlar? Türkiye tarihinde ilk kez bir il kurultayda temsilsiz kalıyor. Niye Mardin'e temsilci yapılmadı? Özet olarak tek bir şeye ihtiyacımız var; cesaret, cesaret, cesaret. Burada da azıcık cesaret gösterirseniz gerçekten iktidarı elde edecek bir dinamizmi yakalayabiliriz. Aksi takdirde AYM kapılarında olmuş bitmiş işlerin mücadelesini veren merkez sağa oturmuş bir yapıya dönecektir. Bir köşe yazarı dedi ki, 'CHP PM'sine belirlenecek üyeler Ali Babacan ile uyumlu çalışmaya göre belirlenecek'. Onun için orada da çok çok dikkatli olun lütfen. Partiyi yağmacı bir çizgiye getirilmek isteniyor. Çıkışımız soldadır, sosyal demokrasidedir."

Aytuğ Atıcı: Halkın umudu CHP, CHP'nin umudu ittifak

Eski Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı da delegelere aday olmalarının engellenmesi için baskı yapıldığını savunurken, Kılıçdaroğlu'nun konuşması sonrasında salondan ayrılmasını eleştirdi.

Aday olmasının iki temel nedeni olduğunu bunlardan birinin matematiksel, diğerinin “ideolojik” olduğunu belirten Atıcı, matematiksel olarak bakıldığında partinin oylarının yüzde 1 bile artmadığını ifade etti.

İdeolojik olarak CHP'nin “savrulma içinde olduğunu” kaydeden Atıcı, şu görüşleri dile getirdi:

"CHP Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesinin yaşadığı partidir. Seçmen iktidar için her yol mübah demiyor, ister Atatürk düşmanı ol, iktidar ol demiyor. Birinci vazifen bağımsızlık ve cumhuriyeti korumaktır, diyor. Laik demokratik cumhuriyeti yıkmak isteyenlerle işbirliği yapma, onlarla mücadele et diyor. Oylarımız, düşebilir, ama yükseltebiliriz.

"Ama ideolojimizi kaybedersek, yani 6 okun köküne kezzap suyunu dökersek bir daha oylarımızı yükseltme imkanımız olmayacaktır. Hiçbir genel başkanımız bizim ideolojimize aykırı olan bir ideolojinin siyasi simgesini el işaretini yapamaz, yapmamalıdır bunlar ideolojik savrulmadır. Halkın umudu CHP iken, CHP'nin umudu ittifak olmuştur. İttifaklar fiilen bitmiştir uyanın, ya HDP ile ya da İYİ Parti ile ittifak yapacağız. Her ikisinden birden ayrıldığımızda ne yapacağız, belediyelerimizi nasıl koruyacağız?"

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…