Virüs yayılımı: Riskleri bilin ve önleyin

Erin Bromage-- Massachusetts Dartmouth Üniversitesi Biyoloji Profesörü

18 Mayıs 2020
Virüs  yayılımı: Riskleri bilin ve önleyin

En büyük patlama noktaları hapishaneler, dini ibadet yerleri, ve başta çağrı merkezleri ve et paketleme fabrikaları olmak üzere çalışma yerleri. Üzeri kapalı, hava dolaşımı kısıtlı ve insan yoğunluğu yüksek her mekan, yüksek tehlike anlamına geliyor.

Salgının erken safhalarını geride bırakırken, çoğu kişinin nispeten rahatlamış gözükmesinin sebebini anlamak güç. Pek çok salgının yayılım grafiği, önceden kestirilmesi kolay bir yükseliş gösterir; ve bir kez zirveye ulaştığında, düşüş grafiği de genelde tahmin edilebilir. Nitekim, Çin’deki ve İtalya’da salgının patlak verme sürecine dair güvenilir veriler elimizde, ve bu veriler ölüm sayısı grafiğinin, ölümlerin aylarca devam edeceği şekilde, oldukça yavaş bir düşüş gösterdiğini işaret ediyor. ABD’de, salgının başlangıcından, ölüm sıklığının çok yakın zamanda zirveye çıkışına kadar 70 bin kişiyi salgına kayıp verdiğimizi  düşünürsek , sokağa çıkmama önlemlerinin devam ettiği bir senaryoda, zirveden aşağı inme sürecinin önümüzdeki ilk 6 haftasında bir 70 bin kişiyi daha kaybetmemiz öngörülürdü. Gerçekte ise, eyaletler dışarı çıkmama önlemlerini kaldırıp, iş yerlerini tekrar açmanın arifesinde olduğu için, salgının yakın gelecekteki gelişimini öngörmek imkansız. Ekonomiyi tekrar hayata geçirmek istemenin gerekçelerini tabii ki anlayabiliyorum, ancak daha önce ifade ettiğim gibi, işin biyolojik tarafını çözmezsek, ekonomi de düzelmeyecek.

Sadece birkaç eyalette yeni vaka sayısında düşüş görüldü. 3 Mayıs itibarıyla eyaletlerin çoğunluğuna baktığımızda yeni vaka sayısı yükselişte, ve buna rağmen eyalet yeniden açılma sürecinde. ABD genelindeki trendi daha iyi gözlemlemek için New York verilerini değerlendirme dışında bırakıp diğer eyaletlere baktığımızda, günlük yeni vaka sayısının hala yükselmekte olduğunu görüyoruz. Bundan çıkan sonuç, New York salgını diğer eyaletlerden çok daha şiddetli olduğu için, New York’ta yayılım kontrol altına alınınca, ABD genelindeki yeni vaka sayısı da artmaya devam etmek yerine sabitlenmiş gibi gözüküyor.

Dolayısıyla, ülkenin genelinde, iş yerlerini ve kamusal alanları geri açmak, korona yangınına körükle gitmek demek olacak. Ancak ben ne yazarsam yazayım bu gerçekleşeceği için, yazının kalanındaki amacım, siz okurları yüksek risk taşıyan durumlardan uzak tutmaya çalışmak olacak.

HASTALIĞA NEREDE YAKALANIYORUZ?

Pek çok hastanın hastalığa kendi evlerinde yakalandığını biliyoruz. Ev halkından birisi dışarıda hastalığı kapıp eve getiriyor, ve ev halkıyla devamlı teması neticesinde ev halkının diğer bireylerine bulaştırıyor.

Peki hastalığı dışarıda kapıp eve getiren bireyler nerede kapıyor? Sıkça, insanların süpermarketlerden, bisiklet turlarından, dışarıda koşuya çıkıp maske takmaya zahmet etmeyenlerden vs. şikayet ettiğini duyuyorum, peki bu endişeler  yerinde mi? Tam olarak değil. Müsaadenizle açıklayayım.

Hastalığı kapmak için, hastalığa yol açacak dozda virüse maruz kalmak gerekiyor. MERS, SARS CoV2 üzerinde bugüne değin yapılan bulaşıcı doz araştırmalarında, bazı sonuçlar 1000 adet SARS / CoV2 partikülünün enfeksiyonun yerleşmesi için yeterli olduğuna işaret ediyor. Bu rakamın hala deneysel olarak desteklenmesi gerekse de, rakamın doğruluğunu varsayarak bulaşmanın nasıl gerçekleşebileceğini göstermeye çalışalım. Bir nefesle, ya da bir göz ovuşturmayla vücuda giren 1000 virüs partikülüyle bulaşma gerçekleşebileceği gibi, her birinde 100 partikülün vücuda girdiği 10 nefesle, ya da her birinde 10 partikülün alındığı 100 nefesle de gerçekleşebilir.

VİRÜS NASIL YAYILIYOR?

1000 VİRÜS PARTİKÜLÜ HASTALIĞA YOL AÇMAYA YETERLİ.

HASTA HAPŞIRIĞI YA DA ÖKSÜRÜĞÜ: 200 MİLYON PARTİKÜL

NEFES ALMA - DAKİKADA 20 PARTİKÜL - 50 DAKİKA YAKIN TEMAS

KONUŞMA- DAKİKADA 200 PARTİKÜL - 5 DAKİKA YAKIN TEMAS

1000 Korona virüsü partikülü size hastalığa bulaştırmaya yetebilir. Bu eşiğe ulaşmaktan nasıl korunulur?

Nerede, ne kadar virüs çevreye salınıyor?

Tuvaletler: Tuvaletler, sıkça dokunulan pek çok yüzey içerir, kapı kolları, musluklar, umumi tuvaletlerin içindeki bireysel klozet alarının kapıları gibi. Dolayısıyla tuvaletlerde virüsü iletebilecek pek çok nesne var. Hastalığı taşıyan insanın dışkısında virüsün tamamının mı, yoksa sadece düşük riskli virüs parçalarının mı bulunduğunu henüz bilmiyoruz, ancak sifonu çekmenin dışkı parçalarını aerosol halinde havaya taşıdığını biliyoruz. Gerek hava, gerekse yüzey yoluyla bulaşma açısından, ilgili riskler tam olarak araştırılıp tespit edilene kadar umumi tuvaletlerden sakının.

Öksürük: Sıradan bir öksürük 3000 damla açığa çıkarabilir ve damlalar ağızdan çıkarken saatte 75 km’ye varan hızlara ulaşır. Bu damlaların çoğu nispeten büyük olduğu için kısa sürede yer çekimi etkisiyle yere düşse de, pek çok damla havada asılı kalabilir ve bir odanın bir köşesinden diğerine saniyeler içerisinde ulaşabilir.

Hapşırık: Sıradan bir hapşırık yaklaşık 30000 damla açığa çıkarır, ve damlalar saatte 300 km’ye varan hızlarla çevreye salınır. Çıkan damlaların çoğunluğu küçüktür ve odalar veya kapalı alanlar içerisinde büyük mesafeler kat edebilir.

Hastalık geçiren bir insanda, tek bir öksürük veya hapşırık 200000000 (200 milyon) virüs partikülünü çevreye yayabilir.

Nefes: Tek bir nefes 50 - 5000 damlacığı açığa çıkarır. Bu damlacıkların çoğu düşük hızda vücuttan çıkar ve hızla yere düşer. Eğer burundan nefes alıp veriliyorsa daha da düşük sayıda damlacık açığa çıkar. Burada önemli bir nokta, nefeste, öksürük ve hapşırığa nazaran soluk gücü düşük olduğu için, alt solunum yollarındaki viral partiküller dışarı salınmamaktadır. Dolayısıyla, çok yüksek miktarda viral materyal salınımına yol açan öksürük ve hapşırığın aksine, nefes alıp verme sırasında verilen soluk düşük virüs miktarları içerir. Bu hususta SARS-CoV2 için kesin rakamlara ulaşmış olmasak da, grip için tespit edilmiş rakamlar yol gösterici olabilir. Grip geçiren bir bireyin nefes alıp verme yoluyla dakikada 3-20 viral RNA kopyasını ortama saldığını biliyoruz.

Bu formülü hatırlayın: Enfeksiyon = Virüse maruz kalma x Zaman

Hasta bir birey öksürdüğünde ya da hapşırdığında, 200 milyon viral partikül her yere yayılır. Bazı virüsler havada asılı kalır, bazıları yüzeylere yapışır, bazıları da yere düşer. Dolayısıyla eğer virüsü taşıyan biriyle yüz yüzeyseniz ve bu kişi size doğru öksürür ya da hapşırırsa 1000 virüs partikülünün nüfus yoluyla vücuda girmesinin, ve hastalığı kapmanızın ne kadar büyük bir ihtimal olduğunu şu an görüyor olmalısınız.

Eğer öksürük sizin yakınınızda ve size doğru değilse bile, damlacıkların en küçük olanları havada birkaç dakika asılı kalabilir, ve ortalama büyüklükteki bir odanın her köşesini bulaşıcı viral partiküllerle doldurabilir. Tek yapmanız gereken taşıyıcı birinin hapşırdığı ya da öksürdüğü bir odaya takip eden birkaç dakika içinde girmek, birkaç nefes alıp verdiğinizde büyük ihtimal enfeksiyon için yeterli virüs vücudunuza girmiş durumda.

Ancak sadece normal nefes alıp verme yoluyla bulaşma söz konusu olacaksa , ortama dakikada ortalama 20 kopya salınacağı için, bir şekilde ortamdaki bütün virüsleri içinize çekseniz bile, hastalık yaratacak 1000 kopyayı vücudunuza almanız için dakikada 20 kopyadan, 50 dakika boyunca virüslü ortamda nefes almanız gerekir.

Konuşmak, solunumsal damlacıkların salınım hızını 10 kat arttırarak dakikada ortalama 200 kopyaya çıkarır. Tekrar ortamdaki her virüsün içe çekildiği varsayarsak, hastalık yapmaya yeterli dozu almanız için ortalama 5 dakika boyunca hasta kişiyle yüz yüze konuşmanız gerekir.

(Virüse maruz kalma) x (maruz kalınan zaman) formülü tıbbi temas izleme araştırmalarının temelini teşkil eder. Taşıyıcıyla 10 dakikadan fazla yüz yüze zaman geçiren sağlıklı birey, büyük ihtimalle hastalığı kapar, taşıyıcıyla aynı kapalı alanda bulunan (ofis gibi) sağlıklı birey,  yine büyük ihtimalle   hastalığı kapar. Hastalık belirtisi gösterenlerin evde kalması bu yüzden çok önemlidir. Hastanın öksürük ve hapşırığı bir ofis dolusu insanı hasta edebilecek düzeyde virüs yayar.

Hastalık belirtilerini göstermeyenlerin virüsün yayılmasındaki  rolü nedir?

Hastalık belirtisi gösterenler virüsün tek yayılma kanalı değil. Tüm CoV2 enfeksiyonlarının %44’ünün (ve kamusal alanlarda gerçekleşen bulaşmaların çoğunluğunun) belirti göstermeyen (asemptomatik) ya da henüz belirti göstermeye başlamamış insanlar aracılığıyla olduğunu biliyoruz. Zira, belirti gösteren hastalar, belirtilerin başlamasından 5 gün öncesine kadar virüsü yaymaya başlayabiliyor.

Hastalığı taşıyan insanları yaş gruplarına göre grupladığımızda, farklı yaş gruplarının farklı miktarda virüsü çevreye yaydığını görüyoruz. Aşağıdaki grafik, hastanın yaşı ne olursa olsun (x ekseni), taşıdığı virüs miktarı oldukça yüksek, ya da oldukça düşük olabilir ( y ekseni).

Hasta kişiden yayılan virüs miktarı, hastalık süresince değiştiği gibi, kişiden kişiye de değişiyor. Viral yük (kişinin  vücudundaki virüs miktarı) genelde kişi semptomatik (belirti gösteren) hale gelene kadar artıyor. Yani, tam belirtiler ortaya çıkmadan önce, kişinin çevreye yaydığı virüs miktarı maksimuma çıkıyor. Enteresan bir şekilde, veriler virüsü taşıyan kişilerin sadece kişisel viral yükü yüksek olan %20’sinin, çevreye yayılma potansiyeli olan toplam viral yükün %99’unu teşkil ettiğini gösteriyor.

KAMUSAL ALANLARIN YENİDEN AÇILMA SÜRECİNDE KİŞİLER İÇİN DOĞACAK TEHLİKELER NELER?

Salgının bugüne değin en ciddi şekilde patlak verdiği noktaları düşününce aklınıza nasıl mekanlar geliyor? Mesela, sanılanın aksine yolcu gemileri bugüne dek kaydedilen en büyük 50 patlama noktası arasında bulunmuyor. Bakımevlerindeki nüfusun yüksek yaşının da etkisiyle meydana gelen patlamaları bir yana bırakırsak, en büyük patlama noktaları hapishaneler, dini ibadet yerleri, ve başta çağrı merkezleri ve et paketleme fabrikaları olmak üzere çalışma yerleri. Üzeri kapalı, hava dolaşımı kısıtlı ve insan yoğunluğu yüksek her mekan, yüksek tehlike anlamına geliyor.

Bugüne dek kaydedilen en büyük süper-yayılım noktaları şu şekilde:

●     Et paketleme: Et paketleme fabrikalarında birbiriyle yakın temasta olan işçiler, yüksek endüstriyel makine gürültüsünün olduğu ortamda birbirleriyle iletişimde olmak zorunda. Ortam sıcaklığının gıda güvenliği açısından çok düşük tutulması da virüsün hayatta kalmasını kolaylaştırıyor. Bugüne kadar 23 eyaletteki 115 fabrikada patlama kaydedildi, 5000’den fazla işçi hastalığı kaptı, bunlardan 20’si hayatını kaybetti.

●     Düğünler, cenazeler, doğum günleri: Virüsün erken yayılmasındaki merkezlerin %10’unu teşkil ediyor.

●     İş dünyasındaki networking buluşmaları: Boston’da Mart ayında Biogen firmasının çalışanlarını bir araya getirdiği konferans gibi.

İş yerine geri döndüğümüzde, ya da bir restorana gittiğimizde neler olabileceğini gözden geçirelim:

Restoranlar: Basit fakat iyi düşünülmüş bir  epidemiyoloji (salgın bilimi) çalışması, bir restorana giden, asemptomatik (belirti göstermeyen) bir taşıyıcının nasıl sonuçlara yol açacağını kesin olarak gösterdi. (bkz. aşağıdaki şema, Jan Ocak ayını, Feb Şubat ayını belirtir.) Taşıyıcı kişi (A1) bir masada oturup 9 arkadaşıyla yemek yedi. Yemek 1 ila 1,5 saat arası sürdü. Yemek esnasında asemptomatik taşıyıcı, nefes yoluyla düşük düzeylerde virüsü havaya saldı. Restoranın havalandırma sisteminin hava akışı sağdan sola doğruydu. Taşıyıcının masasındakilerin yüzde 50’si takip eden 7 gün içinde hastalandı. Hava akımının yönündeki komşu masadakilerin ise yüzde 75’ine hastalık bulaştı. İlginç şekilde, hava akımının karşı yönündeki komşu masadaki 7 kişiden 2’sine de hastalık bulaştı (muhtemelen çalkantılı hava akımı sonucu). E ve F masalarındaki kimseye hastalık bulaşmadı, zira sağdaki klimadan; soldaki aspiratör fana doğru giden ana hava akımının dışındaydılar.

Restaurant layout

İş yerleri: Çok iyi başka bir örnek de, bir çağrı merkezinde yapılan çalışma. Hastalığı taşıyan tek bir çalışan, binanın 11’inci katındaki işyerine geldi. Bu katta tam 216 kişi çalışıyordu. Bir hafta içerisinde bunlardan 94’üne virüs bulaştı (mavi sandalyelerin %43.5’u). Bu 94 kişiden 92’si hastalandı (sadece 2 kişi asemptomatik seyretti). Ofisin bir tarafında çalışanların büyük çoğunluğu hastalığı kaparken, diğer tarafta çok az kişinin hastalığı kaptığına dikkat ediniz. Burada solunumsal yolla hastalığı kapanların, yüzeyler aracılığıyla (kapı kolları, su sebilleri, asansör tuşları vs.) kapanlara oranını bilmiyoruz. Bir kez daha görüyoruz ki kapalı bir alanda, aynı havayı uzun süre solumak hastalığı kapma riskini oldukça artırıyor. Binanın diğer katlarındaki 3 kişi de hastalığı kapsa da, çalışmayı yürütenler bu 3 kişiye virüsün 11’inci kattakilerden bulaşıp bulaşmadığını tespit edemedi. İlginç olan, binanın farklı katlarındaki çalışanlar arasında lobi ve asansörlerde ciddi etkileşim olmasına rağmen, salgın büyük oranda 11’inci katla sınırlı kaldı. Bu durum SARS - CoV2’nin yayılmasında virüse maruz kalma süresinin önemini gösteriyor.

Office layout

Koro: Washington Eyaletindeki kilise korosu. Buradaki salgın, kişilerin virüsten haberdar olmalarına, geleneksel tokalaşma ve kucaklaşmalardan imtina etmelerine ve provalar esnasında sosyal mesafeyi korumalarına rağmen gerçekleşti. Tek bir asemptomatik taşıyıcı, pek çok katılımcıya virüsü bulaştırdı. Aşağı yukarı voleybol sahası büyüklüğündeki kilisede koro 2,5 saat boyunca şarkı söyledi. Şarkı söylemek, solunum yolundan gelen damlacıkları aerosol halinde havaya püskürtmekte konuşmaktan çok daha etkili. Şarkı söyleme esnasında daha derin nefesler alınıyor olması da salınan damlacıkların hastalığı kapmakta olan kişilerce akciğerin derinlerine çekilmesini kolaylaştırdı. Bu aktivitenin 2,5 saat boyunca devam etmesi, kişilerin enfekte olmak için yeterli miktarda viral yüke maruz kalmasına sebep oldu.

Kapalı alanlarda yapılan sporlar: Kayıtlardaki süper-yayılım olaylarından bir tanesi Kanada’daki bir curling maçında gerçekleşt. 72 katılımcılı maçta katılımcılar ve takım arkadaşları soğuk ve kapalı bir alanda, uzun süre, derin nefes alarak birbirleriyle çok yakın mesafede bulundu. 72 kişiden 24’ü virüsü kaptı.

şekilde başlayabileceğini görmek için Chicago’da gerçekleşmiş bir olaya bakalım. İsmine Bob diyeceğimiz birey hastalığı taşıdığının farkında değildi. Bob bir restoranda ısmarlayıp eve getirdiği yemeği ortak tabaklar kullanarak 2 aile üyesiyle paylaştı. Yemek 3 saat sürdü. Ertesi gün Bob (kapalı alanda) bir cenazeye katıldı, başsağlığı dilemek için aile bireyleri ve diğer katılımcılarla kucaklaştı. 4 gün içinde, Bob’la yemek paylaşan 2 aile üyesi hastalandı. Cenazede Bob’a sarılan üçüncü bir aile üyesi de hastalandı. Ancak olan bitenin farkında olmayan Bob 9 kişinin daha bulunduğu bir doğum günü partisine katıldı. 3 saat süren partide kucaklaştılar ve yemek paylaştılar. Bu 9 kişiden 7’si sonradan hastalandı, sonraki birkaç gün içinde Bob da hastalandı, hastaneye kaldırıldı, solunum cihazına bağlandı ve hayatını kaybetti. Ancak Bob’un yarattığı etkiler ölümüyle sona ermedi. Bob’un doğum gününde virüsü bulaştırdığı kişilerden üçü, kiliseye gitti, şarkı söyledi, bağış kasesine dokundu vs. Ardından kilise üyelerinden bazıları da hastalandı. Toplamda Bob, 5 ila 86 yaş arasında 16 kişiye hastalığın bulaşmasında doğrudan sorumluydu. Bu 16 kişiden 3 tanesi hayatını kaybetti. Virüsün önce evin içinde, akabinde de cenazeler, doğum günleri, kilise toplantıları vs. vesilesiyle toplum içinde yayılmasının, COVID-19’un Chicago’daki genel yayılımında kilit rol oynadığı tahmin ediliyor.

Patlamaların Yaygınlığı

Sizinle tüm bu patlama hikayelerini paylaşmamdaki amaç, COVID-19’un patlama yaptığı olaylardaki ortak noktalara dikkat çekmek. Bu patlamaların hepsi kapalı alanlarda, insanların birbirine yakın durduğu ve bolca konuştuğu, şarkı söylediği veya bağırdığı durumlarda gerçekleşti. Bulaşmanın en çok gerçekleştiği ortamlar, ev, işyeri, toplu taşıma, çok kişili sosyalleşme ve restoranlar. Bu ortamlar bulaşma olaylarının %90’ından sorumlu. Mesela, alışveriş esnasında meydana gelen bulaşmalar ise yayılımın nispeten küçük bir yüzdesinden sorumlu.

Yine önemli bir nokta, bulaşma sonrası bulaşma haritasını çıkarma işini iyi yapan ülkeler, açık alanlarda sadece tek bir bulaşma olayı belgeledi, ve bu izi sürülen bulaşmaların sadece %0.3’üne karşılık geliyor.

Tekrar edecek olursak, hava sirkülasyonunun sınırlı olduğu ve pek çok kişinin toplandığı  kapalı alanlar, virüsün yayılması açısından tehlike arz ediyor. Voleybol sahası büyüklüğünde bir alanda toplanan 60 kişinin (kilise korosu örneğindeki), çok ciddi bir enfeksiyon dalgasına sebebiyet verdiğini biliyoruz. Keza restoran ve çağrı merkezi. Mekanların diğer ucundaki kişilerin hastalık kapmasından görüleceği üzere, sosyal mesafe kuralları, çok kişiyle aynı mekanı paylaşarak uzun zaman geçirdiğiniz kapalı alanlarda bulaşmaları engellemiyor. Zira bu durumlarda viral yük düşük olsa da, virüse uzun süre maruz kalıyor olmak devreye giriyor. İncelediğimiz olayların hepsinde kişiler havadaki virüse saatlerce maruz kaldı. Virüs kaynağından 15 metre mesafede de olsalar (koro veya çağrı merkezi), düşük dozdaki virüse hava yoluyla uzun süre maruz kalmak, enfeksiyona, ve bazı vakalarda ölüme yol açtı.

Sosyal mesafe kuralları, kişiyi virüsten kısa süreli durumlarda ya da açık havada korumak için düşünülmüştür. Bu durumlarda, kişiler arasında 2 metreye yakın mesafe varken, ya da sınırsız açık hava ve rüzgar viral yükü azaltırken, enfeksiyonun gerçekleşmesi için yeterli viral yükü sağlıklı insana taşıyacak koşullar oluşmaz. Dışarıdaki güneş, ve yüksek sıcaklık ve nem de virüsün hayatta kalmasını zorlaştırarak riski azaltır.

Süpermarket ve AVM’lerdeki riski değerlendirirken dikkate almanız gereken faktörler toplam hava hacmi (genelde çok büyük), içerideki insan sayısı (genelde limitli), ve insanların ortamda ne kadar zaman geçirdiğidir (çalışanlar - bütün iş günü, müşteriler - ortalama 1 saat). Bu gözlemlerin ışığında, tek başına alışveriş yapmakta olan bir insan için, düşük insan yoğunluğu, alışverişte geçirilen kısıtlı zaman ve alışveriş mekanındaki yüksek hava hacmi, bulaşıcı bir doz alma riskini düşük tutar. Ancak çalışanlar için, mekanda geçirdikleri uzun zaman, bulaşıcı dozu alma riskini yükseltir ve işlerini riskli hale getirir.

Kısacası, iş yeri kapatmaları gevşetildikçe  ve herkes daha sık dışarı çıkmaya, ve hatta ofis işlerine geri dönmeye başladıkça, herkesin kendi adına içinde bulunacakları ortamlar konusunda yargıya varması gerekecek. Ne sayıda insanla aynı ortamdayım, çevremde ne derecede hava sirkülasyonu var, bu ortamda ne kadar bulunacağım vs. Eğer insanların ayrı  odalarda bulunmadığı, açık kat planlı mekanlarda çalışıyorsanız risk değerlendirmesini daha dikkatli yapın (hacim, insan yoğunluğu, hava akımı üzerinden). Eğer yüz yüze konuşmayı, veya daha da kötüsü zaman zaman bağırmayı gerektiren bir işteyseniz, artan riski göz önünde bulundurun.

Eğer iyi havalandırılan bir alanda, az sayıda insanla çalışıyorsanız, risk düşük olacaktır. Eğer dışarıda insanların yanından geçerek yürüyorsanız, bulaşma için gereken "doz ve zaman" denklemini hatırlayın. Koşu veya jogging yapanlar hızlı nefes alıp vermekten dolayı her nefeste daha fazla virüs salıyor olsa da, daha hızlı hareket ettikleri için kişi başına maruz kalma zamanı da daha düşük olacaktır.

Bu yazıda daha çok solunum yoluyla virüse maruz kalma üzerinde durmuş olsam da, yüzeyleri de aklınızda tutun. Havadaki bulaşıcı damlacıkların çoğu er geç yüzeylerin üstüne sürüklenir. Ellerinizi sıkça yıkayın ve yüzünüze dokunmaktan uzak durun.

Gittikçe serbest hareket etme, ve daha fazla insanla, daha fazla sayıda mekanda temasta bulunma özgürlüğü kazandığımız günlerde, kendimize ve ailemize yönelik riskin arttığını göz önünde bulundurun. İşyerlerinin yeniden açılmasının ve eski düzene dönmeye çalışmasının en büyük destekçisi olsanız bile, üstünüze düşeni yapın ve ortama salıyor olabileceğiniz virüsü azaltmak için maske takın. Bunun kendi işyeriniz de dahil olmak üzere herkesi koruyacağını unutmayın.

Yazar Hakkında: Dr. Bromage’ın  bugüne kadarki akademik çalışmaları bağışıklık sistemi ve aşı geliştirmek üzerinedir. Aynı zamanda bağışıklık ve bulaşıcı hastalıklar üzerine Massachusetts Dartmouth üniversitesinde dersler vermektedir. Bu sömestr verdiği Bulaşıcı Hastalıkların Ekolojisi dersi, Çin’deki SARS-CoV2 salgını odaklıdır.

Wral.com / Politez çeviri

 

 

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…