Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu kuruldu: Dayanışmayı örgütleyecek

20 Nisan 2020
Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu kuruldu: Dayanışmayı örgütleyecek

Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu kuruldu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, işçi ve memur sendikaları, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar ve gazetecilerin de olduğu onlarca kişi ve örgüt söz konusu platformda yer aldı. 

Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu'ndan Deniz Bakır, koronavirüs salgının toplumsal bir trajediye dönüşmemesi için dayanışma ağlarını örgütleyerek büyüteceklerini söyledi.  
 
Koranavirüs (Kovis-19) salgınının yarattığı riskler ve çalışanların yüz yüze kaldığı sorunlara dikkat çekmek ve bu noktada çözüm geliştirmek amacıyla geçtiğimiz günlerde İstanbul, Ankara ve İzmir gibi yerlerin de aralarında bulunduğu çok sayıda kentte Tüm Çalışanlar İçin Sağlık Platformu kuruldu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) milletvekilleri, siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, işçi ve memur sendikaları, akademisyenler, yazarlar, sanatçılar ve gazetecilerin de olduğu onlarca kişi ve örgüt söz konusu platformda yer aldı. 
 
Platform yürütücülerinden Deniz Bakır, duyarlı olan herkesin içerisinde yer alabileceği platformun amacı ve yürüteceği çalışmalar hakkında konuştu. 
 
'ÇÖZÜM GÖRMEYİNCE HAREKET GEÇTİK'
Türkiye’de salgına karşı kimi önlemlerin alındığını ve bunların başında “evde kalın” çağrılarının olduğunu ifade eden Bakır, bu çağrıyı yapanların bir yandan da “çarklar dönsün” diyerek işçileri çalıştırdığına dikkati çekti. Yalnızca İstanbul’da 4 milyon işçinin işe gitmek zorunda kaldığını aktaran Bakır, “Durum böyle olunca salgın tüm toplumu çemberine alan bir riske dönüştü. Biz de bu sorunun böyle yönetilemeyeceğini ön görerek, işçileri emekçileri içine almayan salgınla mücadele politikasının hiçbir biçimde çözüm gücü olmayacağını gördük. Ve harekete geçtik” diye konuştu. 
 
SEKTÖRLER DURDURULMALI
Bunun için de taleplerin yer aldığı 12 maddelik bir rapor yayınladıklarını hatırlatan Bakır, taleplerinin merkezinde, yaşamsal olmayan gıda ve sağlık sektörleri dışında üretimin derhal durdurulması ve üretimde durdurulmayan gıda ve sağlık sektöründeki çalışanlarında güvence altına alınmasının yer aldığını belirtti. Bakır, yine salgınla mücadelenin şeffaf yürütülmesini de raporlarında yer verdiklerini ifade etti. 
 
PLATFORMUN EYLEM TAKVİMİ
Salgın sürecinde yaşanan sorunlara karşı örgütlenmeyi amaçladıklarını belirten Bakır, “İşçi ve emekçilerin sesini toplu bir şekilde çıkması önemlidir. Bu sesi ve talepleri öne çıkaran pratik bir hattı örgütlemeyi amaçlıyoruz” dedi. Çalışmalarının İstanbul’da yoğunlaştığı bilgisini de veren Bakır, “Her Cuma günü sokaklarda taleplerimizi dillendirecek eylemler yapacağız. Mahallelerde çeşitli ses çıkarma eylemleri olacak. Önümüzdeki haftalarda 1 Mayıs çalışmasını örgütleyeceğiz. 1 Mayıs’ta salgınla mücadele taleplerini dillendireceğiz. İnsanlar gerçekten çok zor durumda. Salgının bir toplumsal trajediye dönüşmemesi için dayanışma ağlarını sürdüreceğiz” şeklinde konuştu.
 
GREVİ TARTIŞACAKLAR
Salgının ilerleyen zamanlarda milyonları etkileyebileceğine dikkati çeken Bakır, “Bu çapta bir sorunun dayanışma ağları üzerinden çözümü mümkün değil. Bunun için salgınla mücadele politikasının değişmesi, kaynakların emekçilerin yaşamını eksen alan biçimde düzenlenmesi gerekiyor” çağrısı yaptı. 
 
Bakır, son olarak patronların değil işçilerin esas alındığı halk sağlığı politikalarının devreye konulması gerektiğine işaret ederek, "Böyle bir durum siyasi iktidarın vizyonunda yok. Bugüne kadar ki uygulamalar bunun göstergesi. Bu nedenle tüm emek güçleri ve dostları, kendi talepleri ile harekete geçmesi büyük önem taşıyor. Bir yandan birliğimizi büyütmeye, bir yandan taleplerimizi yaygınlaştırmaya çalışırken, bir yandan da gerekirse grev dahil üretimden gelen gücümüzü kullanmaya dönük bir süreci hayata geçirmeyi tartışacağız. 1 Mayıs bu bakımdan önemli olacak” dedi. 
 
MA / Semra Turan 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…