Kadın Siyasetçilerden Bekçi İtirazı: Ahlak Polisine Dönüşür

31 Ocak 2020
Kadın Siyasetçilerden Bekçi İtirazı: Ahlak Polisine Dönüşür

AKP’nin Meclis’e sunduğu Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanun Teklifi’nde bekçilere tanıdığı geniş yetkiler tartışmaya yol açtı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Artık şehirlerimizin güvenliğini surlarla koruyamayacağımız, içerideki düzeni de sadece kolluk gücü ile sağlayamayacağız bir duruma gelmiş durumdayız. Bu yeni duruma karşı yeni yöntemler geliştirmemiz gerekiyor” açıklamasından sonra gelen teklife göre bekçilere geniş yetki veriliyor.

AKP’nin mahkeme kararı ile kimlik soramayacakları belirlenen bekçilere polisiye yetkiler verme hazırlığı muhalefetin sert tepkisiyle karşılaştı. Muhalefet, AKP’nin yeni bir kolluk gücü yaratmayı planladığını savunuyor. Teklifle bekçilere kimlik sorma yetkisinin yanı sıra istediği kişi ve araç durdurarak arama yapma, silah kullanma ile sorgu yetkisi de veriliyor. Bu da polislere tanınan yetkilerin bekçilere de tanınması anlamına geliyor.

Yurttaşlar, bekçilere ilişkin düzenlemeye sosyal medyada tepki gösterdi. Bir yurttaş, “Bekçiler geleceğin ahlak polisi kadrolarının ilk adımıdır. Hitler’in SA birliklerinin modernize edilmiş halidir. Kimlik sorma kotası da verirler bunlara geceleri, ülkede gece hayatını mahalle baskısıyla bitirmenin mevzuatını da uydururlar” diye yazdı.

Çarşı ve mahalle bekçilerinin 54 yıllık yasasını yenileyen yasa teklifindeki "sıvazlayarak arama" yetkisi itirazlar üzerine metinden çıkarıldı. Yapılan değişikliğe göre bekçiler, durdurdukları kişileri “elle dıştan kontrol ederek” arayacaklar. Düzenleme, 28 Ocak 2020 Çarşamba günü, İçişleri Bakanlığı Komisyonu'ndan geçti. 

Çarşı ve Mahalle Bekçileri Kanunu Teklifinde bekçilerin görev tanımı "genel kolluk kuvvetlerine yardımcı olmak" olarak yer aldı.

Teklife göre, bekçiler, İçişleri Bakanlığı tarafından sınavla alınacak ve emniyet ve jandarma teşkilatları bünyesinde silahlı kolluk olarak istihdam edilecek. 

Bekçiler, kişi ve araçları durdurup arama yapabilecek, kimlik sorabilecek, şüpheli gördükleri kişileri alıkoyabilecek, silah kullanabilecek.

Şimdilik 30 bin kişilik bekçi kadrosu bulunuyor. Bunun 21 bin 300’ü doldurulmuş durumda. 8 bin de henüz ataması yapılmamış bekçi adayı bulunuyor.  Komisyondan geçen teklifin önümüzdeki haftalarda onaylanmak üzere Meclis gündemine getirilmesi bekleniyor. 

Düzenlemeye CHP ve HDP'li kadın siyasetçilerden tiraz var.

Bianet'ten Ayça Söylemez CHP ve HDP'li kadın vekillerle konuştu..

Karaca: Bu kadar yetki tacizi arttırır

CHP Doğa Haklarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Denizli Milletvekili Gülizar Biçer Karaca:

"Teklif TBMM'de  komisyonda görüşülürken itirazlar dile getirildi. "Sıvazlama" gibi bir ifadenin dahi teklifte yer alması kabul edilemez. Kadına yönelik şiddetin önlenmesi için devletin yükümlülüklerini yerine getirmesi, uluslararası anlaşmalara uygun etkin önlemler alması gerekirken yetkileri tartışmalı bekçilik uygulaması yeni sorunları beraberinde getirecektir.

"Kadınların kamusal alanda, caddelerde, sokaklarda korkmadan hiç bir tedirginlik yaşamadan hareket edebilmesi için bekçilere ihtiyacı yok. Toplumsal düzenin sağlanması ve huzurlu kentlerin yaratılması için toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama kararlılığı gerek.

"Koruyucu, kollayıcı, istediği zaman istediği yetkiyi kadınlar aleyhine kullanabilecek yetki kadına yönelik tacizi artırabilir.

"Bekçilik çözüm değil"

"Uygulamada zaten kolluk kuvvetlerinin şiddet gören kadına evine git kocana dön diyebildiği, yerleşik yanlış algıların sürdüğü bir toplumda "bekçilik" çözüm değildir. Kaldı ki kadın bekçi oranı da ayrı bir sorun ve eşitsizlik göstergesidir. Kadınların bekçilere, 'abi'lere değil eşit temsil ve uygulamalara ihtiyacı var.

" Özellikle kadınların en büyük endişesi; arama yetkisini kullanan bekçilerin daha sonra sosyal medya üzerinden kadınları taciz edebilecekleri... Haksız bir kaygı da değil. Burada dikkat etmemiz gereken nokta; bekçilere verilen yetkilerle özel hayatın kontrolü sağlanmaya çalışılacak. Ve 17 yıllık AKP iktidarından biliyoruz ki; özel hayatın kontrolü hep kadınlar üzerinden yapılıyor. Bekçiliğin ahlak polisliğine dönüşmeyeceğinin garantisi yok."

Gökçen: CHP sert muhalefet edecek

CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökçe Gökçen:

"Düzenlemenin komisyona gelen ilk halinde bekçilerin silah kullanma, zor kullanma “sıvazlama” gibi yetkilerin arttırıldığı maddeler vardı. Sonra “sıvazlama” maddesi “elle yoklama” olarak değiştirildi. Kadılar açısından sıvazlama ile elle yoklama arasında nasıl bir fark var?

“Özellikle polis kadar eğitim almamış, özel hayata nasıl müdahale edileceğine hiçbir eğitim almamış bekçilerin kadınları erkekleri elle yoklarken cinsel taciz boyutuna vardırıp vardırmayacağından emin olamayız.

CHP olarak yasanın geçmemesi için Meclis’te çok sert biçimde muhalefet edeceğiz"

Gülüm: “Kadınlar belli sınırlara hapsedilecek"

HDP milletvekili avukat Züleyha Gülüm:

“İktidarın bugüne kadarki pratikleri bundan sonrakine dair belirtileri veriyor. Özellikle Ankara’da insanların yaşamına, kadın hakların yönelik müdahaleler gerçeklemişti.

“Hatta LGBTİ+’lara yönelik şiddet yargıya taşınmıştı. Bundan anladığımız kadarıyla gelecek dönemde de benzer şikayetleri duyacağız.

“Bekçilerin insan hakları eğitimi almadan, kişi hak ve özgürlüklerine yönelik eğitim almadan bu işi yapmaları zaten başlı başına bir sorun. En azından polislerin bir tık daha eğitim aldıklarını biliyoruz. Bu bekçi gruplarının hiçbir eğitim almadan bu işi yapmaları, iktidarın ideolojik bakışını yansıtacakları anlamına geliyor.

“Kadınları belli sınırlara hapseden, kamusal alanda bulunmasını engellemeye çalışan bir yaklaşım bu. Daha doğrusu, kadın düşmanı bir yaklaşım. Belli ki bu yaklaşım bekçilerde de olacak. Buradan kadınların yaşam biçimlerine de müdahalenin olacağını öngörebiliriz.

“Meclis’e gelecek hafta gündeme gelecek gibi görünüyor. Bizler, tüm muhalefet partileri ile birlikte bu düzenlemeye karşı müdahale edeceğiz.

“Düzenleme sadece kadınları değil yaşam hakkını da ihlal eden bir noktada duruyor zaten. Bu nedenle de ciddi bir kamuoyu oluşturmak gerekiyor.”

Kemalbay: "Kadınların yaşam alanlarına müdahale"

HDP milletvekili Serpil Kemalbay:

"Bu düzenleme, hükümetin polis devleti olma yolundaki adımlarının en aşağıya, mahalleye indiğinin bir göstergesi. Özellikle toplumu baskı altında tutmayı,  insanları kontrol altında tutma çabasını içeriyor. Bundan en çok kadınlardan etkilenecek.

"Kadınların özgürlükleri, hakları erkek egemen bakış açısıyla sürekli olarak kısıtlanıyor. Bekçi denen militarist güçlere böyle bir yetki verdiğinizde bunu ilk olarak kadınların yaşam tarzına müdahale ile kullanacaktır.

"Kadınların özgür bir şekilde sokakta dolaşmaları, kadınların toplumsal olarak kurdukları ilişkiler bu bekçilerin kendi yaklaşımlarına göre muamele görmelerine neden olacaktır. Mesela bir kadının bir erkekle dolaşmasına bile müdahale edilecektir. Kadınların kimle hangi saatte sokakta olduğuna müdahale olacaktır. İktidarın yaşam tarzını değerlerini taşıyanlar “makbul kadın” olarak anılacak diğer kadınlar da bu bekçilerin baskısına maruz kalacaktır.  

"Polislerin bile sokakta kimlik sorma yetkisi olmaması gerekirken böyle bir hakkın bekçilere de verilmeisni kabul etmiyoruz. “Makul şüphe” denilerek kadınların aranmasına da karşı çıkıyoruz. Bekçiliğin kaldırılması gerekirken yetkilerinin arttırıldığı bir düzenleme ile karşı karşıyayız.

"Hükümetin korunması için tek adam rejiminin karşısındaki direnişi sindirmek için kurulmuş bir silahlı gücün kabul edilebilir bir tarafı olamaz. Buna bugün kim sessiz kalırsa yarın denetimsiz sınırsız militarizmin sonuçlarına katlanmak zorunda kalır. Hiçbirimiz böyle bir yönetime mahkûm değiliz. Buna hayır demeliyiz."

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…