Kanal İstanbul'dan sonra bir 'hain' proje daha!

30 Ocak 2020
Kanal İstanbul'dan sonra bir 'hain' proje daha!

Suudi Arabistan merkezli Albassam Group,'un Urla ve Çeşme'deki "acil kamulaştırma" kararı alınan arazilerin yer aldığı bölgede "Yeni Çeşme" adıyla proje hazırlattığı ortaya çıktı. Havalimanı, marinalar, oteller ve AVM projeleri ile birlikte çok sayıda lüks konut inşaatının da bulunduğu projede ayrıca Alaçatı Koyu ile Mersin Körfezi arasında bir deniz kanalı planladığı görüldü. Kanalın gemilerin geçeceği genişlikte olması dikkat çekti.

Kamu teşekküllerini özelleştirme adı altında yandaşalarına yok bahasına sattılar. Onlar bitti. Kamu mallarının, fabrikalarının gaspedilmesinden sonra sıra ülkenin topraklarını, doğayı yok etme pahasına talan etmeye geldi.. Doğu Karadeniz ormanları yakılıyor bir yandan. Arap zenginlerine yer açmak için, onlara 'yeşil yol' yapmak için.. Araziler satılıyor..Kazdağları delik deşik, emeperyalistler altın çıkarsın diye..  Bir yandan Kanal İstanbul'la yine Arap kral ve şeyhleri, onların yerli işbirlikçileri için İstanbul felakete sürüklenyor.. Daha neler neler.. Saymakla bitmez Bahçeli'nin desteği ile ayakta duran Sarayın halka ve ülkeye hainlikleri..

Yetmedi..

Suudi Albassam Group “Yeni Çeşme” isimli bir şehir kuruyor.. Kanal açıyor..Ormanları yokederek.. su kaynaklarını tüketerek..

Akla ister istemez Namık Kemal'in ünlü dizeleri geliyor:

Vatanın bağrına düşman dayadı hançerini,

Yok mudur kurtaracak bahtı kara maderini.

**

Çeşme ve Urla’da 511 arazinin neden kamulaştırıldığı ortaya çıktı. 

25 Ocak'ta Resmi Gazete'de yayımlanan Cumhurbaşkanlığı'nın 2054 nolu kararı ile Urla Zeytineli Mahallesi'nde toplam 333 adet parsel, Çeşme Alaçatı bölgesinde ise toplam 178 adet parsel, "acele" olarak kamulaştırılmıştı.  Bu bölgeler bir süre önce 13.Eylül 2019'da 1532 nolu bir Cumhurbaşkanlığı resmi kararnamesi ile "Çeşme Turizm ve Koruma Kapsamı Turizm gelişme Bölgesi" olarak ilan edilmişti.

Çeşme’deki arazilerde ne yapılacağı netleşmeye başladı. Bölgeye, Suudi Albassam Group “Yeni Çeşme” isimli bir şehir kuruyor. Lansman satış katoloğu çok önceden hazırlandığı belli olan projede, yüzde 90 lüks konutlar, oteller, havalimanı, marinalar ve AVM’ler yapılacak.

ALAÇATI SÖRF MERKEZİ TEHLİKE ALTINDA

Tanıtım projesinde en vdikkat çeken etap ise dünyada en ender sörf merkezlerinden birisi olan Alaçatı’nın bugünkü gelişmesine temel sağlayan Alaçatı Koyu ile Mersin Körfezi arasında açılacak olan deniz kanalı. Gemilerin geçeceği genişlikte olan bu deniz kanalının açılması halinde burada büyük ve yeni bir ada oluşuyor.

Bölgedeki sörf okulları sahipleri, böyle bir kanalın açılması halinde körfezdeki doğal dengenin bozulacağını, rüzgar ve deniz su akımlarının değişeceğini, Alaçatı’ya binlerce sörf turistinin gelmesinin tehlikeye düşeceğini belirtiyor.

Çevreciler bundan başka aynı bölgede pelikan kuşları vadisinin de yok olacağını, binlerce konut, yol, marina ile bölgenin doğal dengesinin tamamen tehlike altına gireceği endişesi içinde.

SUSUZLUK  TEHLİKESİ..

Albassam Group’un taslağının bir piyasaya sürme-satış projesi olduğu anlaşılıyor. Bu broşür kamulaştırma öncesinden, aylar öncesinden hazırlanmış. Projede hayaller satılıyor. Golf alanları, oteller, AVM’ler, yat limanları, marinalar ve esas çok sayıda konut görülüyor. Bölgenin esas sorunu su. Çeşme’deki su, Çeşme nüfusuna bile yetmiyor. Yazın su kıtlığı oluyor. Golf veya bu tür projeler için su ihtiyacının nereden karşılanacağı belli değil. 

Arap yatırım projesinde Çeşme’yi Türkiye’nin Mikonos, İbiza Miami yapacakları belirtilmiş. 

Albassam Group hazırlamış olduğu broşürde projeyi “Kültür ve Turizm Bakanlığı ve İzmir Valiliği’nin koordinasyonunda" yapacaklarını belirterek, Kamu-Özel Ortaklığı olacağını da yazmış. Projenin 5 yılda tamamlanması öngörülüyor. Toplam yatırımın 2,5 milyar dolar olacağı projede, 2 lüks otel, 50 butik otel, 2 marina, 4 konser yeri, 700 yat kapasiteli marina da öngörülmüş. Bölgeye 20 bin ek nüfus gelmesi tasarlanmış.

PROJE VE KAMULAŞTIRMAYA TEPKİ

Urla ve Çeşme Alaçatı sınırları içinde yer alan 511 farklı büyüklükteki parselin acele kamulaştırılması üzerine başta tarlaları giden çiftçiler olmak üzere bölgede mülkleri bulunanlar dava açmaya hazırlanıyor.

Anayasa’nın 151’inci maddesi uyarınca kararın Resmi Gazete’de yayımlanmasından itibaren 60 gün içinde Anayasa’nın 125’inci maddesi kapsamında idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açık olduğundan iptal davası açılabiliyor. Yani "Acele Kamulaştırma"ya itiraz edilebilecek.

İzmir – Urla ve Çeşme’deki sivil toplum kuruluşları, bu konuda bir hukuki bilgilendirme toplantısı / panel yapma hazırlığı içinde.

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…