Af tartışması: 'Evlilik yoluyla çocuk istismarına cezasızlık isteniyor'

7 Ocak 2020
Af tartışması: 'Evlilik yoluyla çocuk istismarına cezasızlık isteniyor'

Kamuoyu tepkisi nedeniyle geri çekilen, çocuk istismarında bulunan faillere af getirecek tasarının bir kez daha, bu ay içinde Meclis'e gelmesi gündemde. Kadın örgütleri de bir kez daha, söz konusu tasarının bir daha konuşulmamak üzere gündemden çıkarılması çağrısı yaptı.

Türkiye’de 197 kadın örgütü, çocuk istismarı vakalarında faillere evlilik yoluyla af getirecek tasarının bir kez daha gündeme gelmesine tepki gösterdi. Kadınlar, "Bir kereden bir şey olmaz zihniyeti devam ediyor" dedi.

Hükümetin, Kasım 2016'da Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne getirdiği bir tasarıda yer alan ve kamuoyunda oldukça tartışma yaratan erken yaşta evliliklere af getirilmesini öngören madde, geçen yıl Ocak ayında da gündemdeydi.

Söz konusu tasarının yeniden Meclis'e getirilebileceği iddialarına kadın hakları örgütleri düzenledikleri toplantıda sert tepki gösterdi. İstanbul Beyoğlu'nda düzenlenen "Çocuk İstismarının Affı Olmaz" adlı basın toplantısında okunan bildiriye, 197 kadın örgütü imza attı.

Ortak basın açıklamasında, getirilmek istenen affın 15 yaş altı kız çocuklarına karşı işlenen cinsel istismar suçundan hüküm giyen failleri kapsayacağına dikkat çekildi.

"Cinsel istismarı meşrulaştırmanın altyapısı hazırlanıyor"

Açıklamada, "Böylece 12 yaşında bir kız çocuğunun 27 yaşında bir erkek ile evlendirilmesi durumunda cezasızlık yoluna gidilmek istenmektedir" denildi.

Kadın örgütleri ayrıca 15 yaş altındaki çocukların cinsel istismarının meşrulaştırılmasının alt yapısının sağlanmaya çalışıldığını savundu.

"Böyle bir af, 2005 yılında kanundan çıkarılan 'tecavüzcü ile evlilik durumunda cezasızlık sağlayan' maddenin geri getirilmeye çalışıldığını göstermektedir" ifadesi kullanıldı.

DW Türkçe'ye konuşan avukat Ceren Akkaya, mağdur kız çocuğunun şikâyetçi olmaması halinde tasarı kapsamında uygulanması beklenen infaz indirimine işaret ederek, affın gerçekleşmesi durumunda tecavüzcüyle evlenme yolu açılacağına ve evlendirilme yaşının aşağıya çekilmiş olacağına dikkat çekti:

"Eğer şikâyetçi olmama kriteri getiriyorsanız, bu doğrudan bizi 12-15 yaş arası çocukların istismarına götürür. 12-15 yaş arası çocukların hiçbir şekilde evlilik yoluyla istismarının cezasız bırakılmasını kabul etmiyoruz."

"Çocukların ortada kalmaları gerekçe gösteriliyor"

Açıklamada, söz konusu düzenlemeye gerekçe olarak küçük yaşta evlendirilmiş kız çocuklarının, suç olan bu eylemi gerçekleştiren erkeklerin hapse girmesi sonucunda çocuklarıyla ortada kalmaları ve mağdur olmaları gösterildiği vurgulandı.

Avukat Akkaya, tasarının böylesi mağduriyetlerden bahsedilerek gündeme getirilmesini eleştirdi. Akkaya, "Çocuk ve evlilik yan yana gelebilecek kelimeler değildir. Bir evliliğin çocuk istismarını örtmesi mümkün değildir" dedi.

Kadın hakları aktivistleri, af tasarısı konusunda sadece basından ve Meclis kulislerinden haber alabildiklerini, yetkililerden net bilgi alamadıklarını da savunuyor.

"'Bir kereden bir şey olmaz' zihniyeti devam ediyor"

Gülbahar'a göre af cezasızlığı, cezasızlık ise istismar vakalarını teşvik ediyor

Gülbahar'a göre af cezasızlığı, cezasızlık ise istismar vakalarını teşvik ediyor

Aktivistlere göre, siyasi iktidarın "Affı bir defaya mahsus yapacağız" açıklaması, "Bir kereden bir şey olmaz" zihniyetinin devam ettiğini gösteriyor.

Toplantıda konuşan avukat Hülya Gülbahar, getirilmesi istenen affın istismar suçunda cezasızlık anlamına geleceğini, cezasızlık politikasının ise istismar vakalarını teşvik etmek demek olduğunu belirtti.

Avukat, "Bir kerelik de olsa af getirmek, var olan durumu meşrulaştırmak demektir. Bu yasa tasarısıyla tecavüzcüyle evlendirme yönünde adım atılmak isteniyor" diye konuştu.

Gülbahar konuşmasında bir iddiayı da aktardı. Avukat, hastanelerde doğum yapan kız çocuklarının yargı mercilerine bildirilmesi yükümlülüğünü ortadan kaldırmaya yönelik düzenleme yapılacağı yönünde duyum aldıklarını öne sürdü.

"Erken ve zorla evlendirmelere karşı eylem planı halen yok"

Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nin denetim organı olarak bilinen GREVIO'ya (Kadınlara Karşı Şiddet ve Ev İçi Şiddete Karşı Uzman Eylem Grubu) sunulan raporda erken ve zorla evliliklerle mücadele için ulusal eylem planı hazırlanacağına yönelik söz verdi.

Ancak avukat Gülbahar hiçbir ilde bu yönde bir plan göremediklerini ve 2018'de yürürlüğe girmesi gereken söz konusu planın halen ortada olmadığına dikkat çekti.

Kadın hakları aktivistleri, tasarının tamamen gündemden çıkarıldığına dair bakanlıktan haber beklediklerini ancak bu yönde bir açıklama yapılmadığını belirtirken bir sene önce Ankara'dan randevu talebinde bulunduklarını ve yine yanıt alamadıklarına da dikkat çekti.

HDP milletvekili Kerestecioğlu tasarının Meclis'e gelmesinden endişe duyuyor

HDP milletvekili Kerestecioğlu tasarının Meclis'e gelmesinden endişe duyuyor

"Kadın vekiller olarak bir araya gelmeliyiz"

Toplantıya katılan HDP Ankara Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, tasarının henüz Meclis'e gelmediğini ancak gelmesinden endişe duyduklarını dile getirdi.

Kerestecioğlu, kadınların elde ettikleri kazanımları kaybetmemek için teyakkuz halinde olmaları gerektiğini belirterek, diğer siyasi partilerin kadın milletvekillerine "Kadın vekiller olarak bizim de bir araya gelmeye ihtiyacımız var. Genç kadınların sesi olmamız gerekiyor" çağrısı yaptı.

Bugün düzenlenen toplantıyla eş zamanlı olarak Türkiye genelinde, "Çocukların Cinsel İstismarının Affı Olmaz" demek için Batman'dan İzmir'e birçok kentte kadınlar eylemler düzenledi.

Burcu Karakaş  Deutsche Welle Türkçe

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…