ateşler yanıyordu tüm şehirde.. şehir tüm ülkeydi..

Nesimi Cem Kalender

13 Eylül 2013
ateşler yanıyordu tüm şehirde.. şehir tüm ülkeydi..

sokakta müzik var.. sokakta barikat var.. sokakta ateşler yanıyor.. o ateşlerde neler yanıyor, neler.. oy pusulalarını da atarız mı bir gün o ateşe, cüzdanlarımızı, kimliklerimizi.. hepsini yakabilir miyiz? yakmalı mıyız? yaksak ne olur ki? ne olur.. yakalım, yanalım.. her biri bir pranga sanki.. müzik neyimize yetmez ki? 'ölüm toplasa da çiçekleri, çiçekte tohum biter mi?'.. işte bir türkü tutturduk.. çiçekte tohum bitmez.. 'bütün çiçekler yolunsa da baharın gelmesi engellenemez'!!! bahar türküyle gelecek belki.. veya bir opera ile.. verdi'den mesela, requiem? veya mozart çalsın, bumble bee.. arılar.. çiçekleri severler.. çiçekler.. bahar.. 'ben her bahar aşık olmam ama her bahar gitmek isterim' der belki bir şair.. ve bizim de gidesimiz gelir.. nereye? devrim ne tarafa düşer? kadıköy den mi geçer? armutlu da mı pişer? tuzluçayır mı kalk gidelim der? gazi mi yoksa?

dur dur.. bir türk sanat musikisi çalsın.. 'aziz istanbul' mesela.. yahya abi, bizim için yazmamıştır bu şiiri.. ama.. ama şiir okuyanındır.. müzik dinleyenindir.. 'sadece bir semtini sevmek bile, bir ömre değer'.. münir abi bizim için söyler.. biz de severiz bir semtini.. bir ömre değer.. istanbul, türkiye olur.. türkiye dünya.. mesela rio'yu severiz.. veya hama'yı.. dur dur, kandil.. kandili severiz.. biz sevmek istedikten sonra severiz işte.. aslında istemek değil mesele, engel olmamak.. engel olmazsak, severiz.. mesela tel aviv'i severiz.. bir bakarız dünyayı sevmişiz.. dünya yı seversek.. neyse... belki bir 2pac parçasında gizlidir barikat.. ondan sonrası da 'vatan' dır.. vatan? sınırları çizilmiş bir yerse vatan, orası benim değildir.. barikat sınır mıdır? hayır, barikat sınır değildir.. barikatın ötesine isteyen geçebilir... isteyen... isteyen bir elektronik müzikte çalabilir.. rak end rol de oynayabilir.. system of a down da vardır belki orada.. hadi gel sende, bob marley.. bob.. sen iyi bir çocuksun..

ateşler yanıyordu tüm şehirde.. şehir tüm ülkeydi.. ateşler yanıyor.. ilk ateş, insanın içinde yandı.. ateşi tanrılar hep sakladı.. tanrılar korkar ateşten, o yüzden cehennem diye bir şey uydururlar ve orayı ateşle donatırlar.. çünkü kendileri korkuyor ateşten.. gaflet.. kendi cehennemlerini ifade etmişler, bizi korkutmak için.. ama insanların içinde yanıyor ateşler.. ateşler.. yakıyor.. kıvılcımlar.. şehirler yanıyor.. dünya yanıyor.. yanacak.. ateşten korkmayın! ateş sizi sarar.. yok zerdüşt değilim.. ama kötü mü zerdüştler? şamanlar? ateş.. ateşler yakalım haydi.. ateşi müzik harlayacak.. ateşi şiir harlayacak.. duvar yazıları.. resimler.. fotoğraflar.. ve düşünce elbette.. düşünce harlayacak ateşi.. ateş her şeyi yakar, ama onları yakmaz.. yakamaz.. ip her şeyi asar belki.. ama onları asamaz.. sahi hala 17 sinde mi erdal? 17 yıl kaç ömre bedel sayın yahya kemal.. 17lik bir çocuğu sevmek, kaç ömre bedel.. veya 22 lik.. adı ahmet olsun.. ali veya.. durun, sıkı durun: osman veya.. esma.. esma'ya ve ahmet'e aynı anda ağlayabilmektir belki insanlık.. büyük insanlık..

12 eylül.. 1980.. veya 2013.. sayılar değişiyor sadece.. o sayıları da yakalım.. kahrolsun sayıların hegemonyası! yaşasın saymamanın mutluluğu! saymayalım... hem yazık değil mi 12 eylül'e.. eylül'ün 12'si böyle kötü anılmak ister miydi sizce? mesela ben bir eylül'ün 12'si olsam, üzülürdüm.. utanırdım.. hani mastürbasyondan sonra spermini bir peçeteye silmiş, sonra da o peçeteyi bir yerde unutmuş ve bir zaman sonra insanların önünde o peçeteyle karşılaşmış bir ergen gibi bir utanma değil.. benim kabahatim yok ki.. kabahati olanlar utanıyor mu acaba? aklım almıyor, nasıl uyuyabiliyorlar? ne zaman çıktılar bu kadar insan olmaktan? sorular bitmez.. susmakta.. almıyor aklım işte..

iyisi mi biz ateş yakalım.. onların cehennemini onlara gösterelim.. şarkılarla, türkülerle.. şiirlerle elbette ki.. yazmaya eriniyoruz, deftere falan.. duvardan çok ne var ki? çirkin duvarlar.. yazarsak güzelleşir.. yazalım.. ve bir ateş yakalım, kocaman bir ateş.. bildiğim kadarıyla en iyi tutuşanlar, en iyi ateşi harlayanlar oy pusulalarıymış, kimliklermiş, paraymış, cüzdanlarmış, çekler, tapular... kıyafetlerde yanar.. yakalım gitsin.. onlar gitsin, biz gelelim...

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Cinnet, III. Paylaşım Savaşı, Cennet!
    Dünya Üçüncü Paylaşım Savaşı çoktan başladı sanırım. Tahmin ettiğimiz gibi ultra gelişmiş silahlarla, ‘görkemli’ bir başlangıç olmadı ama oraya da geleceğiz daha. Anlaşılıyor ki bu savaş; vicdan ile vicdansızlık arasında…
  2. 'Çok acı var, dayanamıyorum'
    "Çok acı var, dayanamıyorum. Lütfen beni affedin ve kendinizi üzmeyin, siz elinizden geleni yaptınız. Çok özür dilerim. Çok çaresizim. Özür dilerim. Lütfen çıtçıta iyi bakın. Ve paramı ve her şeyimi…
  3. Sıkıldım bu tekrarlardan.. Bu sistem yıkılmalı artık..
    Sabah uyandım... Haberlere baktım önce.. Sonra, sonra tarihe baktım: Ağustos.. 18 Ağustos mu diye endişelendim.. Hayır.. 7 Ağustos.. Tarihleri mi karıştırıyorum derken, baktım 1992 mi diye?Hayır.. 2015 yılındayız.. Bir zaman…
  4.  İç savaşın ayak sesleri
    Zor bir dönem bekliyor bizi. Burada denge unsuru HDP olacak muhtemelen ve HDP’nin izleyeceği akılcı siyaset, onu parlamenter sistemde iktidara bile taşıyabilir. kendini ifade etmeli ..PKK savaştan kaçınmalı mağrur bir şekilde.. Sosyalist…
  5. AKP'nin ölüm korkusu..
    AKP'nin ölüm korkusu..
    12 Haziran 2015
    Zor görünüyor.. Hdp kendini anlatmalı milliyetçilere, milliyetçiler de çaba göstermeli. Chp’nin ulusalcı kitlesi nasıl değişti, gördünüz mü? Zor değil, olur bu da. Seçimler bitti, AKP tek başına iktidar olma durumunu…
  6. Ben, benim 8 Haziran’ımı biliyorum. Ya siz?
    İspanya da Baskların gördüğü zulme üzülürsün, İngiltere'de İrlandalıların, Amerika’yı lanetlersin, Kızılderililere yaptıkları için, İsrail zaten zalim bir siyonisttir, Filistin Halkı aha şurada duruyor. Ağlarsın Filistin için, hatta boykot edersin İsrail…
  7. Yaşasın 1 Mayıs! Her Yer Taksim!
    Yarın 1 Mayıs! İlk kez 1856’da yürüyüş yapıldı, Melboure’de. Gayet basit bir mesele: 12 saatlik çalışma süresinin 8 saate düşürülmesi. Sonra 1886. Haymarket. Ölenler, öldürülenler, idamlar. Kirli eller… ve o…
  8. Hepimiz çok öldük bu topraklarda…
    ..Ve şayet insansanız, göz pınarlarınız nemlenir. Belki ağlarsınız. İnsanlığın belki en büyük göstergesi, başkasının acısını acınız gibi hissedebilmenizdir. Başkasının suratında patlayan tokadı, kendi suratınızda hissedebilme kabiliyetidir insanlık. İnsan mısınız? "Çok…
  9. Ağrı, HDP, Seçimler ve anlamsızlık
    Ağrı olayından sonra seçimlerde oy kullanmanın bir işe yaradığını düşünmememe rağmen tutupta oyumu HDP’ye vereceğim. Derin devlet ve sığ devletin bu kadar korktuğu ‘şey’ neyse, onun yanında saf tutmak lazım! Hem %50…
  10. Suriyeli aç çocuktan, Cizre'deki çocuklardan bahsetmeyeceğim..
    Umut, gözü dönmüş taşlı, sopalı, ellerinde gaz bidonları olan güruhu, örgütlenmiş cehaleti bir ufak süpürgeyle yenebileceğimizi bilmektedir. O süpürgeyle yenilecek karanlık, o süpürge süpürecek bu ‘pisliği’… Umut gece uyuyamayışımızdadır. Sevdiğimizi,…
  11. Vivaldi'nin ithaka'ya yeşil yolculuğu..
    Hayal gücünün iktidari, Kavafis'in "ithaka"sı gibidir. "Her yürek devrimci bir hücre gibidir" ve önemli olan İthaka'ya varmak değil, o yolda olmaktır. Hayal gücünün iktidarının yolunda. Bazen bu yol kobane'den geçer.…
  12. Bir insanlık tragedyası: yaşamak veya ölmek
    Devlet intiharı sevmez, din intiharı sevmez. Senin bedenin üstünde tasarrufunu, sen sağlamamalısın. Sen kendi bedenine bile sahip değilsin. Sen ölemezsin, ölsen de devletin bildiği şekilde ‘son yolculuğuna’ uğurlanmalısın. Sen bir…
  13. Efendiler! Adalet hissiyatı yaralanmış halklardan korkun!
    Bir toplumda adalet hissiyatı, bir zerre bile yoksa o artık bir toplum değildir. Dokunulmazların, ayrıcalıklıkların olduğu yerde adaletten bahsedilmez. Ki bu kapitalist sistemin adalet anlayışı tamamen bir aldatmacadır. Toplumun gazını…
  14. Henüz vakit varken.. İstanbul yakılıp-yıkılmadan önce
    Henüz vakit varken, inanmalıyız insanlara. İstanbul yakılıp-yıkılmadan önce. İnsanların ilki, kendimizdir. Kendimize inanmalı. Henüz vakit varken, düşmüşken dehşet dehlizlere. Kırım kırım kırılmışken ümitsizlikten, gülümseyebilmeli insan. Getireceğimiz günlerin hatrına, boşuna çıkmadı…
  15. Bir kapak, Üç aday; Tek 'oyun'...
    Time dergisinin kapağında kim olacak? Dergi 3 isim belirliyor; Sisi, Erdoğan ve Miley Cyrus.. Aslında mesajını vermiş bulunuyor o meşhur dergi; üçünüz aynı klasmandasınız. Yılın kişisi hanginiz olsun :) Sonra,…
  16. Diktatatörler için aşk biter, nefret başlar
    Büyük Usta, Milli Şef, Führer, El Caudillo, Duce, Büyük Amca... Örnekler çoğaltılabilir, yakın tarihe dair kimi ‘liderler'e takılan lakaplar... Hepsi diktatörlerin sıfatları. Hepsi uzun yıllar boyunca iktidarda kaldı, ‘karşı-devrimci' hamleler…
  17. Kan..kan.. sokaklardan akan..
    Kan dökülecek... Bu çağda hala şarklı toplumlarda kan çok önemlidir. Kah bir hayvanın boğazında, kah bir kadının kasıklarında... Kan kutlamadır, "iyi şeyler" için kurban etmektir birşeyleri. Kan dökülür... alna sürülür,…
  18. Hadi biraz demokratikleşelim türkiyem
    Daha kaç insan öldürmek gerek / Daha kaç cezaevi doldurmak / Daha kaç yalan gerek / Paket paket gelecek demokrasi / Daha kaç paket gerek demokrasi için / Adam olana çok bile bu / Hadi biraz demokratikleşelim Türkiyem.. 3 harfin…
  19. 'Ben eksik bıraktım, siz doldurun'
    "Almanca bilmezsiniz, bilseniz anlamazsınız belki ne dediğini ama hissedersiniz derinden. Bazen diz üstüne çöker dua edersiniz, bazen rakınıza meze olur, bazen şarap akar kadehlere... Veya bir sigara içimidir, gökte yıldızlar…
  20. 'işedim gitti..'
    'işedim gitti..'
    6 Eylül 2013
    bir koltuk.. sanırım 3 kişilik.. ama ortasında bir çizgi/boşluk var. üzerine bir bez örtülmüş, herhalde kirlenmesin diye. televizyon açık.. izlemiyorum. ses.. bazen ses olsun ister insan. ses oluyor.. bazen haberler…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…