'işedim gitti..'

Nesimi Cem Kalender

6 Eylül 2013
'işedim gitti..'

bir koltuk.. sanırım 3 kişilik.. ama ortasında bir çizgi/boşluk var. üzerine bir bez örtülmüş, herhalde kirlenmesin diye. televizyon açık.. izlemiyorum. ses.. bazen ses olsun ister insan. ses oluyor.. bazen haberler denk geliyor bana.. ister istemez dinliyorum, savaş diyor haberler. neşeyle, düğün gibi.. savaş.. sanki ölen olmayacak. sanki bir eğlence. bakıyorum sesin geldiği yere, roketler görüyorum, son model uçaklar, büyük büyük gemiler... değişik takım elbiseli insanlar, gülümsüyorlar. bir müjde içindeler sanki. değişik dillerde savaşı savunuyorlar, ölümü. ölmeyi, öldürmeyi. kanı.. kan.. insan kanı.. cinsel tecavüzü savunuyorlar. takım elbiseliler.. takım elbiselilerin cinsiyetini düşünüyorum, bulamıyorum.. kiminin saçı uzun.. kiminin kısa.. cinsiyetsizler.. türlerini bilmiyorum.. insana benziyorlar, homosapiens.. insanlar mı? bunlar insansa... ya insanlar mı bunlar? insansalar.. yok dilim varmıyor.. insan mısınız siz? takım elbiselerinizle, güzel arabalarınızla, pahalı traşınızla.. insan? yok ben insan değilim. benden bu kadar. aynı tarafta anılmak bile acıtır beni.. bunlar.. kimler? ne diyorlar? geniş geniş gülümserken, kandan bahsediyorlar!!! insan kanı.. kan... kırmızı.. çocuk kanı.. kadın kanı.. erkek kanı.. kan işte.. kan.. ölene kadar kan.. gülümsüyorlar.. nietzsche'ye basıyorum küfrü; hani yüzünü kızaran tek canlı homosapiensti? yalancısın nietzsche.. kızarmıyor bunların yüzü? sen suçlusun nietzsche, tanrıyı da öldüremedin zaten. yalan haber dediler.. yalan mı? ''tanrı varsa, bana kendini affetirmeli'' yazan yahudi geliyor aklıma, gaz odası duvarına. varsan dert, yoksan dert.. yine de sen suçlusun nietzsche.. 2. dünya savaşını da sen çıkarmışsın zaten.. kızar nietzsche kızar..

yazarlar şairler geliyor aklıma.. savaşı durduramadıkları için.. öyle bir güçleri olmadığı halde.. durdurmak için çok çalışmışken bile.. durduramadıkları için savaşı.. savaş durmadı, çıktı diye.. insanlar tepkisiz diye.. kan akıyor diye.. diye.. diye.. yazarlar, şairler.. kendilerini öldürdüler.. o güzel insanlar, kendilerini öldürdüler.. takım elbise giyip gülümsemediler, ipler onlarda değildi.. öldüler.. ölümlere dayanamadılar.. bir arap şair bilirim.. bir avrupalı yazar.. intihar ettiler.. öldüler.. niye? savaş.. savaş onlara uğramamışken.. ölme ihtimalleri yokken, takım elbise giyebilirme şansları varken.. tokken.. güzelken.. öldüler.. yaşamları nedir ki? yaşamak nedir ki bunca ölümün karşısında? bir insan ölürse, tüm insanlık ölür.. öldük.. öldüler.. ölmeli mi? içim acıyor, çok acıyor.. savaş tamtamları çalıyor, homosapiensler gülümsüyor.. ne görüyorlar acaba? benim gördüklerimi değil, kan görse güler mi insan? insan? bunlar insan mı?

3 kişilik 2 bölmeli bir koltuk.. bir televizyon.. bir bakan çıkmış, olimpiyatlardan bahsediyor. gezi parkı kaka diyor.. olimpiyatlar var.. oh ne güzel.. çok yaşa türkiye, 2020 de olimpiyat yap. 7 yıl daha kalır mı dünya yerinde? insanlar enteresan.. 7 yıl.. bu kadar top, bu kadar tüfek, bu kadar gaz... 7 yılı öldüremez mi? olimpiyatlar var.. oh ne güzel.. ekonomi, harika.. suriye, kaka.. hava durumları, muhteşem. istanbul ne güzel. harika şeyler oluyor.. körüz biz (!).. aç televizyonu mutlu ol.. cehalet mutluluktur.. savaş ne güzel bir şey. eee güzel şeyler olurken, bazı kötü şeyler de olur. ama kabul edilebilir. savaş bir harika.. çok harika.. aşırı harika.. aç televizyonu, bak.. ne kadar güzel... körsün sen, kör..

kapatıyorum televizyonu, gurmeler var.. yemek çok güzel.. kapan televizyon kapan.. kapattım.. bir sigara sardım, incecik oldu. yaktım çakmakla.. açtım bacaklarımı, güzel bir kadını düşündüm. ışığı da kapattım.. sigaramın alevi, ateş böceği sanki.. kapattım kendimi.. uyumak için erken, ölmek için geç.. esneye esneye tuvalete gittim. savaş, kan , suriye, rusya, amerika, başbakan, insan, top, tüfek, uçak, israil, ban ki moon, putin, erdoğan, kerry, obama.. esad, esed, el mazlumlar, el nusralar, muhalifler.. kan demiş miydim? ölüm dedim mi? olsun tekrar diyeyim. böbreğimdeymiş hepsi, tuvalete gittim, işedim, gittiler.. sifonu da çekmedim, elimi de yıkamadım. yatağa doğru geçtim.. ee nerede kalmıştık? savaş ne idi ki? ZZZzzzzZZZzzzzzzzZZZ

iyi uykular büyük insanlık...

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Cinnet, III. Paylaşım Savaşı, Cennet!
    Dünya Üçüncü Paylaşım Savaşı çoktan başladı sanırım. Tahmin ettiğimiz gibi ultra gelişmiş silahlarla, ‘görkemli’ bir başlangıç olmadı ama oraya da geleceğiz daha. Anlaşılıyor ki bu savaş; vicdan ile vicdansızlık arasında…
  2. 'Çok acı var, dayanamıyorum'
    "Çok acı var, dayanamıyorum. Lütfen beni affedin ve kendinizi üzmeyin, siz elinizden geleni yaptınız. Çok özür dilerim. Çok çaresizim. Özür dilerim. Lütfen çıtçıta iyi bakın. Ve paramı ve her şeyimi…
  3. Sıkıldım bu tekrarlardan.. Bu sistem yıkılmalı artık..
    Sabah uyandım... Haberlere baktım önce.. Sonra, sonra tarihe baktım: Ağustos.. 18 Ağustos mu diye endişelendim.. Hayır.. 7 Ağustos.. Tarihleri mi karıştırıyorum derken, baktım 1992 mi diye?Hayır.. 2015 yılındayız.. Bir zaman…
  4.  İç savaşın ayak sesleri
    Zor bir dönem bekliyor bizi. Burada denge unsuru HDP olacak muhtemelen ve HDP’nin izleyeceği akılcı siyaset, onu parlamenter sistemde iktidara bile taşıyabilir. kendini ifade etmeli ..PKK savaştan kaçınmalı mağrur bir şekilde.. Sosyalist…
  5. AKP'nin ölüm korkusu..
    AKP'nin ölüm korkusu..
    12 Haziran 2015
    Zor görünüyor.. Hdp kendini anlatmalı milliyetçilere, milliyetçiler de çaba göstermeli. Chp’nin ulusalcı kitlesi nasıl değişti, gördünüz mü? Zor değil, olur bu da. Seçimler bitti, AKP tek başına iktidar olma durumunu…
  6. Ben, benim 8 Haziran’ımı biliyorum. Ya siz?
    İspanya da Baskların gördüğü zulme üzülürsün, İngiltere'de İrlandalıların, Amerika’yı lanetlersin, Kızılderililere yaptıkları için, İsrail zaten zalim bir siyonisttir, Filistin Halkı aha şurada duruyor. Ağlarsın Filistin için, hatta boykot edersin İsrail…
  7. Yaşasın 1 Mayıs! Her Yer Taksim!
    Yarın 1 Mayıs! İlk kez 1856’da yürüyüş yapıldı, Melboure’de. Gayet basit bir mesele: 12 saatlik çalışma süresinin 8 saate düşürülmesi. Sonra 1886. Haymarket. Ölenler, öldürülenler, idamlar. Kirli eller… ve o…
  8. Hepimiz çok öldük bu topraklarda…
    ..Ve şayet insansanız, göz pınarlarınız nemlenir. Belki ağlarsınız. İnsanlığın belki en büyük göstergesi, başkasının acısını acınız gibi hissedebilmenizdir. Başkasının suratında patlayan tokadı, kendi suratınızda hissedebilme kabiliyetidir insanlık. İnsan mısınız? "Çok…
  9. Ağrı, HDP, Seçimler ve anlamsızlık
    Ağrı olayından sonra seçimlerde oy kullanmanın bir işe yaradığını düşünmememe rağmen tutupta oyumu HDP’ye vereceğim. Derin devlet ve sığ devletin bu kadar korktuğu ‘şey’ neyse, onun yanında saf tutmak lazım! Hem %50…
  10. Suriyeli aç çocuktan, Cizre'deki çocuklardan bahsetmeyeceğim..
    Umut, gözü dönmüş taşlı, sopalı, ellerinde gaz bidonları olan güruhu, örgütlenmiş cehaleti bir ufak süpürgeyle yenebileceğimizi bilmektedir. O süpürgeyle yenilecek karanlık, o süpürge süpürecek bu ‘pisliği’… Umut gece uyuyamayışımızdadır. Sevdiğimizi,…
  11. Vivaldi'nin ithaka'ya yeşil yolculuğu..
    Hayal gücünün iktidari, Kavafis'in "ithaka"sı gibidir. "Her yürek devrimci bir hücre gibidir" ve önemli olan İthaka'ya varmak değil, o yolda olmaktır. Hayal gücünün iktidarının yolunda. Bazen bu yol kobane'den geçer.…
  12. Bir insanlık tragedyası: yaşamak veya ölmek
    Devlet intiharı sevmez, din intiharı sevmez. Senin bedenin üstünde tasarrufunu, sen sağlamamalısın. Sen kendi bedenine bile sahip değilsin. Sen ölemezsin, ölsen de devletin bildiği şekilde ‘son yolculuğuna’ uğurlanmalısın. Sen bir…
  13. Efendiler! Adalet hissiyatı yaralanmış halklardan korkun!
    Bir toplumda adalet hissiyatı, bir zerre bile yoksa o artık bir toplum değildir. Dokunulmazların, ayrıcalıklıkların olduğu yerde adaletten bahsedilmez. Ki bu kapitalist sistemin adalet anlayışı tamamen bir aldatmacadır. Toplumun gazını…
  14. Henüz vakit varken.. İstanbul yakılıp-yıkılmadan önce
    Henüz vakit varken, inanmalıyız insanlara. İstanbul yakılıp-yıkılmadan önce. İnsanların ilki, kendimizdir. Kendimize inanmalı. Henüz vakit varken, düşmüşken dehşet dehlizlere. Kırım kırım kırılmışken ümitsizlikten, gülümseyebilmeli insan. Getireceğimiz günlerin hatrına, boşuna çıkmadı…
  15. Bir kapak, Üç aday; Tek 'oyun'...
    Time dergisinin kapağında kim olacak? Dergi 3 isim belirliyor; Sisi, Erdoğan ve Miley Cyrus.. Aslında mesajını vermiş bulunuyor o meşhur dergi; üçünüz aynı klasmandasınız. Yılın kişisi hanginiz olsun :) Sonra,…
  16. Diktatatörler için aşk biter, nefret başlar
    Büyük Usta, Milli Şef, Führer, El Caudillo, Duce, Büyük Amca... Örnekler çoğaltılabilir, yakın tarihe dair kimi ‘liderler'e takılan lakaplar... Hepsi diktatörlerin sıfatları. Hepsi uzun yıllar boyunca iktidarda kaldı, ‘karşı-devrimci' hamleler…
  17. Kan..kan.. sokaklardan akan..
    Kan dökülecek... Bu çağda hala şarklı toplumlarda kan çok önemlidir. Kah bir hayvanın boğazında, kah bir kadının kasıklarında... Kan kutlamadır, "iyi şeyler" için kurban etmektir birşeyleri. Kan dökülür... alna sürülür,…
  18. Hadi biraz demokratikleşelim türkiyem
    Daha kaç insan öldürmek gerek / Daha kaç cezaevi doldurmak / Daha kaç yalan gerek / Paket paket gelecek demokrasi / Daha kaç paket gerek demokrasi için / Adam olana çok bile bu / Hadi biraz demokratikleşelim Türkiyem.. 3 harfin…
  19. 'Ben eksik bıraktım, siz doldurun'
    "Almanca bilmezsiniz, bilseniz anlamazsınız belki ne dediğini ama hissedersiniz derinden. Bazen diz üstüne çöker dua edersiniz, bazen rakınıza meze olur, bazen şarap akar kadehlere... Veya bir sigara içimidir, gökte yıldızlar…
  20. ateşler yanıyordu tüm şehirde.. şehir tüm ülkeydi..
    sokakta müzik var.. sokakta barikat var.. sokakta ateşler yanıyor.. o ateşlerde neler yanıyor, neler.. oy pusulalarını da atarız mı bir gün o ateşe, cüzdanlarımızı, kimliklerimizi.. hepsini yakabilir miyiz? yakmalı mıyız?…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…