ABD'de dehşetengiz hapishane endüstrisi

Murat Balkır

3 Nisan 2012
ABD'de dehşetengiz hapishane endüstrisi

Ne kadar çok tutuklu o kadar çok kar! 1980lerden sonra büyük şirketler hapishanelerden yüksek karlar edilebileceğini keşfetti. Dünyadaki toplam tutuklu sayısının yüzde yirmibeşi bu ülkede.

Dünya nüfusunun sadece yüzde beşi ABD'de yaşıyor ama tüm dünyadaki toplam tutuklu sayısının yüzde yirmibeşi bu ülkede. 1980lere kadar 500 bin dolaylarında seyreden hapishane nüfusu bu tarihten sonra tarihi bir sıçrama yapıp 2 5 milyonu geçti. Karşılaştırırsak, örneğin Çin'de her 100 bin kişiden 120 kişi hapisteyken, bu ABD'de 760 kişi.  

Hapistekilerin üçte biri uyuşturucu kullanmak gibi şiddet içermeyen  suçlardan hükümlü  (bunların çoğu diğer batı ülkelerinde para cezası veya kamuya yararlı işlerde çalıştırılarak hallediliyor). Bu oran 1980den önce yarı yarıya idi.    

Neden 1980lerden sonra bu hale geldi hapishane sistemi sorusuna otoritelerin cevabı net: büyük şirketler hapishanelerden yüksek karlar edilebileceğini keşfetti. Ne kadar çok tutuklu o kadar çok kar! Kanunlar ne kadar sertleştirilirse o kadar çok tutuklu! Kanunların sertleştirilmesi için lobi faaliyetleri başlatıldı ve bugünkü tablo yaratıldı. Şimdi bildiğimiz birçok uluslararsı şirket bu işten büyük paralar kazanıyor. Bazı hapishaneler özelleştirildi, bazı tutklular boğaz tokluğuna çalıştırılıyor. Tabii ki sendikalaşma, grev, kıdem tazminatı gibi sorunlar da yok! Özel sektör harıl harıl hapishane inşa ediyor verdiğimiz vergilerle, gözetleme ve denetleme şirketleri pastadan büyük pay alıyor, hapishanelere yiyecek içecek satan şirketlerin işleri tıkırında, avukatların işlerinde patlama yaşandı, lobi grupları de tatlı paralar kazanıyor. Bu yeni yaratılmış endüstriden para kazanan şirketler, Westinghouse, Chevron gibi dev uluslararası şi-want-you-prisonirketlerden Victoria' Secret'e kadar uzanıyor.    

Tabi bir de işin ırkçı yani var. 1968lerin efsanevi öğrenci liderlerinden (şimdi akademisyen) Angela Davis'in ''Prison-İndustrial Complex'' adli çalışmasında belirttiği gibi tutukluların yarısı zenci. Bu her ondört zenciden birinin hapiste olması ve her dört zenciden birinin hayatının bir döneminde tutuklu olacağı demek. Bunların çoğu da uyuşturucu kullanmaktan hapiste, halbuki istatistiklere göre beyazlarla zenciler aynı oranlarda kullanıyorlar uyuşturucuyu. Bu arada Mümia Abu Cemal (zenci aktivist) ve Leonard Peltier (kızılderili) gibi üzerlerine kanıtsız cinayet suçları atılmış politik simaların yıllardır hapiste tutulduğunu anımsayalım.   

Bu yeni endüstrinin ırkçı özelliklerinin yanında cinsel ayrımcı tutumunu da istatistklere bakarak anlıyabiliyoruz. 1980lerden sonra hapishane kadın nüfusu 12 misli artırılıyor ve bunların yüzde yetmişi şiddet içermeyen suçlardan tutuklu ve çoğunun çocuğu var. E tabi Victoria's Secret'e iç çamaşırı dikecek kadınlar da gerekli! 

 Kaliforniya ve daha birçok eyalet artık hapishanelere, yüksek öğretime harcadığı paradan daha çok para harcıyor. Acaba bu ABD imparatorluğunun ekonomik çöküşüne eşlik eden ahlaki bir çöküntünün habercisi mi diye düşünmeden edemiyor insan. 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Yeni papa neden ayak yikadi?
    ARALARINDA MÜSLÜMAN OLAN MAHKUMLARIN AYAKLARINI ÖPMEK ZAYIFLAYAN PRESTIJİ YÜKSELTECEK Mİ? Guardian gazetesinde yeni Papa'nın Arjantin faşist cuntasının yanında durduğunu hatta hamile tutukluların çocuklarının anneleri doğumdan sonra helikopterlerden denize atılarak öldürüldüğünde…
  2. ABD'de Rudy Efsanesi, Kürtaj ve Suç
      ABD'de ve Avrupa'da hala Giuliani efsanesine inanılıyor. Acaba suç oranlarının düşmesi Giulanı'nın polisiye tedbirleri ile mi yoksa kurtajın serbest bırakılmasıyla mı ilgiliydi? Rudy Giuliani 1994-2001 arası NewYork belediye başkanıydı.…
  3. Umutsuzluğa düşmenin anlamı yok!
    Seçimlerin üstünden soğukkanlı bir analiz yapılabilecek kadar zaman geçti. Epey yazıldı çizildi. Sonuç sol açısından nasıl gözüküyor, şimdi irdeleme zamanı. Öncelikle Barış ve Demokrasi Partisi’nin (BDP), sosyalist çevrelerin desteklediği bağımsız…
  4. Heykel ve Ilkel
    Heykel ve Ilkel
    31 Mayıs 2011
    Can Yucel'in Datca'da mermer mezarini yapan yontucu Mehmet Aksoy'un Kars'ta yapmakta oldugu heykel, basbakan "ucube" dedi diye yikiliyor. Medya yikim basladiktan sonra birkac gun sesini cikardi sonra konu kapanmis gibi…
  5. Chomsky'nin ağzından Türkiye'nin aydınları
    Noam Chomsky'ye 5 Nisan'da verdiği röportajda Chris Hedges'in "Aydınların ihaneti" adlı kitabındaki, artık aydınların halkın vicdani olamadıkları çünkü çoğunun maddi veya politik çıkar peşinde oldukları görüşü hakkında ne düşündüğü soruluyor.…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…