Cumhuriyeti mi, tasfiyesini mi kutluyorsunuz!

Mehmet Özgen

31 Ekim 2019
Cumhuriyeti mi, tasfiyesini mi kutluyorsunuz!

Zira Cumhuriyetin ilkeleri, başta laik sistem, onun birincil uygulama alanı eğitimin akla ve bilime dayalı temelleri yok edilmiş durumda. Devlet aygıtları islamileştirilmiş, cumhuriyet ordusu, Son Suriye harekatının da gösterdiği gibi, şeriatçılarla, kafa kesenlerle içiçe geçmiş, bizzat iktidarın yandaşları tarafından İslam Ordusu olarak nitelenmekte..

Ahval tam da Ataürürk’ün ’’daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir’ şeklindeki öngörüsünde olduğu gibi..

Devlet iktidarını 17 yıldır elinde tutan kadro, başından  beri Cumhuriyetin evrensel ilklerine aykırı, onun temellerini yıkıcı bir politika izledi.. AB-D emperyalizminin Büyük Ortadoğu Projesi bağlamında Türkiye için öngördüğü ‘Ilımlı İslam’ modelini hayata geçirdiler.. Şimdi onu daha da radikalleştiriyorlar..

Bunu yaparken, Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin, kemalistlerin ve hatta sosyal demokratların Kürt fobisini kullandılar. Bu fobi, Siyasal İslamcı faşist iktidar tarafından her fırsatta, Gezi isyanında atatürkçülerle seküler kürt demokratlarının yan yana gelmesinden korkan diktatörün ’ey ulusalcılar neredesiniz, taksim anıtına paçavra astılar’ kışkırtmasında olduğu gibi sonuna kadar sömürüldü.. 

Ve şimdi bu fobi, kürtlerin kimlik ve özgürlük taleplerine, -bütün bölgeyi etnik ve kültürel boğazlaşmaya gark etme pahasına- sırt çevirerek, yok sayarak, inkar ederek cumhuriyetin bütün kazanımlarına hiyanet halini aldı..

**

Cumhuriyet nasıl kurulmuştu?

Mustafa Kemal’in önderliğinde kürt, türk ve çerkez halklarının birlikte verdiği Kurtuluş Savaşı ile.. Cumhuriyetin temelleri bu savaşta atıldı. 29 ekim 1923’te olan, sadece Cumhuriyetin ilanıydı..

Erzurum, Sivas Kongreleri, Amasya tamimleri, kürtlerin ve türklerin emperyalizme karşı kurtuluş savaşında omuz omuza olma kararlılığının belgelerini de içerir.. Mustafa Kemal, bu süreç içinde Kürtlere özerklik vadinde* bulunmuş, ancak bu vaad de TBMM’nin tutanaklarında mevcut olmasına rağmen inkar edilmiştir.

Kurucu irade olarak hareket eden 1.TBMM’nin 1921’de yaptığı Cumhuriyetin İlk Anayasası halkların eşitliği ve birlikteliğini kapsıyordu.. Kürtlerin bu anayasaya atıfta bulunması boşuna değil.. Zira belirli bir etnik guruba değil, etnik grupları birbirinden üstün görmeyen ve inkar etmeyen demokratik ulus anlayışını yansıtıyordu bu anayasa. Cumhuriyetin başında bir etnik kimlik değil, coğrafi bir terim olan Türkiye vardı.. Yani Türkiye Cumhuriyeti o günlerin bakiyesi..

Kürtlerin özgür bir şekilde kaderlerini belirlemesi için 1921 Anayasası ile yönetimler aracılığıyla halkın kendi kendisini yönetmesi düşünülmüş, yerel yönetimlere yetkiler veren bir "halk idaresi" sistemi 1921 Anayasası'nda "Şûralar ve Meclislerle Yönetim" adı ile belirlenmişti. Böylece Kürtlerin etnik, toplumsal, coğrafi hukuku da güvence altına alınmak istenmişti..

**

1923 (Temmuz) Lozan antlaşmasından sonra durum değişti.. Konferansta ABD’nin de desteğini alan İngiliz emperyalizmi temsilcilerinin ısrar ve tehditleri karşısında Misak-i Milli dahlinde olan ve petrol yatakları ile stratejik bir öneme sahip, kürt nüfusun yoğun olduğu Musul sorunu çözülememişti. Böylece 1916’da İngiliz ve fransız emperyalistlerinin gizli Sykes-Picot Antlaşması ile yürülükte olan kürt nüfus ve coğrafyasının dörde bölünmesi Lozan’da tamamlanmış oluyordu. Bu süreçte, bazıları İngilizlerin kışkırtması ile bazı aşiretlerin isyanları karşısında cumhuriyeti kuran irade, 1924 Anayasasına yansıdığı gibi, tekçi bir ulus-devlet inşasına yöneldi. Bir başka deyişle, İttihatçıların türkleştirme politikasına geri döndüler.. 1925’te itibaren de Şark Islahat Planı Kararnamesi ile zorla asimilasyon politikasını yürürlüğe koydular.

**

Yıllar sonra, 1960’lı yıllarda Kürt Meselesi üzerine yazı yazan, kemalizmin ideologu, önderi olan Doğan Avcıoğlu şöyle diyecekti:

‘’Hayli sert metotlarla uygulanan bu politika, mutlak bir entegrasyonu amaç edinmişti. Bir etnik grubun, dili ve kültürü unutturularak, hвkim etnik grupla tam kaynaştırılması söz konusu idi. Ne var ki 40 yıldır uygulanan bu entegrasyon politikasının başarılı olduğunu herhalde kimse iddia edemeyecektir. ‘’ (Yön, 16 Aralık 1966)

Atatürk’ün “ey yükselen yeni nesil! Gelecek sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz”’ sözü bu 29 Ekim'de de gazetelerde yerini aldı.  Cumhuriyeti ‘yükseltme’nin anlamı demokratik cumhuriyetten başka bir şey olmasa gerek. 27 mayıs ihtilalinden sonra yeni bir kurucu irade olarak ortaya çıkan Kurucu Meclisin yaptığı 61 Anayasası böyle bir cumhuriyete ulaşmanın bir halkası idi. Bunun nasıl gerçekleşeceğine dair ipucunu bir kemalist ideolog olan, söz konusu  anayasanın hazırlanmasında Kurucu Meclis üyesi sıfatı ile emek verenlerden biri olarak Avcıoğlu 50 yıl önce vermiş oluyordu..

Bugün Doğan Avcıoğlu gibi inkarı ve asimilasyonu eleştiren -bir bakıma özeleştiri yapan- cesur atatürkçü, kemalist cumhuriyetçiler yok. Başta CHP yönetimi olmak üzere bu iddiada olanlar, topyekün Erdoğan'ın, -ideolojik rehberi Siyasal İslam olan- Yeni-Osmanlıcı hanedanlığının kuruluşuna zımnen destek veriyor. Tek-adam diktatörülüğüne itiraz ediyorlar, ama öte yandan paradoksal olarak aldıkları pozisyon da bu. 

Sadece içerde değil, dışarda da.. 

Yurtta barış dünyada barış’ ilkesini riyakarca kullanıyorlar. Erdoğan rejiminin Kuzey Suriye toraklarını işgal etmesini desteklemek bu riyakarlığın somut göstergesidir. Güya Erdoğan’ın suriye politikasını değil de, TSK’nın sınırları ''teröre karşı koruma'' harekatını destekliyorlar! 

Erdoğan rejimi elindeki medya gücüyle bütün Türkiye halkını aldatıyor. AB-D emperyalizmi ile birlikte organize ettikleri, besledikleri cihatçı çetelerle Suriye'yi topyekün kana bulayan, kentleri çökerten bir iç savaşta türkmen, arap ve suryani halklarla birlikte kendi kaderlerini cihatçılara karşı direnerek tayin etmeye çalışan kürt halkını tıoptan terörist ilan etti!

Tıpkı kurtuluş savaşında başta Mustafa Kemal olmak üzere kuvva-i millye hareketinin saltanat tarafından terörist, şaki ilan edilmesi gibi, bir başka saltanat heveslisi, sadece kendine muhalif olanları değil, komşularını da terörist ilan ediyor. Ve terörist ya da teröristlerle iltisaklı ilan ettiği şanlı muhalefetin desteğini alarak hemde!

**

Peki hangi TSK’nın harekatı bu?

Millilik vasıfını 1950’lerde NATO ordusu olmakla yitiren, ve artık saray medyası tarafından İslam ordusu olarak adlandırılan Recep Tayyip Silahlı Kuvvetlerine (R-TSK) dönüşen, yeni adı Suriye Milli Ordusu (SMO) olan cihatçıların katliamlarına, kafa kesmelerine ortak olan TSK’nın!

Ve hangi sınırları koruyorlar?

Boydan boya yüksek duvarlarla örülmüş, sınırın bu tarafında akrabaları olan Suriyeli kürtlere yasak ama cihatçı teröristlere serbest olan sınırları! Bütün dünya biliyor ki, cihadçı teröristler bu sınırlardan girerek Akçakale’de, Dıyarbakır’da, Suruç’ta, Ankara Gar’da, Sultanahmet’te vahşice katliamlar gerçekleştirdiler.. Yine biliniyor ki, MİT-Tırları ile bu sınırlardan çihatçılara silah ve muhimmat, Guta katlliamında kullanılan sarın gazı aktı. Devletin, Erdoğan rejiminin bunlara kol kanat gerdiği, emniyet güçlerinin destek verdiği mahkeme kayıtlarında bile var..

Açıktır ki, CHP yönetimi, ve diğer atatürkçü-cumhuriyetçiler, ‘mustafa kemal’in askerleri’ sloganına sarılanlar, Perinçekler, Feyzioğlular hep beraber ’teröre karşı milli müdafa’ maskesi, sahtekarlığı adı altında, IŞİD’i Suriye’de yenmiş seküler-laik Kürtlere karşı savaş açarak nihayetinde Erdoğan’ın sınırlarımızda IŞİD kalıntıları dahil bütün cihadçı-teröristlerle bir şeriat devleti kurma projesine destek oldular, oluyorlar!

Bu cumhuriyetçilik mi yoksa cumhuriyet yıkıclığı mıdır?

**

Bu şeriat devletinin ordusu (SMO) ve hükümeti Urfa’da ilan edildi. Atatürkçü, laik muhalefet, bu nedir diye sormadı bile. İdlib, Efrin ve Cerablus’tan Kobani’ye uzanan yayda Erdoğan rejiminin himayesi ve öcülüğünde bir devlet inşası var. Cihadçı bir devlet! Erdoğan Kobani’yi de bu devlete katmak istiyor. Yani yeni fetihler peşinde!

Ve siz Atatürkçüler, kemalistler bunu izliyorsunuz!

Şimdi de kalkmış cumhuriyetin yıldönümünü kutluyorsunuz! Olmayan, böylece tasfiye edilen cumhuriyeti mi yoksa bu selefi-İslam devletinin kuruluşunu mu? 

GÜVENLİ BÖLGE: YENİ İSLAM DEVLETİNİN TRUVA ATI

Saray medyasının kaptanı Yeni Şafak Gazetesinin 5 Ekim’de ki sayısında Esed karşıtı muhalifler, 8. yılını dolduran Suriye savaşında ilk kez tek çatı altında toplandı’  başlığıile verdiği haberde özetle şunlar söyleniyor:

İdlib, Guta, Halep, Dera, Deir el Zor, Hama, Şam, Haseke ve Rakka bölgelerinden 200’ü aşkın grubun Şanlıurfa’da düzenlenen toplantıda düzenli ordu sistemine geçiş yaptığı açıklandı. Suriyeli Muhalif Komutanlardan General Selim İdris, Savunma Bakanlığı ve Suriye Milli Ordu Genel Kurmay Başkanlığı görevini birlikte yürütecek. Tuğgeneral Adnan El Ahmed ve Albay Fadlallah el Hacı ise Halep kırsalı ve İdlib bölgelerinden sorumlu Genel Kurmay Başkan yardımcıları olarak görev yapacak. SMO Sözcüsü Yusuf Hammud, İdlib’te savaşan gruplarla birlikte 100 bin kişiye ulaşacaklarını belirtti. Fırat Kalkanı ve Afrin bölgelerinde kurulan 3 kolorduya ek olarak İdlib’te de 4 kolordu oluşumunun yakın zamanda gerçekleşeceğini kaydeden Hammud, bu birleşmenin devrim niteliği taşıdığına vurgu yaptı.

Şanlıurfa toplantısı sonrası Geçici Hükümet Başbakanı (Eski Türkmen Meclisi Başkanı Abdurrahman Mustafa) ve Suriye Milli Ordu Temsilcileri tarafından Fırat’ın Doğusu’na yönelik operasyona dair destek ve bölgeyi terörden temizleme konusunda kararlılık açıklaması yapıldı. PKK ve destekçilerine karşı 'Türkiye’nin yanındayız' mesajı verildi.

https://www.yenisafak.com/dunya/100-bin-kisilik-duzenli-ordu-muhalifler-ilk-kez-tek-cati-altinda-toplandi-3509101

Geçmişte bu yapılar IŞİD’le beraberdi veya IŞİD’in kadroları bunların içinden çıktı. Erdoğan rejiminin ‘ılımlı muhalifler’ diye tanımladığı ÖSO’nun ilk kadroları Suriye Müslüman Kardeşler örgütünün çizgisindeydi. Kısacası ideolojik yapıları aynı. Matruşka gibi birbirlerinin içinden çıkıyor, bukalemün gibi ortama göre renk değiştiriyorlar.. El Nusra, El Kaide'den çıktı, sonra adını değiştirdi, Heyet Tahrir El Şam (HTŞ) yaptı. İdlib'ten katılacak 4 kolordu belliki El Nusra kontrolünde. Çünkü İdlib HTŞ'nin kontrolünde. R-TSK'da 12 gözlem üssüyle onları 'kontrol' ediyor!

Güvenli bölge maskeli bu devletin milleti sunni selefi-Araplardan, yani bu cihadçı örgütlerin, IŞİD’in, El Nusra’nın militan devşirdiği kabilelerden oluşacak. Bölgenin demografik yapısını değiştirerek, etnik temizlik yaparak. Yani kürtleri kovup, Afrin’de olduğu gibi onların topraklarına arapları, türki cumhuriyetlerden gelen cihatçıları yerleştirecekler. 2  milyonu Türkiye’den getirilecek .

Türkiye’de ekonomik-sosyal bir sorun olan Suriyeli mültecileri yerleştirmekle, AKP ve Millet ittifakı tabanlarına sorunu çözme mesajı da veriliiyor. Erdoğan ‘Millet ittifakı parçalanmalı’ derken güvenli bölgeyi oluşturarak bu kesimlere bir ''kurtuluş yolu'' da göstermiş oldu. Muhalefetin bu 'parçalanmalı' lafına bile sesi cılız çıktı.

**

İktidar İşgal bölgelerinde ne yapıyor?

Yol, hastane, okul, postane, karakol, kaymakamlık binaları, camiler; Diyanet şubeleri, kuran kursları açıyor. Bunlara Gaziantep üniversitesine bağlı fakülteler ilave edilecek.

Açıkçası kendi ideolojik egemenliğinin (siyasal İslamın) altyapısını oluşturuyor. 

Peki şimdi ne yapacak? Konut yapımı, sanayi bölgesi inşası.. Güvenli bölge bir inşa alanı olacak yani. Plan projeler hazır..

Bir devletin, ama  -ipleri Erdoğan hanedanının elinde olan- bir sömürge devletin altyapısı ne gerektiriyorsa onu..

**

Sonuç nedir sevgili atatürkçü-kemalist ve sosyal-demokratlar!

Yeri geldimi kurtuluş savaşı için emperyalizme, sömürgeciliğe ilk başkadırı diye övünürsünüz.. Haklı bir övgüdür bu..

Ama Osmanlı sömürgeciliğini yeniden diriltmeye çalışan, Ortadoğu’da, Afrika’da bu stratejiyi uygulayan Erdoğan rejiminin işgalini destekliyorsunuz. Laik-seküler kürtlerle değil, cihadçılarla komşu olmayı tercih ediyorsunuz..

Bu mudur cumhuriyetçilik?

**

Peki İçerde ne oluyor?

HDP’nin, kürt halkının desteği ile kazandığı belediyeler Saray diktası tarafından tek tek gasp ediliyor.  Üç büyükşehir belediyesi.. ardından ilçe belediyeleri.. Cumhuriyetle dalga geçer gibi, 29 ekimde Cizre belediyesine kayyım atıyorlar.  Gaspedilen halk iradesi.. Sesiniz çıkmıyor.. Diktatörlüğün halk iradesini gaspı doğudan batıya doğru adım adım gelmeyecek mi sanıyorsunuz? CHP il başkanı, İBB yönetiminin yetkilerini kısıtlayan Erdoğan kararnemisi için 'bu fiilen kayyımdır' dedi bile..

Yerel seçimlerde, 23 haziran istanbul seçiminde Kürtlerin verdiği destekle büyükşehir yönetimlerini kazandınız! Bu desteğe verdiğiniz karşılık bu mudur?

Bu cumhuriyet ve demokrasiye ihanet değilse, ihanet nedir ki?

 ------------------------------------------------------------------------

*Mustafa Kemal, Kürtlerin kendi geleceğini tayin hakkı ve yerel idare hakkında TBMM Vekiller Heyeti Elcezire Cephesi (Dicle ve Fırat nehirleri arasında bulunan yerin adı) Kumandanlığı'na şu talimatı yollamıştır:

“1) Adım adım bütün memlekette ve geniş ölçüde doğrudan doğruya halk tabakalarının ilgili ve etkili olduğu surette yerel idareler kurulması iç siyasetimizin gereklerindendir. Kürtlerin oturduğu bölgelerde ise hem iç siyasetimiz ve hem de dış siyasetimiz açısından adım adım yerel bir idare kurulmasını gerekli bulmaktayız.

2) Milletlerin kendi geleceklerini bizzat idare etmeleri hakkı bütün dünyada kabul olunmuş bir prensiptir. Biz de bu prensibi kabul etmişizdir. Tahmin olunduğuna göre, Kürtlerin bu zamana kadar yerel idareye ait teşkilatlarını tamamlamış ve reisleri ve etkili kimseleri bu gaye namına bizim tarafımızdan kazanılmış olması ve reylerini açıkladıkları zaman kendi geleceklerine zaten sahip olduklarını, Türkiye Büyük Millet Meclisi idaresinde yaşamaya talip olduklarını ilan etmelidirler. Kürdistan'daki bütün çalışmanın bu gayeye dayanan siyasete yöneltilmesi Elcezire Cephesi Kumandanlığı'na aittir.”

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    16 Ağustos 2011'de aramızdan ayrılan Mihri Belli'yi, devrimci eylemin önde gelen simalarından ve önderlerinden biri olarak anıyoruz.. Aşağıdaki yazı O'nun yoldaşlarından Mehmet Özgen'e ait. Özgen, bu yazıyı Mihri Belli'nin ardından 2012…
  2. Cumhur ittifakı değil Cürüm ittifakı
    Demokrasiye, özgürleşmeye en çok ihtiyacı olanlar, elbetteki emekçi sınıf ve katmanlardır, kadınlardır.. Bu nedenle, Emek ve Kadın Cephesi, anti-faşist mücadelenin, kürt halkının da taleplerini kapsayan demokratik cumhuriyet mücadelesinin itici gücü olarak…
  3. İkili kriz: hem iktidar hem muhalefet
    Ortada giderek gerçekliği su yüzüne çıkmakta olan bir iktisadi kriz olmasına, bunun da diktatörlüğü beka endişesine sürüklemesine ve toplumun her türlü hile ve baskıya rağmen direncini sürdürüyor olmasına karşın, muhalefet…
  4. Diktatörlüğün Sonbaharı
    ‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi.…
  5. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  6. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  7. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  8. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  9. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  10. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  11. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  12. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  13. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  14. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  15. 14 Haziran 2016
  16. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  17. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  18. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  19. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  20. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  21. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  22. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  23. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  24. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  25. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  26. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  27. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  28. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  29. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  30. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  31. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  32. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  33. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  34. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  35. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  36. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  37. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  38. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  39. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  40. 25 Haziran 2013
  41. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  42. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  43. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  44. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  45. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  46. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  47. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  48. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  49. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  50. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  51. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  52. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  53. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  54. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  55. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  56. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  57. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  58. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  59. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  60. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  61. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  62. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  63. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…