Diktatörlüğün Sonbaharı

Mehmet Özgen

24 Haziran 2018
Diktatörlüğün Sonbaharı

‘Ekmek bulamıyorlarsa, pasta yesinler!’ -Bu söz, Marie Antoinette tarafından, Paris'te ekmek kıtlığının doruğa ulaştığı esnada, kocası XVI. Louis ile birlikte kral ve kraliçe olarak Fransız tahtına geçtikleri taç giyme töreninde söylendi. Yıl 1775’ti..

Kraliçe Antoinette’in bu sözü söyleyip söylemediği kesin değildir, ama 'halkın açlığı, yoksulluğu ile sarayın lüks ve şatafatı arasındaki çelişkiyi, zalimce sömüren egemen sınfların hoyrat tutumunu ifade eden bir söylem olarak tarihte yerini aldı..

Marie Antoinette, kolunda 50 bin dolarlık çanta taşıyan, dört bin beşyüz liraya çay içen, Beştepe sarayındakiler gibi, müsrif birisiydi. Paranın gerçek değeri hakkında en ufak bir fikri yoktu. Yeni kıyafetler ve pahalı elmaslar satın alıyor, her fırsatta kumar oynuyordu. Yirmi birinci doğum gününde, üç gün üç gece süren bir kumar partisi verdi. Bu süre zarfında el değiştiren paranın haddi hesabı yoktu. 

Kral XVI. Louis ve kraliçe Marie Antoinette’in monarşisi, temelinde İngiltere ile rekebeti yatan Amerikan Bağımsızlık Savaşı'na sağladığı yoğun mali ve askeri destek yüzünden devleti zaten iflasın eşiğine getirmişti. Ardından1786'da İngiltere ile yapılan Ticaret Antlaşması ile Fransız pazarlarını İngiliz mallarına açtı, Fransa endüstrisi İngiliz endüstrisinin karşısında korunmasız kaldı. Bu yüzden fabrikalar, işyerleri kapandı, işsizlik arttı. Bütün bunlara karşın soylular, en ılımlı malî reformlara bile yanaşmak istemediler. Tek çıkar yol olarak, halkın sırtına yeni vergiler koyma yolunu seçtiler..

Bu amaçla, XVI. Louis, 1614’ten beri toplanmamış olan Ancien Régime’in (Eski Düzen) parlamentosu Etats-Généraux’u (Genel Meclis) 4 Mayıs 1789’da toplantıya çağırdı. Genel meclis, üç sınıftan, yani soylular, ruhban sınıfı ve Üçüncü Zümre'nin temsilcilerinden oluşuyordu. Üçüncü Zümre ise yükselen burjuvazi ve zanaatkarları içeriyordu.. Ancak Genel mecliste oylama kişi saysına göre değil, sınıfa göre idi. Ruhban sınıfı ve soylular iki oya sahipken Üçüncü Zümre’nin yalnızca bir oyu oluyordu. Üçüncü Zümre’nin temsilcileri şiddetle oylamanın kişi sayısına göre yapılmasını savundular. Bu durumda çoğunluk oluyorlardı. Onlar, ‘yasalar genel iradeyi ifade etmelidir, Millet, üzerinde karar kılmadıkça, hiç bir yasa varolamaz’ diyordu..

Devrimin yolu bu çatışmadan açıldı.. Fransız Devriminin Sosyalist Tarihi'nin yazarı ünlü enternasyonalist Jean Joures’nin dediği gibi, ‘’ülkenin mali sorunları, soylu ve ruhban sınıfının ayrıcalıklarına dokunulmadan çözülemeyecek kadar derin ve kronikti’’ Paris halkı direnişe hazırlandı. Devrimci burjuvazi muhafızlarını oluşturdu. Silahlanan Paris halkı 14 Temmuz 1789'da krallık baskısının simgesi olarak gördüğü o günün Silivri’si Bastille'i ele geçirdi. Bu hareketle, ayaklanma devrime dönüştü.. Dünya tarihinin akışını değiştiren Fransız Devrimi böyle başladı..

**

Yıl 2018..

Mümkünse seçilmiş kral /sultan olmak için taç giyme törenine hazırlanan Erdoğan, nüfusun yüzde-70’I, yani 56 milyonu açlık sınırı altında, (DİSK araştırmasına göre) yüzde-17.7’sinin işsiz olduğu bir ülkede, aç, işsiz, boşta gezer insanlara ekmek yerine kek vaadinde bulunuyor. Ekmek yok, kek yiyin diyor..

Kendisi, Marie Antoinette ve XVI. Louis’nin Versay sarayından büyük, 1150 odalı sarayında şatafat, ihtişam, debdebe ve gösteriş içinde yaşarken, 300 odalı yazlık saray inşa ederken, onların monarşisini andiran, kamuoyuna sunduğu modelde kendisini güneş sisteminin tanrısı gibi tanımlayan bir yönetim şeklini halka kabul ettirmeye çalışıyor..

Bir başka deyişle, monarşinin çağdaş biçimi olarak otokratik bir diktatörlük kuruluyor, o nedenle benzerlikler sözkonusu. O gün Frnsız monarşisi, toplumsal ve siyasal reformu savunan, aklı ve bilimi referans alan düşünürlere kulaklarını ne kadar tıkamışsa, Erdoğan otokrasisi de akıl ve bilimden en az o kadar kopuk.

Öte yandan, elbette bir burjuva deviriminin gerekliliğini ima etmiyorum. Lakin Fransız Devrimi, bir burjuva devrimi olmakla birlikte, demokratik bir cumhuriyet için verilen mücadelenin tarihidir aynı zamanda.

15 Temmuz darbe girişimi Erdoğan için ‘’Allah’ın lüffu’ ise 20 Temmuz da o lütfun tezahürüdür. Onbinlerce kamu çalışanının, akademisyenin, öğretmenin tasfiye edilmesinin, yüzlerce derneğin, radyo-televizyonun, gazetenin kapatılmasının silahı olan OHAL uygulaması bu tezahürün gerçekliğidir. Yani tek bir darbenin iki aşaması, iki yüzü sözkonusudur..

Bu seçimlerin de darbenin son aşaması olarak planlandığının bir çok göstergesi var.

Başlıcası, seçimlerin OHAL koşulları altında gerçekleşiyor olmasıdır. Adil bir seçim değildir. Dahası Cumhurbaşkanı adaylarından birisi (Selahattin Demirtaş) hapistedir. Partisi HDP’nin barajın altına düşürülmesi için talimat verilmiştir.. Ne var ki, talimatı veren Beştepe'ki zat, HDP’li seçmeni korkutmak için, mitinglerinde Demirtaş’ın idamını gündeme getirmiş, ancak 'HDP hala bu milletten nasıl oy alıyor, inanamıyorum' demek zorunda kalmıştır..

Halk, Gezi İsyanından bu yana egemenlik sisteminin adım adım gelişen devlet terörü ve baskısında diktatörlüğün fragmanını görmüş ve bu algıyla demokrasiye sahip çıkma kararlılığını göstermektedir. Hiç bir inandırıcılığı kalmamış, aptalca yalanlara başvurmak çaresizliği içindeki Erdoğan karşısında hile ve gaspa karşı, devlet şiddeti ve baskısına, mafyalarla içiçe geçmiş iktidarın yönettiği çetelerin ve paramiliter grupların, kazanmazsak iç savaş çıkar tehditlerine boyun eğmeyeceğini göstermektedir. Bu kararlılık Muharrem İnce’nin mitinglerinde kendisini coşkuyla gösterdi. HDP’nin kürt illerindeki mitingilerinde, Dıyarbakır’da, Van’da gösterdi.

 Muharrem İnce’nin, kürt halkının temel talepleriyle AKP tabanı dahil diğer toplumsal kesimlerin taleplerini bir birbiriyle özdeşleştiren bir söylem bütünlüğü kurması, geliştirmesi ve bunu sürekli tekrarlayarak kitlelerin bilincine kazıması, halkın güvenini kazanmakta ve kararlılığını, cearetini artırmakta önemli bir rol oynadığını teslim etmek gerekir. Kendi ideolojik evreninin potansiyelinin çıkarabileceği, Millet İttifakını da esneten-eğiten bir özdeşleşme ve dolayısıyla demokratik cumhuriyetin bir ön-taslağıdır bu.

Bu, aynı zamanda, Erdoğan ve AKP'nin ya da Cumhur ittifakı denilen gerici-faşist cephenin, siyasal islam denilen eklektik ideoloji ile, kitlelerin, tutkularını, içgüdülerini, önyargılarını, cehaletlerini, ve alışkanlıklarını egemenliklerinin kalıcılığı uğruna yönetmelerinin sonuna da gelmiş oldukları anlamına gelmektedir.  Ki, bunu kavramak, daha sert mücadelelere sahne olacak seçimler sonrası için önemlidir. Çünkü AKP paradigmasının kırılması demektir bu.

İşte bu iki olgu HDP ve sosyalistlerin omuzlarına yeni tarihsel görevler yüklüyor.

Bugün üç ittifak var. 3.sü HDP’de ve etrfında kümelenen Halkların Demokratik ittifakı. Emek-barış ve demokrasi güçleri ağırılıkla bu ittifakın içinde, çeperinde. Bununla birlikte Cumhur İttifakı karşısında tek bir demokrasi bloku var. HDP etrafında sosyal demokratların da katılımıyla tabanda bir ittifak oluşuyor. Bunun iki nedeni var. Birincisi, barajı geçmenin stratejik önemi ise, ikincisi de HDP’nin bu seçimlerde daha sol bir söylem ve adaylarla ortaya çıkmasıdır. Yani HDP’nin sadece kürt seçmeni yok, doğuyu ve batıyı birleştiren sol seçmeni de var. Ezilen halkların, toplumsal grupların çıkarları ile emekçilerin çıkarlarını özdeş kılmaya yönelen bir eğilimle ortaya çıkıyor.

Bu nedenle, bu ittifakı, başta HDP ve HDK’da varolan siyasi özneler olmak üzere bütün devrimci-demokrat hareketler, gerçek demokrasiden yana olan, çıkarları kapitalist sistemin sınırlarını aşan demokratik sınıfların ittifakına evriltmek için kendisini genişleterek yeniden örgütlenmelidir. İşçi sınıfının politik süreçte etkin rol oynaması için Emek Cephesi inşa edilmelidir. Kimlik siyasetinin etkisini yitirdiği bir sürece girdik. Türkiye’de siyasal toplumu ve sivil toplumu yeniden örgütlemeyi hedef alan, acil talepleri içeren bir geçiş programı hazırlanmalıdır. Bu program, aslında HDP’nin manifestosunda, Haziran Hareketi gibi oluşumların deklarasyonlarında var. Yeniden-örgütlenme bu programın talepleri ve kitlelerin başkaldırısını temel alan bir mücadele çizgisiyle birleştirilmelidir.

HDP’nin bir halk ittifakı olarak, ezilenlerin, sömürülenlerin ileri mevzisi olarak tahkim edlimesini, soyalistlerin yığınağı bu ittifak etrafında yapmasını söylemek sadece ideolojik bir tercihin ifadesi değildir. HDP’yi Millet ittifakı içine dahil edemeyen dinamikler, seçimin ardından politik tavırlarını daha açık ortaya koyacaklardır.. Bu bir teğel ipiliği gibi, CHP’nin içinden geçen, İYİ Parti’ye bağlanan ve orada kalınlaşan bir eğilimdir. HDP’nin içinde barındırdığı potansiyelin farkındadırılar.

Bu, ancak anti-kapitalist taleplerle demokratik talepleri birlieştiren bir politik çizginin daha belirgin ve daha örgütlü kılınması ile karşılanabilir. HDP kilit rolünü sadece parlamento aritmetiğinin ona verdiği imkan ile değil, asıl olarak bu çizgiyi yükselterek ve kitlelerle buluşturarak elde edecektir. Demokratik cumhuriyetin ön-taslağı dediğim şeyi daha ileri, daha radikal bir rotaya çekecek basıncı yaratacak bu çizgidir.

*

Son söz olarak..

Demokrasi bloku (Millet ittifakı+HDP) Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerini kazanmış görünüyor. Muharrem İnce’nin yüzde 33-35 aralığında bir oy alacağını tahmin ediyorum. Erdoğan’nın ise yüzde-43-44.. 2. Turda HDP’nin yüzde-75’I İnce’ye oy verirse (HDP’nin milletvekili seçimlerindeki oyunun yüzde-12-13 olacağı öngörüsü ile) bu yaklaşık yüzde-43-44 demektir. İyi parti ve Saadetin oy oranlarını yüzde 10-11 ve yüzde-4 olarak öngürüsek, iki partiden yüzde elli fireyle İnce’ye 7 puan gelir. CHP’nin parti olarak oyu yüzde 26-27 aralığında olur.

ELbetteki, halkın iradesi sandıklardan çıkarsa..

AKP-MHP ittifakının diktatörlüğü sürdürme ve kalıcılaştırma konusunda kararlı olduklarını, iktidarı barşçıl bir şekilde terk etmeyeceklerini hatırlatmak isterim. Başka çareleri yok çünkü. Herşey bir yana, Gülen cemaatinin FETÖ’ye dönüşmesinin, katliamların, siyasi cinayetlerin azmettiricisi ve sorumlusu Erdoğan ve AKP’dir. İttifak bir suç ortaklığıdır. Sadece siaysi bir ağ değildir bu. 450 milyar dış borcun, yaklaşık 350 milyar dolarının aktarıldığı güçlü bir sermaye kesimi de sözkonusudur. Dolayısıyla, hile dahil, şiddete de başvurabilecekleri beklenmelidir. Bunun nasıl gelişeceğini önümüzdeki saatlerde ve günlerde göreceğiz..

Ancak her ne olursa olsun, önümüzdeki süreç diktatörlüğün sonbaharı olacaktır. Halkların ve emekçilerin kararlılığı ve cesareti, diktatörlüğün sonunu getirecektir.. Yeterki, bu kararlılık ve cesareti yükseltecek ve demokratik cumhuriyet hedefine yöneltecek doğru politikalar geliştirelim..

 

 

 

 

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Türkiye yol Ayrımında
    Türkiye yol Ayrımında
    2 Mayıs 2018
    Kritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık deneyimlerini kesintiye uğratacak ya da toplum, içine hapsedildiği cendereyi patlatarak özgürlükçü bir paradigmanın ufkuna açılan olanaklı alternatifleri yeşerten…
  2. HDP Kongresi..
    HDP Kongresi..
    11 Şubat 2018
    HDP demokrasi mücadelesinin öncüsü ise, tek karar verici organ da kongrenin kendisi demektir. ‘İstişare’ etmek elbette gereklidir.. Ama istişare veya mutabakat kongrenin iradesinin üzerinde olamaz..   HDP, Türkiyelileşme politikası ile önce…
  3. CHP kurultayı, faşizm ve savaş
    Normalde, diktatörlüğün güç kazanmasına yarayan bu kadar büyük günahlar işlemiş, buna karşın hatalarından ders alarak yeni bir mücadele programı ortaya koymayan bir yönetimin kurultayda değişmesi gerekirdi.. Ancak.. Bu ülkede Cumhuriyeti…
  4. RTE olsa olsa Herkül’üyle henüz karşılaşmayan Cacus olabilir
    Nasıl yani, kürsüde idam edilenlerin mektuplarını okurken gözyaşı dökme sahtekarlığından sonra bu da mı olacaktı, derken kendiliğinden şu kıyaslamayı canlandırıyor zihnim: Ortada, Kürt halkına karşı, tıpkı İsrail’in Filsitinlilere yönelik kullandığı…
  5. Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    Ecevit ve Kılıçdaroğlu
    15 Haziran 2017
    Bugün faşizme karşı kararlı duruş sergilemenin yolu HDP ile, tüm solla, demokrasi güçleri ile yan yana gelmekten, birlikte davranmaktan korkmamaktan geçer. Çünkü diktatör esas olarak bu korkudan güç almakta, muhalefeti…
  6. Son darbe
    Son darbe
    17 Nisan 2017
    Adam hırsızlık yaptı, halkın parasını çaldı. ‘ Bu doğru değil’ dedin.. Adam cinayet işliyor cinayet! Hala bu doğru değil diyorsun. Sıra sana gelince ne diyeceksin? Böyle bir totaliter ideolojiye ve onun…
  7. Distopya*: Evet çıkarsa ne olocak?
    ABD emperyalizmi başkan aracılığı ile ülkeyi istediği gibi yönetebilir hale gelecek.. Resimlerde Abdülhamit’in burnu düzeltilecek.. Türklerin atası ilan edilecek. Her eve Yüce Reis’in bağlanabileceği ekranlar konacak.. Reis ‘hadi yatın.. beş çocuk…
  8. Ey Fravun'a iman edenler!
    Ey Fravun'a iman edenler!
    25 Aralık 2016
    Yanıyordu iki asker, bilmedikleri topraklara zoraki gönderilmiş iki halk evladı.. iki er.. İnsanlık yanıyordu.. Bugüne kadar geliştirdiği bütün insani değerlerle birlikte bir kez daha.  Bir kez daha düşmüştü tiranın saltanatı…
  9. Efendisiz-vesayetsiz-demokratik cumhuriyet için Kurucu Meclis
    Tek-adam diktatörlüğü OHAL vasıtasıyla kuruluyor.. OHAL parlamentoyu fiilen ortadan kaldırmıştır. Kurucu Meclis sloganıyla halk kitlelerinin seferberliğine dayalı bir mücadele dışındaki her yol, siyasi islamla uzlaşmak, onun kuracağı faşist devlet düzeninde ‘muhalefet’ olmayı…
  10. 'Uzun Bıçaklar Gecesi' ve İç savaş provası
    Şimdi sokakları zaptetmeye çalışan bu gerici-faşist-cihadcı paramiliter gruplara karşı halkın savunmasını inşa etmek, bu darbe içinden darbe çıkaranlara, iç savaş provası yapanlara direnme hakkını hayata geçirmek yaşamsal bir görevdir. Türkiye…
  11. 14 Haziran 2016
  12. Diktatörlüğe karşı Halk Devrimi
    Çıkış yolu, resterosyonu ve darbeyi reddeden bir halk devrimidir. Halk devrimi derken, Gezi isyanı gibi bir hareketten, Gezi de eksik olanı, Kürt halkının –şimdi yok edilmek istenen- devrimci enerjisiyle kendisini…
  13. 'Devrim ve karşı-devrim'
    ''Öyle görünüyor ki, 1990’larda başlayan yeni genişleme dalgası, 1930 ve 40’lı yıllarla ölçülemeyecek derecede daha pahalı olacaktır. Kapitalizmin yeni bir “yıkıcı uyumu”nun, yeni bir dünya savaşının insanlığın ve doğanın mahfına…
  14. Nuray Mert ve ‘Faydalı salaklık’
    Aydın dediğimiz kişi, araştırmacı ve sorgulayıcı aklıyla, henüz fiilileşmemiş imkanı / varlığı ortaya çıkaran kişidir. Yani muhafazakar demokratlık yaftasının örttüğü kuvve'yi ortaya çıkarandır. Bu yaftaya ihtiyaç kalmadıktan, ‘’sesiz devrim’’ tamamlandıktan, AKP devletle…
  15. 'Arturo Ui’nin Önlenebilir Tırmanışı’
    Brecht, Hitler'in iktidara yürüyüş öyküsü ile gangster Al Capone'un öyküsünü örtüştürür..-- Diktatörler ve gangesterler aslında korkaktırlar. Korkutarak korkularını aşmaya çalışırlar. Psikolojideki yansıtma gibi.. Alman halkı 19.cu yüzyıl ve 20.ci yüzyılın başında…
  16. Bir de kalkmış herkesi 'sağduyulu olmaya davet' ediyor..
    Halkı yeni katliamlara, cinayetlere, entrikalara karşı savunma önlemleri almaksızın, iradesinin tezahür edeceği bir seçim olabilir mi? Gırtlağına kadar suça batmış faşist Erdoğan rejimine karşı Ortak bir direniş hattı oluşturmadan, demokratik…
  17. ’Ağlamak Bazı acılarda yetmez Bazı ölümlere’
    Her karede gülen yüzleriniz.. Büyük insanlık için bir şey yapmanın kıvancı.. Gözlerinizde kardeşlik parıltısı .. Kucaklaşmanın, çitleri yıkmanın coşkusu.. Kobani önlerinde.. Suruç'ta.. Büyük insanlığın barbarlığa karşı savunma hattında.. Yüceliğin alçaklığa…
  18. Kendi tanrısına bile ihanet eden adam..
    Yarın sandığa gittiğinizde .. Bacakları kopan çocuk ve Lisa'nın yüzü aklınızda olsun.. Bir daha koşamıyacak o.. Hüzünle bakacak cıvıl cıvıl koşuşturan arkadaşlarının ardından.. Bir daha çocuk olamıyacak.. Ki o çocuk,…
  19. AKP Faşizmi, ant-faşist cephe, HDP, BHH ve CHP
    AKP FAŞİZMİ: Sermayenin en saldırgan kesiminin iktidarı --AKP’nin 'Kristal Gecesi'--AKP ırkçılığı: 'Farkçı-Irkçılık'--‘’Üst-akıl’’-‘’Taşeron akıl'' ve 'millet aklı'  --AKP’nin çözüm süreci, Sunni İslam federasyonuna tabidir.. Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı seçildiğinden bu yana yeni…
  20. Ya Kobane ya barbarlık!
    TARİH BİZİM SIRTIMIZDAN YAPILDI. ŞİMDİ BİZ YAZACAĞIZ TARİHİ YENİDEN --Çakalların ulumasından korkmıyacağız. Tiranların sokaklara saldığı, sömürüden değil ama kendisinin sömürücü olmayışından nefret eden lümpen ayaktakımıyla yıldıramazlar bizi..  Direniş dediğin, bir…
  21. Gezi İsyanı Türkiye'nin 1905'idir
    Her gerçek devrim, bir şekilde iç- biçimlenişini, yani kendi suretini büyük bir halk hareketi içinde ortaya koyar. Öncülerin ya da öznel iradenin rolü işte bu an’da tayin edicidir.. Tarihin ortaya…
  22. CHP’nin BOP’un resterasyonuyla uyumlu stratejisi
    CHP-MHP’nin birlikte açıkladıkları ve Cemaatin desteklediği Ekmeleddin İhsanoğlu’nun çatı adaylığını hangi bağlamda değerlendirmek gerekiyor? Ulusalcı çevreler itirazlarını laiklik, Atatürk ilkeleri vb çerçevesinde dile getiriyorlar. Bu da onların bölge dinamiklerinden kopuk…
  23. 'Yeni Türkiye' Soma madeninin altında kaldı..
    Erdoğan öyle bir stratejik hataya -Taksim'e sokmama inadına- düştü ki, artık Gezi parkına girildiği günün devrimin başlangıcı olması farz olmuştur. Şimdi bize düşen bunun fikri ve örgütsel hazırlığını yapmak. Esin…
  24. BDP/HDP Cumhurbaşkanlığı seçimi Için ne diyor?
    "KOŞULLU DESTEK" DÜŞÜNÜLEBİLİR BİR ŞEY MİDİR?  --BDP ve HDP, fiilen yolsuzluk-rüşvet-hırsızlık zanlısı olan, bunların ortaya çıkması ve soruşturulmasının önüne türlü engeller çıkaran, kısacası kendisini ve iktidarını aklamayı reddeden, ayrıca savaş…
  25. En uzun gün ve olasılıklar
    Yolsuzluk operasyonları, Suriye üzerine savaş planları, provokasyonlar, sadece hükümet üyelerini değil, ilişkili sermaye gruplarını, sivil-asker bürokrasinin üst tabakasını suç ortağı durumuna düşürmüştür. Tarihte hiç bir devlet yönetimi, 2.dünya savaşının sonrasında…
  26. HDP, CHP'nin oylarını mı bölüyor?
    Henüz belirgin bir stratejiden yoksun olsa bile, sol ve sosyalistler, demokratlar, ilericiler, kısacası Gezinin tüm bileşenleri HDP'ye oy vermelidir. Halkların, ezilenlerin ve sömürülenlerin faşizme direniş blokunu geliştirmek ve yüksetmek için..…
  27. İsyanın adı Berkin-
    İsyanın adı Berkin-
    12 Mart 2014
    "Söz bitti" gerçekten.. Bu söylem neredeyse slogana dönüştü.. Adaletsizlik ve zulüm karşısında öfkemizin kabardığı her defasında, her acımızda tekrarladığımız.. Ve tekrarladıkça unutuşa dönüşen.. Mehmet ÖZGEN Gereğini yapmadıkça unutuşa dönüşür her…
  28. 'Paralel devletler', koku-tutulması ve devrimci kopuş
    ERDOĞAN KLİĞİ ULUSLARARASI SUÇ ÖRGÜTÜ İLAN EDİLEBİLİR --Erdoğan'ın Ömer El Beşir konumuna düşürülmesi ve bu uluslarası kompleks hamleyi bir adım sonra AKP'nin, 28 Şubat sürecinde RefahYol iktidarının yıkılmasını sağlayan DYP'nin…
  29. Devlet ikiye mi bölündü yani?
    Böyle diyenler var. Oysa devlet iktidarı içinde rollerin paylaşım savaşının ikinci raundu bu.. ilki MİT müsteşarı Hakan Fidan'ı hedef alan operasyondu.. Hükümet onu jet hızıyla Meclisten çıkardığı yasayla etkisiz kılmıştı..…
  30. Marksist Devrimci olarak Mihri Belli
    Mihri Belli kimdir? Adı, Türkiye sosyalist hareketinin günışığına çıkıp yeniden kitlesel ölçekte kurulduğu 1960'larda, ortaya attığı Milli Demokratik Devrim stratejisiyle özdeşleşen; düşünceleri, eylemleri, yetenekleri, başarıları ve başaramadıklarıyla sosyalist hareketin içinde ve…
  31. Erdoğan-Barzani ittifakı: 'İslam' kardeşliği
    Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Diyarbakır buluşmasında Eroğanın sarfettiği "dağdakilerin inip, cezaevlerinin boşalacağı" cümlesine açıklık getirdi: "Terör bitsin, silahlar teslim edilsin biz de üzerimize düşeni yapalım". Bu, AKP'nin bundan sonra izleyeceği…
  32. Cumhurbaşkanı ve başbakanıyla devletin linç girişimi!!
    Kabul edelim ki, 'sözlü saldırı' var. Ortada konuşan bir "kız" öğrenci var! Cumhurbaşkanı, Başbakan, YÖK başkanı, bakanlar, taraf sendikalar, televizyonda açık oturumlar, proflar. Noluyoruz? Bu nedir? Bu açıkça, bir ya da…
  33. 'Kimyalı' mı 'Kimyasız' mı?
    Ey büyük insanlık! Demokrasi kralları, monarşi kralları, silah ve petrol şirketleri, medya patronları ve onların coğrafyamızdaki "islamcı" hempaları, hocaları, ilahiyatçıları, bilumum kan emici, haydut, soyguncu ve "ırz düşmanları" hep birlikte…
  34. Başka coğrafyanın çocukları: Rojavalı çocuklar
    ROBOSKİ NEREDEYDİ, ROJAVA NEREDE? --'Denize düşen yılana sarılır'dan vazgeçilmelidir. Halkların kardeşliğinin, halkların ortak mücadelesiyle mümkün olduğunu, bunun da Gezi direnişiyle RUH İKİZİ olmaktan geçtiğini anlamak gerekir artık. Uzun zaman önce…
  35. Yanıyor insanlık hâlâ!
    Sivas'ta Madımak'ta yaşananlar, insanlık tarihinde örneğine az raslanan din adına işlenen büyük bir vahşettir. İnsanlığın vicdanı ve ahlaki değerlerini altüst eden bir vahşet. Bu vahşeti basitleştirenler, üzerini örtemeye, unutturmaya ve…
  36. 25 Haziran 2013
  37. Belli ki, geldiğiniz gibi gitmeyeceksiniz!
    BUGÜN YENİ BİR TARİH BAŞLATTINIZ FARKINDA OLMADAN! NO PASARAN DİKTATÖR, NO PASARAN! --Tayyip Sultan'ın, bir iç savaş ordusu olarak kullandığı kolluk kuvvetleri karşısında HALK GÜÇLERİ yenilebilir. Orada olan ANALAR, tanık olabilir,…
  38. 'Bir kaç çapulcu' kim?
    'Bir kaç çapulcu' kim?
    2 Haziran 2013
    Senin bir kaç çapulcu dediğin; İstanbul'da, Ankara'da, İzmir'de, Antalya'da, Çanakkale'de,Türkiyenin heryerinde, Türkiyeliler'in varolduğu bütün dünya kentlerinde senin diktatörlük teşebbüsatına HAYIR diye haykıran yüzbinler mi? Yoksa kefenine cep dikenler mi? On…
  39. İlle de Roboski!!!
    İlle de Roboski!!!
    6 Ocak 2013
    CHP, sorumluları bu kadar ayan beyan ortada olan bir katliam için gensoru mekanizmasını neden işletmez? Başbakan bu kadar açık şekilde suçlu pozisyonundayken neden onu Mecliste ve halkın önünde hesap vermeye…
  40. Cumartesi.. Cumartesi..
    Cumartesi.. Cumartesi..
    25 Kasım 2012
    Bu ülkede ne zaman ki, işkencede, gözaltında, faili meçhul cinayetlerde kaybedilenlerin hesabı sorulmaya başlanır, bu hesabı gören "özel yekili" mahkemeler kurulur: ne zaman ki mecliste Kayıpları Araştırma Komisyonu kurulur, bu…
  41. Ruhu alçalan toplum
    Ruhu alçalan toplum
    29 Ekim 2012
    Bu "manzara" aynı zamanda bu toplumun çıplak bir resmidir, röntgenidir hatta. Bütün insanı değerleri, çare olmak ve bulmak için koşuşturan bir avuç insanda toplasmış ve onların bu toplum bedeninde bir…
  42. Tezkere provokasyonu
    Tezkere provokasyonu
    4 Ekim 2012
    Türkiye sadece bir savaşa değil, Hitler ve Mussolini benzeri tek adam diktatörlüğüne doğru gidiyor. Üstelik bu savaş sadece devletler arasında değil, halklar ve mezhepler arasında bir savaşa dönüşecek. Bu diktatörlüğe…
  43. Alçaklığın dayanılmaz irtifası..
    Patlamaya karşı tepkiyi, daha ilk saatlerde kin ve nefret söylemine dönüştürüp halkın bir kesimine, Kürtler'e karşı yönlendirmek, hem en az bu insanlık suçu kadar halk düşmanlığıdır, hem de saldırının gerçek…
  44. Aygün neden kaçırıldı?
    Aygün neden kaçırıldı?
    13 Ağustos 2012
    Tarihsel gelişme, imkanı genellikle tehlike ve büyük risklerle bir arada verir. Politik öngörü ve liderlik, onu bu tehlike ve riskler içinden çıkarıp realize etmekte kendini gösterir..Kılıçdaroğlu, sorunun gündeme getirilmesi için "iklimin…
  45. Savaş kışkırtıcılığı suçtur!
    TCK'nun 306. Maddesinde 'Türkiye'yi savaş tehlikesiyle karşı karşıya bırakacak şekilde yabancı bir devlete karşı hasmane hareketlerde bulunan' kimselere ‘beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası, "Fiil sonucu savaş meydana gelirse…
  46. CHP Kurultayı ve Devrimci Cumhuriyet
    CHP, ilericilerle, sosyalistlerle, Kürt siyasal hareketiyle; Mehmet Bekaroğlu'nun, İhsan Eliaçık'ın temsil ettiği anti-kapitalist Müslüman hareketiyle, yerel seçimlerden başlayarak güç birliğini gündemine koymalıdır. demokratik, özgürlükçü, laik ve sosyal bir halk cumhuriyeti…
  47. Mızrağın ucundaki 'Islam' ve biyopolitiği
    Erdoğan ve AKP'nin kurduğu düzende "kadının adı yok." Erdoğan'ın, ısrarla kadın yerine anne sözünü kullanması bu bilincin dışavurumudur. Kadının görevi nice erdoğanlara annelik etmektir, o kadar. Hadi gel de anlat..…
  48. 'Ceddin deden, neslin baban..'
    Chicago'dan İstanbul'a dünyanın bütün sokakları NATO'culara karşı birleşiyormuş bugün. Manhattan'da mehteran bandosuyla Türk Günü yürüyüşü yapılıyormuş.."Çokyıldızlı beyler beyi haykırdı ilerle / Bir yaz günü geçtik Manhattan'dan kafilerle." Sanırım kimse, metrix'in…
  49. Post-modern darbeden postmodern faşizme -Faşizm yargılıyor
    Halkın inaçlarını kullanarak onun sırtına binenler, ona takla attıranlar değil; onuruna, değerlerine sahip çıkan, çıkarlarının bilincinde bir halk hareketi ve onun temsilcileri bizzat yargılayan olmadığı sürece, bu tiyatronun yeni sahnelerini…
  50. Post-modern darbeden postmodern faşizme
    Yükselen bütün sınıflar gibi, postmodern/muhafazakar burjuvazi de, eski iktidar blokunu değiştirme ve bunun için gerekli hegemonyayı tesis etme süresince demokrasi söylemlerine ihtiyaç duyar. Egemenliğini garantiledikten sonra bu söylemlere de, onları…
  51. Bu başbakan kimin başbakanı?
    Artık katliamın affına "hayırlı olsun" diyen bir Başbakan var Türkiye'nin başında! Ey Başbakan! Bilesiniz ki, yanmakla tükenmez bu ülkenin güzel evlatları. Bir gider bin geliriz! Bu dava "divan"a kalmayacak! Erdoğan, Sivas…
  52. Devlet iktidarının yeniden paylaşım savaşı
    Böylece Özel yetkili savcıların açtığı ve Özel yetkili Mahkemelerin sürdürdüğü Ergenekon, KCK ve Devrimci Karargah davalarının hukuki meşruiyeti de ortadan kalkmış oluyor. Polis ve yargının, AKP iktidarının bir "siyasi sopası"…
  53. Dersim, CHP ve Faşizm
    Dersim, CHP ve Faşizm
    29 Aralık 2011
    Eğer özür, tüm katliamların arkasındaki politik düşünceyle, yani tekçi-ulus anlayışı ile, zorla asimilasyonla hesaplaşmanın bir ifadesi olarak dile getirilseydi o zaman özür olurdu.. Bugün Ermeni "Soykırım"ini kabul etmeyenlere ceza öngören…
  54. Kürt sorununda 'Osmanlı'da oyun çok'
    Eski düzen, bir tür post-modern "devrim"le çökertilmiştir. 1. Cumhuriyet bitmiştir; yerine "Ilımlı" İslam Cumhuriyeti ikame edilmektedir. Bu "devrim"i tamamlamanın önündeki tek engel, asıl direnç noktası, Ortadoğu'nun en modern hareketi olan…
  55. Adını siz koyun..!
    Adını siz koyun..!
    8 Ekim 2011
    Bu resme iyi bakın.. Dikkatle bakmak gerçekliğin tümünü görmeyi sağlar. Çünkü anlamak ve anlamlandırmak için eksik olan bir şey yok.. Çünkü görüntüyle aranızda hiç bir perde yok.. Yerde yatanların giysileri,…
  56. “Laiklik kesinlikle ateizm değildir” Öylemi?
    Türkiye açısından toplumun yüzde-50'sinin rızasını alan iktidarın, diğer yüzde-50'nin arıza çıkarmamasına yönelik bu söylemi yeni bir "açılım"ın işareti gibi görmek, tek kelimeyle gaflettir, Erdoğan'ın tuzağına düşmektir.   Başbakan Erdoğan'nın Kuzey…
  57. 90’nında devrimci delikanlı*
    Asıl önemli yan, sosyalizm mücadelesine devrim bilincini taşımış olmasıdır. Oyların yüzde 51'ini alarak iktidar olmayı hayal eden egemen zihniyeti kıran ve iktidar mücadelesinin gerçek mahiyetini kavramaya sevkeden onun devrimci tutumudur.…
  58. Yanıyor insanlık hala!
    Yanıyor insanlık hala!
    3 Temmuz 2011
    * Eğer siz, babanızın veya kardeşinizin ya da oğlunuzun/kızınızın yanında onun katilinin de ismini görürseniz ne hissedersinz? Hızla yükselen bir öfke dalgasıyla bütün insanı duygularınızın iğfal edildiği hissine kapılmaz mısınız? İsyan…
  59. Türkiye Dönüm Noktasında
    Türkiye, özellikle 12 Eylül’de yapılan Anayasa referandumundan sonra kesin bir dönüm noktasına (critical point) geldi. Yargının iktidarın denetimine geçişi tamamlandı. Emniyet teskilatı zaten cemaat örgütlenmesinin kontrolündeydi. TSK içinde de faaliyette…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…