Finans kapitalin büyük hırsızlığı

Hasan Yalçınkaya

31 Temmuz 2012
Finans kapitalin büyük hırsızlığı

LIBOR üzerinden yılda el değiştiren para miktarı 400 trilyon dolar gibi inanılması güç bir rakam. LIBOR'da manipüle edilen oran % 0.01 gibi cüzi bir miktar bile olsa ortaya 40 milyar dolar gibi bir rakam çıkıyor. İşte bu LIBOR'un kurulduğundan beri sürekli manipüle edildiği, 16 bankasının kendi aralarında haberleşerek çıkarları uğruna oranlar üzerinde oynadıkları kanıtlarla ortaya çıktı. Bunlarin ele basi Barclay Bankasi ise 400 milyon dolar ceza odedi.

Bakkaldan, manavdan alışveriş yapıp eve geldiniz. Pirinç, şeker, fasulye, domatesi dolaba koyup akşam yemeğinden sonra televizyonun karşısına geçtiniz. Dünyada ve memlekette ne var, ne yok, bir bakalım diyerek haber kanalını açtınız. Haber spikeri "Sayın Seyirciler, Uluslarası Ağırlık ve Ölçüm Dairesi'nde saklanan ve kilo olarak alış veriş yapılan her malda temel ağırlık ölçü birimi olarak kullanılan, platin ve iridiyum'dan yapılmış kilogram prototipi maalesef üzerinde oynanılarak manipüle edilmiştir. 1000 gram olarak tasarlanan prototipin hiç bir zaman 1000 gram olmadığı olduğu ortaya çıkmıştır. Yapılan araştırma sonucunda üreticiden tüketiciye kadar geçen sürede el değiştiren malın bütün tüccarlar tarafından manipüle edildiği, çıkarlarına ters düşmediği için ses çıkarmadıkları ve sahtekarlığın 1984 yılından beri devam ettiği kanıtlanmıştır"

Bu haberi duyduğunuzda ne yapardınız? Sinirlenip kızmaz mıydınız? Bugüne kadar 1000 gram diye aldığınız domatesin esasında 950 gram, pirincin 920, şekerin 970 gram olduğunu ve 1000 gram üzerinden parasını verdiğinizi bilmek sizi deli etmez miydi?

Yukarda bahsettiğim üçkağıtçılığın benzeri üç hafta kadar önce ortaya çıktı. Hiç kimse sinirlenip protesto gösterisi yapmadı. Çünkü bu skandal finans sektöründe oldu. Finans sektörü bilindiği üzere paradan para kazanmayı amaçlayan, bir şey üretmeyen, üretenin sırtından kene gibi geçinmeye çalışan bir sistem. Finans şirketleri kendi aralarında kurdukları monopolilerle insanları sömürürler. Bugüne kadar hiç bir devlet sahtekarlık yaptığı için bir banka patronunu hapse atmamıştır. Hapse girmeyeceklerini bilen bu düzenbazlar yaptıklarının suç olmadığını, suç olsa bile hapse girmeyeceklerini bildikleri için "bize her şey mübah" diye düşünerek istediklerini yaparlar.

Finas şirketlerine ve yöneticilerine bu kadar sitem ettikden sonra gelelim yaptıkları üçkağıda.

LIBOR (Londra Bankalararası Önerilen Oran) adında bankaların kullandığı bir faiz ölçüm birimi. Bankalar kredi verirken LIBOR'u faiz oranlarında referans olarak kullanır. Her çalışma günü sabahı LIBOR'u oluşturan 16 banka İngiltere Bankalar Birliği'ni arayıp "Bugün benden borç isteyen banka olursa X faiz oranından para veririm" diyerek telefonu kapatır. İngiltere Bankalar Birliği de bu 16 bankanın bildirimde bulunduğu faiz oranlarını toplayıp ortalmasını alır ve bütün dünyaya "LIBOR bugün % 1.8 oranındadır" diye haber verir. Wall Street Journal bu oranı sabah saat 11 gibi yayınlar. O gün yapılan bütün faiz işlemleri bu LIBOR tabanı üzerinden yapılır. X bankası; "benden bugün kredi isteyen olursa % 8 artı LIBOR üzerinden veririm veya ev kredisi almak isteyen olursa % 3 artı LİBOR üzerinden veririm" der. Yani ev kredisi istediğiniz banka size vereceği kredinin faiz ölçüsünü LIBOR üzerinden hesaplar. Eğer LIBOR % 1.8 ise banka % 7 kendi masrafını ekleyerek sizden % 8.8 faiz ister.

LIBOR üzerinden yılda el değiştiren para miktarı 400 trilyon dolar gibi inanılması güç bir rakam. LIBOR'da manipüle edilen oran % 0.01 gibi cüzi bir miktar bile olsa ortaya 40 milyar dolar gibi bir rakam çıkıyor. İşte bu LIBOR'un kurulduğundan beri sürekli manipüle edildiği, 16 bankasının kendi aralarında haberleşerek çıkarları uğruna oranlar üzerinde oynadıkları kanıtlarla ortaya çıktı. Bunlarin ele basi Barclay Bankasi ise 400 milyon dolar ceza odedi.

Elle tutulup gözle görülür bir skandal olmadığı ve kolay anlaşılmadığı için medyanın büyük bir kısmı sessiz kalmış durumda. Zaten medyanın bugünkü hali ortada. Hükümet yardakçılığı yapmaktan önemli haberleri görmezden geliyor.

İnsan; halledebileceğini düşündüğü olaylara kafa yorar. Kapitalizmin değişmez bir güç olduğunu düşünen toplumun büyük kesmi bu güç karşısında sessiz kalmayı tercih ediyor. Devrimci ruhu olan insanlar kapitalizmin de değişebileceğini düşünür ve değişmesi için çaba sarfeder. Toplumların içinde devrimci ruhu olmadığı sürece bir LIBOR gelir öbür LIBOR gider.

Yazıyı Galileo'nun bir sözü ile sona bağlayalım: "ölçülebileni ölçün, ölçülemeyeni ölçülebilir hale getirin" yerine "değişeni değiştirin, değişmeyeni değişebilir hale getirin".


Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Fitch Oğlu Fitchler
    Fitch Oğlu Fitchler
    17 Mayıs 2012
    Bir kac hafta once, Standard and Poor's Türkiye'nin kredi notunu pozitiften durağana düşürmesi kisa bir sureligine bile olsa gündemin ortasına düştü. S&P'nin bu kararı ile Türkiye önümüzdeki günlerde dış borçlanmalarını…
  2. Tükürerek kutlandı!
    Tükürerek kutlandı!
    31 Mart 2012
    21 Mart'da ve sadece 21 Mart'da kutlanması gereken Kürt bayramı Newroz'u Kürt halkının 18-23 Mart tarihleri arasında kutlama isteği şaşkınlıkla karşılandı ve vecd ile tükürmeyi seven İçişleri Bakanımız tarafından şiddetle…
  3. Belleğin Silinişi
    Belleğin Silinişi
    22 Mart 2012
    Göç eden insanlar varoşların aynı mahallerinde toplanırlar, aynı kahvehaneye giderler, ortak mekanlar üretirler. Bellek kaybolmasını en aza indirmek içindir. Beraber kutlarlar bayramları, ateşler yakıp halaylar çekerek, yoksa nasıl ayakta kalır…
  4. Tutucuyum Elimde Degil!
    Tutucuyum Elimde Degil!
    27 Mayıs 2011
    Woody Allen’in “Everyone says I love you” adli muzikal filminin konusu ask.  Filmde anlatilan ailenin butun fertleri ilerici ve demokrat iken en kucuk kardes “Lukas” dusunceleri ve yasam tarzi ile…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…