8 Mart’ın Ardından: Tarih Yazıp Figüran Olmayan Kadınlar

Gamze Şimsek

13 Mart 2020
8 Mart’ın Ardından: Tarih Yazıp Figüran Olmayan Kadınlar

Birleşik Metal İş Sendikası Kadın Komisyonu'nun 8 Mart feminist gece yürüyüşünün hükümet yetkilileri tarafından engellenmesinin hemen ardından tutum belgesinin açıklaması ve sendika kadın komisyonunun “kadın dayanışması yaşatır, yanınızdayız” pankartı, kadın mücadelesinde sınıf hareketinin duyarlı ve kararlılığını yansıtması açısından çok önem taşıyordu.

Bir kez daha yaşayarak deneyimledik ki, kadınlar akıllarına koyduklarını yapmaktan asla geri durmuyorlar. Tüm düyada kutlanageldiği gibi 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Türkiye’de de kutlanıyor. Buna ek olarak 2003 yılından beri Taksim’de İstiklal Caddesi’nde feminist gece yürüyüşü düzenleniyor. İçinde her türlü renkliliği barındıran, zekice hazırlanmış döviz ve pankartlarıyla patriyarkaya karşı haykırıyor kadınlar. Boyun eğmeyeceğiz diyorlar, sizden korkmuyoruz diyorlar, biz bu alanlara gelmezsek katledilen kadın kardeşlerimize ne deriz diyorlar. Ve kadınların bu istikrarlı biraraya gelişleri, düzen dışı davranışları, akıl sınırlarını zorlayan cesaretleri  birilerini öyle korkutuyor ki... 

8 Martlarda kadınların kırmızı çizgisi olan Taksim Meydanı'na çıkan tüm yollar kapatılıyor, polisler konuşlandırılıyor, gaz sıkmak için helikopterler havada gövde gösterisi yapıyor. 

Kadınlar mı?

Ahh o direngen kadınlar, kozadan çıkan kelebek misali tüm ara sokakları zorlayan kadınlar... Evet 2020 yılında da tıpkı 2019 yılında olduğu gibi kadınların gece yürüyüşünü engelledi hükümet yetkilileri, hoş zaten İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, “kadınlar her yerde  toplanabilirler, İstiklal Caddesi hariç” diyerek gece yürüyüşüne müsaade etmeyeceklerininin sinyalini günler öncesinden vermişti.  Peki ne oldu, yani ne geçti ellerine bu yürüyüşü engelleyince? Ben söyleyeyim, Kadıköy’de dayanışma ve birlik ruhuyla rıhtım meydanından tüm dünyaya sözlerini ileten kadınlar gruplar halinde vapurlara binip, kah Beşiktaş’ta, kah Karaköy’de indiler. Her bir grup kendine göre bir rota belirleyip Taksim'e çıkan yolları denediler ve  birer ikişer gelen kadınlar,  Sıraselviler'de toplandılar... 

Uzun süre polisle müzakereler yapılmasına rağmen, Taksim'e çıkışı engellenen kadınlar saatlerce öfkenin içlerinde biriktirdiği coşku ile yerlerinden kımıldamadan ısrarla sloganlarını haykırdılar, "kadınlar birlikte güçlü" diye. Taksim’e çıkamadılar belki ama Sıraselviler’den Karaköy’e inene kadar çıkardıkları seslerlerle başta Türkiye'deki kadınlar olmak üzere tüm dünya kadınlarına çığlıklarını ulaştırdılar...

Birleşik Metal-İş Sendikası ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi’ yayınladı

Feminist gece yürüyüşünün engellenmesinden hemen 1 gün sonra 9 Mart tarihinde Birleşik Metal-İş Sendikası, yayınladığı ‘Toplumsal Cinsiyet Eşitliği Tutum Belgesi’ ile yürütülecek tüm faaliyetlerde sendikanın tüm organlarının toplumsal cinsiyet eşitliğine duyarlı bir anlayışla hareket edeceğini taahhüt etti. Sendika bu belgeyle, hem bünyesinde hem de örgütlü olduğu işyerlerinde eşitlikçi bir ortam yaratmak için Toplumsal cinsiyet eşitliğine ilişkin farkındalık yaratmak amacıyla kendi üyeleri arasında çalışmalar yapmak, kadına yönelik şiddet ve cinsel taciz ile ilgili bilgilendirme, rehberlik ve sorun çözme konusunda kolay ulaşılabilir mekanizmaları oluşturmak, Sendika faaliyetlerini hayata geçirirken araştırma, eğitim, toplantı, eylem, etkinlik ve yayın süreçlerinde toplumsal cinsiyet eşitliğine aykırı söz ve ifadeler kullanılmaması, tutum ve davranışların gösterilmemesi yönünde gerekli önlemleri almak, hem sendikanın her kademesindeki yöneticilerinin, uzmanlarının, çalışanlarının ve üyelerinin hem de toplumun konferans, seminer, toplantı vb etkinliklerle konuya ilişkin bilgilendirilmesine yönelik eğitici çalışmalar yapılmasını sağlamak  gibi hususları tahahhüt etti. 

Birleşik Metal İş Sendikası Kadın Komisyonu'nun 8 Mart feminist gece yürüyüşünün hükümet yetkilileri tarafından engellenmesinin hemen ardından tutum belgesinin açıklaması ve sendika kadın komisyonunun “kadın dayanışması yaşatır, yanınızdayız” pankartı, kadın mücadelesinde sınıf hareketinin duyarlı ve kararlılığını yansıtması açısından çok önem taşıyordu.

“Kadın avukatlar olarak isyandayız, artık beklemeye tahammülümüz yok'

Feminist gece yürüyüşü’nün engellendiği 8 Mart tarihinden hemen iki gün sonra 10 mart tarihinde, Kadın Avukat dayanışması yargıda cinsiyetçiliğe son verilmesi için erkek şiddetine karşı somut adımlar atacaklarını belirterek “yargıda cinsiyetçiliğe son verin” diyerek tutum belgesini okudu. Basın açıklaması Diren Cevahir Şen tarafından okundu. Açıklamalarına 8 Martı selamlayarak başlayan avukatlar; “Kadın avukatlar olarak isyandayız, artık beklemeye tahammülümüz yok'', diyerek baroların disiplin kurullarını çalışmaya davet ettiler.

Feminist gece yürüyüşünün engellendiği 8 Mart tarihinden hemen iki gün sonra, 10 Mart tarihinde Karşı Mahalle twitter sayfasından bir video yayımlandı. 8 Mart 2020 eylemlilik  görüntüleri ile bezenmiş bu muazzam  videodan bir çığlık ulaştı bizlere... 

“Acıttığınız kadınlardan korkun, biriktirir patlarız, acıları büyük olanların öfkesi büyük olur” 

CHP'li kadın vekiller: İtirazimız var

Ve 8 Mart’tan 3 gün sonra, 11 mart 2020 tarihinde CHP'li 15 kadın milletvekili TBMM Genel Kurulu'nda 'İtirazımız var' başlıklı metni okudu. Vekiller, "Durun ve bir dakika dinleyin. Bize dayattığınız gündemin dışında, tüm kadınlar adına söyleyecek sözümüz var" dedi.

"Durun ve bir dakika dinleyin. Bize dayattığınız gündemin dışında, tüm kadınlar adına söyleyecek sözümüz var. Reva gördüğünüz hayatların, yasakladığınız sokakların, hapsettiğiniz evlerin, sahiplendiğiniz bedenlerin, uygun gördüğünüz rollerin üstüne, edecek iki çift lafımız var! Fıtrat diyerek eşitliği yok sayan zihniyetinize, siyasi çıkarlarınıza göre verdiğiniz hükümlerinize, itirazımız var! Emeğimizin sömürülmesine, toplumsal cinsiyet eşitsizliğine, itirazımız var! Verdiğiniz sözleri tutmamanıza, yasaları etkin uygulamamanıza, itirazımız var! Her gün en az bir kız kardeşimizi hayattan kopartmanıza, itirazımız var! Durdurmadığınız şiddeti; erkeklik ve hamaset söylemleriyle meşrulaştırmanıza isyanımız var! Ve bilin ki; şiddetsiz, savaşsız, özgür ve eşit bir dünyayı, size rağmen var edecek kadınlar var! Biz varız..."

8 Mart'tan sonraki ilk 3 günde bu gelişmeler olmuşken Bandista grubunun  "Olur olmaz" şarkısındaki “Cinayetinize sessiz kalmaz, yastık değildir köşede durmaz. Kol kırılsa yen içinde kalmaz, tarih yazar figüran olmaz”  sözlerinden hareketle,  hepiniz adına ben sorayım o halde şu soruyu , 8 Mart feminist gece yürüyüşünü engellemeye çalışarak kadınları Taksim'e çıkartmadınız da ne oldu? Sorunun cevabı çok basit aslında, kadınlar dillerindeki öfkeyi yüreklerine , dövizlerindeki sloganları zihinlerine kazıyarak, kaldıkları yerden ama daha inançlı, daha kararlı ve en önemlisi daha birleşik ve çoğulcu olarak devam ettiler çalışmalarına...

Ve 8 Mart'tan 1 gün sonra,  Gazete Duvardaki köşesinde İrfan Aktan şöyle yazıyordu: Türkiye’nin Ana Muhalefeti Kadın Hareketi’dir.

Yazarın Dİğer Yazıları

  1. Madımak ve insanlığı yakan zihniyet
    Kurduğunuz sistemlere yakıt olması adına yaktığınız ateşlerle katlettiğiniz canların yaşanmamışlıklarında nefes aldığınız her an, insanlık onurunun ayaklar altına alınmasıdır. Yanık et kokusu burnunuzdan hiç eksik olmasın, lakin yanan insan tarafınızdır...…
  2. Kadınlar ve bekçiler
    Kadınlar ve bekçiler
    7 Haziran 2020
    Tüm toplumu tehdit eden bu oluşum, bilhassa kadınlar açısından çok tehlikeli sonuçlara varabilecek bir kurum haline gelecektir. Toplumsal cinsiyet eşitliğini hedeflemeyen hiçbir uygulama kadınların yararına olmayacaktır. Kentlerin cinsiyetleri vardır ve…
  3. Kesişen Hayatlarımız
    Kesişen Hayatlarımız
    5 Haziran 2020
    Bugünden geçmişe bakınca ne denli acıyor içim bir kadın olarak; Antik Yunan’da vatandaş sayılmayan kadınlar, Roma’da kuluçka makinasından başka işlevi olmayan, yasal işlemleri için vasi tayin edilen kadınlar. Ortaçağ’da  acımasızca…
  4. Zordur ülkemde işçi kadın olmak
    Siz hiç yangından kurtulmak için 8. Kattan atlayan  kadınların yere çarpan  bedenlerinin sesini duydunuz mu? Siz hiç parmağınızı kaptırmamak için makineden elinizi çektiğinizde ücret kesintisine uğradınız mı? Siz hiç, kibrit…
  5. Covid-19 bahanesiyle ötekileştirilen kadınlar
    Hangi birini konuşalım, evde şiddete maruz kalınca darp raporu almak için  “ya virüs bulaşırsa” korkusuyla doktora gidemeyen kadınları mı, yoksa  annesine şiddet uygulayan babasını, ”ya virüs bulaşırsa” korkusuyla  vicdanen şikayet…
  6. 'Yeter Artık, Kapat Çeneni'
    Kapatıyor gözlerimi ve tüm dünya kadınlarını düşünüyorum.. Sayılar uçuşuyor zihnimde, 407, 440, 474… Cansız bedenleri ile gazetelere manşet olan, kâh sokak ortasında satırla doğranan, kâh saatlerce işkence görüp, vücudu parçalara ayrılan,…
  7. Şiddetin Gölgesinde Dans eden Kadınlar
    Bugün sistemin kapısına gidip “ beni kurtarın” diye yalvaran Ayşe Tuba Arslan, tam 23 kez şikayet dilekçesi veriyorsa bu sisteme ve akabinde sokak ortasında satırla doğranarak öldürülüyorsa sistem çoktan erozyona…
  8. Kadınlar: Ateş hattında Varolmak..
    25 Kasım’da Taksim Meydanında Olmak Neden Bu Kadar Önemli?-- Eril sistem gerek medya, gerek kolluk kuvvetleri, gerek eğitim sistemi ve gerekse üzerinde istediği gibi oynadığı yasalarıyla ülkedeki tüm kadınlara topyekûn savaş…
  9. Tüm çocuklar için biraz umut ve Rabia Naz için de Adalet.
    Dün 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıydı. 23 Nisan, neşe doluyor insan diye başlamak isterdim ama sokaklarda ayakkabı boyayan küçücük çocukların boyalı elleri geliyor aklıma, okul sıralarında olmaları gerekirken…
  10. Diren Sanat, Mutlu Yıllar Türkiye…
    Bu ülkede heykellere tecavüz girişiminde bulunuluyor mesela. Şaka değil bu. Türkiye’nin ilk balerini Meriç Sümen heykeline saldırıda bulunup tecavüz etmeye kalkmadılar mı? Hatırlarsınız, Bursa Cumhuriyet Caddesi’ndeki Kitap Okuyan Kız Heykeli “kızları…
  11. Mağduriyet soslu bir masal: Nafaka
    Siz bugün nafaka konusunda mağduriyetleri gidermek adına düzenleme yapacağız derseniz. O zaman hangi mağduriyet diye sormamız gerekir. Bu kadınlar neden boşanıyorlar bir kere ona bakmak lazım. Bir Varmış, bir yokmuş……
  12. Karma eğitim karmaşası
    Karma eğitim karmaşası
    15 Eylül 2018
    Bazı vatandaşların tercihlerine saygılı olmak adına karma eğitime alternatif olarak Haremlik- Selamlık uygulaması ile eğitimde tercihleri çoğaltıyoruz demenin, kadına şiddeti önlemek adına onları pembe otobüslere tıkmayı bir seçenek olarak sunmaktan…
  13. Adnan hoca basın özgürlüğüne bir darbe daha indirmenin kılıfı oldu
    Hükümet televizyon kanalları üzerinde kurduğu kuşatmayı internet üzerinden yapılacak olan yayınlara da uygulayacak. Halkın muhalif yayınlara ulaşması engellenecek. Bir zamanlar Altın Nesil yetiştirme çabaları vardı, şimdi de Bilal Erdoğan’ın deyimiyle ‘Erdoğan…
  14.  'Eyy' ve 'Ulan', kadına yönelik şiddet ve cinsel istismar
    Kadına yönelik şiddet ve cinsel istismarın artışında “Eyy” ve “Ulan”la başlayan cümlelerin yarattığı iklimin bir ilintisi olabilir mi? Her güne aklımızın sınırlarını zorlayan yeni bir haberle uyanıyoruz. Yürek kaldırmıyor artık. İki…

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…