'Bunu ne 12 Mart, ne 12 Eylül düşündü'

4 Kasım 2011
'Bunu ne 12 Mart, ne 12 Eylül düşündü'

stanbul Barosu eski başkanlarından 49 yıllık avukat Turgut Kazan'ın bugün Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde "3 yıl hapis ve meslekten men" cezası istemiyle yargılandığı dava başladı. Davayı eleştiren İlhan Cihaner, "Savunmaya saldırılıyor Türkiye'de. Avukatlık mesleğine, adil yargılanma hakkına saldırılıyor. Aslında mahkemede yargılanan Turgut Kazan değil. Çünkü Kazan orada itham etti. Yargılanan aslında heyetti. Bir hukuksuzluk, ortaçağ hukukunun yargılanması söz konusu. İpe sapa gelmez bir suçlama" diye konuştu.

Avukat Turgut Kazan, savunmasını üstlendiği eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'in lehinde yazılan bir mektup hakkında savcılığın işlem yapmamasını eleştirmesi nedeniyle "3 yıl hapis ve meslekten men" cezası istemiyle bugün Erzurum'da hakim karşısına çıktı. Mahkemede savunma yapan Kazan ve avukatları, suçlamaları reddederek avukatlık mesleğine saldırı yapıldığını ifade ettiler. Mahkeme heyeti davayı 6 Mart 2012'ye yeniden görülmek üzere erteledi.

Bugün yapılan ilk duruşmayı, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Vedat Ahsen Coşar, İstanbul Barosu Başkanı Doç. Dr. Ümit Kocasakal, Ankara Barosu Başkanı Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, İzmir Barosu Başkanı Sema Pekdaş başta olmak üzere diğer baro başkanları ve avukatlar ile CHP Afyon Milletvekili Ahmet Toptaş, Antalya Milletvekili Gürkut Acar, Çorum Milletvekili Tufan Köse, Hatay Milletvekili Refik Eryılmaz, Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz, Denizli Milletvekili İlhan Cihaner ve İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz, takip etti.

Kazan, haksızlıklara karşı boyun eğmeyeceğini, hukuksuzluğa, hukuk ilkelerinin ihlalleri karşısında mücadelesine devam edeceğini bildirerek, savunmasında iddianamede yer alan Erzurum Adliyesi önünde yaptığı konuşma tarihinin 7 Mayıs 2010 olarak belirtildiğini, o tarihte Erzurum'da bulunmadığını ve konuşmayı 5 Mayıs günü yaptığını vurguladı.

‘BİR YAŞIMA DAHA GİRDİM'

Eski Özel Yetkili Cumhuriyet Savcısı Şanal'ın kendisini terörle mücadele eden bir kamu görevlisi olarak algıladığını anımsatan Kazan, ''Bir yaşıma daha girdim. Savcı kendisini terörle mücadele eden birisi sanıyor. Savcıya terörle mücadele görevi verilmez, verilemez'' diye konuştu.

KOCASAKAL: MESAJ ANLAŞILMIŞ AMA ALINAMAMIŞTIR

Kazan'ın avukatı ve aynı zamanda İstanbul Barosu Başkanı olan Ümit Kocasakal da Kazan'ın nezdinde tüm avukatların yargılandığını belirterek, ''Bu dava avukat olarak sınırı aşarsanız hakkınızda 'hedef göstermeden' biz de dava açarız mesajıdır. Mesaj anlaşılmış ama alınamamıştır. Sözlerim yanlış anlaşılmasın. Unutulmaması gerekir ki, her hakim ve savcı da bir gün avukatlığı tadacaktır. Sizler de o kürsülerden inecek, bu sıralara oturacaksınız'' şeklinde konuştu.

Kocasakal, özel yetkili mahkemelerin günümüzde mahkeme olmaktan çıktığını, birer gözaltı, gözdağı, tutuklama, tutsaklık ve dinleme mercilerine dönüştüğünü iddia etti.

SOKRATES'E BENZETTİ

Kazan'ın avukatı ve aynı zamanda Ankara Barosu Başkanı Metin Fevzioğlu da Kazan'ın yaptığı savunmayı Antik Yunan dönemindeki Sokrates'in yaptığı savunmaya benzetti.

Fevzioğlu, ''Müthiş bir savunma dinledik. Kazan'ın savunması Sokrates'in savunması gibi tarihe geçti. Üstadıma bize bu fırsatı, bu dersi verdiği için teşekkür ediyorum. Turgut Kazan kendini savunmadı. Avukatlığı, hukuk devletini ve demokrasiyi savundu'' dedi.

‘BENİM İÇİN ONURDUR'

Avukatların ardından tekrar söz alan Kazan, hukukun bir dinamizm olduğunu ifade ederek, ''Hukuk dinamizmdir. Eleştirir, dondurursanız hukuku, hayatı durdurursunuz. Meslekten yasaklanmaktan korkmuyorum. 49 yılın sonunda ileri demokrasi Turgut Kazan'ı yasakladı. Bu benim için onurdur'' dedi.

Bir süre tutuklu sanık olarak yargılandığı Erzurum Adliyesi'ne bu defa CHP Denizli Milletvekili olarak gelen eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner de, "Savunmaya saldırılıyor Türkiye'de. Avukatlık mesleğine, adil yargılanma hakkına saldırılıyor. Aslında mahkemede yargılanan Turgut Kazan değil. Çünkü Kazan orada itham etti. Yargılanan aslında heyetti. Bir hukuksuzluk, ortaçağ hukukunun yargılanması söz konusu. İpe sapa gelmez bir suçlama. Savcılar saçma sapan gerekçelerle dava açmışlar" diye konuştu.

' 

BUNU NE 12 MART, NE 12 EYLÜL DÜŞÜNDÜ'

Bugün meslekten men istemi ve 3 yıl hapis ile yargılanmasına başlanan 49 yıllık avukat Turgut Kazan duruşma öncesi yaptığı açıklamada ‘'Beni değil savunma mesleğini yargılıyorlar. İlk kez savunma terör sayıldı" dedi.

Dört dönem İstanbul Barosu Başkanlığı da yapan, 49 yıllık avukat Turgut Kazan, Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bu kez avukat kürsüsünde değil, "sanık" kürsüsünde mahkemeye çıkacak. Kazan'ın bugün "yargılanmasına" dayanak gösterilen olay ise savunmasının "terör suçu" sayılması.

Cemaatlere yönelik soruşturmaların ardından tutuklanan eski Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner'e Buca Cezaevi'nden bir tutuklu mektup gönderdi. Mektupta, Risale-i Nur Dershanesi toplantılarına katıldığı bir gün, Savcı Osman Şanal, bazı emniyet yetkilileri, iki profesör ve Erzurum'da cemaat liderliği yapan 3-4 kişinin gece saat 02.30'a kadar toplantı yaptığını anlatıp, toplantıya katılanların "Cihaner'in işi bitti" dediğini ileri sürdü.

Turgut Kazan da bu mektubu o dönemde mahkemeye sunarak bu iddialarla ilgili gerekli araştırmanın yapılmasını istedi. Ancak 2 ay boyunca hiçbir işlem yapılmaması üzerine duruşma sırasında Kazan, bu tutumu eleştirdi. Kazan'ın bu eleştirisi "terör eylemi sayılarak" Erzurum Özel Yetkili 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde dava açıldı. İddianamede, Kazan'ın Terörle Mücadele Yasası kapsamında 3 yıla kadar hapisle cezalandırılması ve meslekten yasaklanması istendi.

Bugün yapılan ilk duruşma öncesi konuşan Kazan, "Demokrasimiz için büyük tehlike oluşturan özel yetkili mahkemeler önünde üstlendiğim tek davada, Terörle Mücadele Yasasını ihlal ettiğim iddiasıyla sanık oldum" derken AİHM kararlarını da hiçe sayan bu anlayışın savunma mesleğine açık bir saldırı olduğunu belirtti.

Avukat Turgut Kazan, "İlk kez savunma görevi terör sayılıyor. Artık her şey bitmiştir. Oysa hukuk devleti değerlerinde aslolan silahların eşitliği ilkesidir. İnsanlar bunu Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ndeki hakkaniyetli yargılama kuralından çıkarmıştır. Ben şimdi savcıyı eleştirirken savcı benim aleyhime dava açıyor. Ve düşünebiliyor musunuz, meslekten yasaklanmam gerekiyor. Bunu ne 12 Mart, ne 12 Eylül düşündü. Böyle bir şey görmedim. Benim şeklen sanık olduğum bir dava gibi görülüyor ama aslında savunma mesleğini yargılıyorlar. Bütün avukatlara boyun eğdirmek, ihlallere sessiz kalan avukat istiyorlar. Korku salıp, ihlallere seyirci kalmamızı sağlamak için açılmış bir davadır" diye konuştu.

Odatv.com

 

 

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…