Bin operasyona beş yıl ceza!

17 Eylül 2011
Bin operasyona beş yıl ceza!

Onlarca faili meçhul cinayetin, kendi deyişiyle "Bin  operasyon"un hesabı sorulmadı..

Susurluk Davası kapsamında yargılanan Mehmet Ağar'a 5 yıl hapis cezası verildi. Dava 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. 1994'te kaçırılarak öldürülen Faik Candan'ın ailesinden Şeyh Bekir Candan, Rukiye Candan ve Mustafa Candan'ın da katıldığı duruşmada, Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) müdahil olmayı talep etti.

Ayhan Çarkın'ın "Cinayetler Mehmet Ağar ve İbrahim şahin'in bilgisi dahilinde gerçekleşmiştir" şeklindeki ifadesini anımsatan Kozağaçlı'nın davaya müdahil olma talebinin yanı sıra Çarkın'ın sanık olarak dinlenmesine yönelik talebi de reddedildi.

Ağar aklanmak isteniyor

 Ankara Halk Cephesi, adliye önünde basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan Sultan Işıklı, "Mehmet Ağar halka karşı işlediği suçlardan sabit bir katildir" dedi. Işıklı, Ağar'ın aklanmak istendiğine işaret etti. Işıklı, "Demokrasi şovları yapan, işkenceye sıfır tolerans diye palavralar savuran AKP iktidarının katilleri nasıl koruyup kollandığının, kendisinin de bunları sahiplendiğinin kanıtıdır bu dava" ifadesini kullandı. Bu davada Ağar'ın halkı ilgilendiren hiçbir şeyle suçlanmadığına değinen Işıklı, gözaltında, emniyette kaybedilenlerin akıbetinin, onlarca faili meçhulün hesabının sorulmadığı, ve bin operasyonun nerede, nasıl yapıldığının, sorulmadığının altını çizdi. Susurluk devletinin halka karşı işlediği suçların sabit olduğunu ifade eden Işıklı, "Bu dava esas olarak Susurluk devletini aklama birkaç ‘çete'ye ve ‘kaçak' silaha indirgeme davasıdır" diyerek şöyle devam etti: "Mehmet Ağar! Sen halk düşmanı bir katilsin. Halk seni asla unutmayacak, asla affetmeyecek. İşlediğin suçların hesabı sorulana kadar ellerimiz yakanda olacak."


Vicdanı rahatmış!

5 yıl hapis cezasına çarptırılan Mehmet Ağar yaptığı yazılı açıklamada, "Mahkeme kararlarında hüküm cümlesi şu sözle başlar, ‘Türk Milleti adına'. Bizim için o sözle başlayan cümlenin nasıl devam ettiği veya edeceği önemli değildir. Bizim aşık olduğumuz, bir ömrü adadığımız o kelimedir. Ben kendimden eminim ve vicdanen rahatım" dedi.

Bilindiği gibi Mehmet Ağar, Susurluk Davası'nda suçlananlar arasında yargılanmayan tek kişiydi. Ağar, dönemin Emniyet Genel Müdürü'ydü ve daha sonra milletvekili seçilerek bakanlık da yaptı.
Ağar, tekrar milletvekili seçilmeyince dosyası Danıştay'da görülmüş ve yargılanmasına karar verilmişti.


HANGİ SUÇLARDAN YARGILANDI?

 Mehmet Ağar'ın yargılanma gerekçeleri şöyle:

- 1993-1996 yılları arasında, cürüm işlemek için silahlı teşekkül meydana getirmek

-Gıyabi tutuklu sanık Abdullah Çatlı'nın saklı bulunduğu yeri bildiği halde yetkili mercilere haber vermemek ve gizlenmesine yardım etmek

- Yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz'e silah taşıma izin belgesi vermek suretiyle görevi kötüye kullanmak

- Yasalara aykırı olarak Abdullah Çatlı ve Yaşar Öz'e hususi damgalı (yeşil) pasaport verilmesini sağlamak suretiyle görevi kötüye kullanmak.

1000 operasyon yaptı
Yargılanmasına sebep olan faaliyetleri dışında Ağar'ın geçmişine dair birkaç not ve işlediği öne sürülen suçlar:

- Uğur Mumcu'nun öldürülmesinin ardından Güldal Mumcu'ya "Bir tuğla çekilirse tüm duvarın yıkılacağını, kendilerinin de yıkılan duvar altında kalacağını" söyledi.

  • Turgut Özal'a karşı düzenlenen suikastın soruşturulmasını yürüttü. Korkut Özal, Ağar'ın suikastın arkasındaki isimleri bildiğini söyledi.

  • Emniyet Genel Müdürlüğü yaparken, 400 silah dosyası kayboldu. Mafya üyelerine verilen ruhsat sayısının 2 binden fazla olduğu belirlendi.

  • 1993 Temmuz'nda Çiller'in Başbakan olmasından sonra Emniyet Genel Müdürlüğü'ne getirildi. MGK'ye "Özel Tim" in güçlendirilmesi ve PKK'nin büyük şehirlerdeki finans kaynaklarını kurutmak gibi önlemleri içeren "terörü 1 yılda yok edecek" bir plan hazırlayıp sundu. "PKK'ye karşı ülkücü ordusu kurulduğu" iddiaları ortaya atıldı.

*Emniyet Genel Müdürlüğü yaparken, 400 silah dosyası kayboldu. Mafya üyelerine verilen ruhsat sayısının 2 binden fazla olduğu belirlendi.

*MGK'da 26 Nisan 1995'te Avrupa İşkenceyi Önleme Komitesi'nin Türkiye Raporu görüşülürken, Demirel "İşkence yok" diyen Ağar'ı, "İşkence yok demekle olmuyor" diyerek tersledi. Daha sonra işkenceyi "münferit olaylar" olarak nitelendiren Ağar, eleştirilerin tırmanması üzerine "Polis hatasız değil" demek zorunda kaldı.

  • Aralık 1995 seçimlerinde DYP milletvekili olarak Meclis'e girdi. Çiller'in takımında yer aldı. Adalet Bakanı oldu. Cezaevlerine yönelik yayımladığı genelgelerin ardından başlatılan ölüm orucunda cezaevinde bulunan mahkûmlardan 12'si düzenlenen operasyonlarda yaşamını yitirdi.

  • Susurluk kazası döneminde İçişleri Bakanı olan Ağar'ın, kazada ölen faşist tetikçi Abdullah Çatlı'ya yeşil pasaport ve silah taşıma belgesi verdiği, özel bir örgüt kurduğu, bu örgütün adam kaçırma, uyuşturucu kaçakçılığı gibi işlere giriştiği iddia edildi. Ağar, iddiaların artması üzerine bakanlıktan istifa etti.

  • Susurluk soruşturması sırasında oluşturulan komisyona "1000 operasyon" yaptığını söyleyip, "devlet işlerinde bunlar doğaldır" anlamındaki sözleri kullandı.

*Başbakan Tansu Çiller'in 30 Kasım 1994 tarihli genelgesinde Özgür Ülke Gazetesi'nin ismi geçiyordu. "Gereğinin yapılmasını rica" ediyordu. Gazetenin bombalanmasıyla ilgili olarak dönemin İstanbul Emniyet Müdürü Necdet Menzir'in dönemin Emniyet Müdürü Ağar'ı arayarak , "Adamlarını benim sorumluluk alanımda kullanma" demesi, bu bombalamanın arkasında Ağar'ın olduğu iddialarını gündeme getirdi.

  • Soruşturma sırasında, milletvekili Sedat Edip Bucak'ın resmi korumalığını yapan özel timci polis memurları Ayhan Çarkın, Ercan Ersoy ve Oğuz Yorulmaz'ın, kumarhaneci Ömer Lütfü Topal'ın 28 Temmuz 1996'da öldürülmesinden sonra gelen bir telefon ihbarı üzerine Topal'ın iş ortakları Sami Hoştan ve Ali Fevzi Bir'le birlikte İstanbul Emniyeti'nce gözaltına alındığı, dönemin İçişleri Bakanı Ağar'ın talimatıyla Ankara'ya gönderilerek serbest bırakıldığı ve daha sonra da Bucak'a koruma olarak verildiği iddia edildi.

  • Emekil Albay Arif Doğan, "JİTEM'i Ben Kurdum" isimli kitabında Susurluk olayına ilişkin "Maalesef Ağar'a bir şey yapamadılar. TC dokunmadı bu adama" ifadelerini kullandı.

  • Doğan yine kitabında Susurluk kazasına ilişkin, kaza yapan aracın ardından 3. araç olduğunu bunun içinde İbrahim Şahin ve Korkut Eken'in bulunduğu, yönünde duyum aldığını, söylüyor.



Fikri Saglar: Örgütün işlediği suçlar araştırılmalı!


Eski Kültür Bakanı ve Meclis Susurluk Araştırma Komisyonu Üyesi Fikri Sağlar: "Mehmet Ağar'ın böyle bir ceza alması Türkiye'nin kara lekesini temizlemesi adına çok önemli bir adımdır. Zaten Mehmet Ağar'ın İbrahim Şahin ve diğer arkadaşlarının aynı dosyada yargılanmaları gerekirken Mehmet Ağar dokunulmazlık adı altında 15 yıldır mahkemeden kaçıyor. Nihayet 11. Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Mehmet Ağar'ın örgüt kurduğunu ve örgüt lideri olduğunu kabul etti. Burada birinci netice şudur, devletin emniyet Genel Müdürü suç örgütünün başkanıdır. Alınan kararın birinci önemli sonucu budur. İkincisi ve araştırılması gereken önemli noktaysa bu suç örgütü hangi suçları işlemiştir? Bu suçların örgüt lideri olarak Mehmet Ağar ve diğer faillerin ciddi bir şekilde ceza verilme adımları atılacaktır bundan sonra. Atılırsa zaten kara leke ancak silinir. Türkiye'de faili meçhul cinayetler 17 bin 5 yüz civarındadır. Bu cinayetlerin failleri bundan böyle daha rahatlıkla görülebilir. Kaldı ki Ayhan Çarkın verdiği ifadelerde aşağı yukarı talimat veren gerçek faillerin isimlerini söylemeye başlamıştır. Bundan böyle açılacak davalarla bu failler de ortaya çıkacaktır. O dönemi yaşayan insanlar Susurluk'tan bu güne bir bilinçlenme içine girmiştir ve artık insanları öldüren bu mekanizmanın bulunması konusunda kararlıdır

15 Eylül / BİRGÜN ve ÖZGÜR GÜNDEM






 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…