Cinsel saldırı suçları AKP döneminde 4'e katlandı

8 Kasım 2012
Cinsel saldırı suçları AKP döneminde 4'e katlandı

AKP'nin hükümette olduğu 10 yıl boyunca, Türkiye'de gerçekleşen cinsel saldırı suçları 4'e katlandı. Yani, 9 yılda yüzde 400 artış var. Aynı dönemde kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığı dikkate alındığında, toplumun yalnızca siyasal düzeyde değil, toplumsal ilişkiler düzeyinde de çemberi giderek daralan gerici bir deolojinin kuşatması altında olduğu ortaya çıkmaktadır.

AKP iktidarı döneminde giderek derinleşen gerici ve cinsiyet ayrımcı zihniyet, kadına yönelik şiddeti meşrulaştırmaktadır. Başbakanın ve AKP'li bürokratların kadın ve erkeğin eşit olmadığına dair sözleri ve getirdikleri uygulamalar, cemaat ve tarikatlerin sokaklara taşan bakı ve müdahaleleri, bu ayrımcı zihniyete maruz kalan kadınların sayısını gün geçtikçe arttırmaktadır. Kadın cinayetlerinin yüzde 1400 arttığı bu süreçte her gün yaşanan yeni bir taciz, tecavüz, şiddet ve cinayet olayları, kadınların içinde bulunduğu baskı ve şiddet ortamının sonuçlarını da somut olarak karşımıza çıkarmaktadır.

Eğitim olanaklarından uzak bırakılmış, cinsel istismara uğrayan binlerce kız çocuğumuzun da daha küçük yaşlarda bu şiddete maruz kalması, bu çürüyen sistemin geldiği boyutu da gözler önüne sermektedir. AKP iktidarı ile hayatımıza giren gerici ve piyasacı eğitim sistemi olan 4+4+4 düzenlemesi, kadınları daha çocuk yaşlarda erkek egemen sistemin hizmetine sunmakta, kadınlara karşı yükselen baskı ve şiddete daha küçük yaşlarda maruz bırakmaktadır.

Bianet'in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre erkekler Ekimde 10 kadın ve bir bebeği öldürdü; 16 kadına ve kız çocuğuna tecavüz etti; sekiz kadını yaraladı. 2012'nin ilk 10 ayında toplam 137 kadın öldürüldü, 106 kadın tecavüze, 195 kadın şiddete, 117 kadın tacize maruz kaldı.

endişeli.org

***

ZONGULDAK- Türkiye'de 10 yıl önce 8 binlerde olan cinsel saldırı suç dosyası sayısı, geçen yılın rakamlarına göre yüzde 400'lük artışla 30 binin üzerine çıktı. 

Türkiye'nin cinsel saldırı suç dosyasıyla ilgili rakamları, Zonguldak Cumhuriyet Savcısı Veli San açıkladı.

Bülent Ecevit Üniversitesi'nde konuyla ilgili bir sunum yapan San'ın verdiği rakamlara göre, 2002'den 2011'e suç dosyalarındaki artış yüzde 400.

2011'de suç dosyası sayısı 8 bin 146 iken, 2011'de rakam 32 bin 988 oldu.

San, Cinsel dokunulmazlığa karşı suçların 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 102, 103, 104 ve 105. maddelerinde düzenlendiğini anlatan San, şunları kaydetti:

"Türk Ceza Kanunu'nun 102, 103, 104 ve 105. maddelerine göre işlenen suçlarda 2002'de Türkiye'de dosya sayısı 8 bin 146 iken bu sayı 2011'de 32 bin 988 olmuştur. Yani yüzde 400 civarında bir artış var. Batı Karadeniz'de cinsel saldırı suçları, suç oranı bakımından Türkiye'nin ortalamasına göre yüksektir.

Zonguldak'ta 2002'de toplam dosya sayısı 196 iken 2011'de 343 olmuştur. Yani neredeyse ülkemizle başa baş gitmiştir. Sinop'ta 2002'de 40 dosya sayısı, 2011'de 157 dosyaya ulaşmıştır. Karabük'te 2002'de 50 iken 2011'de 155 dosya olmuştur.

Bartın'da dosya sayısı 2002'de 22, 2011'de ise 94'tür. Kastamonu'da da 2002'de 74 olan dosya, 2011'de 208'e çıkmıştır. Türkiye ortalamasında cinsel saldırı suçları yüzde 5 iken Batı Karadeniz'i kapsayan illerde bu oran yüzde 10'ların üzerine çıkmaktadır."

San, bir kimsenin cinsel amaçla veya cinsel arzularını tatmin amacıyla gerçekleştirdiği davranışlara cinsel davranışlar denildiğini ifade ederek, "Diyelim ki bir minibüste seyahat ediyorsunuz. Bu minibüsün kalabalık olduğunu düşünün. Yanından geçtiğiniz bir bayana vücudunuz temas edebilir. Cinsel arzuları tatmin amacı yoksa bu normal bir temastır. Ancak halk arasındaki deyimle 'fordculuk' olarak tabir edilen bir amaç ve düşünceyle önünüzdeki bayana veya bir baya cinsel amaçları tatmin amacıyla yaklaştığınız an hareketiniz otomatik olarak cinsel bir davranış olur. Bunun da ceza kanununda karşılığı mutlaka vardır" diye konuştu.


EŞE KARŞI CİNSEL SALDIRI
Cumhuriyet Savcısı Veli San, eşlerin birbirlerine yönelik işledikleri cinsel saldırı suçunda kovuşturma ve soruşturmanın şikayete bağlı oluştuğunu vurgulayarak, şöyle devam etti:

"'Eşlerin birbirlerine karşı sadakat yükümlülüğü olduğu gibi karşılıklı olarak birbirlerinin cinsel arzularını tatmine yönelik de bir görevleri bulunmaktadır. Ancak eşlerin bu görevleri veya yükümlülükleri sınırsız değildir. Bunun tıbbi ve hukuki sınırları bulunmaktadır. Eşlerin de bu sınırlara hukuken ve tıbbi olarak uymaları gerekmektedir. Bu sınır aşılarak eşe karşı cinsel bir saldırı uygulanması halinde, mağdurun şikayeti üzerine kovuşturma ve soruşturma yapılmaktadır."


 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…