5 yıl içinde sürücünün yerini bilgisayar alacak!

22 Mayıs 2015
5 yıl içinde sürücünün yerini bilgisayar alacak!

Google'ın üretmekte olduğu kendi kendini sürebilen, zarif arabaların prototipi, bu yaz yollara çıkıyor. Gerçek hayata, gerçek yollara üstelik! Arabada direksiyon ve pedal bulunmuyor, navigasyon tamamen bilgisayarın kontrolünde.

Bu cümlelerle özetlendiğinde karşı tarafta yarattığı sıradışı ve havalı imaja rağmen, Google'un araba üretiminin altında büyük bir teknolojik sıçrama yatmıyor. Google'ın tuhaf arabaları, Lexus ve Toyota araçlarda yüz binlerce kilometre yolun sürücüsüz katedilmesini sağlamış olan yazılımı kullanıyor. 2014'ü de prototiplerini test sürüşlerinde sınayarak geçirdi. Araçlar hareket halinde iken içinde gerektiğinde aracın kontrolünü üstlenebilecek (söküp takılabilen direksiyon, gaz ve fren aracılığıyla) bir kişinin bulunması zorunlu olacak.

Burada dikkati çeken husus, Google'ın araba üretiminde sergilediği 'ya hep ya hiç' stratejisinin; Nissan, Mercedes, Audi gibi üreticilerde görmeye aşina olduğumuz ihtiyatlı, risk almaktan kaçınan politikalarına zıtlığı.

Sürücüsüz arabalar yakında geliyor. Bu kesin. Fakat geleneksel araba üreticileri yeni özellikleri tedricen, uzun yıllara yayarak tüketiciye sunuyor. Mesafeye duyarlı otomatik fren ve şeritten çıkınca devreye giren uyarı sistemi gibi güvenliğe yönelik özelllikler, son dönemlerde hızla yayılıyor. Önümzdeki birkaç senede piyasaya sürülmesi muhtemel, otobanlarda sürücüsüz gidebilen arabaları, daha karmaşık şehir trafiğinin de üstesinden gelen modeller takip edecek.

Audi'nin entegre güvenlik sistemleri ve sürücüyü destekleyici sistemler departmanının başındaki Thomas Ruchatz, firmanın yaklaşımını: 'evrim aracılığıyla devrim' diye özetliyor: 'Gelişmeleri adım adım uygulamaya koyacağız; her bir adım aracın fonksiyonelliğini ve kullanımını biraz daha öteye götürecek. Seyahatin tamamını sürücüden bağımsız üstlenebilen araçlar birden piyasaya çıkmayacak, [kendimizi birgün uyanıp] evden işe direksiyonsuz bir arabayla seyrederken bulmayacağız.'

Google cephesindeyse tam da bu tip ani bir dönüşümün gerçekleşeceği inancı hakim. Üzerinde çalıştığı proje, sürücüden tamamıyla bağımsız bir araba; 'araba kullanmak' eylemini, araca girmek, adresi araca girmek ve seyahatin keyfini çıkarmaktan ibaret hale getirecek bir proje. 

Google, son yıllarda iki düzine modifiye edilmiş Lexus RX450H arazi aracına, Silikon Vadisi civarında yaklaşık bir milyon sürücüsüz mil katettirdi. Seçkin çalışanlarının otobanlarda sürücüsüz seyahat etmesini teşvik etti. Bu süre boyunca, sürücüsüz Google araçları sadece 11 kazaya karıştı, üstelik bunların hiçbiri ağır kazalar değildi, ve hiçbirinde Google kusurlu bulunmadı. Bu günlerde, sürücüsüz filo her hafta 10 bin mil toplam yol katediyor ve sokak navigasyonunu geliştirmeye ağırlık vererek yayalar, dört yol ağızları ve bisiklet sürücüleri gibi daha komplike faktörlere odaklanıyor. Google, 2020 yılı itibarıyla ilk seriyi piyasaya süreceği varsayımıyla hareket ediyor.

Google'ın yaklaşımının üç dezavantajı varTop back view_V2

Birincisi, kullanıcıdan tamamen bağımsız hareket edecek bir araba hedefiyle yola çıkmanın, zorluk çıtasını çok yükseltmesi. Arabaların, gerektiğinde devreye girmeyi hazır bir sürücüye güvenmeden, trafikte karşılaşabileceği her türlü istisnai ve olumsuz durumla başa çıkabilmesi gerekecek. Yani, Google'ın 'gerçekleşme olasılığı on binde birlerde seyreden, yıllardır yol testlerinde hiç karşılaşmamış olsak da, hazırlıklı olmamız gereken durumlar' diye ifade ettiği durumlarla. Nitekim,son yıllarda ön cama monte edilen kameraların kayıtlarına bakılırsa, yollar akıl almaz ve tehliklei durumların istikrarlı olarak meydana geldiği yerler: otobana atlayan yayalardan, kamyondan düşen ineklere ve binaları deviren tsunamilere kadar.

Otomotiv sektörünün devlerinin de bu tip tehlikeli sınır durumlarla baş etmesi gerekiyor, ayrıca saliseler içerisinde gelişen bu durumlarda, insan faktörünün de çoğu zaman durumu kurtaramadığı bir gerçek. Fakat daha önce de değindiğimiz üzere, bu üreticiler bu sorunun farkında olsa da, çözümü nispeten yavaş ve ihtiyatlı stratejilerde arıyorlar. Google ise birkaç sene içinde projeyi tamamıyla kamouoyuna sunmuş olmayı hedefliyor; bununla orantılı olarak şirketin sürecin her aşamasında daha büyük zorlukların üstesinden gelmesi gerekecek.

İkincisi, Google'un sürücüsüz arabaların getireceği ciddi angaryalarla başa çıkmakla geçirebileceği, tedrici bir yeni ürün lansman süreci olmayacak; teknolojiyi kusursuz hale getirmekle eşzamanlı olarak yasal düzenlemeler, sigorta ayrıntıları ve müşteri onayı gibi meselelerin de üstesinden kısa sürede gelmesi gerekecek. A.B.D'de bu alandaki yasal düzenlemeler tam bir karmaşa halinde. Bazı eyaletler yeni düzenlemeler getirirken, bazılarıysa söz konusu düzenlemeleri oy çokluğuyla reddediyor, birleştirici güç olması beklenecek federal bürokrasi ise günü kurtarmaya yönelik hamlelerle oyalanıyor.

Araştırmalar, sürücüsüz arabalara tüketici ilgisinin olduğunu ortaya koyuyor, diğer yandan, anketlerde ileride sürücüsüz bir araba satın almak isteyebileceğinizi söylemekle, gerçekten bu aracı satın alıp hayatınızı emanet etmek arasında büyük mesafe olduğu da malum. Sigorta sektörünün sürücüsüz arabalar konusunda nasıl bir yaklaşım sergileyeceği de muamma, her ne kadar sigorta primlerinin düşme olasılığı bulunsa da. Araba üreticilerinın tüm bu sorun ve belirsizliklerin çözümüne öncülük etmesi durumda bile, Google birkaç yıl boyunca satış gelirinden mahrum kalacak.

Üçüncüsü, arabalara kısıtlı inisiyatif ve kontrol vermenin faydasını Google görmeyecek. İnsan ihmalinden kaynaklanan kazaları minimuma indirgemek için  her zaman kendini idare edebilen bir araca ihtiyacınız yok. Şu an piyasadaki araçlarda bulunan emniyet sistemleri, zaten pek çok hayat kurtarıyor. Sadece büyük hedefe odaklanırsanız, gelişmenin ara safhalarındaa elde edebileceğiniz avantajları kaçırırsınız. Yani piyasadaki diğer araçlardan biraz daha güvenli, fakat tamamen sürücüsüz tasarlanmamış araçların satışından elde edebileceğiniz ek geliri.

Google tüm bu unsurların farkında, ve kuvvetli bir karşı savı var.

Google Sürücüsüz Araba Proje Şefi Thomas Urmsson, 2014 yılında bir blog yazısında 'Google sürücüsüz araba projesinde işin en başndan beri hedefimiz, araba sürme yükünü tamamen üstlenebilen araçlar' ibaresini kullandı. Diğer bir deyişle, denklemden insanı tamamen çıkaran araçlar.

Fazla gündeme getirilmiyor olsa da, araba üreticilerini yakın gelecekte zorlayacak temel hususlardan biri, seyahat esnasında (canlı) sürücü ile bilgisayar arasındaki geçişlerin nasıl sağlanacağı. Çoğu zaman sürücüden bağımsiz işlev görüp, nadiren insan müdahelesini gerektiren bir sistemin nasıl hayata geçirileceği, çok çetrefilli bir soru, bilhassa kullanıcının gerektiğinde kontrolü ele alabilecek şekilde tetikte ve hazırlıklı kalmasını nasıl garanti edeceğinizi düşününce. Audi'nin testleri, yanıp sönen ışıklarla ve sözlü olarak uyarıldığında bile, sürücülerin dikkat kesilip kontrolü ele almasının ortalama 3 ila 7 saniye sürdüğünü gösteriyor. Saniyede 30 metrenin üzerinde hız kateden araçlar söz konusuysa, 10 saniyeye çok şey sığabilir.

Öte yandan, insanlar gittikçe daha az araba kullanacaksa, uzun vadede sürücülük kabiliyetlerimizin de düşmesi muhtemel. Bu durum biz insanları, arabalar açısından güvenilmez bir emniyet sistemi haline getirmeyecek mi?

Asiana Havayolları uçağının San Francisco Uluslararası Havaalanında, 2013 Temmuz'unda yaptığı ölümcül kaza, sürücüsüz araba üretcileri için havacılıktan alınabilecek önemli bir ders teşkil ediyor. Havaalanında bulunan, pilotların iniş yaparken uçağı hizalamsına kayış eğimi indikatörü bozulmuştu, bu yüzden pilotlara manuel, görsel metotlarla iniş yapmaları söylennmişti. Uçuş ekibi genel anlamda tecrübeli ve becerikliydi, ama Boeing 777'yi manuel kullanma konusunda fazla tecrübeleri yoktu. Uçak inişe fazla alçaktan ve yavaş geçti, ve havaalanını koydan ayıran deniz surlarına çarptı. Ulusal Ulaşım Güvenliği Kurulu (NTSB), pilotların 'inişi kötü yönettiğini' ifade etti.

Asiana Havayolları ise, hatayı kullandığı yazlımda buldu. Şirket NTSB'ye yaptığı açıklamada, 'uçağın otomasyon mantığındaki tutarsızlıklar, uçuş ekibine yeterince uyarıda bulunmadan, hava sürat korumasının anıden devredışı kalmasına sebep oldu' ifadesini kullandı. 'Hava  trafiği kontrol talimat ve prosedürleri, uçuşun son aşamasında pilota aşırı yük binmesine sebep oldu.'

Kaza esnasında tam olarak ne olup bittiği bir yana, üç Çinli genç kızın ölümüne sebep olan kaza, insan yükünü hafifletmek için geliştirilmiş, sofistike yazılımlar kullanıcı ile etkileşime girdiğinde nelerin ters gidebileceğini gösterir nitelikte. Google bu tip bir etkileşimi istemiyor, bilgisayarların insanlardan daha iyi araç kullanabileceğine inanıyor, ve tüm hızıyla kontrolleri tamamen bilgisayarlara devretmek için çalışıyor.

endişeli.org / çeviri: Nuri Karamollaoglu

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…