AKP 4. Olağan Kongresi: One man show

30 Eylül 2012
AKP 4. Olağan Kongresi: One man show

AKP 4. Olağan Kongresinde Başbakan Recep Tayyip Erdoğan konuştu. Erdoğan konuşmasında kimseyi baskı altına almadıklarını, kimsenin hayat tarzına karışmadıklarını iddia etti. Hedef 2071 dedi.

AKP'nin 4. Olağan Büyük Kongresi, Ankara Spor Salonu'nda gerçekleştiriliyor. Kongrede 11 yıl önce yayınlanan deklarasyonun yenilenmesi bekleniyor. Erdoğan, kongreye gelen liderlere teşekkür konuşması yaparken en çok alkışı Hamas lideri Halid Meşal aldı. Salon 'Mücahit Erdoğan' sesleriyle inledi

Kongreye katılan konuklar ise şunlar : Mısır Cumhurbşkanı Muhammed Mursi, Kırgızistan Devlet Başkanı Almazbek Atambayev, Irak Meclis Başkanı Usame Nuceyfi, Sudan Devlet Başkan Yardımcısı Ali Osman Muhammed Taha, Irak Cumhurbaşkan Yardımcısı Tarık Haşimi, KKTC Başbakanı İhsen Küçük, Irak Bölgesel Yönetim Başkanı Mesut Barzani, Pakistan Eyalet Başbakanı Şahbaz Şerif, eski Bosna Hersek Devlet Başkanı Haris Sladziç, eski Lübnan Devlet Başkanı Emin Jamayel, eski Almanya Şansölyesi Gerhard Schröder, eski Pakistan Başbakanı Yusuf Rıza Gilani, Tunus Nahda Hareketi Lideri Raşit el Gannuşi, Filistin Hamas Lideri Halid Meşal, Asya Parlamentolar Asamblesi Grup Başkanı Cung Eui-Yong.

AKP 4. Olağan Kongresi'nde divan başkanlığına 81 il başkanının imzasıyla Karabük Milletvekili Şahin seçildi. Divan üyeliklerine ise Ayşenur Bahçekapılı, Mehmet Doğan Kubat, Zafer Çubukçu, Mustafa Köse, Şadiye Öztürk, Ayşe Gülcü seçildi.

AKP 4. Olağan Büyük Kongresi Divan Başkanı Mehmet Ali Şahin, ''Bu kongre, 'dün dündür bugün bugündür' demeden 11 yıl önce yola çıkarken ne söylemişlerse şimdi de arkasında duranların kongresidir'' dedi. Şahin, konuşmasına kongrenin hayırlı olması temennisinde bulunarak Türkiye ve insanlık için huzur, refah getirmesini barışa vesile olmasını diledi.


Genel Başkanlığa son kez aday olan Başbakan Erdoğan, şu sıralarda bir konuşma yapıyor.

Erdoğan, konuşmasına Sezai Karakoç'un bir şiirini okuyarak başladı. Erdoğan'ın şiiri birçok partiliyi gözyaşlarına boğdu.

Erdoğan'ın konuşmasında ve selamlamasında baştan sona dini sözlerle süsledi.

NSANLIĞIN KALBİ BU KONGREDE ATIYOR"MUŞ

Erdoğan kimin izleyeceğine kendisinin karar verdiği kongreyi kongrede, "Ortadoğu, Balkanlar, Avrupa, Asya ve Afrika var. Dünyanın kalbi bu genel kurulda atıyor. İnsanlığın kalbi bu salonda atıyor" diyebildi.

Suriye'deki çatışmaları açıktan destekleyen, sınırlarını açan, hatta silah bile temin eden hükümetin Başbakanı Erdoğan, desteğini kongre konuşmasında da ifade etmekten çekinmedi. Erdoğan, "Suriye'nin bütün kahramanlarını saygıyla selamlıyorum" dedi.
Erdoğan kadın ve gençlik kollarına da özel selam yolladı. Sınır karakollarında tamiratı tamamlanmadığı, gereken güvenlik önlemleri alınmadığı, Afyonda 25 askerin yaşamını yitirdiği bugünlerde askere polise de selam söyleyebildi.

ERDOĞAN AYRIMCILIK YAPMIYORMUŞ

Alevilerin ibadethanesi Cemevlerine ucube diyen, Alevilerin taleplerini küstahca reddeden, azınlıkların taleplerini ve haklarını bir gecede yok eden Başbakan, "Bu çınarın altında ayrımcılık, zulüm, baskı ötekileştirme yoktur. Süleymaniye, Selimiye ve Mostar vardır. Medeniyet çınarı budur. Bizim yolumuz sevginin yoludur" dedi. Erdoğan AKP hükümetini eleştiren gazetecileri işinden attırdığını, hatta kongresini izlemek üzere gelen gazetecileri bile seçtiği ortamda, medeniyetten bahsetti.


ERDOĞAN, YAVUZ SELİM VE ERBAKANIN YOLUNDA

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bizim yolumuz Sultan Alparslan'ın, Melikşah'ın, Kılıçarslan'ın yoludur. Bizim yolumuz Osman Gazi'nin, Fatih Sultan Mehmed'in, Sultan Süleyman'ın, Yavuz Sultan Selim'in yoludur. Bizim yolumuz Gazi Mustafa Kemal'in, merhum Adnan Menderes'in, merhum Turgut Özal'ın, merhum Necmettin Erbakan'ın yoludur'' dedi.

"Biz Menderes ile başlayan, milleti, milletin değerlerini esas alan bu anlayışla siyaset yapıyoruz. Bunun için kendimize 'muhafazakar demokrat' dedik. Kendimizi böyle tanımladık" diyen Erdoğan, camilerde ezanın yeniden aslına uygun okunmasından, kapatılan camilerin açılmasından halkın büyük memnuniyet duyduğunu ifade etti. "Bu yoldan yürümeye devam edeceğiz" dedi.

ERDOĞAN GÖZÜNÜ 2071'E DİKTİ

Genel seçimler öncesi 2023 hedefini dillendiren Erdoğan, bugün yeni bir hedef açıkladı. Erdoğan, Anadolu'nun kapısını Türklere Malazgirt Meydan muharebesini kast etti.
Erdoğan, "Ne diyoruz 'Büyük millet, büyük güç, hedef 2023' Ama bugün buradan bir şey daha hatırlatıyorum. O günleri bizler göremeyeceğiz. Kuvvet, kudret sahibi Allah'tır. Ama 2023 hedefinden sonra inşallah Cumhuriyetimizin 100. yılının dışında bir hedefimiz daha var. O da kuruluşun bininci yılı olacak. Hedef 2071.

KİMSENİN HAYATINA KARIŞMAMIŞLAR

4+4+4 ile çocukların okula gönderilmesine, içkinin nerede içileceğine, kürtaj yasaklarını ve daha buraya yazamayacağımız daha bir çok yasağı dayatan Erdoğan, on yıl boyunca kimsenin hayatına karışmadıklarını öne sürdü. "Herkesin hayat tarzına saygı duyduk, garanti altına aldık. Her türlü ayrımcılığı reddeden, 75 milyonu kucaklayan bir anlayışla yola çıktık" dedi. Kendinden olmayana söz, çalışma ve yaşam hakkı tanımayan Erdoğan, ''Biz hiçbir zaman 'biz ve diğerleri' anlayışına prim vermedik. Tam tersine her çalışmamızda 75 milyonun tamamını kucaklamak için elimizden geleni yaptık'' dedi.

CHP DARBELERİN İÇİNDEDİR

Erdoğan her konuşmasında olduğu gibi bu konuşmasında da CHP'ye çattı. "Ana muhalefet partisi darbelerin ya fiilen ya fikren içindedir. Ana muhalefet partisinin içinde olmadığı hiçbir darbe yoktur" iddiasında bulundu.

Erdoğan, "Siyasetin üzerinde bir korku unsuru olarak duran, müdahalelere geçit vermedik. Vermeyeceğiz. Hatta müdahalelerle yüzleştik. O müdahalelerden hesap sorduk, hesap sormanın önünü açtık. İşte bugün de cesaretle hesap soruyoruz" dedi. Ancak Erdoğan'ın bu sözleri de gerçeği yansıtmıyor, 12 Eylül darbesinin tüm sorumlularına ve kurumlarına dokunmayan hatta o anlayışla hükümet yönetiliyor. 28 Şubat soruşturmasında onlarca asker gözaltına alınıp tutuklanırken, bugün devam eden yapılanmalara dokunulmuyor. AKP'li vekiller tarafından verilen ve onaylanan yasalarla 12 Eylül döneminde katliamlara katılan faşist katilleri ise serbest bıraktırdı.

ÇETELERLE MÜCADELE ETMİŞLER

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ''Devletin hücrelerine kadar sirayet etmiş çetelerle mücadele ettik, mücadele ediyoruz. Bütün tehditlere, bütün engellemelere, bütün karanlık senaryolara rağmen bu ülkenin, bu milletin enerjisini tüketen asalaklarla kıyasıya mücadele verdik, bu mücadelemizi sürdürüyoruz'' dedi.

"CUMHURİYET RUHUNU TAŞIYORUZ"

"AKP 1920'deki Büyük Millet Meclisi ruhunu, 1923'teki kuruluş ruhunu, bugüne taşıyan partidir. AKP, kuruluş ruhuna tamamen aykırı şekilde otoriterleşen, militarist, vesayetçi rejimi demokrasi ile buluşturan, demokrasi ile kucaklaştıran bir partidir" diyen Erdoğan, kendi hükümeti döneminde hayata geçen baskıcı otoriter yapıdan hiç bahsetmedi.

FAİLİ MEÇHULLERİN ÜZERİ ÖRTÜLEMEZ

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, ''Bu ülkede artık hiçkimse sırtını devlete dayayıp işkence yapamaz. Faili meçhullerin üzerini örtemez. Hakkı, hukuku çiğneyemez'' dedi. AKP hükümeti döneminde faili meçhullerle mücadele adına neredeyse hiçbir adım atılmadı. Her hafta Cumartesi günleri Galatasaray Meydanı'nda eylemlerine devam eden Kayıp Yakınlarını önce adlarını hiç duymadım diyerek öteleyen, tepkiler üzerine konutunda dinleyen Erdoğan, daha sonrasında binlerce faili meçhul kayıbın bulunması için adım atmadı.

ANAYASA ÇALIŞMALARINDA TAHAMMÜL EDİYORLARMIŞ

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, yeni anayasa hazırlanmasına ilişkin, ''Hangi parti bizimle burada bu işi halletmeye varsa biz onlarla da olsa, yeni bir anayasayı oturur, konuşur, azami müşterekleri belirlemek suretiyle gerçekleştiririz. Biz, asla masadan çekilen, kaçan olmayacağız. Sonuna kadar tahammülle bu yolculuğumuzu devam ettireceğiz'' dedi.

3 YIL DAHA PARTİMİN BAŞINDAYIM

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Erdoğan, ''Ben tüzüğümüz gereği bu büyük kongrede son kez genel başkanlığa aday oluyorum. Yetki verilirse, Allah izin verirse 3 yıl partimin başındayım. Ardından, partimin vereceği sorumlulukları yüklenerek, o alanlarda görev ifa edeceğim. Partim bana, 3 dönemi dolduran arkadaşlarıma hangi görevi verirse, bir dava şuuru içinde onu yerine getireceğiz. bu bir veda değil, bu bir estir, bir duraktır. Bu yorgunluğun molası değil, bir dinlenme değil, bir ilkenin, bir sözün bir vaadin yerine getirilmesidir'' dedi.

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…