"Sünnetime dokunma"

30 Haziran 2012

"Pipinin kesilmesi mahkemenin önüne gelmeyecek kadar kutsal. Ama kadınımızın kutsal rahminin dolandığı yerlere bakın; grup toplantısı, parti MYK'si, Meclis komisyonları, kabine, TBMM Genel Kurulu, Arena Stadyumu, il kongresi, teşkilat, meydan, miting.."

Köln Eyalet Mahkemesi, hafta başı aldığı kararda, Müslüman bir ailenin çocuğunu sünnet eden doktorun, çocukta kanama meydana geldiği için yaralama suçu işlediğine hükmetti. Mahkeme, doktoru ise yaptığı işin "yasa dışı olduğunu bilmediği" gerekçesiyle serbest bıraktı. Sünnetin yaralama suçu kapsamına girdiği için yasa dışı olduğuna hükmeden mahkeme, sünnetin ancak tıbbi gereklilik söz konusu olduğunda yapılmasının yasa dışı olmayacağına karar verdi. Köln Savcılığı'nın talebiyle açılan ilk davada, Köln Sulh Mahkemesi sünnetin İslamiyet inancında yeri olduğu ve sünneti ailenin rızasıyla yaptığı gerekçesiyle doktoru serbest bırakma kararı almış ancak savcılık davayı temyize götürerek, Köln Eyalet Mahkemesi'ne taşımıştı. Mahkemenin aldığı sünnetin "yaralama suçu" olduğu kararına, Müslüman ve Yahudi kuruluşlardan sonra Protestan ve Katolik kiliselerinden de tepki geldi.

AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış da, Köln Eyalet Mahkemesi'nin, sünnetin "yaralama suçu" kapsamına girdiği şeklindeki kararına sert bir şekilde tepki göstererek, cahillik ve gaf olduğunu söyledi. Almanya'nın başkenti Berlin'de Türkiye-AB KİK toplantısına katılan Bakan Bağış, "Gerçekten de bu mahkeme kararını anlamakta ve algılamakta zorlanıyorum. Sünnete ‘yaralama suçu' demek en basit tabiriyle cahilliktir, gaftır. Bu bizim için mahkeme salonlarında tartışılmayacak kadar kutsal, değerli bir konudur. Bu din ve vicdan özgürlüğü meselesidir" dedi.
Sosyal medyada sorun insan hakları demokrasi ve özgürlükler bağlamında ve "benim bedenim, benim sünnetim", "sünnetime dokunma" gibi Kadin özgürlüğü savunucularının sloganlarını tersyüz eden başlıklar altında özellikle muhafazakar çevrelerce tartışılıyor. Bu çevreler kürtajın yasaklanması gündeme geldiğinde suskun kalmışlardı. Erkek-egemen kültürün ve onun ıiktidarının bu traji-komik çelişkisini galiba en güzel Bekir Coşkun dile getiriyor.

İşte Bekir Coşkun'un yazisi:

 

Sünnet...

Ayıptır...

Günahtır...

Haddini bilmezliktir...

Pipimize müdahaledir...

*

Şimdi diyor ki Alman'ın Köln Eyalet Mahkemesi:

"Sünnet ile ebeveynler çocuğun beden bütünlüğü üzerinde söz sahibi olamazlar. Bıçakla kesmek, bedene müdahaledir."

Protesto edildi tabii...

*

Bizim AB'den Sorumlu Bakan da pipi üzerine eğilerek dedi ki:

"Bu cahilliktir, gaftır, bilmezliktir."

*

Almanlar bizim şöyle dikine uzun neyimiz varsa müdahale ediyorlar bir bakıma...

Deniz Feneri...

Şimdi pipi...

*

Alman mahkemesi pipinin sünnetle kesilmesini "çocuğun bedenine müdahale" olarak görünce, bizim bakan da tabii ki el attı:

"Bu sünnet işi mahkeme salonlarında tartışılmayacak kadar değerli ve kutsal bir meseledir. Bu inanç özgürlüğünün kısıtlanmasıdır. Bireysel tercihtir yani. Bireysel tercihin kısıtlanması anlamına gelir ki katılmamız mümkün değildir."

Hadi bu da doğru...

*

İyi de...

Kürtaj ve sezaryen ne oluyor?..

Pipinin kesilmesi mahkemenin önüne gelmeyecek kadar kutsal...

Tamam...

Ama kadınımızın kutsal rahminin dolandığı yerlere bakın; grup toplantısı, parti MYK'si, Meclis komisyonları, kabine, TBMM Genel Kurulu, Arena Stadyumu, il kongresi, teşkilat, meydan, miting...

Böyle yarıştırırsan...

Pipi kalkıp Birleşmiş Milletler (BM) kürsüsünde konuşma yapsa az...

*

Yazgıya bakın...

Arkadaşlar tam "Anne baba, çocuğun bedeni üzerinde söz sahibi değildir" diyerek kürtaj ve sezaryene karşı çıktıkları bir zamanda, Alman mahkemesi de sünnet nedeniyle "Anne baba, çocuğun bedeni üzerinde söz sahibi değildir" kararını koydu önlerine...

Badem çıkamadı işin içinden...

Düşünüyor...

"Yanlış" dese, "kürtaj bedene müdahaledir" tezi çürüyor...

"Doğru" dese, "sünnet" elden gidiyor...

*

Kısacası...

Çağdaş dünyanın akıl değerlerini tekmelemeye başladı mı, çelişkiler içine yuvarlanıyor da çıkamıyor insan...

En iyisi mi...

..........

Almanya Almanya şaşırma...

Pipimize karışma...

30 Haziran 2012 - Cumhuriyet

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…