Urfa utancı: Cesetler kömür, insanlık yok!

19 Haziran 2012
Urfa utancı: Cesetler kömür, insanlık yok!

CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker ile CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Şanlıurfa Cezaevi'nde incelemeler yaptı. 13 Mahkûmun yanmasından iki gün sonra çocuk koğuşunda da yangın çıkan Şanlıurfa Cezaevi'ndeki koşullar, insan hakları adına büyük bir utancı göz önüne serdi.

Cezaevinde inceleme yapan TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, 276 kişi kapasitesi bulunan cezaevinde bu sabah (18 Haziran 2012) itibarıyla 1050 kişi bulunduğunu açıkladı. Cesetlerin kömüre döndüğünü duyuran Şeker, "Ben tıp doktoroyum, cesetlerin kömüre dönmesi demek, bu insanların en az yarım saat yandığını gösteriyor" dedi. Şeker, isyan yaşanan cezaevinde tutuklu ve hükümlülere günde sadece 4 saat su verildiğini, koğuşların çok sıcak olduğunu ve tek hekim bulunduğunu söyledi.

TBMM İnsan Hakları Komisyonu üyesi CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker ile CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba Şanlıurfa Cezaevi'nde incelemeler yaptılar, bazı mahkûmlarla görüştüler.

Mehmet Şeker'in, CNN Türk'te Nevşin Mengü'nün sorularını yanıtlarken dile getirdiği gözlemleri özetle şöyle:

"276 kişi kapasiteli cezaevinde bu sabah itibarıyla 1050 kişi kalıyar. 6 kişilik koğuşlarda 18-20 kişi yaşıyor. Koğuşlar çok sıcak. İlk yangında ölen 13 kişinin cesetleri kömürleşinceye kadar yanmış. Ben tıp doktoroyum, kömürleşme, bu insanların en az yarım saat yandıklarını gösteriyor. Cezaevi yönetimi müdahele getmekte geç kalmış.

Ben daha önce 'niçin bu cezaevlerinde bu kadar insan var diye soru önergeleri' de verdim. Burası cezaevine de benzemiyor. Odalar 20 metrekarelik bir alanda. Bir tane tuvalet var. Günde birer saatten olmak üzere günde dört kez su veriliyor. Yatmayı nöbetleşe yapıyorlar. Tabii ki böyle bir cezaevinde bu sorunlar olacak. Çok acil buradaki mahkûmların rahatlatılması amacıyla nakledilmesi lazım. Bugün itibarıyla bir nakil hazırlığı yok.

Geçen gün ölen 13 kişinin dışında bu sefer daha büyük facia olur. Buradaki durum Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne aykırı, insan haklarına aykırı, dini açıdan bakarsanız aykırı. Bu insanlara bakmak zorundayız. Burada bir salgın başlasa bu insanlar ölür. Tek doktor var, başvuran bir kişiye 15 gün sonra sıra geliyor.

Vantilatör kavgası olduğu kanaatinde değilim. Bir protesto eylemi yapmışlar, ama işin bu boyuta geleceğini öngörememişler. İhmal var; cezaevi yönetimi hızlı hareket edememiş. Burada yanan insanlar kömürleşmişler.

Bugün de gaz maskesiyle girip müdahale ettiler. Bir duvar patlatma olayı olduğunu söylediler ve yangının çocuk koğuşunda olduğunu söylediler.

Şu anda sadece CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba ve ben varız. Komisyon üyeleri henüz gelmedi."

 

'Şanlıurfa Cezaevi'nde ıslak mendil bile yasak'
Şanlıurfa Cezaevi'nde inceleme yaparken ikinci yangına yakalanan CHP Gaziantep Milletvekili Mehmet Şeker, 276 kapasitelik cezaevinde 1050 kişi kaldığını söyledi. Şeker, cezaevinin tıka basa dolu olduğu, cezaevinde bir koğuşta 30 kadının, 18 yaş altında ise 26 çocuğun tek koğuşta kaldığını anlattı. Şeker T24'e, "20 metrede 18 mahkûm yaşıyor. Kalabalık, su ve sıcaklar en çok çocukları vuruyor. Yeni doğum yapan annenin, susuzluk ve sıcaklara karşı bebeğini ‘ıslak mendille' temizleme.

CHP'li Mehmet Şeker, T24'e "Islak mendil yasak. Anne bebeğinin altını nasıl temizleyecek. Hem niye yasak. Yumurta yasak, yüzlerce yasaklı şey var. Ama burası, Urfa ve sıcaklık 45 derece" dedi.

'Tuvalet nöbet, su nöbet, yatak nöbet'

6 yatağın sığdığı koğuşta 18 kişinin kaldığını, bu yüzden mahkûmların nöbet sistemi uyguladıklarına dikkat çeken Şeker, "Sular günde 4 kez bir saat akıyor. Tuvalet, yatak nöbet, banyo nöbet. Bunlar üstüste geldiğinde ne olabilir ki" dedi.

'Çocuk mahkûmlar klima almak istemiş'

18 yaş altında 26 çocuğun olduğu koğuşuna giren Mehmet Şeker, çocukların cezaevindeki taleplerinin sürekli geri çevrildiğine dikkat çekti."Doktora görünmek isteyen çocuklara 15 gün sonrasına gün veriliyor. Su sorunu var. Zaten koğuş çok kalabalık. ‘Banyo yapamıyoruz' dediler. Kovaları doldurup su sıkıntısını aşmaya çalışıyorlar. Kendi paralarıyla ‘vantilatör', ‘klima' almak istemişler o da olmamış. Yakınlarının getirdikleri yiyecekler içeri sokulmuyor".

Bir aylık bebeğe ‘ıslak mendil' yasağı

30 kadın mahkûmun olduğu koğuşu da anlatan Şeker, "Burada üç çocuk var. Bir de yeni doğum yapmış bir anne. Bir aylık bir bebek. Annesi, altını ‘ıslak mendille' temizlemek istiyor. Yasak deniyor. Su yok ki: bu anne ne yapacak" dedi.

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…