'Katliamın sorumlusu Muhalefetin kazanmasını isteyenler '

29 Mayıs 2012
 'Katliamın sorumlusu Muhalefetin kazanmasını isteyenler '

BM Güvenlik Konseyi (BMGK), Suriye'nin Hule ilçesinde geçen Cuma meydana gelen katliamı şiddetle kınadı ve Suriye hükümetinin uluslararası hukuku ve BMGK kararlarını ihlal ettiğini bildirdi.

BMGK, yaklaşık 3 saat süren danışma toplantısının ardından Hule'deki katliamı kınayan bir basın açıklaması yaptı. Konsey açıklamasında, Suriye hükümet güçlerinin Hule'de sivil halkın yaşadığı yerleşim bölgelerinde ağır silah kullandığı saldırılarda erkek, kadın ve çocukların hayatlarını kaybetmesini ve 100'den fazla kişinin de yaralanmasını şiddetle kınadı. Konsey açıklamasında, ilçede sivillerin yakın mesafeden ve ağır fiziksel darbeyle öldürülmesini de kınadı ve hayatlarını kaybedenlerin ailelerine başsağlığı diledi.

Sivil halka karşı böyle insafsızca güç kullanılmasının, Suriye hükümetinin uluslararası hukuku, ayrıca BMGK'nın 2042 ve 2043 sayılı kararları çerçevesinde, şiddet kullanmayı ve yerleşim merkezlerinde ağır silah kullanmayı bırakma yönünde verdiği taahhütlerin ihlali olduğu vurgulanan Konsey, açıklamasında bir kez daha Suriye'de tüm tarafların şiddeti bırakmaları çağrısında bulunuldu.

Şiddet kullananların hesap vermeleri gerektiğini belirten BMGK, Genel Sekreter Ban Ki-mun'dan da bu saldırıları soruşturmasını ve Konsey'e bilgi vermesini istedi. Konsey açıklamasında Suriye hükümetinden yerleşim merkezlerinde ağır silah kullanmayı derhal bırakmasını ve bölgedeki güvenlik güçlerini geri çekmesini istedi.

Konsey açıklamasında, BM-Arap Birliği Suriye Özel Temsilcisi Kofi Annan'ın 6 maddelik planının uygulanması yönünde gösterdiği çabalarına tam destek verdiğini de yineleyerek Annan'dan, BMGK'nın taleplerini Suriye'deki taraflara, özellikle de Suriye hükümetine açıkça aktarmasını istedi.

Ban, BMGK'ya Mektup Gönderdi

Bu arada Hule katliamını daha önce Kofi Annan ile şiddetle kınayan BM Genel Sekreteri Ban Ki-mun da BMGK'ya mektup göndererek son iki günde Suriye'de şiddetin artığını bildirdi.

Hule'deki saldırılarda 116 kişinin öldüğü ve 300'den fazla kişinin yaralandığı yönünde Suriyeli vatandaşların BM Gözlemci Misyonu'na (UNSMIS)e bilgi verdiğini aktaran Ban, Suriye hükümetinin de Hule'de 7 güvenlik personelinin öldüğünü bildirdiğini belirtti. Ban mektubunda UNSMIS personelinin, Hule'nin Taldou köyündeki bir camiye getirilen 85 ölüyü gördüklerini, ayrıca bölgede ağır silah ve tank kullanıldığını gözlemlediklerini bildirdi.

Ban, UNSMIS personelinin Suriye halkı tarafından yanlış algılandığını da belirterek ''silahsız gözlemcilerin bazen ülkede şiddeti durduramamakla suçlandıklarını, UNSMIS'in görevinin yeterince anlaşılamadığını'' da kaydetti.

Suriye yönetiminin Annan planı ve uluslararası hukuku ihlal ettiğini de vurgulayan Ban, hükümeti derhal ağır silah kullanmayı bırakması yönünde uyardı. Ban, Hule'de yaşanan katliamın, şeffaf, bağımsız bir uluslararası soruşturmadan geçmesi gerektiğini de belirtti.

Ban, Özel Temsilci Kofi Annan'ın çok yakında Şam'ı ziyarete edeceğini belirterek ''Suriye yönetiminin bu fırsatı kullanıp silahlar yerine diplomasiyi tercih etmesini ve halkının taleplerini yerine getirmesini içtenlikle umuyorum'' dedi.

Suriye Ve Rus TemsilcilerSuriye’deki katliamda El Kaide parmağı

Suriye'nin BM Daimi Temsilcisi Büyükelçi Beşşar Caferi, Hule'deki katliamı Suriye yönetiminin güvenlik güçlerinin yapmadığını savunarak ''Bu korkunç, alçakça, kesinlikle maruz görülemeyen suçu ve katliamı biz yapmadık ve şiddetle kınıyoruz'' dedi. Bu tür katliamların ve saldırıların arkasında silahlı terör gruplarının olduğunu söyleyen Caferi, Kofi Annan'ın Şam ziyaretinden hemen önce bu türde bir katliamın işlenmesinin basit bir tesadüf olmadığını iddia ederek ''Bu katliamı işleyenler ülkemizdeki şiddet sarmalının daha da artmasını, olayların uluslararası hale gelmesini ve BMGK'yı olayın içine çekerek uluslararası müdahale olmasını istiyorlar'' diye konuştu.

Caferi, Suriye yönetiminin kendi sivil halkını öldürmesinin sözkonusu olmadığını belirterek ''Ölülerin yakın mesafeden vuruldukları açık'' dedi. Caferi, Hule'nin muhalefet ve terör gruplarının kontrolünde olduğunu belirterek olayların 200 kişilik silahlı bir grubun Cuma namazının ardından gece geç saate kadar Hule ve civarında durmadan sivillere saldırdıklarını, Suriye güvenlik güçlerinin de buna cevap verdiklerini söyledi. Caferi, soruşturma başlattıklarını da vurguladı.

Rusya'nın BM Daimi Temsilciliği Maslahatgüzarı Alexander Pankin de Hule'de ne olduğunun hala açık olmadığını savunarak ''Tam olarak ne olduğu ve olayların neyi tetiklediği net değil. Ayrıca Suriye yönetiminin bir yandan bombalama yaparken bir yandan 40'dan fazla kadını ve 10 yaşın altında 30'dan fazla çocuğu kısa mesafeden öldürmesini düşünmek zor. Bu katliamın kesinlikle soruşturulması lazım'' dedi.

Pankin, Rusya'da yönetim ve muhalefet dışında ''üçüncü bir gücün'' olduğuna kesin gözüyle baktıklarını, bu üçüncü gücün terörist gruplar ya da Suriye'ye müdahale yapılmasını isteyen ve muhalefetin kazanmasını isteyen dış güçler olabileceğini iddia etti.

Katliamda El Kaide parmağı

Rusya temsilcisinin "üçüncü güç ten kastettiği El KAide. URİYE'DE Annan Planı'nın devreden çıkarılmasını isteyen silahlı isyancılar ve El Kaide terör örgütü, Humus'un Hule kentinde çocukları ellerini kollarını bağlayarak öldürdü ve korkunç katliamın fotoğraflarını çekerek dünyaya servis etti. ABD ve Ortadoğu'daki taşeronlarının Suriye'yi kan gölüne çeviren "Arap Baharı" baskısının arttırılması ve Annan Planı'yla azalmaya başlayan şiddet eğilimi El Kaide terör örgütünün önceki gün düzenlediği saldırının ardından daha da tehlikeye girdi. Suriye yönetimi vatandaşlarına yönelik bu korkunç saldırıyı sert bir dille kınayarak, olayla ilgili soruşturma teslim edileceğini çıkladı. El Kaide ile birlikte hareket eden Müslüman Kardeşler terör örgütünün El Hule çevresindeki alevi yerleşim köylerine

sık sık saldırılar düzenlediğini ve pek çok sivilin silahlı isyancılarla katledildiğini bildiren kaynaklar, Suriye ordusunun El Hule beldesi yakınlarında bulunan askerlerinin kendi alanlarını korumakla yetindiklerini ve kimi yol kontrollerini yaptıklarını belirtiyorlar.

"Videoyu katledenler çekti"

Video kayıtlarının muhalifler tarafından özel olarak çekildiğine, Suriye ordusunun denetimindeki bir bölgede muhaliflerin böylesi bir olanağı bulamayacaklarına dikkat çeken yerel kaynaklar, katliamın yaşandığı El Hule beldesinde hala silahlımuhalif güçlerin bulunduğunu, ordunun o bölgeyi henüz tam denetimi altına alamadığını ifade ediyorlar.

Suriye saldırıyı kınadı

Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı Resmi Sözcüsü Cihad Makdisi, cumayı cumartesi gününe bağlayan gecede Homs kırsalının El Hule bölgesinde meydana gelen katliamda hükümet güçlerinin her hangi bir sorumluluğu olduğunu kesin bir dille yalanlayarak,

Suriye'nin, evlatlarını hedef alan bu çirkef katliamı en keskin ibarelerle kınadığını" vurguladı. Hükümet güçlerinin katliamların gerçekleştirildiği El Hule bölgesine kesinlikle hiçbir top, tank yada ağır silah geçirmediğini ve bölgeyi bombardımana tutmadığının belirten Makdisi, "bölgede bulunan asayiş güçlerinin de kesinlikle yerlerinden ayrılmadıklarını, sadece ve sadece teröristlerin saldırılarına karşı kendilerini savunma pozisyonlarına girdiklerini "vurguladı. Bakanlık sözcüsü

Makdisi, insanlığa sığmayan çirkef katliamlara ilişkin yargı ve askeriyeden oluşan ortak bir soruşturma komisyonunun teşkil edildiğini ve bu soruşturma sonucunun 3 gün içinde ilan edileceğini açıkladı.

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…