Son sözü sokak söyleyecek

22 Mayıs 2012
Son sözü sokak söyleyecek

Kamu emekçileri ile hükümet arasında süren toplu sözleşme görüşmelerinden anlaşma çıkmadı. Toplu sözleşme Hakem Heyeti'nin kararına kaldı.

Kamu emekçileri ile hükümet arasında 14 Mayıs günü başlayan toplu sözleşme görüşmelerinin sonuncusu dün (21 Mayıs) gerçekleşti. Görüşmelerin son günü gece geç saatlere kadar umut masada bekleyen Memur-Sen heyeti hükümet sunduğu son teklif olan 2012 yılı için yüzde 3,5 + 4 ve 2013 için yüzde 3 + 3'lük zam teklifini kabul etmedi. Kamu İşveren Heyeti tarafından yapılan son teklif içinde ek ödemeler, eş yardımında artış, taban aylığa zam, 4-C'liye yüzdelik zam, emekliye zam, toplu sözleşme ikramiyesine zamyer almadı. Teklif reddedilince anlaşmazlık zaptı tutuldu ve toplu sözleşme süreci Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'na devredildi.

Görüşmenin ardından Memur-Sen Genel Başkanı Ahmet Gündoğdu'nun Başbakan Erdoğan'la telefonla görüştüğü öğrenildi. Memur-Sen adına görüşmelere katılan Toplu Sözleşme Genel Sekreteri Hacı Bayram Tonbul, Gündoğdu ile Başbakan arasında yapılan görüşmede Başbakanın cari açık, bütçe açığı ve orta vadeli plandan bahsederek teklifin son olduğunu söylediğini belirtti. Tonbul "Dolayısıyla bizim açımızdan şu an için yapacak bir şey kalmadı" dedi.

Başbakanın teklifinin ardından Memur-Sen "İş bırakma" eylemlerini de tartışmaya başladığını söyledi. Memur-Sen iş bırakma eylemini tartışırken Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç "Toplu sözleşme yapılacak. Masada yapılırsa masada, yoksa uzlaşma komisyonunda. Grev hakları yok" dedi. İş bırakmayı tartışan Memur-Sen twitter eylemi yapacağını duyurdu.

Kamu emekçisinin maaşını kim belirleyecek
AKP hükümeti tarafından çıkarılan yasaya göre kamu emekçileri ile hükümetin yaptığı görüşmelerin adı toplu sözleşme olarak değiştirilmişti. Kamu emekçilerine grev hakkının tanınmadığı yeni düzenlemeye göre toplu sözleşme sürecinde anlaşmazlık çıkması durumunda son sözü Kamu Görevlileri Hakem Kurulu söyleyecek ve kurulun kararı bağlayıcı olacak. Kurulun nihai kararı 29 Mayıs günü belli olacak.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu 11 kişiden oluşuyor. Kurulun başkanlığını Bakanlar Kurulu belirliyor. Bakanlar Kurulu, kurulun başkanını Yargıtay, Danıştay ve Sayıştay Başkan, Başkanvekili, Başkan Yardımcısı veya Daire Başkanları arasından seçiyor.

Kurulun 4 üyesi, toplu sözleşmenin taraflarından biri olan Kamu İşveren Heyeti Başkanlığı tarafından Kalkınma Bakanlığı, Maliye Bakanlığı, Hazine Müsteşarlığı ve Devlet Personel Başkanlığından görevlendiriliyor.

Bakanlar Kurulu, başkanın yanı sıra üniversitelerin kamu yönetimi, iş hukuku, kamu maliyesi, çalışma ekonomisi, iktisat ve işletme bilim dallarından en az doçent unvanı taşıyanlar arsından bir üye ve sendikaların önerdiği isimler arasından da bir üye seçiyor.

Kalan 4 üye de sendikalar tarafından belirleniyor. Dört üyenin ikisi en çok üyesi olan konfederasyon tarafından (Memur-Sen) belirleniyor diğer iki üye de en fazla üyesi olan diğer iki konfederasyon (Kamu-Sen ve KESK) tarafından belirleniyor.

KESK VE KAMU-SEN BUGÜN GREVE GİDİYOR
Türkiye Kamu-Sen Genel Başkanı İsmail Koncuk ise Kamu İşveren kurulunun masada verilen sözlerin altında kaldığını söyledi. Koncuk, kamu çalışanlarına artık sokakların işaret edildiğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kamu çalışanları, 23 Mayıs'ta, Türkiye genelinde, iş bırakma eylemi yapacaktır. Öğretmenlerimiz ders vermeyecek, sağlık çalışanları hizmet üretmeyecek, trenler çalışmayacak, uçaklar uçmayacak, kamu çalışanları 1 gün boyunca hizmet üretme gücünden gelen gücünü kullanarak hizmet üretmeyecek. Bütün vatandaşlarımızdan özür diliyoruz. Ama iktidar sessiz kaldığımız sürece anlaşılıyor ki bundan sonraki yıllarda da kamu çalışanlarının, emeklilerin sosyal haklarına, ekonomik haklarına, hep kör bakacak. Bu anlayışı değiştireceğiz. Bu anlayışı ancak kamu çalışanlarının iradesi değiştirebilir. Kimse kamu çalışanlarını tehdit etmesin. Kamu çalışanları iş bırakacak ve hiç kimse ceza veremeyecektir."

KESK: ZENGİNDEN YANA BÜTÇE
KESK Genel Başkanı Lami Özgen de hükümetin en son nihai teklifi getirdiğini belirterek, bunun hiçbir yenilik içermediğini söyledi. Sadece, buçukluk bir artışın olduğunu, bunun dışında diğer bütün haklara yönelik herhangi bir yeni gelişmenin gündeme gelmediğini belirten Özgen, şöyle konuştu: "Hükümetin bu teklifi, hazırladığı bütçe çerçevesinde elbette politik bir tekliftir. Aynı zamanda bütçenin önemli bir siyasi belge olduğunu biliyoruz. Yani hükümet bu bütçeyle politik tercihini zenginden yana, sermayeden yana yapmıştır. Ama bu tercihi asla ve asla bu ülkenin en fakir kesimi olan kamu emekçilerinden, emeklilerinden yana yapmamıştır. Hem kamu emekçileri açısından hem de emekliler açısından bugünkü toplu sözleşme sonuçları ve hükümetin teklifi büyük bir hüsrandır." Özgen, "bu teklif karşısında kendi emeklerine sahip çıkacaklarını, emeğin en yüce değer olduğu bilinciyle kendi emeğine sahip çıkması için Türkiye'deki bütün kamu emekçilerinin 23 Mayıs'ta yapacakları greve koşulsuz katılmalarını beklediklerini" kaydetti.

AKP'nin Arazi Temliği: 4688
AKP, referandum döneminde 4688 sayılı yasanın değiştirilerek kamu emekçilerine grev ve toplu sözleşmenin getirileceği gibi vaatlerde bulunmuştu, kimi sendikalar ise 'nikahta bile bu kadar iştahla evet dememiştik' diyerek referandumda AKP'nin yanında yer aldılar.

Sendikalar ve hükümet yetkilileri arasında devam eden toplu sözleşme görüşmeleri biterken, yandaş sendikalar tavrını hükümetten yana aldı. Kamu emekçilerinin örgütlü gücü KESK ise sokağı işaret ediyor. Bu bağlamda biz de toplu sözleşme görüşmelerinin öncesi ve sonrasında yaşananları hatırlamak yerinde olacaktır.

4688 ile Grev Hakkı Yasaklanıyor
Grev hakkı eski kullanılan halinden bile daha geri durumda. Uluslararası anlaşmalar, evrensel normlar hiçe sayılarak grev hakkı zımmen yasaklanıyor. Herhangi bir anlaşmazlık durumda yasalar grev hakkını değil, Kamu Görevlileri Hakem Kurulu'nu işaret ediyor.

Kamu Görevlileri Hakem Kurulu
Bu kurulun oluşumuna bakarsak, 4 üye bakanlıklardan (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'ndan, Maliye Bakanlığı'ndan, Hazine Müsteşarlığı'ndan ve Devlet Personel Başkanlığı'ndan), sayıca fazla olan sendikadan 2 diğerlerden 1 üye (Memur-Sen'den 2, Türk Kamu Sen ve KESK'ten 1'er), Bakan tarafından önerilen ve Bakanlar Kurulu'nca atanan bir öğretim görevlisi, Memur Sen tarafından önerilecek 3, Türk Kamu Sen ve KESK tarafından önerilecek 2 öğretim görevlisinden 1'i Bakanlar Kurulu'nca seçilecek. Kurulda toplamda 11 üye bulunacak.

Eski haliyle toplu görüşmeden son sözü Bakanlar Kurulu söylüyordu, bu haliyle son sözü Kurul eliyle yine hükümet söyleyecek ve 'toplu görüşme'nin adı sadece 'toplu sözleşme' olarak değişmiş olacak.

Birgün

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…