'Ben kurucu iradeyim.. Yargılayamazsınız'

21 Mart 2012
'Ben kurucu iradeyim.. Yargılayamazsınız'

12 Eylül darbesini gerçekleştiren generallerden hayatta kalan ikisi, 12 Eylül darbesinin mimarı ve eski Cumhurbaşkanı Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya'nın kendilerini yargılayacak mahkemeye yolladığı savunmada, "Darbe yapmak anayasa suçu değildir" dedi. "Kurucu iktidarı yargılamak, ihtilalcinin bir başka ihtilalci tarafından yargılanmasıdır" denilen savunmada "Aksi halde "1960'dan beri tüm yasama, yürütme, yargı işlemleri hükümsüz olur" tezi ileri sürüldü.

Evren ve Şahinkaya'nın Avukatı Bülent Hayri Acar tarafından hazırlanan savunma metninin mahkemeye verilen hali 120 sayfa tuttu. Ancak savunma kitapçık halinde bastırıldı ve kırmızı kapaklı kitap 160 sayfalık oldu. Ahmet Kenan Evren ve Ali Tahsin Şahinkaya'nın "kamusal savunma" dilekçesinde mahkemenin kendilerini yargılama hakkı ve yetkisi bulunmadığı savunuldu. "İhtilal yapmak anayasa suçu değildir" denilen savunmada "beraat" istendi. "TCK'da kurucu iktidar olma ve ihtilal yapma suçu yok. Kanun teşebbüsü suç sayıyor" görüşüne yer verilen savunmada "ihtilali yasaklayan bir hukuk düzeni olmadığı" belirtildi. "Ben Kurucu iktidarım" diyen Evren ve Şahinkaya, "Beni yargılarsan sen de ihtilal yapmış olursun" mesajı verdi.

"Kurucu İktidar Olma eylemi ile Kurucu İktidar işlemlerinin suçun konusu olmaması ve hukuki sonuçları Milli Güvenlik Konseyi Başkan ve üyesinin erksiz/ yetkisiz yargılanmasına ilişkin kamusal savunma" başlığını taşıyan metinde Evren ve Şahinkaya kendilerini özetle şöyle savundu:

- SUÇ DEĞİL: Hangi devlet tipi veya hangi tür anayasaya sahip olursa olsun her devlette, fiili ve hukuki imkansızlıktan dolayı, anayasal düzeni ortadan kaldırma yani ihtilal veya darbe yapma fiili, ‘kurucu iktidar olmak filili' ceza kanunun suç saydığı fiil değildir.

- DARBE YAPAN GÜÇ: Anayasal düzeni ortadan kaldıran yani ihtilal veya darbe yapan güç etkisizleştirilmedikçe hukuki güce dönüşür, kurucu iktidar olur.

- İHTİLAL SUÇ DEĞİL: Kurucu iktidarı kullanan kişilerin, ortadan kaldırdıkları anayasal düzeni kuran Anayasadan kaynaklı yani olmayan bir yetkiyle kendi kurdukları yeni anayasal düzende önceki anayasal düzeni ortadan kaldırma yani darbe fiilerinden dolayı yargılanabilmeleri fiilen ve hukuken imkansızdır. Bunun içindir ki anayasal düzeni ortadan kaldırma fiil suç değilken anayasal düzeni ortadan kaldırmaya kalkışma/ teşebbüs fiili suç olarak düzenlenmiştir.

- FİİLİ GÜÇTEN HUKUKİ GÜCE: TSK emir ve komuta zinciri içinde 1961 ve bu anayasayla kurulan düzeni ortadan kaldırmış ve ihtilal veya darbe yapmıştır. TSK'nın ihtilal veya darbe yapan üst komuta kademesi Milli Güvenlik Konseyi adını almış, fiili güçten hukuki güce yani kurucu iktidara dönüşmüştür. MGK önce tam kurucu iktidar sonra kurucu iktidarın ana organı olarak 12 Eylül 1980 tarihinden geçerli olarak yeni anayasal düzeni oluşturmaya başlamış, 1982 anayasasını yapmış, halk oyu ile yürürlüğe koymuş ve yeni anayasal düzenin kurulmasını tamamlamıştır.

- MEŞRU VE HUKUKİ: 1982 anayasası ve bu anayasa ile kurulan anayasal düzenin meşruluğa ve hukukiliği tamdır. Tartışma konusu yapılamaz. Öncelikle bu tartışma, kamusal erkisini anayasadan alan kişi, organ, kurumlar ve yetkililerince yapılamaz.

- YOK HÜKMÜNDE: Hukuken yok hükmünde olan bu dava, Türkiye Cumhuriyeti devletinin hukuk devleti olma niteleğinin devamı ve korunmasında turnusol kağıdı işlevi görecektir. Bizzat devletin en yüksek dereceli hukuki güvenliğine sahip kişilerin, yetkisiz / fiili yani keyfi işlemlerle hukuki güvenliklerinin çiğnenmesi; çiğnenmesine devam edilmesinin toplumda ve bireylerde hukuki güvenliklerinin geleceği konusunda uyarıcı etkisi olması gerekir. Bunun içindir ki, hukuk bugün bizzat 1982 anayasasıyla kabul edilen ve güvenceye alınan devletin en yüksek dereceli hukuki güvenliğine sahip kişilerin hukuki güvenliklerinin korunmasının, çiğnenmesinin önlenmesi için gerekliken yarın topluma ve bireylerine ve herkese gerekli olabilecektir.

- AKLA AYKIRI: Bizzat anayasal düzeni kuran 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti anayasasının yapılması ve halkoyuyla yürürlüğe konulması işlemi meşru amaç meşru araç önermesine uygun davranışlardır.(...) Bir anayasal düzenin / hukuk düzeninin kurulması ve buna ilişkin anayasa yapılması ve yürürlüğe konulmasının o anayasanın hükümlerinden yetkilendirilen organ ve organ yerindeki kişi ile kişiler tarafından suç konusu olarak nitelendirilmeye kalkışılması her şeyden önce akla aykırıdır.

- HUKUKİ NİTELİK TAŞIMAZ: TC Devletinde akli/ akla uygun olmayan iddia hukuki nitelik taşımaz. En hafif deyimiyle 2709 sayılı TC Anayasası'nın yapılması ve halkoyuyla yürürlüğe konulması işlemlerinin suç konusu olduğu iddiası kıymeti harbiyeden yoksun bir iddiadır.

- İŞLEMLERİ MEŞRUDUR: Milli Güvenlik Konseyi'nin belirtilen anayasal işlemleri meşrudur, hukuka uygundur. 1982 Anayasası'yla kurulan hukuk düzeninin temelini Milli Güvenlik Konseyi'nin meşru, hukuka uygun anayasal işlemleri oluştururlar. Meşruluğun temelini oluşturma, bu kapsamda anayasa yapma ve yürürlüğe koyma da öncelikle meşrudur ve hukuka uygundur.

Tek mağdur devlettir

- Atılı suçun tek bir mağduru vardır o da Devlet tüzel kişisidir. Devlet tüzel kişisi dışında özel veya özge başka bir kişi ve tüzel kişi mağduru yoktur. Cumhuriyet savcısı iddianamesinde suçun mağduru ile suçtan zarar gören kavramlarını karıştırmış, sayfalarca anlattığı dava dışı fiilerden zarar gördüğünü iddia ettiği kimseleri suçun mağduru sayarak iddianamesinde kanunen olmaması gereken ithamlara yer vermiştir.

‘Siz de ihtilal yapmış olursunuz' iması

Son bölümde ise Evren ve Şahinkaya'nın yargılanması isteğinin yüksek dereceli hukuki yanlış olduğu savunularak şunlara yer verildi:

- İddianamede faillere isnat edilen suçun tamamlanmış şekli yoktur ki, teşebbüsü olsun. Uygar ülkelerin ceza kanunlarında kurucu iktidar olmak fiilini cezalandıran bir hükme rastlanmış değildir. Türk icadıdır. Kanunda olmayan bir hükümle hiç kimseyi hiç kimse yargılayamaz. İhtilalleri ahlaki bulmamak başka şeydir, ihtilalleri yargılamaya kalkışmak başka şeydir. Buna restorasyon denmektedir. Bu öğretide ihtilalcinin bir başka ihtilalci tarafından yargılanmasıdır.
Vatan 21 Mart 2012

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…