Devr-i Tayyipde Çiller dönemi golgede kaldi

27 Mayıs 2011
Devr-i Tayyipde Çiller dönemi golgede kaldi

Genel seçimler öncesi miting alanlarında AKP iktidarının icraatlarını anlata anlata bitiremeyen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın “ileri demokrasi” maskesi kaldırıldığında altında Çiller dönemini hatırlatan bir bilanço çıkıyor. Raporlara göre 1994 yılında 14 bin 473 kişi gözaltına alınırken, Erdoğan’ın çıraklık dönemi 2002’de 21 bin 612, kalfalık döneminin başı olan 2007’de 7197, ustalık öncesi 2010’da 16 bin dolayında kişi gözaltına alındı. ANF, DİHA ve Özgür Gündem’in gözaltı ve tutuklama haberlerinden oluşturduğu bilançoya göre 2011 yılının başından bu yana da 5 bin dolayında kişi gözaltına alındı. Ayrıca 3 Mayıs tarihli İHD açıklamasında 57 ile 67 arasında gazetecinin tutuklu olduğuna dikkat çekildi.

 

ÇİLLER  DÖNEMİ GÖLGEDE KALDI

1990’lı yıllar çatışmaların, faili meçhullerin, toplu infazlar ve gözaltında kayıpların en yoğun yaşandığı yıllar olarak hafızalardaki yerini koruyor. Eski Başbakan Tansu Çiller’in 1993-96 yılları arasındaki iktidarı şiddetin doruk yaptığı dönemlerden biri olarak biliniyor. Ancak Türkiye’nin en karanlık dönemleri ile 2002’den beri iktidarda olan Recep Tayyip Erdoğan’ın “ileri demokrasisi” arasında çok çarpıcı benzerlikler var. Hatta hak ihlallerinde birçok alanda AKP dönemi Çiller dönemini geride bırakıyor.

 

DGM’DEN ÖZEL YETKİLİ AĞIR CEZA’YA

Adalet açısından ele alındığında 1990’lı yılları DGM’ler temsil ederken, 2002’den sonraki dönemi de özel yetkili ve görevli Ağır Ceza Mahkemeleri temsil ediyor. İnsan hakları örgütlerine göre her ikisi arasında bir isim değişikliğinden başka bir fark yok. Diğer bir ifadeyle siyasal iktidarın yargı yolu ile baskı uygulaması, özel yargılama sistemi ile yürütülüyor. Bu da AKP iktidarının hukuka karşı yaptığı bir hile olarak değerlendiriliyor. Zira düzenlemenin hemen hemen aynısının CMK 250, 251, 252. maddelerine yerleştirerek DGM’leri devam ettirildiği kaydediliyor.

 

İŞKENCENİN YERİNİ DİNLEME ALDI

Bunların da ötesinde 1994 yılından bu yana düzenli olarak tutulan raporlar da birçok alanda kötüleşme olduğunu gösteriyor. Faili meçhuller, sokak ortası infazlar ve çatışmalar sırasındaki ölümlerde azalma olsa da bugün “ileri demokrasi” adı altında ihlaller daha farklı alanlara nüfuz ediyor. Örneğin, gözaltında işkence halen çok yüksek bir seviyede olmakla birlikte, fiziksel işkencenin yerini telefon ve ortam dinlemelerinin aldığını söylemek mümkün. Bazı alandaki ihlallerin sayısında azalma yaşanırken, yeni ihlal sahalarının açıldığı görülüyor.

26 Mayis\Birgun

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…