Genç Akademisyenlerden Başbakan'a Yanıt

23 Şubat 2012
Genç Akademisyenlerden Başbakan'a Yanıt

Erdoğan'ın "dindar gençlik yetiştireceğiz", "tinerci, ateist gençlik istemiyoruz" açıklamaları ve ülkede yaşanan tutuklamalarla ilgili genç akademisyenler bir açıklama yayınladı. Yüzlerce akademisyenin imzaladığı metinde, Erdoğan'ın yarattığı korku heyulasını yıkmak için metne imzacı olunduğu açıklandı.

Başbakan Erdoğan'ın "dindar gençlik" açıklamalarının ardından yüzlerce akademisyenin imzacı olduğu ve imzaların şu sıralarda hızla arttığı "genç akademisyenler" adlı bir karşı metin yayınlandı. Akademisyenler imzaladıkları metinde, Erdoğan'ın yarattığı korku heyulasını yıkmak için metni imzaladıklarını dile getirdiler.

"Dindar gençlik açıklamaları ürkütücü"
Kendilerinin birçok farklı dini inanca bağlı ya da inançsız akademisyenler olduğunu belirten genç akademisyenler, laikliğin gereğine inandıklarını ve Başbakan'ın dindar geçlik açıklamalarını son derece tehlikeli ve ürkütücü bulduklarını açıkladılar.

"Ateizmi tüm kötülüklerin anası gibi göstermek kabul edilemez"
Turan Dursun'un fikirlerinden dolayı katledilmesi, Aziz Nesin'in maruz kaldığı baskılar, Maraş ve Sivas katliamları ve son olarak Rahip Santoro ve Zirve Yayınevi cinayetlerinin hafızalarda hala çok taze olduğuna vurgu yapan genç akademisyenler, böyle bir dönemde, toplumu inanç üzerinden bölen, dahası yüzbinlerce vatandaşın benimsediği Ateizmi tüm kötülüklerin anası olarak hedef gösteren ayrımcı söylemin kabul edilemez olduğuna dikkat çekti.

"Tinerci gençlik açıklamalarını kınıyoruz"
Başbakan'ın "tinerci gençlik" açıklamasına da değinen genç akademisyenler şunları dile getirdi: "Çok zor şartlar altında ve her an istismara açık şekilde yaşayan sokak çocuklarını söyleminizle bir kez daha yaralamanızı kınıyoruz. Bu çocukların bulundukları koşullar "maneviyat eksikliğinin" değil, sizin de on yıldır yönetiminde olduğunuz ülkemizin derin sosyal ve ekonomik sorunlarının sonucudur."

"Korku heyulasını yıkmak için imzalıyoruz"
Başbakan'ın görev ve sorumluluğunun, insan ve doğa sevgisi olan, eleştirel düşünebilen nesillerin yetiştirilmesi için gerekli eğitim olanaklarının herkese eşit şekilde sunulmasını ve tüm bireylerin insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için gereken koşulları sağlaması olduğunu kaydeden genç akademisyenler, imzaladıkları metnin sonuna hapislerde tutsak yatan yüzün üzerinde gazeteci, binlerce siyasetçi, milletvekilleri, Büşra Ersanlı ve beş yüzden fazla öğrencinin durumundan endişe duyduklarını ve tam da bu korku heyulasını yıkmak için imza attıkların açıkladılar.

Akademisyenler, http://basbakanayanit.blogspot.com  adresi üzerinde yürüttükleri kampanya sonucu topladıkları 3 binden fazla imzaya da videonun son bölümünde yer veriyor. 20 Şubat 2012 pazartesi günü yapılan bir basın açıklamasıyla imzalar Başbakanlık'a postalandı.

 

 

Genç akademisyenlerin açıklaması şöyle:

Sayın Başbakan,

Bizler; Müslüman, Hristiyan, Yahudi ya da Zerdüşti, Alevi veya Şafii, dindar ya da dinsiz, Ateist veya Agnostik, laikliğin gerekliliğine yürekten inanan genç ve akademisyenler olarak dindar ve muhafazakar bir gençlik yetiştirmeye dair son açıklamalarınızı son derece tehlikeli ve ürkütücü buluyoruz.

Turan Dursun'un fikirlerinden dolayı katledilmesi, Aziz Nesin'in maruz kaldığı baskılar, Maraş ve Sivas katliamları ve son olarak Rahip Santoro ve Zirve Yayınevi cinayetleri hafızalarımızda bu kadar tazeyken, toplumu inanç üzerinden bölen, dahası yüzbinlerce vatandaşımızın benimsediği Ateizmi tüm kötülüklerin anası olarak hedef gösteren ayrımcı söyleminiz bizim açımızdan kabul edilemez. Bir Başbakan olarak sizin, tüm vatandaşlarınıza eşit mesafede yaklaşmanız gerektiğini ve bu tutumun demokrasinin birincil şartı olduğunu hatırlatırız.

Öte yandan, çok zor şartlar altında ve her an istismara açık şekilde yaşayan sokak çocuklarını (medya adı ile tinerci çocukları) söyleminizle bir kez daha yaralamanızı kınıyoruz. Bu çocukların bulundukları koşullar "maneviyat eksikliğinin" değil, sizin de on yıldır yönetiminde olduğunuz ülkemizin derin sosyal ve ekonomik sorunlarının sonucudur.

Sayın Başbakan,

Sizin görev ve sorumluluğunuz, öncelikli değeri insan ve doğa sevgisi olan ve eleştirel düşünebilen nesillerin yetişebilmesi için gerekli eğitim olanaklarının herkese eşit bir şekilde sunulabilmesi ve tüm bireylerin insanlık onuruna yaraşır bir yaşam sürmeleri için gereken koşulları sağlamaktır.

Son olarak, bu metni imzalarken hapislerde tutsak yatan yüzün üzerinde gazeteci, binlerce siyasetçi, milletvekilleri, Büşra hocamız ve beş yüzden fazla öğrenci arkadaşımızın durumundan endişe duyuyor ve tam da bu korku heyulasını yıkmak için imzamızı atıyoruz."




 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…