Halk otobüsündeki Serap'ı siz mi yaktınız?

14 Şubat 2012
Halk otobüsündeki Serap'ı siz mi yaktınız?

Yüksekova'da halka seslenen BDP Eş Genel Başkanı Demirtaş Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'a cevap verdi: O zaman İstanbul'da halk otobüsündeki Serap'ı siz mi yaktınız? Cizre'de öğrenci yurdunu siz mi yaktınız?

Çeşitli temas ve ziyaretlerede bulunmak üzere 3 gündür Hakkari'de bulunan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Hakkari Milletvekilleri Adil Kurt ve Esat Canan ile birlikte bugün Yüksekova ilçesinde düzenlenen ‘Ez li wirim, kendimi ihbar ediyorum" basın açıklamasına katıldı. Basın açıklaması sırasında konuşan Demirtaş Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın 'PKK içindeki MİT'çiler deşifre oldu' sözlerine cevap vererek, "O zaman İstanbul'da halk otobüsündeki Serap'ı siz mi yaktınız? Cizre'de öğrenci yurdunu siz mi yaktınız?"diye sordu.

Sabah saatlerinde ilçeye gelen Demirtaş ve beraberindekiler ilk olarak BDP Yüksekova İlçe Başkanlığı binasını ziyaret etti. Yapılan ziyaretin ardından Demirtaş, Hakkari Milletvekilleri Adil Kurt, Esat Canan, Hakkkari Belediye Başkanı Fadıl Bedirhanoğlu, Yüksekova Belediye Başkanı Ercan Bora, Şemdinli Belediye Başkanı Sedat Töre, Esendere Belediye Başkanvekili Tacettin Safalı, İl Genel Meclisi Başkanı Ferzende Yılmaz, BDP İl Başkanı M. Sıddık Yıldırım, BDP Yüksekova İlçe Başkanı Rüstem Demirt, KESK, DİSK, Kurdî-Der, Gever Kültür Merkezi, muhtarlar, İl ve ilçe belediye meclis üyelerinin de katılımıyla bir yürüyüş düzenlendi. Eski Cezaevi kavşağına kadar yapılan yürüyüşün ardından burada bir basın açıklaması yapıldı.

‘AKP KENDİSİNE BİAT ETMEYEN TEK BİR İNSAN İSTEMİYOR'
Burada konuşan BDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, hergün ve her saat BDP örgütlerini tavsiye amacıyla operasyonlar yapıldığını belirterek, "Şu saatte 10 ayrı ilde halen operasyonlar devam ediyor. Sadece bu sabah 130'dan fazla arkadaşımız gözaltına alındı. Şimdi AKP'nin kafasına koyduğu şey şudur, kendisine biat etmeyen tek bir insan istemiyor. Bizim üzerimizde bu kadar faşizan bir baskı uygulamalarının sebebi budur. Bu operasyonları yapanlara şunu ifade ediyoruz, defalarca söyledik Gever'de tekrarlıyoruz; biz faşizme boyun eğmedik. Bugüne kadar tek bir saniye bile faşizmin önünde diz çökmedik şu saatten sonra da faşizme karşı sadece direneceğiz."dedi.

‘PROTESTO BİR HAKTIR'

Karşılarında bir ‘devlet terörü' olduğunu ifade eden Demirtaş konuşmasına şöyle devam etti:

"Bu devlet terörüne karşı direnmek bir haktır. Bütün halkımız bulunduğu her yerde bu faşizan uygulamaları protesto etmelidir. Herkes bu faşizme karşı diz çökmediğini her yerde en güçlü şekilde göstermelidir. 15 Şubat'ta da, 8 Mart'ta da, Newroz'da da demokratik kitle etkinlikleri, protesto bir haktır. Bu hakkı kullanmamızı halkı korkutarak engellemeye çalışıyorlar. Buna karşı halkımız daha dik durmak zorundadır. Buradan bir kez daha KCK operasyonları adı altında yapılan siyasi soykırım operasyonlarını protesto ediyoruz. Bu faşizmi bir kez daha Gever'den protesto ediyoruz. Bu devlet terörünü bir kez daha hep birlikte lanetliyoruz.

‘HALK OTOBÜSÜNDEKİ SERAP'I SİZ Mİ YAKTINIZ?'

Halen MİT operasyonları adı altında Kürt sorununun barışçıl çözüm yolları hükümetin eliyle engellenmeye çalışılıyor. Kimse devlet kendi içinde çatışıyor demesin. Başbakan Yardımcısı çıkıp itiraf ediyor, diyor ki; "biz MİT ajanlarını sızdırdık ve suç işlettik." O zaman buradan soruyorum İstanbul'da halk otobüsündeki Serap'ı siz mi yaktınız? Cizre'de öğrenci yurdunu siz mi yaktınız? Van'da seçim öncesi bankayı siz mi yaktınız? Bütün bu provokatif eylemleri AKP'nin onayıyla kontrolünde sizler mi yaptınız? Çünkü bütün bu provokatif eylemler bizimle hiç alakalı olmamasına rağmen bize mal edilmeye çalışılmıştır. Şimdi anlatılıyor ki, bütün bu provokasyonlar AKP eliyle yapılmış, ondan sonra KCK operasyonlarına zemin hazırlanmıştır. Bu tür provokasyonlarla BDP'yi çökertme, BDP'nin kitlesine yönelme hedeflenmiştir. Başbakan Yardımcısı bunu açık açık televizyonda itiraf etmiştir. Suç işleyen kendileridir. Biz demokratik kitle eylemlerimizi yaptığımız zamanlarda provokasyon yapanlar bunlardır işte. İstanbul'da camı çerçeveyi indirenler demek ki bunların adamlarıdır. Bu provokasyonlar asla bizi sokağa çıkmaktan alıkoyamaz.

Birgün / 13 Şubat 2012

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…