New Jersey'de Dertli Divani Konseri

19 Mart 2013
New Jersey'de Dertli Divani Konseri

Alevi varoluş inancına göre herşey bir ışık bir enerji kütlesinden var olmuştur. Başlangıştaki bu enerji kendi içinde patlayıp, parçalanarak dört temel unsur olan hava, şu, toprak ve ışık oluşmuştur. Bu dört unsurun var olmasıyla ve daha sonra evrim geçirmesi neticesinde kainat ve tüm canlılar var olmuşlardır. Divanı Baba, hiç bir şeyin öyle birden bire "kun" "ol" demekle oluşmayacağını vurgulamış, bunun diğer semavi dinlerin inancı olduğu bizim buna sadece saygı duyduğumuzu belirtmişlerdir.

Merhabalar sevgili canlar;

Amerika'da yaşıyan Alevi toplumunun birer parçasıyız. Her zaman mensubu olmakla gurur duyduğumuz bu insanlarımız için birşeyler yapmayı, bildiklerimizi, tecrübelerimizi onlarla paylaşmayı görev bilmekteyiz. Bunu birlikteliklerimizdeki sohbetlerde veya duygu ve düşüncelerimizi yazıya dökerek yapmaya çalışmkatayız. Öğretimizin, inancımızın olmazsa olmazı olan ana kurallarından biri olan "Eline, Beline, Diline Sahip olma" düsturuna uygun şekilde, Dilimize ve kalemimize sahip olmayı ön plana çıkartmaya özen göstererek. Anlayışınıza sığınarak, son etkinliklerle ilgili yaşadığımız duygularımızı sizlerle paylaşmak istiyoruz.

Pir Sultan Abdal Kültür - USA derneğimiz 08-10 Mart 2013 tarihleri arasında uzun soluklu bir etkinlik başarısına imza atmıştır. Öncelikle bu zorlu çalışmada emeği geçen başta Sayın Başkanımız Zeki Yeşilyurt ve Sayın İkinci başkanımız Özcan Demirdağ olmak üzere emeği geçen tüm yönetim kurulu üyelerini en derin duygularımızla kutluyoruz. Kendilerine teşekkür ediyoruz. Teşekkürün en büyüğüde halkımıza. Her zamanki gibi büyük bir olgunlukla katkı sağlamış, her birisi birer insan-I kamil olarak görevini en iyi şekilde yerine getirmiştir. Halkımızı kutluyourz, bir kez daha Aleviliğimizden bu inancın birer mensubu olmaktan büyük onur duyduk. Herkese kalbi muhabbetlerimizi sunuyoruz.

Bu üç günlük etkinlikte halkımız; aşıklık geleneğinin sonsuz deryasına dalan ve bu sonsuzluktan beslenip kendisini yetiştiren ve halıkımızın gönülünde taht kurmuş bilge insan, ulu ozan Pir Dertli Divanı ile tanışmıştır.

Etkinlik 8 Mart 2013 günü akşamı bir panelle başlamıştır. Burada Divanı Baba aleviliğin evrensel boyutunu eski tarih filosoflarıyla harmanlıyarak nasıl günümüza ulaştığını yalın bir dille aktarmıştır. Yolumuzun, erkanımızın ulu ozanlarını birer birer anarak, onlardan örnekler vererek aleviliğimizi bizlere dolu dolu yaşatmıştır. Bunun yanında aleviliğin tarihsel gelişimini, insanımızın çektiği çileleri, zulümleri, katliamları değerlendirerek nasıl zor bir yaşam sürdükleri ve bu güzel inancı bizlere hangi koşullarda aktardıklarını anlatmıştır. Soru -cevap bölümüyle topluluğun panele aktif katılımını sağlamış, sorulan sorulara net cevaplar vererek kafalarda oluşan soru işaretlerini kaldırımıştır. Bunun yanı sıra örgütlenmenin önemini vurguluyarak birlik olmamızı ve bu çerçevede Pir Sultan Abdal Kültür- USA derneğimize sahip çıkmamızı o güzelim tatlı ve yumuşak ses tonuyla bizlere nashiat etmiştir. Bizlerde pirimize sadakatle ikrar verip birlik ve beraber olacağımıza, birlik ve beraberliğimizi bozanlara şiddetle karşı çıkacağımıza huzurda ikrar getirip söz verdik.

09 Mart 2013 günü etkiniliğimiz Cem olmakla devam etmiştir. İnsanlarımız Cem ibadetimize gerekli ilgi ve alakayı göstererek, büyük bir olgunlukla icra edilmesini sağlamıştır. Başlangıçta Pirimiz Dede Divanı Baba, cemler konusunda açıklamalarda bulunarak kaç çeşit cemin olduğu ile anlam ve önemlerini net ifadelerle bizlere aktarmıştır. Alevilikte önemli olan müsahiplik, pir, rehber ve mürşit gibi kurumların mana ve işleyişlerini çok yalın bir şekilde anlatmışlardır. Yine aleviliğin olmazsa olmazı olan RIZA'lık kurumunun izahını yapıp, önemini belirttikten sonra Cem'e katılan canların rızalığını istemiştir. Her canın birbirine rıza olduğu tesbitinden sonrada cem olmaya geçilmiştir. Büyük bir heyecanla icra edilen cem ibadetimizle vicdanlarımızla başbaşa kalıp kendimizi sorgulama imkanına eriştik. Bu vesileyle üç tur rızalık olan, insanın kendi kendisiyle rızası, insanın toplumla rızası ve son olarak sürülen yolla rızalığımızı değerlendirip buna göre davranışlarımızı ve yaşam biçimimizi yönlendirme fırsatını yakaladık. Alevilikte varoluş inancımızın temsili canlandırılması yapılmış ve Divanı Baba ayrıca nasıl olduğunu ve ne anlama geldiğini açıklamıştır. Buna göre herşey bir ışık bir enerji kütlesinden var olmuştur. Başlangıştaki bu enerji kendi içinde patlayıp, parçalanarak dört temel unsur olan hava, şu, toprak ve ışık oluşmuştur. Bu dört unsurun var olmasıyla ve daha sonra evrim geçirmesi neticesinde kainat ve tüm canlılar var olmuşlardır. Divanı Baba, hiç bir şeyin öyle birden bire "kun" "ol" demekle oluşmayacağını vurgulamış, bunun diğer semavi dinlerin inancı olduğu bizim buna sadece saygı duyduğumuzu belirtmişlerdir.

Cem'de görev alıp oniki hizmeti en iyi şekilde yerine getiren ve semah dönen canlarımız sizleri kutluyoruz, oldukça ağır sorumluluk taşıyan bu kutsal görevleri laikiyle yerine getirdiniz. Bunu bizlere sağlıyan ve yaşatan Pirimiz Dede Divanı Baba'ya birkez daha en kalbi şükranlarımızı sunyoruz.

Etkinliğin son günü olan 10 Mart 2013'te mükemmel bir konser izledik. İki bölümden oluşan konserin ilk bölümünde içimizden biri olan varlığını, doğallığını yüreklerimizde hissettiğimz Gülcihan Koç sahne aldı. Bağlamada sevgili kardeşi yine şazıyla, sözüyle ve duruşuyla bizlerden bir olan Demalı Çelik eşlik etti. Sevgili Gülcihan Koç gür sesiyle yolumuzun yakın tarih ozanlarından Aşık Mahsuni Şerif'ten, Muhlis Akarsu ‘dan eserler okuyarak bizleri duygu seline katmış arkasında da geleneksel halaylarımızla bizleri coşturmuştur. Sesinize, yüreğinize, tezene tutan ellerinize sağlık. Iyıkı varsınız sizlerle gurur duyuyoruz.

İkinci bölümde Dertli Divanı Dede bizlerle birlikte olup, kendi eserlerinin yanı sıra diğer ulu ozanlarımızın eserlerinden oluşan mükkemel bir konser bağışladı. Bir çok konsere katıldık ve onlarca ozanımızı, sanatçımızı dinledik. Pek çoğu sahne alıp, önceden belirlemiş repertuarını okuyup tamamladıktan sonrada izleyicileri selamlayıp dönerler. Ancak Divanı Baba çok başka bir formatta bize eserleri okudu. Her deyişten sonraki konuşmaları, okunan eser hakkında bilgiler vermesi oldukça etkiliyeci ve öğreticiydi. Bir başka özellikte, ışıklar içında yatan ulu ozanlarımızın,Aşık Daimi, Aşık Vesyel, Davut Suları, Edip Harabi, Nesimi, Feyzullah Çınar gibi isimlerin yad edilmesi ve onlara olan mihnetimizin dile getrilmesiydi. Daimi Baba ile Fezullah Çınar babanın anılması bizleri bir başka etkiledi. Çünkü kendileriyle birebir olmuş onların sohbetlerinde bulunmuş ve yakınen tanımış olmamız bizleri bir başka şekilde duygulandırdı.

Divanı Baba, Diktiğimiz Fidanlar isimli eseriyle bizlere günümzdeki örgütsüz ve lakayıt toplumların nasıl harcanacağını, nasıl egemen güçlere yem olacağını haykırıyor. Son dörtlükte ise bundan kurtulmanın yollarını bize şöyle veriyor." El ele gönül gönüle - Verelim olalım birlik." Divanı Baba eserini bağlamasıyla tamamladıktan sonra eserin içeriğini ve örgütlü olmanın değerini, gücünü tekrardan açıklamıştır.

Diktiğimiz Fidanların

Diktiğimiz fidanların

Meyvasını yiyemedik

Ne suçu vardı onların

Dur be zalim diyemedik


Sana ne bana ne hep diye diye

Böylece yem olduk ağaya beye

Tabip yaramı azdırdı

Tatlı canımdan bezdirdi

Beni bir yarın sevdası

Diyar be diyar gezdirdi


Yanmışam kör cahil dostun elinden

Bıkmış usanmışam acı dilinden

 

Der Divanı şenlik benlik

Bizi yıkan bu cahillik

El ele gönül gönüle

Verelim olalım birlik

Yolcu yola gitmez yola bahane

Bundan kula sultana ne şahane

Divanı Baba konserde seslendirdiği aşağıdaki eseriyle günümüzde ve geçmişte egemen güçlerin, toplumu sömüren, kemiren sürüngenlerin günü gelince kendilerinden eser kalmıyacağını bizlere anlatıyor. Deyişin seslendirilmesi sonunda Divanı Baba yeniden örgütlenmenin önemini, birlik beraberliğin değerini anlatarak "Çalışmadan yiyenlerden - Derimizi giyenlerden-Nice benim diyenlerden" kurtuluş yollarını göstermiştir.

Yaşanılası dünyanın
Ne tadı ne tuzu kaldı
Ömür denen şu zamanın
Çoğu gitti azı kaldı

Çalışmadan yiyenlerin
Derimizi giyenlerin
Nice benim diyenlerin
Ne izi ne tozu kaldı

Çürük okçe yırtık taban
Kurdu kuşu ettik çoban
Gariban daha da gariban
Ne çulu ne bezi kaldı

Bizden geçinen kalleşler
Döner geri bizi taşlar
Sıvıştı yaren yoldaşlar
Ne sözü ne özü kaldı

Cahiller kendini aklar
Kamiller özünü yoklar
Kurudu çaylar ırmaklar
Serçeşmenin gözü kaldı

Dertli Divani'nın varı
Canandır canın öz yarı
Geçti bu devrin baharı
Ne yazı ne güzü kaldı

Divanı Baba cem esnasında Pir Sultan Abdal - USA derneğimizin bir mülk tedarik etmesi kendine özgü bir mekan edinmesi için kırk gönüllü istemiş ve bunları belirlenmiştir. Bu kırk canımız Divanı Baba Pir huzurunda ikrar verip en kısa zamanda bir mekan alınması konusunda söz verip el bağlamışlardır. Divanı Baba konserini bu kırk canımızı sahneye davet edip, salondaki diğer izleyicileri ayağa kaldırarak ele ele, gönül gönüle bağlayıp Pir Sultan Abdal'ın ünlü eseri "Gelin canlar bir olalım. Munkıre kılıç çalalım" eseriyle tamamlamıştır. Tek kelimeyle muhteşem bir final yapıldı.

Konserden ayrılan tüm alevi canların Divanı Baba Dedenin mesajlarını bağırlarına bastıklarını ve kendilerine birer yaşam düsturu edeceklerine zerre şüphemiz yoktur. Çünkü Divanı Baba Dede mesajlarını hem bağlamasıyla, hemde canlarla hasbıhal eyleyerek onlarla direkt gönül bağı kurarak vermiştir.

Bizler bu yolun talibi olmakla çok gururluyuz. Divanı Baba Dedenin meclisinden bulunmaktan, Ondan feyz almaktan son derece mutluyuz. Kendisine sonsuz teşekkür ve saygılarımızı sunuyoruz. Sağlıklı ve başarılı bir şekilde yoluna devam etmesini daha nice nice eserler üretmesini tüm kalbi duygularımızla niyaz ediyoruz.

Tüm canları sevgi ve saygıyla kucaklıyoruz.

Gülsen - Yusuf Recber

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…