Halkbank dosyası yeniden açıldı, Federal Mahkeme davayı başlattı

16 Ekim 2019
Halkbank dosyası yeniden açıldı, Federal Mahkeme davayı başlattı

ABD ile Türkiye arasındaki Kuzey Suriye harekatı nedeniyle başlayan tehlikeli tırmanma, yaptırım kararlarının ardından yeni bir boyut kazandı. New York'taki savcılar, devlet bankası Halkbank'a, milyarlarca dolarlık İran yaptırımlarının delinmesiyle ilgili dolandırıcılığın bir parçası olma suçlamasında bulundu.

Dava, daha önce Reza Zarrab'ın yargılandığı ancak sonrasında sanık olarak mahkemede tanıklık ettiği davayla ilişkili. Daha önce banka çalışanları, başta eski Ekonomi Bakanı (Zafer Çağlayan ve Egemen Bağış olmak üzere dokuz kişi suçlanmıştı. Juri, 26 Ekim 2017'de, Reza Zarrab'ı yedi suçtan, 3 Ocak 2018'de ise, eski Halkbank genel müdür yardımcısı Memet Hakkan Atilla'yı beş ayrı suçtan mahkum etmişti..

Zerrab ise itrafçı olmuş, daha sonra da serbest bırakılmıştı..

Dava, ABD Bölge Hakimi Richard M. Berman'ın atandığı davada savcılık iddianamesinde Halkbank'a yöneltilen suçlamaların bazıları şöyle:

- ABD'yi dolandırmak için komplo kurmak, 

- Uluslararası Acil Ekonomik Güçler Yasası'nı ihlal etmek için komplo kurmak

- Banka dolandırıcılığı ve bunun için komplo kurmak

- Para aklama ve para aklamak için komplo kurmak

- İran Hükümeti'nin yararına altın almak;

-“İkili ticaret” kuralına aykırı olarak, Halkbank'a yatırılan İran petrol ve gaz satışlarının, İran'a ihraç edilmeyen altın alımında kullanılmasına izin verilmesi

-Bu yöntemlerle yaklaşık 20 milyar dolar değerinde kısıtlanmış İran fonunu yasadışı bir şekilde transfer etmesi,

ABD Avukatı Geoffrey S. Berman iddianamede 'Halkbank'a, ABD'nin İran'a uyguladığı yaptırımları delmek amacıyla milyarlarca dolarlık dolandırıcılık kapsamında, para aklama, dolandırıcılık, yaptırımları ihlal etme suçlamaların yöneltildiğini, bankanın bu cüretkar davranışını korumak ve geliştimek için milyonlarca dolar rüşvet alan üst düzey Türk hükümet yetkilileri tarafından desteklendiğini' ifade etti.

Savcıların suçlamalarına göre, Halkbank'ın üst yönetimi yüksek düzeyli Türk hükümeti yetkilileri tarafından desteklendi ve korundu.

Manhattan Federal Mahkemesi’ne sunulan 45 sayfalık iddianamede Halkbank’ın 2012 ve 2016 yılları arasında İran’ın uluslararası piyasalarda petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği geliri harcamasına imkan veren bir tezgahın paravan şirketler ağını kullanarak uygulanmasına yardımcı olduğu ve bunun da ABD yaptırımlarının ihlalini oluşturduğu belirtildi. Söz konusu tezgahın da hem İran hem de Türkiye’deki üst düzey yetkililerin sağladığı korumayla uygulandığı, bu yetkililerin bazılarının milyonlarca dolar rüşvet aldıkları belirtildi.

ABD’li savcı Geoffrey Berman “Halkbank’ın Genel Müdür Yardımcısının adil ve kamuya açık bir şekilde yargılanmasında ortaya çıkan gerçekler Halkbank’ın üst düzey yönetiminin ABD’nin İran’a yönelik olarak uyguladığı yaptırım rejiminin etrafından dolanmayı amaçlayan bu tezgaha katıldığını gösterdi” ifadelerini kullandı. Halkbank’ın davranışı sebebiyle Amerikan mahkemesinde hesap vermesi gerektiğini savundu.

İran’ın Türkiye’nin ulusal petrol ve doğal gaz şirketine petrol ve doğal gaz satışından elde ettiği gelirin Halkbank’taki hesaplara aktarıldığı, bu hesapların İran Merkez Bankası, İran Ulusal Petrol Şirketi ve Ulusal İran Gaz Şirketi adına oldukları belirtildi.

“İran’a karşı ABD yaptırımları ve ABD bankalarında para aklamayla mücadele politikası sebebiyle İran’ın bu fonlara erişip bunları İran’a transfer etmesinin ya da bu parayı İran hükümeti kurumları ve bankaları yararına uluslararası transferlerde kullanmasının zor olduğu ve bu nedenle de 2012 yılı itibariyle milyarlarca dolar paranın İran Merkez Bankası’nın ve diğer İran kurumlarının Halkbank’ta bulunan hesaplarında toplandığı” belirtildi.

Halkbank’ın İran yararına olduğunun ortaya çıkarılması halinde ABD yasaları gereğince bankayı yaptırıma maruz bırakacak üstü örtülü bazı işlemlerde bulunduğu ifade edildi. “İran’ın petrol ve doğal gaz satışından elde edilen ve Halkbank’taki hesaplarda tutulan paranın İran hükümeti yararına altın almak için kullanılması, paranın ikili ticaret kurallarını ihlal ederek İran’a ihraç edilmeyen altın almak için kullanılması ve İranlı müşteriler tarafından gıda ya da tıbbi malzeme alınmış gibi gösterilerek dolandırıcılık içeren işlemlerin yapılmasını kolaylaştırmak” da bu üstü örtülü işlemler arasında sayıldı.

Haber kaynağına buradan ulaşabilirsiniz

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…