İşçi Sınıfı Kültür ve Sanatında Bir Koçbaşı: Günay Akarsu

Orhan Kazbek

2 Aralık 2018
İşçi Sınıfı Kültür ve Sanatında Bir Koçbaşı: Günay Akarsu

'Günay Akarsu, hayallerin ve ideallerin henüz satın alınamadığı, reel hayatın yeniden biçimlendirilebileceğine inanılan, arkadaşlık, onur, dostluk, yardımlaşma, sevgi, saygı gibi insani değerlerin henüz varlığını sürdürebildiği, güzel bir geleceğe olan inancın tüm içtenliği ile var olduğu bir dönemde yaşadı. Bilime, bilgiye, sanata, en önemlisi kendisine ve doğaya yabancılaşmamış insana inandı'

U M U T  E K E R D İ  Y Ü R E K L E R E…

“Maden-İş ve MESS arasındaki savaşım, salt iki örgüt arasındaki bir olgu değildir, tersine iki sınıf arasındaki uzlaşmaz savaşımın bir parçası olmuştur.” (Maden-İş) (1)

“Bu grevler işçi-işveren ilişkilerinin tamamen dışındadır. İşçi-işveren ilişkilerine tamamen yabancıdır.” (MESS) (2)

Yıl 1978, İstanbul Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nin önünde bir otobüs bekliyor. Otobüs S. Günay Akarsu’nun kurduğu, İstanbul Sanatçılar Birliği’ne bağlı Merhaba Gösteri Topluluğu’nu DİSK’e bağlı MADEN-İŞ Sendikasının greve çıktığı Anadolu Yakası MESS iş yerlerindeki grev çadırlarını ziyarete götürecek.

İbrahim Karakaş, S. Günay Akarsu’nun yardımcısı, İstanbul Merhaba Gösteri Topluluğu üyesi, aynı zamanda İzmir Merhaba Gösteri Topluluğu’ nda bulunmuş, halk oyunlarını iyi derecede bilen hem İzmir’de hem de İstanbul’da işçi dansları hocası.

Topluluk, İzmir’de de başlamış ve pek çok yerde sergilenmiş olan işçi dansları ile birlikte S. Günay Akarsu’nun halk müziği türkülerine yazdığı sözlerle yapılmış işçi türküleri ile grev çadırları önünde etkinlik yapacak…

Günay Akarsu ve topluluk dostu Tüm Döküm-İş Sendikası’ndan Ümit Arıkan ve arkadaşları düzenliyor bu geziyi…

Ülke yangın yeri, sokaklar faşist terörün kan gölü…

Göz ile görülüyor, elle tutuluyor sınıf savaşı…

Akarsu ve topluluğu ( İstanbul Merhaba Gösteri Topluluğu) sanatın işlevi doğrultusunda emeğin yanında, emek ile birlikte aynı cephede… Egemen sanat ve kültürün her renk ve biçimine karşı işçi sınıfı ve yandaşlarının mücadelesine ışık tutuyor. Topluluk Akarsu’nun tiyatro görüşlerinin doğrultusunda oyunlar oynuyor öte yandan kuramsal olarak karşı duruşun örgütlenmesinde her olanağı kullanmaya çalışıyor.

HAYATI, TOPLUMSAL YAŞAM BİÇİMİNİN AYAK İZLERİNİ TAŞIR.

Doğumu 08 Mayıs 1933, ölümü İstanbul 30 Kasım 1982…

Kısacık ömründe yapmaya çalıştıkları ve yaptıkları; yetiştirdiği öğrencileri, çıkardığı dergileri, yayınladığı kitapları ve kurduğu dostlukları ile emek mücadelesinin kültür/sanat cephesinde önemli bir yol gösterici ve kuramcı…

Sanat anlayışının temeli, güncel içindeki tarihseli bulup çıkarmasındadır…

Gazete ve dergilerdeki eleştirmenliği ve yazdığı emek mücadelesi eksenli tiyatro oyunlarıyla, yaptığı adaptasyonlarla, şiirleriyle işçi sınıfı kültürüne / sanatına büyük katkılarda bulunur.

O’na göre sanat hayata hizmet etmek zorunda...

Ortada bir mücadele varsa zorunlu olarak sanatçı da safını seçmek zorunda. Yazar, eleştirdiğini karşısına almadan ve “mış” gibi yapmadan eleştirmeli, yalın, karşıdan yapmalıdır. 

PEK ÇOK İLK S.GÜNAY AKARSU İLE GERÇEKLEŞTİ

Akarsu ilk kez tiyatroda öz-biçim, seyirci- biçim, seyirci – öz ilişkisinin önemini gün ışığına çıkardı. “Tiyatro öncelikle seyircisini seçmeli…” , “Tiyatrocu insanlık tarihi ve sanat tarihi bilgisine hakim olmalı...” anlayışını hem kurduğu topluklarda, hem yazılarında gerekçeleriyle birlikte anlattı.

Nerede bir amatör çalışma, bir tiyatro etkinliği varsa onunla iletişime geçmeye çalıştı.

Amatör tiyatroların profesyonel topluluklara “…geçiş köprüsü olmadığı “ toplumsal değişimin, dönüşümün, yeni biçim arayışlarının itici gücü olabileceğine dair onlarca yazı yazdı, söyleşi yaptı.

Oyun Dergisi sadece kendi sosyalist muhalif sanat anlayışının kürsüsü olmadı; özellikle amatör tiyatrolara, kültür merkezlerine ve sosyalist muhalif yazarların da görüşlerine kürsülük yaptı...

Birinci ve ikinci Oyun Dergisi’nin aracılığıyla açmış olduğu “Oyun Metni” yarışmasıyla toplulukların oyun ihtiyacını karşılamaya çalıştı.

“   …O tiyatroların fuayelerinde, oyuna gelen seyircilere satılır, başka yerde de kolay kolay bulamazsınız. Bir görünür bir yiterler… Bu açıdan bakıldığında Günay Akarsu’nun tiyatro dergiciliğinde gerçekten çok önemli bir yeri ve katkısı vardır…

Akarsu, 1979 yılının Mart ayında Oyun Dergisini yeniden çıkardı… Bu ilk sayıya yazdığı “Yeniden Çıkarken” başlıklı yazıda “ Genellikle tiyatroların seyirci sıkıntısı çektiği, dolayısıyla çok yönlü bir bunalıma düştüğü bir dönemde giriştiğimiz bu çaba zamansız gibi görünebilir. Oysa tam şu dönemde tiyatromuzun bir dönüm noktasında olduğu saptamasından yola çıkıyoruz. Halkımızın tarihsel doğrultuda gelişen bilinçlenmesine koşut olarak tiyatromuzun yarınına umutla baktığımız için bir tiyatro dergisinin gereğine ve işlevine inanarak işe girişiyoruz.” diyen Günay Akarsu, amatör tiyatrolara, gençlik ve sokak tiyatrolarına, sendikaların eğitim tiyatrolarına büyük destek verdi, bu tür etkinlikler derginin sayfalarında her zaman yer buldu. Gençler ve amatörler için umut ve moral kaynağı oldu. 1 Mart 1979 tarihinde çıkan bu ilk sayıda Yılmaz Onay, Murathan Mungan, Bilgesu Erenus, Tan Oral, Işıl Özgentürk, Tahir Özçelik ve Zihni Küçümen gibi isimlere rastlıyoruz…

İlk sayıdan sonra derginin yayın hayatına son verdiği 1982 yılının Kasım ayına kadar Necati Cumalı, Harika Gürses, Hasan Cemal, Salih Kalyon, Ali Sürmeli, Cengiz Gündoğdu, Oben Güney, Ferdi Merter, Sevda Şener, Mengü Ertel, Attila Dorsay, Meral Taygun, Murat Tuncay, Aziz Nesin ve Orhan Asena yazılarıyla katkıda bulundular… Ayrıca Ohannes Şaşkal ve Semih Acar karikatürleriyle katkıda bulunurlar… Amatör tiyatrolara büyük katkı ve destek sağlayan Günay Akarsu, Amatör Tiyatro Toplulukları İçin Oyun Yarışması da düzenlemişti… Tİ-SAN (Tüm Tiyatro Sanatçıları Birliği) ile ortaklaşa düzenlenen bu yarışmalar gençlere büyük destek olmuştu… Günay Akarsu Tİ-SAN’ın 10 Eylül 1979 tarihinde yapılan 1. Olağanüstü Genel Kurulu’nda da İsmet Ay ve Erol Keskin ile birlikte Onur Kurulu’na seçilmişti…” (3)

“Günay Akarsu, hayallerin ve ideallerin henüz satın alınamadığı, reel hayatın yeniden biçimlendirilebileceğine inanılan, arkadaşlık, onur, dostluk, yardımlaşma, sevgi, saygı gibi insani değerlerin henüz varlığını sürdürebildiği, güzel bir geleceğe olan inancın tüm içtenliği ile var olduğu bir dönemde yaşadı. Bilime, bilgiye, sanata, en önemlisi kendisine ve doğaya yabancılaşmamış insana inandı. (4)

MESS Grevi

Karadeniz turnesi --S. Günay Akarsu ve Merhaba'lılar

İzmir ve İstanbul Merhaba Gösteri Toplulukları

“Merhaba hoş geldiniz

Oyunumuz kıssanız

Hazır işte hisseniz. (5)

------------------------------------------------

İzmir’de de Suat Taşer ile 1974’te açmış oldukları kurstan sonra kurmuş olduğu İzmir Merhaba Gösteri Topluluğu ulaşabildikleri her yerde –açık hava sinemalarında, meydanlarda grev yerlerinde- oyunlar oynar, gösteriler yapar.

İkinci Merhaba Gösteri Topluluğu’nun kuruluşu İstanbul’dur. Yanarak yok olan “İstanbul Dram Tiyatrosu”nun yerine, marangozhaneden sahneye dönüştürülen İstanbul Tepebaşı Deneme Sahnesi’nde amatör tiyatrocular ve kültür merkezlerine yönelik kurs açılır. “Amaç amatör tiyatrocular ve kültür merkezi çalışanlarını eğitmek ve geldikleri yerlerde çalışmalarını sürdürmek.”(6)

Kursa 189 kişi baş vurur, Ankara’dan gelenler bile vardır.

Kurs, cumartesi ve pazar bütün gün sürer. Kursta “İnsanlık Tarihi, Tiyatro tarihi, Sahne Bilgisi, Pandomim, Oyunculuk, Felsefe, Dans” çalışmaları yapılır. Gelen hocalar ise konusunda yetkin hocalardı.

İlerleyen zamanda katılımcıların sayısı gittikçe azalır ve kalanlarla S.Günay Akarsu İstanbul Merhaba Gösteri Topluluğunu kurar.

Topluluk İzmir Merhaba’dan farklı olarak seyircisini seçerek işe koyulur. İzmir’den farklı olarak seyircisi “Sanayi Proleterya” sı olacaktır artık.

Topluluk İstanbul ‘da çeşitli Sendika, Sokak, Dernek, Dergi gecelerine katılır. Taksim Meydanı’nda Bilgesu Erenus’un yazdığı KIRK BİR BUÇUK “ adlı sokak oyunu Yazarlar Sendikası’nın kitap etkinliği çerçevesinde oynanır. Bursa İnegöl ve TÖB-DER Organizasyonuyla Karadeniz turnesine gidilir. (Turnenin sonuna doğru Samsun’da gözaltı nedeniyle turne kesilir)Topluluk, on beş Günlük bir siyasi gazeteyle, senaryosunu S. Günay Akarsu’nun yazdığı ”1978 1 Mayıs’ına Hazırlık” ve “ 15 -16 Haziran direnişi “ adlı FOTO ROMAN çalışması yapar.

İstanbul’da Sefaköy’den, Göztepe, Beykoz’a, Gebze Arçelik’ten MŞM fabrikası direnişine kadar pek çok yerde gösteri yaptı, oyunlar oynadı.

Yaşamı boyunca K. Marx’ın dediği gibi (…eleştirilerimiz ne kendi sonuçlarından, ne de var olan güçlerle düşeceği çelişkiden korkar.” a inandı.

Hep yeniye, güzele daha güzeleydi çabası…

Yılmadan, yorulmadan çalıştı… ÖZGÜRLEŞEREK VE ÖZGÜRLEŞTİREREK, umudunu hep canlı ve güçlü tutarak yaşadı.

Çevresine, öğrencilerine DOSTTU, SIRDAŞTI, YOLDAŞTI…

---------------------

Not: S. Günay Akarsu’nun çeşitli dergi ve gazetelerde çıkan yazılarından yapılan seçme yazılar İstanbul Merhaba Gösteri Topluluğu’nun hazırlamış olduğu “ Toplumsal Tiyatroya Adanmış Bir Ömür: S. Günay Akarsu “ adlı kitap Mitos Boyut tarafından basılmıştır.

Yazlık Sinema - Gerze turnesi

‘(1) ve (2) MESS; Yönetim Kurulu Karar Defteri, 1 Haziran 1977, Aktaran Gelenek ve Gelecek, MESS’in 40 Yılı (1999), Birinci Cilt,

İstanbul, Aralık 1999, s. 429.

‘(3) ve (4) Günay Akarsu hakkında: TURGAY PASİNLER

‘(5) Merhaba Gösteri Topluluğu’nun Etkinliklerde kullandığı ilk dansına ait türküsü

‘(6) Niçin böyle bir kurs sorusuna S. Günay Akarsu’nun verdiği yanıt

 S. Günay Akarsu ile ilgili linkler;

http://turpasinli.blogcu.com/gunay-akarsu-uzerine/123382

http://www.biyografya.com/biyografi/11025

https://www.kitapyurdu.com/kitap/toplumcu-tiyatroya-adanmis-bir-yasam/140349.html

http://www.sanatcephesi.org/SC/495/s_gunay_akarsu%E2%80%99nun_onurlu_anisina/

http://www.mimesis-dergi.org/2010/05/s-gunay-akarsu-77-yasinda/

YOUTUBE LİNKLERİ:

https://www.youtube.com/watch?v=pY3hiDyc9TI

https://www.youtube.com/watch?v=hNiyJmjuYVQ

https://www.youtube.com/watch?v=XDlr1_ef69o

https://www.youtube.com/watch?v=CIAQ8BVsupc

 

 

ANALİZ

ANALİZTürkiye yol Ayrımında

Türkiye yol AyrımındaKritik bir eşikten geçiyoruz. Egemen güç, ya Türkiye’nin demokrasiye dönük iki yüzyıllık…